bayarsahna.sitemynet.com
KÖYÜMÜZÜN KUŞBAKIŞI GÖRÜNÜMÜ

________ ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET SÖZLÜĞÜ _______
**** A - B ****
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA.
** C - Ç **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ
* D ** E *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* F ** G *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* H - I - İ *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
* K - L *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
**M**N**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**O**Ö**P**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**S**Ş**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

** T **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

**U**Ü**V**
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA
** Y ** Z **
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA

* K - L *
ÇUKUROVA YÖRESEL AŞİRET ŞİVELERİ SÖZLÜĞÜ SAYFA


**** K ****

Kakaç: Pirzola, ya da etin ince uzun doğranarak közde, kor ateş üzerinde pişirilmiş şekli.

Kakdırmak. Itelemek. Ağır bir nesneyi yerinden oynatmak, itelemeye çalışmak. Virinmek.

Keeefe: Çeşitliipin çile durumundan iki büklüm haline getirilmesinde Çark ile birlikte kullanılan, ikili üçlü ahşap parçaların yatay bir eksen üzerinde dikeyolarak bağlanması ve ortasına da destek çubuğu geçirilerek bütünlenen çerçeve şeklinde bir ilkel tekstil gereci.

Kelefe: Kecefeye geçirilerek iki büküm yapılacak, tek büküm ham iplik çilesi. Haşılı yunmuş ham iplik çilesi.

Keleş: Hoş, güzel, hoşa giden, beğenilen biçimde. " .... glZl böyüdükçe bir keleş oldu ki görme. Duftuğun işi keşel dut. Bulaşıklan keleş yu. Gölüğümüzü keleş gaşala - tımar et-."

Kelten: Kertenkele, küçük sürüngen. (2) Açlık ya da hastalıktan ötürü iyice zayıflayan hayvan ya da insan için: "-Keltene dönük, eyice ırgrnlaşık. "

Kerkez: Akbaba, kerkenez. Palangaldıran, kemik kıran. Kesmik: Kaba çöpü makbulolmayan saman. Hububat saplarının boğum yerleri, an, ak yerleri.

Kestel: Keçi kılından yapılmış tek büküm ip.

Keşşik: imece, yardımlaşma, iş ve eylemde yardımlaşma. Özellikle ekin ve harman işlerinde yardımlaşma. - Boon garşı mahalleye keşşiğe gittiler."

Ketir: Ağaçsız, otsuz taşlık kıraç tepecikler, orman örtüsü aşırı derecede kaldırılmış bu yüzden yüzey toprağının da erozyonla aşınıp yok olması sonucu ortaya çıkan verimsiz, kıraç yerler.

***K-L***
Kevki: Uzun ince saplı ve kabağının şişkin karnına açılan yuvarlak ağzı ile bir su kabı - saplı gibi- kullanılması hali. "-Yalan söyleme, yarrn teneşirde imanrna kevkiyle sıcak su dökülecek. "

Kirmen : Eğirtmeç. Yün, kıl gibi dokuma malzemelerinin tek büküm ham iplik haline getirilmesinde kullanılan, haç şeklinde bağlanan iki parçanın ortasında dikine bağlantı çubuğu ile birbirine geçirilmiş ahşap gereç.

Köşşek: Yeni doğmuş deve yavrusu.

Köristan: Tek giriş çıkışlı kaya ovuğu ve böyle bir yerin yakın çevresi.
Köz: Kor ateş, alevsiz yanan kömür ya da odun ateşi. "-Kötü habar alınca içine bir köz düştü zavallımin, yanar da yanar."

Kaltak: At ve katırların sırtına vurulan özensiz semer. (2) Bozuk ahlaklı kadın.
Kösülmek: Kütük gibi uzanmak yatmak.

Kelete: Özellikle de malın- Büyük baş ve küçük baş hayvanlar- iyilerinin seçilip arta kalan döküntü kısmı. Kör, topal ve zayıf olanları.

Kereetmek: Hicvetmek, aşağılamak amacıyla çekişmek, karşıdaki ile alayetmek.

Lavgar: Geveze, lafazan, çenesi düşük. Hem çok konuşur, hem de laf taşır. " -Bırak canım onu, lavgarın teki, ağzında yaş bakla ıslanmaz. Öyle lavgar adam ki yanındakiler yandı."

Kürü: Yeni doğmuş eşek yavrusu.

Lepe: Bol sulu bulgur çorbası. Acılı ve ekşili sıcak sıcak yenen ve çok çok tüketilen köylü, aşiret yemeği.

Löbüt: Büyük ahşap çivi. Bir çok amaçla kullanılan 30-40 cm uzunluğunda ağaçtan yontulmuş ucu sivri çivi.

Lök: Erkek deve, daylak. Ekseri kervanın birinci sıradaki devesi, lider durumundaki erkek deve. (2) Yöneticiler içinde gerçekten yerini dolduranlar için: "-Helelolsun lök gibi adam, eyi idereci. "






ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın