bayarsahna.sitemynet.com
KÖYÜMÜZÜN KUŞBAKIŞI GÖRÜNÜMÜ

________ ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET SÖZLÜĞÜ _______
**** A - B ****
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA.
** C - Ç **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ
* D ** E *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* F ** G *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* H - I - İ *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
* K - L *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
**M**N**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**O**Ö**P**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**S**Ş**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

** T **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**U**Ü**V**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
** Y ** Z **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**U**Ü**V**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA



***U-Ü***

Ufra: Senit üzerinde hamur açarken hamurun oklavaya yapışmaması için serpilen un.

Uğrasa: Nazar ve büyü. Nazar ve büyüyü bozdurmak için yaptırılan karşı büyü, (muska, hamaylı, çeşitli yiyecekle okutmak, köz söndürtmek, kuşun döktürtmek, ağaç kökünden geçirmek, arlıklıya alifakılıya götürmek, gıyıklık yaptırmak, gurdağzı bağlatmak, gara davuk ganı sürmek, köpeğin Cuma günü slÇtığl ilk baktan yedirmek, erkek eşşeğin üreme organından parça yedirmek, erkek köpeğin üreme organından yedirmek, ziyaretlere, yatırlara çırpık bağlamak.) vb.

Ulak: Aşılı ağaç ve otlar için söylenmektedir. Emsallerinden daha oylumlu ağaç ve otlaklar için; "-Ulak zeytin, ulak alma, ulak ar mıt" (2) Iki zıt karakterli insanın evlendirilmesi halinde; "-Olur mu heç, söğüde alma ulantr mı?" (3) Ulamak,; aşılamak ya da iki ayrı parçanın, ipin birbirine eklenmesi. Develerin birbiri ardında terkilenmesi, (4) Bazı lafazan kimselerin birbirleriyle ilgisi olmayan konularda lafı peş peşe örelemesi, ulaması.

Uşaklamak: Kadının doğum yapması, çocuğu olmak. Çocuğa kavuşmak,buluklamak.

Uruba: Arası yün ve pamukta destekli iki kat, elle sırmalı kadın çeketi.

Urublaa: Şiniğin dörtte bir ölçeğinde küçük ahşap kap, urup, çeleklik.

Üğülmek: Öbeklenmek, şişmek. Taneli bir şeyin - hububat- yere akarak
öbeklenmesi.

***Ü-V**

Üleşmek: Bölüşmek, paylaşım, payalmak.' " -Harmanda saman ağaya kaldı, zavrayı yan yanya üleştiler."

Ülübü: Fasülye, taze kuru fasülye. "-Ülübü öğününü çok sever. " Üşenrnek: Tembellenmek, isteksiz davranmak, uyuşukluk ve ya ayak diremek.

Üğütlemek-Öğütlemek: Özellikle taneli şeyleri seyreıtmek. Iri taneleri ,Iıqe ıriminden ayırmak.

****v****

Velense: Savan, el dokuması (çulfalıkta) pamuk ipliğinden dokunmuş
örtü ya da sergi, gergi bezi. Yaklaşık 2x3 m boyutundadır

Vire: Sürekli, habire, aralıksız, duraksamadan. " Ağşamdan başlayan yamır sabaha dek vire yağdı."


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın