|
Geçmişiyle günümüze çayeli
ÇAY CENNETİ ÇAYELİ
Çayelinin ekonomisi çay üretimine dayanır. İlçede Çaykura ait 5, özel sektöre ait 12a tane çay fabrikası bulunuyor. Bu fabrikalar sayesinde ilçe halkı istihdam sağlıyor ve ilçenin insanları yine bu fabrikalardan emekli olarak hayatlarını devam ettirirler. Rize ve çevresinin iklim özelliklerinin kivi yetiştiriciliğine uygun olduğu öğrenilmesinden sonra, devletin de teşviki ile çaya alternatif ürün olarak kivi üretimi yaygınlaştı. Ve bundan dolayı ilçede son yıllarda kivi üretimi büyük oranda önem kazandı.
İlçemizde tarımın yanı sıra hayvancılık da yaygındır. İlçe de büyükbaş hayvancılığın yanı sıra arıcılık da önemlidir. Çayelinin birbirinden güzel çiçekleri arı peteklerinde birleşerek bala dönüşürler.
Diğer geçim kaynaklarından bir de balıkçılıktır. Çayelinde toplam tane liman bulunuyor. Bunlardan en büyüğü Çayeli merkezde bulunan limandır. Burada Karadenizden en fazla hamsi, barbunya, istavrit mezgit gibi balıklar tutulur. Çayeli ayrıca yeraltı zenginlikleri açısından da önemi bir yerdir. Çayelinin Madenli Beldesinde bulunan Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. (Ç.B.İ.), 1983 yılında kuruldu. Türk yabancı ortaklığında dayanan İşletmede yine Çayelili halk burada çalışma fırsatı buldu. Ancak bütün bunlara rağmen, ilçe İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlere göç veren yerlerden biridir.
DEĞİŞEN TOPLUM
Çayelinin sosyal yapısını mercek altına aldığımızda eskiye oranla çekirdek aile yapısının yaygınlaşmaya başladığı görülüyor. Yerleşmeye uygun düz alan olmadığından yerleşme merkezlerinin sahil şeridinde ve akarsu vadilerinde kurulmuştur. İlçede Doğu Karadeniz Bölgesinin geleneksel yapı şekli gözlenmektedir. Ev yapımında taş ve ağaç kullanılır. Genellikle evler iki katlıdır. Alt kat taş yapı üstü ahşap ve kiremitle örtülüdür. Zemin taşla örüldükten sonra üst kısım dolma taş da denen bir teknikle ağaç ve taş birlikte kullanılarak örülür. Kullanılan ağaç kestanedir. Zemin kat ahır veya depo olarak kullanılır. Ancak modern dünyanın getirdiği yeniliklerle bu yapılar yerini çok katlı binalara almıştır. Ancak bugün, Çayeli insanı çoğunlukla dar kıyı şeridinde birikmiş ve yapılan yeni binalarla dip dibe yaşamak zorunda kalmıştır. Köyler dağınık yerleşim tipi özeliğini korurken ilçe merkezinde yan yana yapılar yükselmiştir.
Eskiden hemen hemen her evin yanında küçük küçük evler belirirdi. Bu yapılar serender ya da diğer adıyla naylalardır. Yiyeceklerin doğal şartlardan etkilenmeden korunmasını sağlayan ve direkler üzerinde kurulan naylalar, tıpkı eski ahşap evler gibi unutulmaya yüz tutmuştur.
ZOR YAŞAM KOŞULLARINDA ÇAYELİLİ KADINLAR
Anadolunun çoğu yerinde çok eşli geleneği vardır, ancak ilçede böyle bir aile yapısı mevcut değildir. Bunun sebebi birçok insana göre Karadeniz kadınının direnişçi olmasındır. Çayelinde tıpkı diğer Karadeniz il ve ilçelerinde olduğu gibi kadınlar için yaşama koşulları çok zordur. Çay toplayan, topladıkları çayı yine kendi sırtlarıyla taşıyan, ot biçen, ağaç budayan, kışın yakacak odununu kesen Karadenizli kadınların bütün bu zorluklara karşı direnci ve azmi çok büyüktür. Karadeniz kadını hayvan yetiştirerek ve bahçesine ektiği ürünlerle elinden geldiğince aile bütçesine de yardım etmeye çalışır. Karadenizli kadın boş durmayı sevmez ve durmadan çalışır. Bunun içindir ki çoğu kadınların elleri nasır tutmuştur.
NE GİYİYORLAR
Çayeli;nde giyilen kıyafetler kadınlarda keşan, peştamal ve erkeklerde ise kıyafette bir farklılık yoktur. Ancak modern dünyanın getirdiği moda vesaire gibi bazı kavramlar ile yöresel giysiler, Türkiyenin birçok yerinde olduğu gibi, yerini tek tipleşmeye bıraktı. Karadeniz kadınları artık Keşan ve peştamalı dekoratif olarak kullanmaktadır. Yani bu yöresel kıyafetler giysi olmaktan çıkmış ve masa örtüsü gibi aksesuarlara dönüşmüştür. Ancak köylerde hala bu giysileri giyen Çayelili kadınlar vardır.
ÇAYELİ MUTFAĞNDA NELER VAR?
Karadeniz yemeği denince akıllara ilk olarak hamsi ve lahana gelir. Çayelililerin geleneksel yemeklerinin en başında vazgeçilmez lezzetiyle ünlü Çayeli kuru fasulyesi var. Bunu yanı sıra mısır ekmeği, hamsili pilav, laz böreği, mısır unu ve tereyağından yapılan mıhlama, lahana sarması, lahana çorbası, kara üzümden yapılan pepeçi ya da diğer adıyla pepeçure ve hamsikoli gelir. Çayelili kadınların ellerinden geçen bu güzel yemekleri kendi yetiştirdikleri ürünlerden yaparlar.
NERELERİ GEZELİM
Çayeli şehrin beyin tırmalayıcı sesinden, kalabalığından, trafiğinden uzak sakin bir Karadeniz ilçesidir. Eğer bu yorgunluktan kurtulup dinlenmek istiyorsanız Çayeline gidip buradaki güzellikleri görmelisiniz. Örneğin Şairler Mahallesinde bulunan Ağaran şelalesi özellikle ilkbaharda yağmurların da etkiyle daha da coşkun akar. Yemyeşil ormanların arasından akan berrak su, beyaz köpükleriyle görenleri büyüler.
Çayelinde birçok tepe vardır, bunlardan en bilineni Kupsa tepesidir. Burası piknik yapmak için ideal bir yerdir. Masmavi bir deniz manzarasına sahip olan Kupsa Tepesi düzenlenen Çayeli Festivallerine de ev sahipliği eder. Burada tulum eşliğinde horon eder Çayelili insanlar ve biten çay mevsiminin yorgunluğunu çıkarırlar.
İLİM İLİM BİLMEKTİR
Çayeli eğitime önem veren yerlerden biridir. İlçede 21 ilköğretim okulu ve başta Çayeli Vakıfbank Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi olmak üzere 5 lise bulunuyor. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi de ihtiyaç doğrultusunda kursiyerlerine kapısına açıyor. İlçede 19971998 akademik yılında eğitime başlayan Karadeniz Teknik Üniversitesine (KTÜ) bağlı Çayeli Eğitim Fakültesi vardır. 2002 yılında ilk mezunlarını veren Fakülte, ilçede sosyal, kültürel ve ayrıca ekonomik yönden olumlu gelişmeler sağlamıştır. Çayelinde bir de Halk Kütüphanesi bulunuyor. Öğrencilere ve Çayeli halkına zengin kaynak sunan bu kütüphane kitapseverlerin hizmetinde bekliyor.
ÖNCE SAĞLIK
Bildiğiniz gibi insan sağlığı ve insan hayatı çok önemlidir. Çayelinde bir Devlet Hastanesi, bir de Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Hastane;si ve ayrıca 7 Sağlık ocağı ile 29 Sağlık evi vardır. Dolayısıyla ilçede bulunan tüm doktorlar ellerinden geldiğince Çayeli halkına hizmet vermeye çalışıyorlar.
SPORCU ÇAYELİ
İlçede bir spora çok önem veriliyor. Çayelinin bir futbol takımı bulunuyor. Çayelindeki okullardan katılan öğrenciler bu takımın alt yapısını oluşturuyor. 2004-2005 sezonunda minikler ve büyüklerde il şampiyonu olan Çayeli Spor, birçok başarıya imza atmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
Rizenin en güzel ilçelerinden biridir Çayeli. Rizeye 19 km doğusunda yer alan bu şirin ilçe, Karadenizin hırçın dalgalarının sahiline dokunduğu, yemyeşil ormanlarla kaplı küçük bir beldedir. Hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı, sıcak insanlarla dolu bu yer, adını da en önemli geçim kaynağı olan çaydan almıştır. İlçenin neredeyse bütün topraklarını örten çay, güzel kokusuyla insanları büyüler.
Çayelinin eski adı olan Mapavri, kimi kaynaklara göre bu isim Rumca, kimi kaynaklara göre ise Lazcadır. Ancak Mapavride ne Rumca, ne Lazca konuşulmuştur. Yöre halkının dili Türkçedir. Yalnız bazı köy adları ile kullanılan eşya ve araçların adları Türkçe değildir.
Çayeli ilçesinin merkeze bağlı 33 mahallesi, 53 köyü bulunuyor. Çayeli;nde biri merkez ikisi de belde olmak üzere üç belediye hizmet veriyor. Şehir nüfusu 2000 yılı nüfus sayımına göre yaklaşık olarak 26 000 iken yine aynı tarihteki ölçümlere göre toplam nüfus ortalama 56 000;dir.
ÇAYELİ'NİN TARİHİ
Çayelinin bilinen tarihi M.Ö. 700 yıllarında başlar. Mileteruslarca kurulan yerleşim merkezi olan ilçe, sırasıyla Roma, Bizans ve Rum Pontus imparatorluklarının egemenliği altında kalmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Eski adı Mapavri olan Çayeli, Rize ilinin en eski bucağıyken 1 Eylül 1944'te ilçe olmuştur.
Uzun süre Osmanlı toprakları içinde kalan Çayeli, Birinci Dünya Savaşının başlamasının ardından Ruslar tarafından işgal edilir. İki yıl süren işgalin ardından Ruslar, Bolşevik Devrimi sonrası işgal ettikleri topraklardan geri çekilirler. Kurtuluş Savaşının başlaması Anadoluyu çokça yıpratmış ve halk zor durumda kalırlar. Savaş sonrası Çayeli, bütün yurt gibi fakirleşir. Çayeli insanı açlık, yokluk, eğitimsizlik, işsizlik gibi türlü problemlerle yaşarlar. Ancak Çayeli insanı çalışkanlığı sayesinde bugün çay ziraatının de gelişmesiyle ilçe hızlı bir büyümeye sahne olmuş ve Çayeli'nin yüzü değişir.
ESKİDEN NELER KALMIŞ
Çayelinde birçok tarihi eser vardır. Bunlardan bu eserlerin arasında camiiler bulunur. Bu camilerden ilki Cafer Paşa camiidir. Denize hâkim bir teras üzerindeki eski bir mezarlığın yanında yer alan bu camii 1467 yılında inşa edildi. Cafer Paşa tarafından yaptırılan camii ile birlikte ayrıca bir değirmen ve bir de hamam yaptırıldı. Değirmen hala ayakta olduğu halde hamam yıkıldı. Çayeli Eski Camii ya da diğer adı ile Hacıbaşı Camii Rus savaşı sırasında harap oldu. Ancak daha sonra restorasyon yapılsa da eski özelliğini yitirdi. 1826 yılında yapılan Ormancık Camii ise Mahmutlu ve Geyik mahallelerinin arasında yer alır. Bölgenin geleneksel ahşap yığma duvarı, kırma çatılı camilerden birisidir. Bütün bunarlın yanı sıra Çayelinde birçok tarihi köprü vardır. Bu köprülerin en önemli özelliği kemerli olmalarıdır. Taşma seviyelerine göre tasarlanmış olan bu köprüler tarihin tanıklarıdır. Bu köprülerin başında Yeşiltepe Köyü köprüsü 15 metre yüksekliğinde olan bu köprü 100 sene önce yapıldığı düşünülüyor. 18. yüzyılda yapılan bu köprü rivayete göre çocuğu olmayan bir kadın köprüden bir taş alıp dereye atar ve hamile kalır. Bu olay kukatan kulağa yayılır. Bunun üzerine köprünün kenarındaki taşlardan eser kalmaz ve kimse köprüyü kullanmaya cesaret edemez. Bugün dahi kullanılmayan köprünün korkulukları yoktur. Uzundere Köprüsü ise 60 sene önce halkın yardımlarıyla yaptırılmıştır. Şairler Köprüsü 1946'da yapılan bu yapı 7 metre uzunluğundadır. Bütün bunların dışında Seslidere, Yamaç, Sırt Köyü Çakırlı, Âşıklar Deresi Yanıkdağ, Çataklıhoca Çıkarun köprüleri Çayeli'nin tarihe tanıklık etmiş köprüleridir.
BU DA ÇAYIN ÖYKÜSÜ
Hiç düşündünüz mü, içtiğiniz çayın öyküsünü? Çayın Doğu Karadenize gelme hikâyesi 1917de başlar. Batum ve çevresinin Türkiyeye geri verilmesini izleyen günlerde bir heyet incelemeler yapmak için yöreye gönderilir. Yörede gözlem yapan heyet geri döndüğünde, Doğu Karadeniz bölgesinde çay bitkisinin yetiştirebileceğine dair bir rapor sunulur. Ve çay tarımının yapılmasını önerilir. Bunun yanı sıra, limon, mandalina, portakal ve bambu gibi meyvelerin yetiştirilmesinin Doğu Karadeniz iklimine uygun olduğu belirtilir. Ancak, rapor bir süre dikkate alınmaz. Ekonomik sıkıntı nedeniyle Rize ve çevresinde göçün giderek artması nedeniyle 1924 yılında TBMM bu konuyu gündemine almış ve daha önce yayınlanan rapor gündeme gelir. Ardından aynı yıl bir kanun çıkartılmış ve Ziraat Umum Müfettişi, Ziraat Mühendisi Zihni Derin Rizede çay yetiştirilmesin başlanması konusunda görevlendirilir. Ve çay üretimi konusunda denemeler yapar. Başarıyla noktalanan bu çalışmalar sonucu Doğu Karadeniz o günden bu yana çay tarımı yapmaya devam edilir.
ÇAYELİ NERDE
Coğrafi Özelliklerine bakılırsa, Çayelinin kuzeyinde Karadeniz, batısında Rize ve Güneysu ilçesi bulunurken, doğusunda Pazar ve güneyinde de Çamlıhemşin, Hemşin ve İkizlere ilçelerine bağlı köyler vardır. Denize paralel yüksek sıra dağlarıyla dar bir kıyı şeridine sahip olan Çayeli, bu coğrafi özelliği nedeniyle tipik bir kıyı ilçesidir. Çayelinde Doğu Karadeniz iklimi yaşanmaktadır yani yazları serin, kışları ılıman ve her mevsim yağışlı bir iklim görülür. Kıyıdan 750 metre yüksekliğe kadar olan saha geniş yapraklı kıyı ormanlarıyla kaplıdır. Başta kayın, kestane, ıhlamur, gürgen, kızılağaç, karayemiş, yabani kiraz gibi ağaçlar bulunur.
NERDE O ESKİ DÜĞÜNLER
Çayelinde düğünler de birçok gelenek gibi evrimleşmiş ve eskiden evde yapılan düğünler düğün solanlarına taşınmıştır. Nadir de olsa eski tarz düğünler yapılsa da salon düğünleri daha revaçta. Atma türkülerle eşliğinde yapılan eski düğünlerde, büyük kazanlar kaynar ve gelen misafirlere yemek verilirdi. Eskimeyen ve unutulmayan tek şey burada horondur. Horon oynamak Karadenizlinin ve Çayelililerin kanında vardır. Karadeniz dalgalarını andıran ritmi duyan her Çayelili ister istemez o ritme eşlik eder.
|
|