bayarsahna.sitemynet.com
KÖYÜMÜZÜN KUŞBAKIŞI GÖRÜNÜMÜ

________ ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET SÖZLÜĞÜ _______
**** A - B ****
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA.
** C - Ç **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ
* D ** E *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* F ** G *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* H - I - İ *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
* K - L *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
**M**N**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**O**Ö**P**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**S**Ş**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

** T **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**U**Ü**V**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
** Y ** Z **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

** C - Ç **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ


*-* C c *-*

Cafa, Cefa: Üzüntü, eziyet, işkenceli zor yaşam, Cefa, "-,Cafa çeke çeke öldü.

Canavar: Kurt, yırtıcı hayvan, (mühhasıran kurt). Başka yörelere kullanıldı-
ğı gibi değiL. u-Gece Belende sürüye canavar dalmış, onbeş denesini
boğmuş."

Cavlak: Kel, kel olmuş baş ,usturayla saçları kazınn11ş baş. Orman örlLisCı kaldırılmış arazi parçası, özellikle tepecikler: u -Boon köy gavesine başı cascavlak bir adam geldi. "
Cavzıtmak: Uluorta, kaba saba, ilgili ilgisiz konuşmak ya da davranmak.
Ihtiyarların hafif bunamaları sonucu söz ve davranışlarının dengesinin bozulması. "- Yaş seksene vurunca cavzıttı gayrı."Cember: Başörtüsü çevresi işlemeler ya da boncukla süslü başörtüsü.Eşarp.

Celfin: 7-8 aylık erkek tavuk, genç horoz. "-Celfinlerötmeye durdu gayrt, kesilse eti yinir .. "

Cımbar: 10-12 cm. uzunluğunda, baş kısmında halka, ucu sivri metal çivi. Çuı çuval ve bez dokumada gerdirme gereci olarak kullanılan küçük metal gereç.

Cırlavık, cırlavık: Ağustos böceği. Tembel üretimsiz insanlar için: " -Heç bir iş dutmaz, anca aşam sabah cırlavık gibi öter durur. "

Cızgan: Böğürtlen, böğürtlen çalısı.

Cice: Abla, büyük kız kardeş, yaşça büyük kadın kız . Combara: Sık ormanlı vadi, geçit vermez cangıl "-geçen havta ava
gittileridi, hale dönmediler. Heral combarada gaybolup gittiler"

Cörtlemek: Hayvanların ürkerek kontrolden çıkması, denetimsizce koşması, ofutmak. "-Deli tay bir ofuttu ki ardından etiş(o dutabilene aşk olsun, cörtledi gitti. "

Cıllamak-Cıllımak-Cılızmak: Kararından vazgeçmek. Yan çizmek. Oyun bozanlık etmek.

**-** Ç ç **-**

Çara: Yeni doğmuş buzağı, oğlak, kuzu dışkısı. (2) Çare, çözüm, umar. Çark: Çıkrık, bir tür ip bükme aygıtı. Elle çevrilen ve birbirine biri büyük diğeri küçük iki çemberden oluşan, yün pamuk ve kalın ip haline getirilmesinde, ya da ham ipliğin Kecefe ile birlikte iki büküm haline getirilmesinde kullanılan aygıt.

Çatalavrat: Bir tür kırkayak, küçük süründen. (2) Boyu çok kısa kalçası çok. geniş kadınlar için; "-Çatalavrat yapılı şey."

Çatak: Kuru dere, kışın yağmur sularının selolup aktığı, yazın kuru su yatağı.

Çatma: Yarım daire şeklinde çul ya da keçeden çadır. Adını kurulmasında kullanılan ahşap parçaların iple birbirine bağlanmasından - çatılmasındanalır.

Çav, çağ: Ince uzun kesilmiş ağaç gövdesi. Bahçelerin çevresini çevirmede ve gapsaa yapımında kullanılır. (2) i nce uzun boylu erkekler için; "-Çav gibi dikilip durma orta yerde .. "

Çebiç, çebiç: Bir yaşıı keçi yavrusu, oğlağın büyüğü.

Çeç: Hububat yığını. Harman yerinde hububat tanelerinin samandan ayrıldıktan sonra yığın halinde bulunması.

Çeve,çeğe: Hayvanların kanı ile beslenen, küçük saçma ve nohut büyüklüğünde asalak böcek, kene,

Çeleni: Toprak damlı köyevlerinin yan duvarlarının üst noktasından taşan saçakların alt yüzü. Yere bakan yüzü. " - Yamırda damın çelenisine durdum da çok ıslanmadım." (budaki "'n" harfi yine genizden söylenmektedir.)
Çıkı: Içerisinde öteberi- ekseri giysiler- bulunan dört hüb'üğü baplı bez parçası, bürülerek dört hübüğü bağlanmış peştamal.

Çıkla: Saf, katışıksız, katıksız olarak, yalnızca kendisi.

Çılpık: ince uzunca yırtılmış, kesilmiş bez parçası.

Çımgı: Kıvılcım, özellikle su, çamur ve ateşin küçük parçacıkları.

Çımgımak; Su çamur ve ateş parçacıklarının sağa sola sıçraması. "-Yay gününün ıs/cağmda ormana bir çımgı düşmüş, her taraf küloldu. "

Çımgışmak: Insan bünyesinde herhangi bir yerin uyuşması ve ardından da karıncalanması. " Yatakta golumun üstüne yatmışıyln uyuşmuş, hindi de çımğıştyoru. "

Çıngıl: Salkım, üzüm salkımı.

Çırtlık: Yabani sakızlık ağacı ve meyvesi, menengiç, mellengiç.

Çıtım: Salkım parçası, salkımdan bir parça, küçük salkım.

Çileşmek: Siyim siyim yağan yağmur, çiselemek. "- Yağmur çileşmeye başladı, goşoor sergilerimiz topla. "

Çineter: Geniş gözlü büyük kalbur. Bakliyat kalburu.

Çingil : Helkeden küçük bakırdan yapılmış kap, Bakraç.İçine yemek su, süt,ayran gibi sıvı konulan kap. Süt yoğurt kabı. Küçük helke.

Çirpi: Davulcunun ince çubuğu. (2) Çok zayıf kadınların bacakları için; " -Çirpi bacak"

Çişten: Hoppa, şımarık genç kız ve kadınlar; " -Çiştenliğitme-şımarma- , anlamında gıZları büyüdükçe eyden - fazlaca- çiştenleşti." (Buradaki" n"
harfi yine genizden çıkartılan sestir.)

Çolpa: Sakar, sakatça, beceriksiz insanlar için; "- ..... mı, o çolpanın birisi canım."

Çomaç : Yufka ekmeğin içine taze yayılmış tereyağı koyak yapılan sıkma türü yiyecek. yağlı çomaç. "Yayıktan bir pataz yağ alıp çomaç yapdı yidi".

Çomça: Ahşap ya da metalden uzunca saplı kepçe. (2) Bazı yörelerde kurbağa yumurtasından yeni çıkmış .. kocabaş- yavruları için" -Çomçabaş" denmektedir.
cascavlak bir adam geldi. "

Çöğdürme,Çövdürme : Ayakta işeme. "Duradan aşa çöğdürüür".


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın