basderem.sitemynet.com
tcbayrak.gif

BASDEREM
ÇOCUKLARIMIZ
YAZ-KIŞ
TARİHİ
MANZARA
İNSANIMIZ
ALBÜM
ÖĞRETMEN
YÖRESEL
ŞİİRLERİMİZ
KÜLTÜR
ŞAHSİYETLER
ESERLER
TARIM
ÜRÜNLER
DOĞAL BİTKİ
REHBER-MAİL
KÖYLERİMİZ
GURBETÇİMİZ
DOST LİNKLER

ŞİİRLERİMİZ


basderem.gif

Hocam

Sizlere emanet şu korpe yavrum

Ortalıkta surunup gezmesin hocam

Gozumun çırasi tek tasam kaygim

Aç sefil perişan kalmasin hocam,



Fidanima hos bak aman solmasın

Kahraman yetişsin korkak olmasin

Rabbini tanısın dinsiz kalmasın

Ahirette yakamı tutmasın hocam,



Milletin serefin serefli bilsin

Tarihi okusunki ne imis gorsun

Herbir kötulugu kalbinden silsin

Kendi milletine çatmasin hocam,



Gaflet uykusunda sakın yatmasin

Milletini sevsin hain olmasın

Rus'a çine kanipda hemen azmasın

Vatanıda dusmana satmasın hocam,



Asıl muallimi peygamber olsun

Kuranı dinlesin yolunu bulsun

Islamin tek nuru kalbine dolsun

Küf'ran çamuruna batmasın hocam,



Ey benim kardesim kiymetlı hocam

Hepimiz insanız kardesiz tamam

Ata yuregi bu darılma aman

Bilalin rayından cikmasin hocam.



Ebu Bekir Acikgoz. Hollanda

favori.gif

AZRAIL ILE KARACAOGLAN

Hakkin kandilinde gizli sir idim,

Anamin beline indirdin beni,

Ak mercimek idim kizil kan ettin,

Turlu renklere yandirdin beni.


Anamin karninda ben neler gordum,

Yedi derya gectim ummana daldim,

Dokuz aylik yoldan sefere geldim,

Bir kapisiz hana indirdin beni.


Bende bildim su dunya'ya geldigimi,

Tuzlanip'ta cabutlarda belendim,

Bir zamanda besiklerde sallandim,

Anamin sutune kandirdin beni.


Bes yasinda akil geldi basima,

On yasimda gider oldum isime,

Varip'ta degince onbes yasima,

Bir kara sevdaya yandirdin beni.


Onbes yasadim da yirmi yol oldu,

Otuzunda cevre yanim gol oldu,

Kirk yasinda hayrim serrim belli oldu,

Hayrimi serrimi bildirdin bana.


Ellisinde yasim yarisini gecti,

Atmisinda yolum yokusa dustu,

Yetmisinde biraz tedbilim sasti,

Mertebe mertebe indirdin beni.


Sekseninde beratcigim yazildi,

Doksaninda kan damarim buzuldu,

Yuz yasinda azalarim bozuldu,

Bir mahsun sup yana donderin beni.


Karaca oglan derki yaktin yandirdin,

Ecel sarabini verip kandirdin,

Emreyleyip azrail'i gonderdin,

Hicte dogmamisa donderdin be


Hakkin kandilinde gizli sir idim,

Anamin beline indirdin beni,

Ak mercimek idim kizil kan ettin,

Turlu renklere yandirdin beni.


Anamin karninda ben neler gordum,

Yedi derya gectim ummana daldim,

Dokuz aylik yoldan sefere geldim,

Bir kapisiz hana indirdin beni.


Bende bildim su dunya'ya geldigimi,

Tuzlanip'ta cabutlarda belendim,

Bir zamanda besiklerde sallandim,

Anamin sutune kandirdin beni.


Bes yasinda akil geldi basima,

On yasimda gider oldum isime,

Varip'ta degince onbes yasima,

Bir kara sevdaya yandirdin beni.


Onbes yasadim da yirmi yol oldu,

Otuzunda cevre yanim gol oldu,

Kirk yasinda hayrim serrim belli oldu,

Hayrimi serrimi bildirdin bana.


Ellisinde yasim yarisini gecti,

Atmisinda yolum yokusa dustu,

Yetmisinde biraz tedbilim sasti,

Mertebe mertebe indirdin beni.


Sekseninde beratcigim yazildi,

Doksaninda kan damarim buzuldu,

Yuz yasinda azalarim bozuldu,

Bir mahsun sup yana donderin beni.


Karaca oglan derki yaktin yandirdin,

Ecel sarabini verip kandirdin,

Emreyleyip azrail'i gonderdin,

Hicte dogmamisa donderdin ben


Hakkin kandilinde gizli sir idim,

Anamin beline indirdin beni,

Ak mercimek idim kizil kan ettin,

Turlu renklere yandirdin beni.


Anamin karninda ben neler gordum,

Yedi derya gectim ummana daldim,

Dokuz aylik yoldan sefere geldim,

Bir kapisiz hana indirdin beni.


Bende bildim su dunya'ya geldigimi,

Tuzlanip'ta cabutlarda belendim,

Bir zamanda besiklerde sallandim,

Anamin sutune kandirdin beni.


Bes yasinda akil geldi basima,

On yasimda gider oldum isime,

Varip'ta degince onbes yasima,

Bir kara sevdaya yandirdin beni.


Onbes yasadim da yirmi yol oldu,

Otuzunda cevre yanim gol oldu,

Kirk yasinda hayrim serrim belli oldu,

Hayrimi serrimi bildirdin bana.


Ellisinde yasim yarisini gecti,

Atmisinda yolum yokusa dustu,

Yetmisinde biraz tedbilim sasti,

Mertebe mertebe indirdin beni.


Sekseninde beratcigim yazildi,

Doksaninda kan damarim buzuldu,

Yuz yasinda azalarim bozuldu,

Bir mahsun sup yana donderin beni.


Karaca oglan derki yaktin yandirdin,

Ecel sarabini verip kandirdin,

Emreyleyip azrail'i gonderdin,

Hicte dogmamisa donderdin beni.

(Şiiri Gönderen:Bekir Açıkgöz)

favori.gif

ASKERLİK NEDİR?

Askerliğim asteğmendir, asteğmen
Bize ders verir, üsteğmen
Çok güzeldir yemen ve içmen,
Buna derler askerlik.

Kapıdan girince hemen başlar hazır ol
Koş durma çabuk, hemen manganı bul
Hiç durma! aniden ol tekerli kol
Buna derler askerlik.

İlk önce girersin nizamiyeden
Seni geçirirler iyi bir terbiyeden
Vaktin çok az,çıkarsın yemeği yemeden
Buna derler askerlik.

Ayağını sıkar ayaktaki bot
Saat onda hemen yatağa yat
Bir dakika bile yok rahat
Buna derler askerlik.

Komutan bağırır; Rahat, hazır ol.
İkinci komut hemen gelir yerinde kal
Akşama kadar esas duruş al,
Buna derler askerlik.

Selam ver ağaca, dağa, taşa
Kepini düzgün geçir başa
Parmak üç santim kalacak kaşa
Buna diyorlar askerlik

Burası İzmir in ilk gediği
Saat beşte çalar kalk düdüğü
Et, tavuk, pilav,askerin yediği
Buna derler askerlik

En az bir saat sırada beklersin
Yorgunluğa saatlerce talim eklersin
Tekmil verirken bazen teklersin
Buna derler askerlik

İlim İzmir yerim Narlıdere
Askerin botu daima kara
Anam babam arada bir ara
Buna derler askerlik

Hey arkadaşlar komutan geliyor
Heybeti , suratı yürek deliyor
Emir üstüne, emir geliyor
Buna derler askerlik

Askerlikte yoktur diyorlar mantık
Her gün çekiyorlar birçok nutuk
Askere emir ve bağırmadır katık
Buna derler askerlik

Cumartesi Pazar ziyaretçi gelir
Herkes o anda anasın babasın bulur
Garibanlar kenarda yalnız kalır
Buna derler askerlik

Sabah öğle akşam içtima alırlar
Olmayanı hemen, anında bulurlar
Kurala uymayana ceza verirler
Buna derler askerlik

Hey arkadaş öne geçme. Bil sıranı
Hiç göremezsin dostu yârânı
Erlerle mesafeli tut aranı
Buna derler askerlik

Hiç havadis gelmez sıladan
Ağrılar geliyor ayaktaki yaradan
Ya doğu çıkarsa kuradan
Buna derler askerlik

Gece anasını sayıklar arkadaş
Ne var ayrılalı çok mu oldu gardaş
Başka yok, ancak mektubum sırdaş
Buna derler askerlik

Bölümümüz istihkâmdır. İstihkâm
Askerlik iki ay ne keder ne gam
Sizi unutamam çünkü orası sılam
Bu duyguyu hissettirir askerlik

Komutan der vatanı kurtaracaksın beladan
Fazla bekleme çabuk gel heladan
Yemeğe gir çıkma sıradan
Buna derler askerlik

Temel esas konuşma, karışma, kaytarma
Ciddi ol askere karşı sırtarma
Arkadaşına sahip ol kendini kurtarma
Buna derler askerlik

Herkes bir âlem gelmeden gün sayıyor
Arakadaş seslenir yavaş komutan duyuyor
İşini bilen vazifeden kayıyor
Buna derler askerlik


Memleket mi dedin, telefonun ucunda
Teskeremi dedin ,o da ne? Ayın kaçında
Bağırırlar olmasa dahi suçunda
Buna derler askerlik

Buradan sonra mı, hemen doğu
Tırmanırsın yolu, taşı, dağı
Asteğmendir bunların çoğu
Buna derler askerlik

Bu satırları bir akşamda düzdüm
Saklayın ha hatıra diye yazdım
Akşam olunca yorgunlukla sızdım
Buna derler askerlik

O da ne! İstirahat saati mi?
Bu da nerden çıktı sahi mi?
İyi biliyor musun? Gerçek, kati mi
Buna derler askerlik.

İstirahat on dakika ister git kantine
İstersen çare bul bir derdine
Hemen koş hiç bakma ardına
Buna derler askerlik.

Komutan bağırır marş marş!
Hep seslenir dağ ve taş
Hareket çok hızlı, yok yavaş
Buna derler askerlik.

Her gün bot boya, ol tıraş
Eğer yapmazsan işin yaş
Düzenli olacak üst ve baş
Buna derler askerlik.

Gece üçte nöbet geliyor
Herkes nöbet saatin biliyor
Tabi ki tatlı uykuyu bölüyor
Buna derler askerlik.

Uygun adım yürü sağa bak
Unutma ha, palaskanı sıkı tak
Hemen oturma ayağa kalk
Buna derler askerlik.

Evlat, yâren yoktur yanında
Heyecan var asker kanında
Canın çok ucuz asker yanında
Buna derler askerlik..


İçtima da dimdik dururusun
Hiç kaybetmez yerin korursun
Boş bırakma asker yorulsun
Buna derler askerlik.

Dışarı çıkmak yok törene kadar,
Herkes yakınını telefonla arar
Yakınının hal hatırın sorar
Buna derler askerlik.

Ana, baba, evlat telefonda seslenir
İşte o zaman asker hislenir
Gel teskere gel diye seslenir
Buna derler askerlik.

Asker sıra sıra dizilir
O esnada potin bağın çözülür ,
Her hareketin her yere yazılır
Buna derler askerlik .

Yemekhane nöbeti bambaşka
Komutan seslenir yemeğe başla
Başka yer değil burası kışla
Buna derler askerlik.

Kepini tak kaşın üstüne
Her emre dersin baş üstüne
Harpte koyma taş taş üstüne
Buna derler askerlik.

Yeter Ahmet sende çok konuştun
Birçok arkadaşınla burada buluştun
Fazla dertlenme askerliğe alıştın
Bunlara derler asker duygusu...

AHMET ÖKSÜZ-ÖĞRETMEN
oksuz_ahmet_50@hotmail.com

smil41a1cc399306d.gif

basderem.gif

favori.gif

SİZLERE AİT
YAYINLANMASINI İSTEDİĞİNİZ
ŞİİRLERİNİZ VARSA
E-MAİLLE
GÖNDEREBİLİRSİNİZ.

bayrak-hbilik5.gif

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa,göz,gövde,bacak,kol,çene,parmak,el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif ERSOY

smil41a1cc399306d.gif

KİMSESİZ SOKAK ÇOCUKLARI

Sıcak bir bardak çayın demi dumanı
Kahvaltı nerede o nerede
Çöplerin arasında kirli parmağı
Kebab nerede döner nerede

Titriyor olmasın diye aksamlar
Yanarken tenekede islibir ateş
Görüpte haline bakıp şaşanlar
Odası nerde şömüne nerede

Ufuklar hep sisli ıslak gözlerde
Dugağı titriyor bir sigara ver derken
İstemez olaydı keşke duyduğu sözlerden
Teselli nerede şevkat nerede

Umutsuzca seyrediyor bir anne ile çocuğunu
Çok olmuş tutmayalı yumuşak bir eli
Hayel eder iken anne kucağını
Ağalar nerede hanımlar nerede

Bir köpek olmuş ona sıcak bir dost
Gazete üzerinde uzanıp yaterken
Değil halı yırtık olsa bile post
Yorgan nerede yatak nerede

Ey koca şehir saramadınmı ufacık bir bedeni
Akşamları lambalar yanıp herkes içeride
Kim suçlu kim hakim bey nedir nedeni
İnsanlık nerede vicdan nerede

Mustafa KARAMAN

favori.gif

CANIM ANNEM

Ne güzeldi bahçende çiçeklerin güllerin
Toprakta çalışmakta nasırlandı ellerin
Bembeyaz tenin siyah benlerin
Hayelimden hic gitmiyor annem

Kıyamazdın beni uyandırmaya
Doyulmazdı yemeklerin fasülyen dolmaya
Usanmazdın misafire sofra kurmaya
Sofraların gülü canım annem

Kızların içinde tek oğlum derdin
Hic biryere gitmedin ama neler gördün
Üşümesin diye ayağıma çoraplar ördün
Sana ben birsey alamadım annem

Bana örnek verdin babamı doğru diye
Saklardın eline geceni olur diye hediye
Merhametin ne yükskti canım derdin uyuzda olsa kediye
Çocukların dahi sana o şevkati göstermedi annem

Terketmedi ocağım diye yılkılsada evini
Nede çok severdi Sultan gelini
Şimdi tutup öpmek isterdim nasırlı elini
Bu feryadım sana varmıyor annem

Başderenin süper ninesi ve
meşhur pilav aşcısı canım anneme (1998)

MUSTAFA KARAMAN

smil41a1cc399306d.gif

İLAHİ

Sabah namazi namazlarin basi
oda evliyalar isi
Mekke daginin gunesi
terk eyleme kil namazi
edelim hakka niyazi



ogle ezani okunur
goge bir sancak dikilir
muminler camiye cekilir
terk eyleme kil namazi
edelim hakka niyazi



ikindi namazi haktir
kilanlarin yuzu hakdir
ol cennete mustehaptir
terk eyleme kil namazi
edelim hakka niyazi



aksama kilarsin butun
alirsin cenneti satin
yuzbin huri kizi hatun
oda hizmet eder sana
terk eyleme kil namazi



yatsiyi kilmazsan kalir
imanini seytan alir
canin cehennemde yanir
terk eyleme kil namazi
edelim hakka niyazi

Hatice Öksuz Acikgoz(Hollanda)

AŞIK MEMİŞ

On beş sene uzaklaştım yurdumdan ,
Felç isem de yok derdimden,
Münafıklar söz atıyor ardımdan,
Ortak molacak malıma canım

Öylesine sarf etmişler laf diye,
Kim ürktüyse cevap versin haf diye,
Kılınmazmış danışmışlar müftüye,
Ot mu basılacak derime benim.

Tüylü güvercinler atarken takla,
Geveler ağzından dökülür bakla,
İbadet terlikle,günahmış şapka,
Gülesim geliyor duruma canım.

Orucun,namazın yoktur zorluğu,
Bir tek iman müslümanın varlığı,
Sokakta giymekten beyaz terliği,
Yüz akını göster karına canım.

Sapmışın yolundan dönülmez geri,
Kalbinde şeytan var cebinde peri,
Doğruluk,dürüstlük Allah ın emri,
Atadan,ecdattan toruna canım.

Aşık Memiş der ki oluyor fazla,
Deniz damla ile göz yaşı tuzla,
Peynir ekmek yersin üç telli sazla,
Onun da bakarlar loruna canım.

planet3.gif

RAHMETLİ AŞIK MEMİŞ ŞAHİN

HALK DİLİ

Abari : şaşma yada şaşıp kalmak
Arınlamak : hedef almak
Akınlamak : sevdalanmak
Alamaç : alev
Ağpakla :kuru fasulye
Alaşa :bir sözü hemen yayan
Apılamak : koşup zıplayarak gelmek
Bükleç : viraj
Boyak : bet, beniz
Bişirmek : yufka pişirmeye yarayan uzun değnek
Bert elmek : sertleşmek
Bastırak : kapının arkasına konulan değnek
Badak : sakarlık yapan kişi
Bıldır :geçen yıl
Carı : hızlı
çılgısız : şımarık
cılga : patika yol
cıvgın : ağacın taze sürgünü
cıvınmak : ciddiyetten uzaklaşmak
cavrak : konuşkan
çeltek : çoban yamağı
çatılmak : yoktan bela olmak
çiğrimek- çiğsinmek :tiksinmek
damgalamak : lafını ağzına koymak

elegant_fountain_sm_wm.gif

duluk: çene
ditmek- didelemek : tifsitmek
endek : aşağı, adi, bayağı
ertişmek : bir işi çabucak yapmamak
eğimtili : yetenekli
algördülük : göstermelik
eftiklenmek : sıkıntı basması, sıkıntılanmak
gede : cimri, kıyımsız
Gömük : batak
Gerikmek : şişmek, dolmak
Göfer : güç, kuvvet
Görgün : gür
He zaar :herhalde-Belki
Horavlamak : yabancılamak.
Hömermek : dikleşmek, kavgaya hazırlanmak.
Hongumak : yakışşıksız gülmek
Hoşalmak : hoşuna gidecek işten zevk almak.
Iğranmak : hafif hafif sallanarak yürümek.
Ildırdamak : hafif hafif yanmak.
Ilımak : hoşa giden insan karşısında gevşemek.
Işkın : ağacın tabanından fışkıran sürgün.
Iğşalamak : sallamak
İdişmek : dedikodu etmek
İlaan :leğen
İssilmek : kaba bir şeyin oturulunca aşağı inmesi
İstetmek : kirişi kırmak, kaçmak
İssik : kabalığı gitmiş

Koğşak : yumuşak
Kumasınmak : istememek
Kötelemek : atmak, fırlatmak
Kırmızı :domates
Kısmık : cimri, kıyımsız
Kötülemek : zayıflamak, incelip süzülmek
Koygun : koyulaşmış
Mertlemek : atlamak
Mudara : boynu eğri olan
Mitirdemek : seke seke yürümek.
Navrak : surat
Nörüyon : ne yapıyorsun
Oturak : zamanında yürüyemeyen
Ocutmak : tahriş etmek
Özemek : çarpmak
Öğünsümek : bir işi zamanında yapmaya çalışmak
Öğürleşmek : birine alışmak
Örülmek : üstünü başını yolacak biçimde dövüşmek

PELVER : Pekmez ile yapılan ayva marmelatı.
PISIK : Kedi,kedi yavrusu,
PIŞGIR : El dokuması havlu
PÖÇ : Kuyruk sokumu kemiği,
PÖRSÜMÜŞ : Gevşeyip sarkmış.
SAHI : Ceket
SAĞAN : Küçük tabak
SIDALANMA : İnsanların özellikle de çocukların hastalandıklarında sürekli nazlanmaları hali.
SİFTİNMEK : Oyalanmak,
SİĞSANA : Çeyiz,
SOFA: Kayadan oyma oda
SOHU: Bulgur dövülen içi oyuk büyük taş
SÜMSÜK : Beceriksiz
SÜ-SÜN : Ense,
SÜMDÜK : Pisboğaz, yüzsüz
ŞEMŞAMER :Ayçiçeği,
ŞALDIR-ŞULDUR : Gelişigüzel
ŞATIR : İvedi, Şikayetçi,
ŞALAK : Karpuzun olmamışı, küçüğü,
ŞELEK: Ot ya da yakacak detesi,
ŞEVĞİRİ : Eğri, çarpık,
ŞİBİK : Köşe,
ŞİKLETSİZ : Suratsız,
ŞİLLEZ : Toprak karılarak elde edilen ve taş duvar örmede kullanılan harç.

TANDIR : Ekmek pişirilen yer.
TENTENE : Dantel, oya
TEZZİKMEK : Koşturmak
TEVATİR : Fevkalade, Beğenilen şeyler için
Tİ-RAZ : Güvercinliklere çıkılan kaya merdiven
TİRİT : et suyuyla haşlayarak yapılan yemek
TOL : Yüksek,büyük taş
TONGELLEMEK : Yuvarlanmak
TOSBAĞA : Kaplumbağa
TULUK:İçine pekmez,peynir,yağ konulan ya da yayık olarak kullanılan özel taş
TUTURUK : Ateş tutuşturucu,ot türünden yakacak.
ÜZLÜK : Topraktan yapılma, küçük kulpsuz çömlek
VAŞIÇANAĞI : Topraktan yapılma salça yapımında kullanılan yayvan kap.
VO-O : Öyle olur mu? anlamında bir ünlem.
VIRT-ZIRT (VIH VIH) : Lüzumsuz konuşma.
VIRIH : Cıvık
VİRA VİRA : Habire, sürekli, durmadan
VITTIRI-VIZIH : Tutarsız
YAĞNIŞ : Hatalı, yanlış,
YAĞLAMA : Yağ şeker ve yumurta konularak yapılan özel pide,
YAĞANNI : Sırt
YAŞLIK : Küçük bebelerin salyalarının silinmesi için omuzlarına iğnelenen mendil
YANAZ : Aksi
YATSILIK : Özellikle uzun kış gecelerinde yatsıdan sonra misafirlere ikram edilen kuru yiyeceklerin genel adı. (Geberiatlık)
YÜKSÜNMEK : İsteksiz olmak.
YALIMSAK: Çok gezene derler.
ZABIN : Zayıf
ZAYBAK : Dayanıksız,
ZILLIMAK : Oyunbozanlık etmek, mızıkçılık,
ZINGIR-ZINGIR : Yerleri titreterek yürüme
ZIRT-BIRT : İkide birde
ZİKKE : Hayvan başlamaya yarayan demir kazık,
ZAVAR :Hayvan yemi...

xmas1a.gif


basderem.gif

ÖVMELER(DUALAR)

ALLAH NE MURADIN VARSA VERSİN.

ALLAH BİRİNİ BİN ETSİN.

NUR İÇİNDE YAT.

GEÇMİŞLERİN AĞZINDA BULUNSUN.

HIZIR YOLDAŞIN OLSUN.

ELLERİN DERT GÖRMESİN.

ELLERİNE AYAKLARINA SAĞLIK.

ALLAH NE ONLARA DÜŞÜRSÜN,

NE YOKLUĞUNU GÖSTERSİN.

ALLAH GEÇİM DÜZEN VERSİN.

ALLAH KORKTUĞUNDAN KURTARSIN.

ALLAH GÖNENDİRSİN.

ALLAH BAŞA KADAR ETSİN.

TOPRAK DİYE TUTTUĞUN ALTIN OLSUN.

ALLAH KUM DİYE TUTTUĞUNU ALTIN ETSİN.

YERMELER(BEDDUALAR)

EVİNE BAYKUŞLAR TÜNESİN.

SİDİĞİN DURSUN.

GÖZLERİN KÖR OLSUN.

BOYUN DEVRİLSİN.

ALLAHIN GAZABINA UĞRA.

YÜZÜNÜ SIRACA YESİN.

EKMEĞİN TAVŞAN, SEN TAZI OL KOŞ KOŞ TUTAMA.

KESENİN AĞZI BOL, DİBİ DELİK OLSUN.

OCAĞINA İTLER TÜRESİN.

YOLUNA KARA DUMAN ÇÖKSÜNDE GELEMEZ OL.

KAPINA KARA KİLİT ASILSIN,

TEPENE YILDIRIM İNSİN.

smart_guy_sticking_tongue_out_sm_nwm.gif

YÖREMİZDE ATASÖZLERİ

Akıllı işini görür, deli başını bekler.
Az ağrıyı iş bastırır, çok ağrıyı aş bastırır.
Adam çokluğunda akıl yokluğu olmaz.
Aç köpeğin beyni dar olur.
Aç bırakma hırsız edersin,
çok söyleme yüzsüz edersin.
Boz kurdun yaz koyunu olmaz.
Bitli kaşınır aç umsurur.
Boz çördüğün aşısı kuvvetli olur.
Borçlu olup düşünmektense,
uyuz olup kaşınmak iyidir.
Değirmenden gelenin heybesine bakarlar.
Dışardan gelen kedi sıçan tutmaz.
Elin attığı taş uzun düşer.
El ayranı ciğer soğutmaz.
Ev sahibi utlu olur.
Filik keçiyi gören içi dolu yağ sanır.
Göç büyüdükçe döküntüsü de çok olur.
Herkesin bir derdi var, değirmencininki de su.
İnsan yalnız başına olsaydı,
dağ başında yaşardı.
İte pastırma bekletilmez.
Isıracak köpek dişini göstermez.
Kurt, katırın kıymetini bilmez, yıkar yer.
Kan toprağa akar.
Ne kapıyı bastırır, ne kırığı küstürür.
Sirkeyi, sarımsağı hesap eden paçayı yiyemez.
Tok ağırlaması zor olur.
Tavuk deşindiğiyinen, deli düşündüğüyünen.
Ben güzele güzel derim,güzel benim olunca.

smile__.gif