bdesteguloglu.sitemynet.com
Ayetler Boş Sayfa Ayetler Namazda Okunacak Sureler ve Dualar Siirlerle Menkıbeler Peyganberimizin (s.a.v) Hayatı Foto Albüm Linkler Sayfam

Foto Albüm

1.gfl

sehitlerimiz.gif

BİR DESTANDIR ÇANAKKALE

Onlar ağızlarıyla Allahın nurunu söndürmek istiyorlar. Allah ise, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacaktır. Müşrikler istemese de dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderendur.

Saf Sûresi / 8-9. Ayet



Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret eden halkı mürteci, Gayri Müslimlerin bile kabullenip inandığı, hayretle kaleme aldığı savaşta yaşanan mucizevi olayları, manevi olayları ise hurafe olarak nitelendiren bir avuç tuzu kuru geçen hafta gündemi belirledi. Gerçi attıkları çamurlar halkın unuttuğu değerleri hatırlayıp, sahip çıkmasını sağlasa da çamur at izi kalsın anlayışı onların felsefesiydi.

Bir metrekareye altı bin merminin düşmesi, zeytinin bir adedinin üç ayrı lokmada ekmeğe katık edilmesi gibi milletlerin kuruluş veya kurtuluş yıllarında yaşadıkları sırrî olaylar efsane olarak nitelendirilirken; Ardahanın Damal ilçesindeki Karadağa Atatürkün silueti gölge şeklinde düşüyor diye tören yapılmasında kimse mistizmden yada hurafeden söz etmiyor.

Oysa Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli. diyerek Anadolu toprağını koruyan şehit Mehmetçikler dile geliyor bu topraklarda: Kim ölü? Duymuyor musunuz yüreğimizin atışını?diyerek haykırıyorlar. Onlar ölü olmadıklarını, yüreklerinin vatan için hâlâ atmakta olduklarını haykırırken reddedemeyeceğimiz, öldürüp yok edemeyeceğimiz, kendimizden ayıramayacağımız, gölgemiz, iftihar kaynağımız olan, bize güven veren, varlığımıza anlam katan tarihimizden utanmak neyin nesidir acaba?

Mustafa Kemalin Çanakkale muharebesini kazandıran yüksek ruhtur hatırlatması bu zaferin ana fikri değil midir? Hayal sınırlarınızı zorlayacaksınız.... Bir metrekareye altı bin merminin düştüğü bir yerde, düşman saldırısına göğüs geren Mehmetçik bu kuvveti nereden almıştı?

İngiliz Kumandanı tarihçi Homilton: Bizi Türklerin maddi gücü değil, manevi gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı. Fakat biz, gökten inen güçleri müşahede ettik. derken zekâ ve hayal gücünden beslenen mitolojik bir hikayeden mi bahsediyordu?

İngiliz Harbiye Nazırı olan ve müttefiklerin ve İngilizlerin Çanakkaleye saldırma kararı almasını, "Merak etmeyin! Ben üzerimdeki şu bahriye kıyafetiyle Türklerin payitahtına oturacağım." şeklinde ifadelerle teşvik ve ikna eden Churcill, muharebe sonrasında "Anlamıyor musunuz, biz Çanakkalede Türklerle değil Allah ile harbettik! Tabii ki yenildik." derken şiirselleştirilmiş bir deha ürünü mi sergiliyordu?

Çanakkale Savaşının her karesi bir azmin, bir inancın yansımasıdır Kaybettiğimiz bir sürü değeri aradığımızda bulabileceğimiz bir deryadır Çanakkale. Her taşı, her adımı şehit kanı, tarih ve mana kokan bir mekan; Allah için, vatan için, namus için can verenlerin mekanıdır Çanakkale. Sabah Allaha kavuşmayı arzulayarak düşmana güçlerinin son raddesine kadar vatanı savunan akşamda vuslat edenlerin yattığı bir mekandır Çanakkale. Orası bir tarih şuuru ve milli, manevi değerlerimizi diri tutmak için bir ibret vesikasıdır.

Çanakkale denilen bu toplumun, bu devletin, bu toprağın dünüdür, tarihidir, özetle hafızasıdır. Çanakkale bir destandır. Destanlar milletlerin yiğitliğinden, kahramanlığından, sevincinden, gözyaşından, kanından ve gerçekten de canından oluşmuş, süzüle gelmiş büyük eserlerdir.

Derinliklerinde, Türk ve İslam inançlarının durdurulması, Avrupadan dışa atılması ve Orta Asyaya kadar takibi yatmakta olan, haçlı inanç ve ideolojisi üzerine inşa edilmiş bulunan Çanakkale Savaşları bir İslâm ve Türk destanıdır. Çanakkale ölümle hayatta kalmanın kavşak noktası olmuştur.

Çanakkale savaşlarında, düşmanlarda en modern teknik ve silahlar, en geniş imkanlara sahip askerler vardı. Onlara karşı Türkler ise iman, inanç, cesaret, vatanperverlik, disiplin ve askeri bilgilerle karşı koyarak muvaffak olmuşlardır. Çanakkale haysiyet ve varlığını koruyan Anadolu insanının orada kullanılan silahlar ve maddî gücün yanında manevî değerler ile yazılmış bir şâheserdir.

Herkes bilsin ki burada kanlarını akıtanlar hep bu tarih, bu namus ve fazilet için öldüler. Onların kan borcunu ödemek lazımdır. Eli kalem tutanlar destanlarını yazsınlar, ressamlar levhalarını çizsinler, şairler şiirselleştirsinler, muharrirler hikâyelerini yazsınlar, sağ kalanlar rahmet okusunlar.

Fikirleri yalan dolan, safsata dolu; mantık, ciddiyet, seviye, tutarlılıktan uzak birtakım sahte aydınlar, kendilerini dev aynasında görüp millete hor bakan birtakım türediler, istedikleri yerlere istedikleri gibi gidecekler, istedikleri gibi eğlenecekler, fakat başkalarının Çanakkale'yi ziyaret ederek orada Fatiha okumasından rahatsız olacaklar, aralıksız şekilde İslâm dinine ve dindar Müslümanlara saldırıp duracaklar ve nerede bu devlet diye yırtacaklar bir yerlerini.

Çanakkale ziyaretçilerini kafalarına göre sınıflandırıp, bir yerlere sürekli gammazlayanlar, Avustralya'dan gelen Anzak torunlarının taşkınlıklarından hiç rahatsız olmayanlar, Çanakkale'ye ziyaretlerin artmasından neden rahatsız oluyorlar? Çanakkale - Anıtkabir gibi bir ikilem ortaya atarak halkın dini inançlarına, dini görüşlerine, mukaddesatına adîce saldırmak barbarlıktır, vahşîliktir, medeniyetsizlik ve alçaklıktır.

Çanakkale Zaferi, hiç şüphe yok ki, milletimize çok ağıra mal oldu. Hemen hemen her Türk Ailesi, Çanakkale'de bir ferdinin kanını akıtarak, bu zaferde pay sahibi olmuştur. Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin, imanı, inancı, insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini, yıldıramayacağını bütün dünyaya ispat etmiştir. Bu savaş, milletçe uyanışımızın gerçek başlangıcı olmuştur. Çanakkale'de bol bol feda edilen kan, Türk istiklâlinin ve Cumhuriyeti'nin harcına karışmıştır.

Biz bu zaferin neresindeyiz? Bu zafer bizim için ne ifade ediyor? Bütün sıkıntılarımızın temelinde acaba bu zaferi hazırlayan etkenlere olan yabancılığımız mı geliyor? Başımızı iki elimizin arasına alıp yeniden düşünme sıramız gelmedi mi? Ne dersiniz

ÇANAKKKALE'M

Komutanlar ve askerlerin birbirine inandığı güvendiği noktada mucizeler, hayaller gerçeğe dönüşmüş...
Çanakkale ikna ediyor insanı,inancın gücüne hem düşüncede, hemde hareketteki birliğin yüceliğine.Ufuktan da ötesini görmüş bu şehit olan askerlerimiz.Görünenin ardındakini hissedebilmiş.Metrekareye düşen altıbin mermi bile, umutlarındaki geleceğe zerre kadar işlememiş.Metrekareye altıbin merminin düştüğünü düşündüğümde dahi oturduğum yerde sinirim bozuluyor.Bu güçlü irade hangi toplumun tarihinde vardır acaba, diye uzun uzun düşündüm.Bu ayrıntıya benim takılıp kaldığım gibi takılmadı bu yiğitler, Ezineli Yahya Çavuşlar, Onbaşı Koca Seyitler, Bigalı Mehmet Çavuşlar,Saçı Kınalı Mehmetçikler.
İmkan ve imkansızlıkları iyi belirleyip durumun özüne inebilmişler.Bir satranç oyuncusu gibi hiçbir gerçek olanağı şansa bırakmamış, karşı hamlelerin hepsini iyi hesaplayabilmiş bir geçmişin bir kurtuluş mucizesinin büyüklerine sahip olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi.Kainatın sonsuz özgürlüğü haksızlığın peşini bırakmaz...
İngilizlerin Çanakkale'de Anafartalar Gurubunu mağlup edip de cepheyi yine de sökemeyince, yeni bir harekete giriştiler, cepheyi sağdan çevirmek.Düşman planını bozmak için Kireç Tepe'yi tutmak gerekiyordu.Onca korkunç patlayışlar, kızıl kıyamet arasında ihaneti doğuran yedi düvel düşmana rağmen Kireç Tepe Allah'ın da izniyle tutulur.Yürekleri ve beyinleri arasına dahi dostunu da düşmanını da sokmamayı başarırlar.
İkiyüzellibin şehit vermişiz o altın çocuklar, altın nesil mehmetçiğin anısına hatırasına yürek dolusu, gönül dolusu muhabbetlerin en deriniyle sonsuz sevgiler.... diliyorum.
Türk askerlerindeki bu ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldir.Çanakkale savaşını kazandıran bu yüksek çelik ruhtur.Üstelik hasta adam iken; yetmişyedi düşman milletin dediği gibi.
Conkbayırında Maraşal Fevzi Çakmak'ın anıtının yanıbaşındayken, Atatürk'ün gözetleme yerinden tuz gölünün ihtişamına bakarken bir de siperlerin içine girdiğinizde ( bizim siperlerin on metre karşısında Anzak siperleri...) 1915 'lere gitmemek imkansız.Bir an o cehennem anlarına gidiyor tüm duygularınız burnunuzun direğini sızım sızım sızlatıyor.Ruhunuzun tüm katmanlarına yayılıyor.
Güçlü bir sinema sektörümüz olabilseydi en az onbeş Oscar'ı yakalayabilecek muhteşem bir kurtuluş hikayesi var ki! hepimizin asil damarlarına kazınmış.
Konuyla ilgili çok sevdiğim şu satırları da sizlerle paylaşmak istedim.

'' Bu memleketin toprakları üstüne kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız.Huzur ve sükun içinde uyuyunuz.Sizler, mehmetçikle yanyana koyun koyunasınız.Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşınızı dindiriniz.Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. ''
1934 Mustafa Kemal ATATÜRK

'' Ölüm indirmede gökler,ölü püskürmekte yer.O ne müthiş bir tipidir,savrulur enkazı beşer; kafa,gövde,kol,ayak,parmak yağar vadilere sağnak sağnak sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın.Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.Tüllenen mağribi akşama sarsam yarana.Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana............. ''

Mehmet Akif ERSOY

senvaryok.gif

Bu bölüme, yerleştirdiğiniz resimlerle ilgili açıklamaları girin. Benzer resimleri birarada yerleştirmeye özen gösterin.

fener.jpg

dunya_1_.gif

Bu bölüme ürünleriniz ya da hizmetlerinizle ilgili vermek istediğiniz bilgileri girin. Bilgilerin kısa ve net olmasına özen gösterin. Buradaki bilgiler ziyaretçilerinizi müşteriye çevirebileceğiniz yerdir.

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın