barisci26.sitemynet.com
para2.gif

ANASAYFA
RÆP&HipHop
Motosiklet Yazıları
YBR 125

Motosiklet Yazıları


Anket

Yazılardan bir şeyler kaptınız mı?
Ewet
Zaten bunları biliyordum
Ne diyo bu yazılar ya hiç bir şey anlamadım.

MOTORCULARA HITABEN

MOTOSİKLETTE GİRİŞ

"Uzun suredir motosiklete yeni baslayan, baslayacak olanlardan gelen sorular ve bu konudaki kapsamli bilgiye ulasimin son derece kisitli olmasi beni dusunduruyor, uzuyordu. Sonunda bu konuya el atmaya kara verdim ve "Motosiklete Giris" baslikli bir yazi dosenmeye karar verdim. Begenmeniz ve ise yaramasi umuduyla...

Yeni motorculara.....Bir suredir "Motosiklet Teorisi" adi altinda derledigim bir yazi dizisi surdurdugumu biliyorsunuz. Bu dizinin amaci yeni baslayanlari bu dunyanin teorisi, felsefesi, ve boyutlariyla tanistirmak oldugu gibi tecrubeli, bilgili motosiklet suruculerini de pratik dunyanin disindaki evrene tasimakti. Biliyorsunuz dizi suruyor, karsilikli yazismalar ve bilgi alis verisi ile dahada zenginlesip serpiliyor... ancak bu arada motorla yeni tanisanlar, heveslenenler, hic motora binmemis ve bu maceraya atilmak isteyenler de var aramizda. Sayilari azimsanmayacak boyutta ve aslinda Teori yazilarina oldukca da ilgi gosteriyorlar.

Dolayisi ile yeni bir konuya girmem gerekiyor, ki oldukca cetrefilli, "Motosiklete Giris" diyorum buna. Burada bu ise nasil baslamak lazim, neler yapilmali, antreman teknikleri konularina sadece kisaca deginecegim ve yeni baslayanlarin ozellikle "Motosiklet Teorisi"nin yayinlanmis butun bolumlerini okumalarini, anlamalarini, anlasilmayan seyleri sormalarini, ve devamini takip etmelerini isteyecegim.

Nasil baslanir? Motosiklet bir gun ansizin insanin kanina giriverir ve kendinizi gelip gecen motorlara bakarken, dergilerde resimlerini karistirirken, TV de yarislarini izlerken bulursunuz"bu sihirli ani hic bir zaman hatirlayamazsiniz, hatirladiginiz anda daha eski bir ani canlanacaktir zihninizde motosiklet aski ile ilgili.

Bu aska malup dustunuz ve artik bir motosiklete atlayip kanatsiz bir ucusa gecme, yuvadan, kafesten cikma arzusu ile yanip tutusuyorsaniz pek iflah etme sansiniz yoktur. Illaki bu dunyaya duseceksiniz. Bizlerde elinizden tutmaya calisacagiz dilimiz dondukce. "Biz" diyorum cunku yeni motorcularin elinden tutmak tum motosiklet camiasina dusen bir gorev.

Once bazi kavramlar ustunde duracagim, ki birincisi bunun bir "Spor" oldugudur. Yani hic bilmeden sahaya cikip tenis, beyzbol oynayabilirmisiniz? Kurallarini incelemeden, felsefesini bilmeden Yagli gures, Aikido, yada Judo minderine cikabilirmisiniz? Tabii ki hayir. Bu sporun en egzantrik tarafi bir sahasi, minderi olmayisi ve olayin spor bilinciyle uzaktan yakindan ilgisi olmayan diger insanlar arasinda gecmesidir ki biz bu ortama "trafik" diyoruz.

Ikincisi ogrenme egrisinin gosterdigi dalgalanmalardir. Baslangicta cok zor gibi gelir, sonra cok kolaylasiverir birden, sonra zorlasir ve boyle bir zikzak gider ta ki duz bir cizgiye ulasana kadar. Ve hic bitmez. Bugun en usta suruculer bile hala bir taraftan motosiklet kullanmasini ogreniyor, hic supheniz olmasin. Ve bu sizi korkutmasin, bu sporun en guzel tarafidir.

Ucuncusu, motosiklet surusunun bir "mucadele" olusudur. Fizik kurallariyla, kendi vucut ve zihninizin sinirlariyla, ogrenme ve motor kaabiliyetinizle(*), makineyle, tum anlamiyla cevre ile ve doga kosullariyla mucadele.

(*) "Motor kaabiliyeti" insan psikolojisi ve tip ta kullanilan bir tabir. Sahip oldugunuz bilgiyi mekanik bir duzenege uygulayabilme yeteneginizdir. Paten, Ucak, Bisiklet, Kayak, Otomobil vb. Araclari kullanabilmek icin bu "ham" yetenege sahip olmaniz ve usanmadan tekrarlayip gelistirmeniz gerekir.

Dorduncusu ise "genc"ve fiziksel-mental olarak tam saglikli olmaniz gerekliligidir. Genclik goreli bir kavram dogal olarak, ben 25 yasinda ihtiyarlar ve 75 yasinda gencler taniyorum. Motosiklete baslamak icin asgari yas siniri diye bir sey yoktur.

Baslamadan once gerekli olan seylere gelelim.

Bisiklete binmesini bilmeniz gerekiyor"Otomobil kullanmasini da bilmeniz gerekiyor. Bu yanlizca benim kanaatim degil tabii, ABD de ve batili bir cok ulkede ciddi motosiklet okullarinin hicbirine bisiklete binmeyi bilmeyeni ve otomobil ehliyeti olmayani almazlar.

Bisiklet motosikletin anasi, otomobil de babasidir. Ailesi ile iyi bir dostluk kurmadan kizlari (yada ogullari) ile nisanlanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.

Bununla birlikte sunu da bilin ki motosiklet "motorlu bisiklet" degil "iki tekerlekli otomobil"dir. Yani bisiklet VE otomobil kullanmasini bilmek bu seytan icadini kullanabilmeniz icin yeterli degildir, tamamen yeni bir dunya ile karsi karsiyasiniz.

O zaman sira geldi bir motosiklet secmeye.....

"Motosiklet Teorisi" dizisini okumakta iseniz, bu isin mekanigi hakkinda epey bilgi sahibi olmussunuzdur. Motosiklet, kendi basina ayakta duramayan, eksik bir makinedir. Onun tamamlayici parcasi sizsiniz. Ikiniz ortak tek bir makine olusturursunuz. Otomobil tecrubesinden tamamen farklidir. Otomobildeki sesini bile duymadiginiz, cok merakli degilseniz nerede nasil calistigindan haberiniz olmayan makine burada bacaklarinizin arasindadir. Ici agzina kadar benzin dolu bir tank dizleriniz arasinda, on tekerlege bagli tamamen ortada bir mekanizma ellerinizdedir. Bir yandan vites degistirmek, arka ve on freni zamaninda ve uygun basincta kullanmak, bir yandan da maalesef dumduz ufuktan ufka uzanan yollar henuz insa edilmedigi icin saga sola donmek zorundasiniz.

Iste mucadele daha burada, mental duzeyde baslar. Daha baska mucadeleye ihtiyaciniz varmi? Cevabiniz "evet" ise hemen gidip 250cc ustunde kocaman gosterisli bir motor secin...hele "olume meydan okuma" gibi bir merakiniz varda pahali bir intihar planliyorsaniz 600cc den baslayan "super sport" bir motosiklet sizin icin bicilmis kaftandir.

Bunlari sizi urkutmek icn ozellikle yaziyorum, su katilmadik gercekler.

Ilk sececegimiz motosiklet herseyden once hafif olmalidir, kivrak olmalidir.
Boyu posu size uygun olmalidir. Bunlari nasil anlayabiliriz; soyle. Motora oturun,


Hop bir dakka bir dakka"motora nasil oturulacagini anlatmadimki, degilmi? Anlatayim...

Motor yan destekte olmalidir.... orta destekte ise, bilen birine soyleyin indirsin. Motorun sol yanina yanasin, uzanip elciklerden tutun ve sag elcikteki levyeyi (on fren) dort parmaginizla sIkIn. Simdi dikkat, ozellikle motor biraz yuksekse motora sag bacak atilarak Malkacoglu gibi binilmez. Seleyi varsa yan cantalari, arka stop lambasini filan cizebilir, hatta kirabilirsiniz. Soyleki, sag ayaginizin topugu kiciniza degecek gibi dizinizi bukun. Simdi "Dizinizle" binin. Ayaklarinizi yere basin, motor duz bir yerde tabii ve freni birakin..istediginiz kadar siritabilirsiniz.

Bindiniz... her iki ayaginizin tabani yere tam basiyormu? Basmiyorsa aynen inin... Basiyorsa iyi... simdi motorun vitesi bosta olsun-tabii ki motor calismiyor) ayaklarinizin topugunu yerden kaldirmadan dizlerinizi acarak (yerden guc alip dizlerle iterek) motoru yavasca geriye itin. Bacaklariniz dumduz ileri uzanmis, ayak topuklariniz yerde olsun. Simdi yine dizlerinizi kirarak motoru one cekip baslangic pozisyonuna gelin. Bu hareketi dort bes defa tekrarlayin... kollarinizdan guc almadan, ikinip sIkilmadan rahatca yapabiliyorsaniz mesele yok. Boyu size uygun ve yeterince hafif demektir. Birden fazla motor varsa hepsinde deneyin, hengisinde en kolay yapabiliyorsaniz o sizin motorunuz olmaya aday adayidir..:)

Gelelim motorun hacmine, gucune... 50cc den baslamak uzere butun motosikletler (scooter ler de dahil olmak uzere) size trafikte yetecek guc ve hizi saglayacak yetenektedir. O yuzden aman 50HP den asagi olmasin, bu 25 oburu 35 o zaman 35 HP alalim filan gibi bir kaygiya kapilmayin. Bu kaygi yarinin problemidir ve yarin sizden 10,000 km uzaktadir. Kaba bir olcutle, alacaginiz motosiklet 250 cc den buyuk olmamalidir. Bununla beraber 125 yada 250cc "baslangic motosikleti " degildir, tum omur bOyu zevkle kullanabileceginiz, her isinizi gorebilecek bir makinedir.

Scooter (ornegin Vespa) da bir motosiklettir, ustelik otomatik vitesli ve kullanmasi ogrenmesi en kolay, en ucuz makinelerden biridir. Gunluk kullaniminiza uygun olabilecegini dusunuyorsaniz, hic endiselenmeden bir scooter edinip motor dunyasina kestirmeden girmeniz mumkundur.

Scooter yolunu secmedigimiz varsayip devam ediyoruz...

Sira motosikletin tipine geldi...Burada konfor ve hakimiyet bir numarali tercih kistasidir. Dedik ya hani motosiklet surusu bir mucadeledir diye, siz motosikletin bir parcasi olacaksiniz diye; iste hakim olabilmeniz icin, bir parcasi olabilmeniz icin once dogru durust bir oturma pozisyonunuz olmasi lazim.

Motorda temel olarak uc oturma tarzi, ve bu tarzlara gore birkac ana model vardir. (Ornek olarak verdigim modeller baslangic icin degil, motorun tipi hakkinda bilginiz olsun diyedir)

1) Ayaklariniz oturdugunuz yerin gerisinde;
Agirlik: ellerde ve selede.
Amac: Kisa sureli gezi, sportif, aktif surus tarzi, surat yarislari.
Kategori: Sport, super sport, racing, drag
Ornek: BMW R1100S, Yamaha YZF-R6, Honda CBR600RR

2) Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda;
Amac: Orta-Uzun sureli gezi, konfor, sportif geziler, mukavemet yarislari.
Agirlik: ellerde, selede, ve basamaklarda.
Kategori:Turing, sport-turing, dual-sport = dual-purpose = enduro, Kros, Motard, Cadde, Standart, Gezi
Ornek: BMW K1200RS, R1150R-RT; Yamaha TDM850, TT600; Kavasaki KLR 650, Honda Goldwing, Nighhawk, KTM serisi endurolar.

3) Ayaklariniz oturdugunuz yerin onunde;
Agirlik: selede.
Amac: Orta-kisa mesafe gezi
Kategori: Gezi, Cruiser, Chopper
Ornek: Harley-Davidson, Indian, Yamaha Roadstar-RoyaStar, Kawasaki Vulcan, BMW R1200C

Tabiikki bu amac/kategori tanimlari genel kullanim-dizayn olcutlerine goredir. Bir racing motorla dunya turu yapabilir, bir Harley Davidson la kivrimli bir yolda butun sport bike cilari utandirabilirsiniz. Ama bu istisnalar yinede bizim siralamamizi degistirmez.

Gordugunuz gibi bu tarzlarin icinde baslangic motorundan bekledigimiz ozellik sadece 2 numarali tipte, "Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda" tipinde mevcut. Cunku bu tiplerde agirliginiz uc kontrol noktasina dagiliyor, fiyat olarak en ulasilabilir, ve amac olarak bizim hedefimize nisan almis vaziyetteler.

Demek bir enduro yada standart/cadde turu motor sececegiz, 250cc den buyuk olmayacak, ayaklarimiz yere basacak, tarif ettigim deneyi yapip basarili ve konforlu hissedeceksiniz kendinizi.... iste aday motor.

Diger istedigimiz ozellik hesapli olmasi. Yani iyi bir ikinci el, yada kesenizi zorlamayacak bir sifir motor olacak bu. Garanti suresi dolmamis bir ikinci el, size en az bir-iki sezon hicbir mekanik sorun cikarmasi sozkonusu olmayacak bir kullanilmis motor idealdir.

Burada deginmek istedigim bir baska motor daha var ki o da kros motorudur. O da 2. tarza giriyor. Ancak bu motorlari uzerlerinde isik, sinyal, korna vb. Techizat olmadigindan ve lastikleri asfaltta son derece az tutundugundan normal trafikte kullanamazsiniz. Muhakkak arazide kullanmaniz, bir tasiyici ile parkura gidip gelmeniz, ozel tekniklerini bir hocadan ogrenmeniz gerekir. Biraz mesakkatli bir yol ve genel motosiklet meraklisina tavsiye etmiyorum. Ama, motosiklet ogrenmek ve ilerde rahat etmek icin bir numarali yol oldugunu da bilin. Ozellikle otomobil tecrubesi olmayan yasca gencler icin bulunmaz bir spor, harika bir eglencedir.

Pekala, bir motor edindik, ve parkura cikmak icin heyacalanmaya basladik..daha durun bakalim motosikletin en onemli parcalarini daha almadik...

Sira giyim kusamda...

Tam kapali bir kask, cizme ve eldivenler motosikletin parcasidir. Bunlarsiz motora binmeyi aklinizdan gecirmeyin.
Daha gerisi var tabii kulaklik, ceket, pantalon, bobrek koruyucu vs.vs. ama temel kusam bu ucudur. Tam kapali bir kask, motosiklet cizmesi veya bilekleri de koruyan iyi bir bot ve eldivenler size baslangic antremanlari icin yeterlidir.

Sigortaya sira geldi....
en azindan mecburi trafik sigortasi yaptiracaksiniz. Bunsuz motora dokunmayin bile. Sifir aldiysaniz, tam tesekkulu kazik bir sigorta motorun bir parcasi olarak edinilecek.... motorun fiyatini dusunurken bunu da gozonune almalisiniz.

Herseyinizle hazirsaniz sira binmeye geldi demektir. Bu is icin en saglam yol bulabiliyorsaniz bir egitim kursuna yazilmak, kapali pistte tum incelikleri bir hoca nezaretinde ogrenmek, ve ehliyet almaktir. Bu imkan yoksa, bir bilen arkadasiniz size baslangicta yardimci olacak caresiz. Kendi motorunuzla veya kendi motoruyla.

Bir kurs bulamadiginizi ve ikinci sikka mahkum kaldiginizi varsayiyorum.
"Kocadan Hoca Olmaz" Donald sozunu unutmayin..:) es dost panik ve endise icinde size neye nereden baslayacaginizi anlatmakta gucluk cekecektir muhtemelen. Cunku bilmek ve ogretmek arasindaki fark gece ve gunduz gibidir. Kisa surede sinirler bozulabilir...iste o yuzden su asagidaki "Temel Donald Kursu"nu hazirladim...aynen takip etmenizde buyuk fayda goruyorum....:)


" Donald Duck Temel Motosiklet Kursu"




Burası motosiklet cenneti 2005
Bu yıl 12’ncisi düzenlenen motosiklet cennetinde neler yoktu ki? Nasıl anlatsam nerden başlasam inanın bilemiyorum... Neyse, o zaman şöyle fuara girdiğinizden itibaren karşınıza çıkan stantlarla başlayayım. Hea bu arada en az fuarın içindeki motosikletler kadar dışarıdakiler de görülmeye değerdi.


SUZUKİ

Burgman 1000 Konsept

Fuarın girişinde göz kamaştıran motosiklet buydu. Zaten fuarın tek konsept motoru da buydu. Neredeyse küçük bir dört teker boyutlarındaki bu motosiklette ayna yerine kameralar, son derce kompleks bir ön takım, ledli farlar ve elbette 1000 cc lik bir motor kullanılmış. 2009 da üretilmesi planlanıyormuş, kulağıma gelenlere göre... Maksi scooterlara alışmıştık ama bu mega scooter bir gün seri üretilirse bakalım nasıl alışacağız?

GSXR 1000

Yurt dışında tüm profesyonel yarışçıların öve öve bitiremediği GSXR serisinin en çılgın çocuğuyla fuarda tanıştık. Kuru ağırlığı pek çok 600 cc hacimli motosikletten daha hafif yani 166 kg iken 180 beygir gücü ile 200 km/s hıza 7 saniyenin altında çıkması ve fabrika tarafından 295 km/s hızda elektronik olarak kısıtlanması, bu çılgın çocuğun performansını anlatmaya yeterli. Ah bir de güzelim titanyum egzoz biraz estetik olsaymış.

Bandit 650

Yıllardır pek değişiklik yapılmadan üretilen Bandit serisinin küçük kardeşi bu yıl yenilenmiş, pek de güzelleşmiş. Motor hacmi 50 cc büyüyerek 650 cc olurken karbüratörlü besleme gibi klasik özelliklerinde pek değişen bir şey olmamış. Dijital göstergeler, siyah motor bloğu ve yeni grenajlar dışında çok değişmemiş Bandit. Kırmızının bu ‘haydut’a pek yakıştığını da belirtmeden geçemeyeceğim.

HONDA

CBR 125

Motosiklet kullanmaya başlayacak pek çok insanın merakla beklediği CBR 125 R fuarda yerini almıştı. Kendisinden çok daha güçlü ağabeylerini bir gün kullanmak isteyen, ama bir yandan da o kadar güçlü motosikletlerle baş etmenin ne kadar zor ve riskli olduğunun bilincindeki kullanıcılar için biçilmiş kaftan bu motosiklet. Ve 125 cc’lik bir ufaklığa göre de fazlasıyla gösterişli... 125 cc’lik hacmine 13.2 beygir sıkıştıran 115 kg ağırlığındaki CBR eminim pek çok yeni başlayan sürücünün ilk göz ağrısı olmaya aday. Kaliteli parçaları ve işçiliği, pek güçlü frenleriyle yeni kullanıcıların mutlaka incelemesi gereken bir model.

CBF 600 S ABS

Gezmeyi seven ama güvenliğine düşkün motor severler için Honda pek güzel bir motosiklet getirmiş. Avrupa’da çok sevilen bir model olan CBF 600’ü bu yıl yollarımızda sıkça görebileceğiz. Dört silindirli 77.5 beygir gücünde 16 sübaplı bir motora sahip, 202 kg ağırlığındaki bu gezi motorunun elbette en büyük artısı ABS’ye sahip olması.

CBR 1000 RR

Honda’nın hızlı sporcusu bu yıl MotoGP’deki kıyafetlerini giymiş. Pek yakışmış. Kıyafetleri dışında bir farkı yoktu, ama yine de pek çok ziyaretçi bu yakışıklıyı ziyaret etmeden geçemedi.

Gold Wing Trike Bike

Özel üretim olan bu ilginç araç (motosiklet desem motosiklet değil, otomobil desem hiç değil) inanılmaz ilgi gördü. Çünkü üzerinde bir otomobilde olması gereken her şey vardı (ABS, klima, CD çalar ve daha pek çok donanımıyla) ama kumandaları bir motosiklete aitti.

KAWASAKİ

ZX 6R

Yarış pistlerinde caddeye atlamış ZX6R ın yeni modeli alışılması zor, ama bir o kadar da etkileyici tasarımıyla büyüleyiciydi. Koltuk altı egzozların pek atletik gösterdiği kızgın bakışlı ZX6R’ın üzerindeki donanım ve teknoloji en üst seviyede. 636 cc hacminde 136 bg gücünde bir motora 164 kg ağırlığa sahip. Üzerindeki çift enjeksiyon sistemi, kaydırmalı debriyaj, radyal frenler ise yarış pistlerinden motosiklete taşınmış özellikler.

BMW

K1200 S ve K1200 R

Bu yıl pek çok BMW fanatiğinin merakla beklediği K1200 serisi S ve R modelleri ile arzı endam ettiler. K 1200 S sportif, sade ama çok şık bir grenajın altında 167 beygirlik bir kalbe sahip. K 1200 R ise güçlü kaslarını kardeşi gibi grenajın altında gizlemek yerine tüm azametiyle sergilemeyi tercih ediyor. Kardeşinden birkaç beygir daha düşük, ama inanıyorum ki yolda sporcu kıyafetli kardeşinden daha çok ilgi çekecek. Fuarda pek çok ziyaretçiyi kovan etrafında dönen arılar gibi gezdirdiğine göre garip bir çekim etkisi var bu motosikletin. BMW en yeni oyuncaklarını bu motosikletlere eklemiş. ESA denilen sistemle motosikletin süspansiyon ayarları elektronik olarak yapılabiliyor.

R 1200 RT

Touring motosiklet sevenlerin gözdelerinden RT bu yıl yepyeni bir formda karşımıza çıktı. Estetik olarak balon gibi şişkin görünse de testlerde sürücü ve yolcusunu ne çok memnun ettiğini duyunca fikrini değiştirebilir insanların. ESA dahil pek çok teknolojiye sahip bu motosiklet uzun yol yapmayı sevenleri pek mutlu edecek.

R 1200 ST

Fuarın en sıra dışı hatta alışması en zor tasarıma sahip motosikleti buydu sanırım. ST ekinden de anlaşılabileceği gibi Spor Turing-spor gezi motoru olarak yurt dışında pek ilgi gören motosiklet sürücü koltuğuna oturunca insana görünümün ne kadar aldatıcı olabildiğini ispatlıyor. Ben söylemeden duramayacağım bu nasıl bir far tasarımı yahu?

YAMAHA

MT-01

Yamaha bir süre önce konsept olarak fuar fuar gezdirdiği bu big bike-koca oğlan motosikleti seri üretmeye karar verince fuardaki yıldızı da bu kaslı boğa oldu. Tamamen keyifli motosiklet sürme amacına hitap eden MT-01 her detayıyla kullanıcısına safkan sürüş keyfi vermeye yönelmiş. 90 bg gücüne, 240 kg ağırlığına bakmayın 1670 cc lik V2 motoru 15.3 Kg/m torkuyla sürücüsünü endorfin delisi yapabilir.

R6 ROSSİ EDİTİON

Bu yıl MotoGP’de Yamaha adına şampiyonluk kazanan Valentino Rossi şerefine R6 yepyeni renklerde ve bazı modifikasyonlarla görücüye çıktı. Zaten pek güzel olan R6, yeni spor egzozu ve sarı boyasıyla harika görünüyor.

R1

Aslında yeni renkler dışında bir yenilik yok R1’de. Ama Yamaha’nın son yıllardaki harika estetiğe sahip, terzi elinden çıkma motosikletler çizgisinin bu son halkası o kadar güzel görünüyor ki yanından geçip de her tarafını mıncıklamadan geçmek hala mümkün değil. Durduğu halde bile uçarmış gibi görünen R1 gücünden ve güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Alıp evin salonuna bir tane koyası geliyor insanın.

YBR 125

Yamaha mühendisleri YBR nin arı görünümlü ön grenajından sıkılmış olacak ki eski motosikletleri anımsatan pek sade bir yuvarlak farlı grenajla değiştirmiş ve Avrupa normlarına uygun yeni bir egzoz sistemi eklemişler. Açıkçası eski görünümünü daha çok sevmiştim.

HARLEY DAVİDSON

Bir motosiklet klasiği Harley Davidson bu yıl da fuarda sevenlerini 2005 modelleri ile buluşturdu. Özellikle V-Rod (VRSC) modelleri ve stanttaki ablalar göz kamaştırdı

Eğitim şart demiştik

Honda, BMW ve Harley Davidson fuarda eğitime verdikleri önemi vurgularcasına fuarda eğitim etkinliklerinde bulundular. Hepsini tebrik ediyorum. Honda bu yıl fuar sonrası başlayacağı eğitimler için detaylı sunumlar yaptı. Motosiklet, kuşam ve ulaşım olanaklarının Honda tarafından karşılandığı eğitimler 4 farklı seviyede olmak üzere Gebze’deki fabrika sahasında start alıyor. BMW Rider Academy ile yol ve enduro başlıkları altında farklı seviyelere hitap eden detaylı programlarını sundu. Harley Owners Group ise bu yılki eğitim takvimini açıkladı. Yamaha standında ise Süleyman Memnun’un motosiklet okulu göze çarpıyordu.

RUZGARIN KIZI
Motosikleti televizyonlara taşıyan Rüzgarın Kızının bir Röportajı :

Ayşe Şule Bilgiç, diğer adıyla Rüzgarın Kızı, son dönemlerde artan motosiklet kazalarının önüne geçebilmek için Hürriyet Otoyaşam ekibi olarak "Kask Kafalını başlattıklarını söylüyor. Dilek Dallıağ'ın röportajı şöyle devam ediyor: Nereden başladı sizde bu motosiklet aşkı? Çocukken hiç oyuncak bebeğim olmadı benim. Oyuncak arabalarım vardı. Sonra tüm kızlar, önünde sevimli sepeti olan, Pinokyo bisiklete binerken, benim arka freni kontra olan bir Balkaan’ım vardı. O zamanlardan beri sahip olmayı en çok arzuladığım şey bir motosikletti...

- Tüm Türkiye sizi Rüzgarın olarak tanıdı. Nereden çıktı bu Rüzgarın Kızı?

Rüzgarın Kızı benim seneler evvel internette bir motosiklet sitesine üye olmak için aldığım ‘nick’ti. İlk olarak o sitede yazmaya başladım. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Okulda hem Sinema-Televizyon, hem Gazetecilik, hem de Halkla İlişkiler ve Tanıtım okudum. İnternette oldukça popüler olan Rüzgarın Kızı, sevgili editörüm Ufuk Sandık’ın sayesinde Hürriyet Otoyaşam’a transfer oldu. Ve Motoyaşam sayfası doğdu.

- Peki Türkiye’nin ilk ve tek motosiklet yazarı olmak ne hissettiriyor? Üstüne üstlük bir kadın olarak?

En güzeli, insanın hayattaki en büyük tutkusunun, profesyonel hayatı haline gelmesi. Düşünsenize seneler önce, dokunmayı hayal bile edemeyeceğim motosikletleri şimdi kapıma getirip ‘Lütfen bunu da kullan, ne yazacağını çok merak ediyoruz’ diyorlar. Bunun yanında da ciddi bir sorumluluk tabii. Bir sürü okuyucum ‘Senin yüzünden, yıllardır istediğim ama cesaret edemediğim şeyi yaptım, motor aldım’ diyor. Buradaki ‘senin yüzünden’ lafı benim için ciddi bir sorumluluk. Ama şundan eminim, yazdıklarımı düzenli okuyarak motosiklete binmeye başlayan pek çok kişi, bu konuda eğitim veren yerlerden ciddi bir eğitim alması, haddini aşmayacak bir motosikletle başlaması, kaskını mutlaka takması, korumalı kıyafetlerini kullanması gerektiğini biliyor. Ve bunları yapıyor.



CAHİL MOTORCULAR KASK KAFALIDIR!!


- Türkiye’de motosiklet sektörünü nasıl değerlendiriyorsun?

Çok ciddi bir büyüme söz konusu. Geçen yıl 130 bin olan satış rakamının bu yıl sonunda 280 bini aşması bekleniyor. Ancak sektörün en büyük problemi bence eğitimsizlik. Herkes sadece parayı verip alıyor ve biniyor. Yüzde 85’inin ehliyeti bile yok!

- Yani kimse motosiklete binmeyi bilmiyor mu?

Bilenler var elbette ama gerçekten çoğunluk bilmiyor. Eşinin dostunun anlattıkları ile Allah’a emanet gidiyorlar. Motosiklet ciddiye alınması gereken bir disiplin, kültür. Bu kültürü bilmeyen ve öğrenmek için çaba sarf etmeyenler yüzünden hala gazeteler, motosikletler için, ‘ölüm makinesi’ diyebiliyor.

- Motosiklet tehlikeli değil mi yani?

Bakın, bıçağı da alıp kendinize saplarsanız ölürsünüz. Doğru mu? Hayattaki en büyük tehlike cehalet. Motosiklete eğitim almadan, kaskınız olmadan, korumalı kıyafetleriniz ve motosiklet ayakkabınız olmadan binemezsiniz. Binmemelisiniz. Çünkü motosikletin kaportası sizsiniz. Kaporta zayıf olursa, en büyük hasar, en zayıf olan yerde olur. İnsanın yedek parçası da yok. Hele kask takmayanlara inanamıyorum.

- Son zamanlarda çok sık motosiklet kazası haberleri çıkıyor? Neden bu artış?

Çünkü Türkiye’de motosiklet çağdaş bir ulaşım aracı olarak fark edilmeye başlandı. Ama ne yazık ki bilinçsiz motosiklet kullanıcıları da artıyor ve bunun paralelinde kazalar çoğalıyor. Yapılan bir araştırma, kaza yapan motosiklet kullanıcılarının yüzde 92’sinin bu konuda hiçbir eğitim almadığını söylüyor. Çünkü cahil motorcular, motosiklet eğitimi almanın, kask takmanın, korumalı kıyafetlerle motora binmenin öneminin farkında değiller. Kask kafalılar yani!

- Kask kafalı mı?

Kaskını takmayan kask kafalıdır. Kalın kafalı oldukları için kaska ihtiyaç duymuyorlar. Ne yazık ki onların bu cehaleti önce kendi canlarına, sonra da diğer motorculara fatura ediliyor. İşte bu seabeple Hürriyet Otoyaşam olarak sosyal bir baskı ve caydırıcılık yaratmak için Kask Kafalı Avı başlattık...

- Bu kampanyayı biraz daha anlatır mısın?

Sadece ceza yememek için, polis gördüğünde kask takan ya da hiç takmayan ‘kask kafalı’ arkadaşlar için sosyal bir baskı ve caydırıcılık yaratmak amacıyla bu kampanyayı hazırladık. Her motorcu diğerinin polisi olsun dedik. Sosyal sorumluluğa sahip, motosiklet kültürüne hakim motorcu arkadaşların çektiği, tarfikte seyir eden, kask takmamış motorcu fotoğraflarını her çarşamba Hürriyet’in Otoyaşam ekinde, www.hurriyetim.com adresinde ‘Haftanın Kask Kafalıları’ olarak yayınlayacağız. En çok fotoğraf yollayan yani en iyi ‘Kask Kafalı Avcısı’na da Arai marka bir kask hediye edeceğiz.

Türkiye’de de motosiklet eğitimi var

Yasal olarak Türkiye’de motosiklet kullanmak için A2 sınıfı ehliyet almanız gerekiyor. A2 ehliyet veren kurslarda, bir iki tanesi hariç, doğru düzgün motosiklet eğitimi verilmiyor. Sadece prosedür uygulanıyor. Bunun dışında özel merkezler ve özel hocalar eğitim veriyor. ‘Honda Motosiklet Eğitim Merkezi’ bu yıl açılan yepyeni bir merkez mesela. Uzun zamandır ‘Süleyman Memnun Motosiklet Okulu’ var. BMW de, ‘Rider Academy’ adı altında her seviyede dersler veren bir okul açtı. Ayrıca ileri sürüş eğitimi veren ‘OMM Rider’ diye dünya çapında bir organizasyonun da Türkiye’de ayağı var. Yani eğitim alınmak istedikten sonra ülkemizde imkanlar yok değil ama keşke ehliyet alımı sırasında yeterli eğitim veriliyor olsa.

Röportaj: Dilek DALLIAĞ
Kaynak: www.hurriyetim.com.tr