|
SERÇE DOĞDU, BÜLBÜL OLDU :
Yakup YURT
Bugün çok özel bir gün... Çünkü Fransız kültüründen nasibini almış kırk yaş üstü, altmış sekiz kuşağı sanat ve musiki aşinalarının sevgilisi, Edith ablası, garp bülbülü, Edith Piaf'ın 1915'te, Paris'te doğum günü.
Gençliğimin geçtiği bu diyarlarda onun o eşsiz sesiyle mırıldandığı duygu dolu şarkılarla daha ılımlı, daha olumlu bakmayı öğrendim yaşama.
"La Vie en rose
Les Trois Cloches
Hymne à l'amour
Padam... Padam...
Sous le ciel de Paris
Non, je ne regrette rien
Les Amants d'un jour
La Foule
Milord"
şarkıları hepimizin dudaklarındadır halâ.
1963 yılında vefat etti. Sevenlerinin oluşturduğu insan seli içinde Paris'teki meşhur sanatçı mezarlığı Père Lachaise'e gömüldü. O gün bu gün değerinden hiçbir şey kaybetmedi. Tam aksine yıllara inatla direnen kaliteli bir Fransız şarabı gibi mantarını açmanızı bekliyor sabırsızlıkla...
O ki akrobat bir baba ve Kabil kökenli şarkıcı bir annenin kızıdır. Küçük Edith babasına yardımcı olmak için sirkte şarkıcılığa başlar. Daha sonra sokaklarda halk şarkıları söyler. Derken kader onu 1935'te, Champs-Elysées yakınlarında şık bir mekan olan "Le Gerny's" kabaresinin patronu Louis Leplée ile karşılaştırır. Sonra, küçük serçe kendi kanatlarıyla uçmaya başlar; uçar uçar, büyüdükçe büyür, unutulmaz bir bülbül olur. İkinci dünya savaşı yıllarında, klüp ve müzikhollerde şarkı söylemeyi sürdürür ve tutsak askerlerin kaçmasına yardımcı olur. Savaştan sonra, en çok tanınan şarkısı "La Vie en rose-Toz pembe yaşam'ı" besteler. Çeşni olarak bir bölümünü sizler için çevirdim. İkramımdır.
...
Beni kollarına aldığında,
Birşeyler fısıldadığında kulağıma
Yaşamı toz pembe gösterir bana,
Günlük sözcüklerle
Aşk kelamları ettiğinde,
Çok dokunur bana
Kalbime girdi
...
Ve onu görür görmez
Kalbimin atmaya başladığını
Hissederim.
...
Sıkıntılar, üzüntüler silinir gider
Mutluyum, mutlu ölecek kadar.
Yakup YURT ©
Brüksel, 19.12.2005
Yakup YURT
|