|
evrenimiz ne kadar büyük?
evrenimiz ne kadar büyük.evet bu konu o kadar farklı ve bi o kadar da
zor cevaplanması gereken bir sorudur. sadece şunu düşünerek bu konu üzerinde
bir cevap verme olasılığı verelim.
bizim tek ve bize en yakın olan kendi güneşimiz ile aramızda ki mesafe
ay ile aramızda olan mesafeden 400 kat daha büyüktür.406326 km yaklaşık ola-
rak ayın uzaklığı. 149.6milyon km ise güneşin bize olan uzaklığıdır.
yada ışık hızı ile de şöyle düşünelim.yani güneşin ışıkları bize 8 dakikadan
biraz daha uzun süre sonra ulaşır.yani o ışığı biz gördüğümüz anda aslında güneşin
8 dakikadan biraz daha önceki halini ancak görmüş oluruz.Dünyanın toplam a-
lanı: 510.072 milyon km2 dir. Bunun 148.94 milyon km2 si karasal geri kalanı ise s
dur.
aslında bu tarifi anlamak çok zordur çünkü bu kavramı yaşamak gerekir sadece
uzak bir mesafe olduğunu tahmin ederiz ama mantığımız tam olarak bunu kestiremez.
ve evrenizime gelelim.bizim güneş sistemimizde gezegen ve sayısı 8 dir. plüton ise artık oda cüce gezegenler arasında popülaritesini yitirdi.seres ve eris te plüto gibi cüce birer gezegen katagorisindeler biz gökyüzüne baktığımızda bizim samanyoluna ait olan yıldızları görürüz.
bunlar bile çok fazladır.evrende ki bütün yıldızları ise söyle tanımlamak gerekir.
dünyada var olan bütün kumsallardaki kum tanesi kadar yıldız var,bunu bir hayal edin.
bizim güneşimizin etrafında ise 8 tane gezegen olduğunu biliyoruz.yaklaşık olarak her
yıldızın etrafında bu kadar gezegen olduğunu şöyle bir tahmin edersek te 8 tane dünyanın
kumsallarındaki kum tanesi kadar da gezegen var demektir.
peki bizim evrende bu güne kadar inceleyip gözetlediğimiz alan ise bir kum tanesinden
diğer kum tanesine kadar bile yol alamadığımız apaçık ortada.yani ben şöyle düşünmeden
edemiyorum.zaten kutsal kitapta çoğul olarak alemlerden bahsediliyor.aleminlerin rabbi
deniliyor.hangi alemler ,bunlar; cinler,melekler,peki geri kalan diğer çok sayıda bahsedilen
binlerce milyonlarca olan alemler hangisi.bu konu kafama takılmıyor değil.
sanırım tasvir edilirken kum tanelerinden bahs etmiştik ve yine konuyu şöyle ele alalım.biz üst üste yığılı bir kum tanesi yığını halinde aralarda korkunç büyük mesafeleri olan
yıldızlar etrafından sadece birinde dünya uygarlığında yaşıyoruz ve en yakınımızdaki yıldızdan
o kadar uzaklardayız ki bu güne kadar aldığımız mesafe henüz diğer yıldızın sınırlarına diğer
kum tanesine kadar yol alamadığımız anlamına geliyor.
kumsallardaki sadece bir kum tanesinde bu yaşam var oda biziz ve diğerlerinin de sayıları
asla yadsınacak kadar az değil.
o zaman çok çok ve çok fazla yüksek bir ihtimal aklımıza takılmadan edemiyor.evet galiba
başka yıldızlardan en azından hiç yoksa bile sahillerdeki kum tanelerinden en az bir kürek kada-
rında yaşamın akıllı yaşamın olabileceği ni düşünmeden edemiyorum ki kaldı ki bu bir kürek
dolusu kum tanesi kadar uygarlık bu hesaplamada az bile kalıyor.
evrenimiz o kadar büyükki buna net cevap asla veremeyiz çünkü bu alanların henüz en ucundayız çok uzakları bebek evrenlerin varlığını biliyoruz ama bu da milyarlaca yıl evvelki yansımaları yani çünkü ışık çok hızlı yol alıyor.şu anda bizim yaşam yok diye düşünüp kestirdiğimiz bir gezegende belkide yaşam başlamış bile olabilir çünkü o ışığın dahi aldığı yol ve hızı çok ufak kalıyor evren karşısında.
ki ayrıca bizim üstünde yaşadığımız dünya gezegeninin de bir uydusu var ay.diğer yandan ise cüce gezegenler sınıfına konan ve ilk bulunduğu anda adına xeyna denip sonra eris olarak resmi adını alan cüceninde etrafında görülen bir uydusu var.adı ise dysnomia bunları hesaba katmıyorum bile.
uzaylılar nasıl bu kadar mesafeyi aşabiliyor.
evet zaten şu anda bilim adamlarımızda zaten bu konuda hemfikirler yani biz başka bir yıldıza çok hızlı bir araçla bile gitmeye kalkışşak dahi ömrümüz yolda tükenecektir.
fakat şunu bilemediğimiz bir gerçek ya büyük bir yaşam koşuluna uygun dev araçlarla gelip yolda yaşamlarını geçirerek bu mesafeyi aşmadıkları konusunda da bir düşüncem olabilir ama böyle olunca da.yola çıkan ekip yolda yaşıyacak ve genç yaşta ki bir nesil olmalı ki yine yolda evlenecek ve ya yolda ölecek yada geldikten sonra yaşamını tamamlamış olacak demektir.
bu evre içerisinde kendi yaşam formlarında gemide üreyecek ve kendi ırkının devamlılığını sürdürerek ilerleyecektir.bu mantığa tezat değil fakat şunu söylemeden edemiycem böyle dev bir galaktik geminin de yakıtı malesef çok fazla olacağından bu da maddi anlamda zor olacaktır.fakat biz bunu dünyanın ve kendi dünya evrimimizin koşullarına göre düşünüyoruz.belki dünyada olmayan daha farklı metaryeller kullanılarak bu gemi yapılmış olabilir.insanoğlu kesin kanıtı olmayan konularda tabiki aklının alamıyacağı konularıda kanıt etmeden onu kanıtlıyamaz ve malesef bizim uygarlığımız yeni uzayın altın çağına girdi ve bu teknolojik gelişmenin çok başında olmamıza rağmen hızla ilerlediğimiz de mutlak bir gerçek.aklınalmadığı konular masaya artık yatırılıp tartışılıyor çok başarılı bilim ustalarımız ve hocalarımız var.fakat nasılki biz dünyayı ilk başlarda sadece kendi çevremizi biliyor idiysek şimdide dünya benzeri yaşamları sadece kendi gezegenimizde var olduğunu biliyoruz.ve dünya toplumu amerika ile ilk karşılaştığında orası boş değil farklı bir toplumun kaynadığı yerdi.ve bu da bizim için kendi sistemimizin dışıydı.
önce köyden köye,şehirden şehire,ülkeden ülkeye kıtadan kıtaya ve şimdi de dünyadan farklı gezegenlere açılma vakti.bu malesef bu durdulamayacak olan bir gerçek yani yavaş yavaş küçük adımlarımız büyüdü ve şimdi kocaman adımlarla evrene açılmak istiyoruz.
sırası geldiği anda da bunu başaracağız.
yani net ve kesin olarak sorunuza bir kanıt yok ama biz evrenin büyüklüğü karşısında çok uzaklarda bir değil binlerce hatta yüz binlerce dünyanın var olduğunu düşünmeden edemiyoruz.
e buda demek oluyor ki nasıl artık adımlarımız büyüdüyse onların adımları da bizim adımlarımızdan çok daha fazla gelişmiş ve dev adımlar demek kadar masum bir düşünce.
amerika keşfetmedi keşfedildi.bizde keşfetmedik ama keşfedildiğimizi biliyorum demekten kendimi alı koyamıyorum.
evet biz daha ileriydik ve amerika bizden daha geriydi ve biz onu keşf etmeyle birlikte onlarda başka dünyaların olduğunun farkına vardı bu keşif onlarıda inandırdı çünkü amerika bu olayı yaşadı ve şimdi de dünya egemenliği bu olayı amerika gibi yaşayıp tatmak için hazırlanıyor.
UZAY BOŞLUĞUNDA SES DUYULURMU.
uzay boşluğunda ses askıda kalır kaybolmaz yani. fakat bu titreşimler farklı bilim aletleri ile çevrilerek bize dinletilirler bu nedenle biz bir big-bang zamanında olmasak dahi o zaman bunu kayıt edicek sistemler
bulunmasa bile sesin yok olmayıp askıda kaldığını söyleyebilirim.sesin oluşması için maddi bir ortam gereklidir.örnek bir uzay mekiğinin boşlukta infilak etmesini düşünelim.bu olay sonucunda gerçekleşen bir tepkime meydana gelmiştir biz bunu gözlerimizle görür fakat sesi duyamayız ama modern araçlar bu tepkimenin titreşim verilerini çevirerek o anki patlamanın sesini dönüştürüp bize iletebilirler.bu nedenledir ki big -bang anındaki patlamanın bir saç tenekesinin ikiye ayrılma sesi şeklinde olduğu söylenir
bu günkü mimarida ses yalıtım sistemlerini şöyle bir düşünelim.kullanılan maddelerin ana özellikleri genelde arasında hava kabarcıkları boşlukları olan ve sesi emen maddelerdir. bu nedenle sinemalarda-tiyatrolarda sesi salonda toplamak ve dışa yansıtmamak için bu tür malzemeler kullanılır.
yani olayın cereyan ettiği salonda ses varken diğer yandaki parelel duvardan hiç bir şey duymazsınız sesi hava kabarcıkları geçirmediği için titreşim bunlara çarparak geri döner ve ses kaybını en aza indirerek toplu tok bir sunum sağlarlar.
FAKAT KORKTUĞUM ŞEY İSE ŞİMDİ İÇİNİZDEN BİRİ ÇIKARDA BANA PEKİ UZAYDA SES BOŞLIKTA KALIYORSA BU HAVA KABARCIKLARINDA DA KALIR VE O SALONDA İZLENEN BÜTÜN FİLMLERDEKİ SES LERİ SONRADAN BAŞKA ALETLER YARDIMIYLA BU TİTREŞİMLER SES VERİLERİNE DÖNÜŞMEZMİ DİNLEYEBİLMEMİZ GEREKİR DERSE NE DEMELİYİM BÖYLE BİR SORUYA ŞİMDİ BUNU DÜŞÜNÜYORUM.
KAÇ GEZEGENİMİZ VAR.
Eskiden 9 gezegen olduğunu biliyorduk ama artık plütonun popülaritesini kaybedip cüce gezegen sınıfına düşmesiyle gezegen sayısı 8 e düştü.
ayrıca yeni bulunan gezegenler oldu ama araştırma sonucunda bunlarında gezegen değil cüce gezegen oldukları resmi sekilde ıspatlandı.böylece şunu söyleyebilirim şimdi ise eger cüce gezegenler de hesaba katılırsa bizim sistemimizdeki uydular hariç.8 gezegen ve 3 cüce gezegen toplam 11 tane gezegenimsi gezegen var.
en büyük cüce ERİStir.DYSNOMIA ADINDA BİR UYSUSU VAR.Diğeri ise CERES tir.ve bizim uzun süre gezegen bildiğimiz PLUTO ise araştırmalar ve bilgi sonucunda cüce gezegenler sınıfına dahil edilmiştir.
İLETİLERİNİZ İÇİN TIKLAYINIZ.
|