|
|
YANACAKSIN!
Kimi günahların gizlendiği, kimisinin yeşerdiği!
Baharın ilk gecelerinden birini yaşıyordu gökyüzü.
Gizemli karanlıkların tam ortasında,dolunayın parlaklığına,
Koca bir leke düştü... senden yana, sana dair!
Tüylerim diken diken oldu bir anda düşününce seni.
Kör bir kurşun saplandı, dünyamın sol meridyenine,
Ay ışığı kararmış,ışıtmıyordu artık düşlerimdeki seni.
Kuruntular beynime, yabancı bir beden sana musallat!
Kahretsinnn...hissediyorum yeşerttiğin günahın doruklarındasın,
Her öpüşmende bir yıldız düşüyor alev topu gibi;
Senin için dayayıp döşediğim gökyüzünün derinliklerinden!
Çoban yıldızı küskün... samanyolu kirlenmiş artık ihanetinden.
Gece; kahır yüklenmiş omuzlarına, yüreğim paramparça,çaresizlikten;
Bu... senin beni ilk aldatışın; benim ise son aldanışımdı gönlümde!
Tuallerimden gökyüzünü, yüreğimden yalancı yüzünü silip attım,
Açtım cehennemim kapılarını sonsuza dek, içimdeki ateşleri saldım;
Artık yanmak bana değil... sana yakışır ey sevgilim! |
|
SENDEN BANA...
Ay; yüreğimde tutulur...
Gözlerimde çerçevelenince hayalin,
Kahpe gecelerin,can alıcı yarılarında.
Düşer yıldızlar bir bir...
Adını sayıkladığım dudaklarıma,
Baykuşların tünediği, güvercin sessizliğinde.
Düşlerim kopar kabuslarla...
Pamuk ipiğine bağlı uykularımdan,
Yılanlar gibi sokar yokluğun,varlığımı!
Tırnaklarım çekilir...
İşkenceye dönen özlemlerinin hücresinde,
Bakarım; hep sönüktür sokak lambaları.
Yavru kıvılcımlar, anaç yangınlara dönüşür...
Tutkularımın sevda savaşlarında!
Ve hep,yenilen yüreğim olur,yüreğinin zulmünde.
|
|
ŞİMDİ SEN...
Allah bilir ya...
Şimdi sen, uyuyorsundur bu vakitler!
Ve ben yine yokluğunun nöbetlerindeyim,
Her zamanki gibi... sen bilmesende.
Katran karası gecelerde,kahrolası yalnızlığımla başbaşa,
Devrilmiş şişeler masamın üzerinde,hayalinse gözlerimde.
Yosun rengi kağıtlara,tütün kokulu şiirler yazarım!
Yazarımda hep korkarım! bir gün eline geçerde okursun diye,
Adını çıkartırım, satır aralarından anlamaman için!
Uyandığında bakarsın ki...
Geriye ne şiir kalmış,nede destan;buruşmuş kağıtlardan başka.
Allah bilir ya,
Şimdi sen yine uyuyorsundur bu vakitlerde!
Ve ben yine can çekişiyorum tırnak uçlarımda,
Her zamanki gibi... sen hissetmesende.
Bedenimin her hücresine sinmiş özleminin dayanılmazlığında,
Türkülerim ağıt olur dökülür dudaklarımdan, sen duymazsın!
Pencerelerimden süzülen anason,sarhoş eder bulutları,
Yakarım denizleri hırsımla,yakarımda korkarım tutuşursun diye!
Söndürürüm yüreğimdeki yangınları, sana zarar gelmemesi için,
Uyandığında bakarsın ki...
Geriye ne ben kalırım, ne de sen...savrulan küllerden başka
|
|
ÇELİŞKİ...
İki adam bir kadını sevmişti,
Kadınsa, bir üçüncüsünü sevdi;
Herkes seviyordu kısaca.
Ama,
Ne gariptir ki,
Hiç kimse birbirini sevmiyordu
|
|
YETER ARTIK...
Ne sağına, ne de soluna dönmene karıştım!
Vazgeçtim başkalarından,hep kendimle yarıştım.
Aza kanaat ettim yokluklarla savaştım,
Artık, bir kere de benim için dön...
Dön be! kahrolası dünya.
*
Dertlerim yokuş aşağı, mutluluğumsa yukarı!
Çukur-çamur bana; hayatın dar yolları.
Öyle sarmışki bırakmıyor feleğin kahpe kolları,
Artık, bir kere de benim için dön...
Dön be! kahrolası dünya.
*
Darılmış baharlar,yeşile hasret gönül bağım,
Çiçekler açsa yeter, meyve vermesede razıyım.
Güneşden vazgeçtim inan, ay ışığına muhtacım,
Artık, bir kere de benim için dön...
Dön be! kahrolası dünya.
|
|
ÖLECEKSİN...
Sen... beni terkettiğinde öleceksin!yüreğimde,
Fırtınalara tutulu kalmış, uçamayan kuşlar gibi.
Özgürlüğün esaretin olacak gönlünün kafesinde!
Tutuşturduğun yangınlar senide sarıp yakacak,ben gibi,
Kuruttuğum denizlerde geriye küllerin kalacak sadece.
Sen... beni aldattığında öleceksin! yüreğimde,
Yitirecek rengini gözlerin, bir başkasına baktığında.
Adın kahpe geçecek dudaklarımda,her hatırladığımda,
Yıldızları söküp indireceğim,benden gayri bakışlarında!
Başıma yıktığın gökkubbenin altında sende olacaksın.
Sen... beni unuttuğunda öleceksin! yüreğimde,
Bedenindeki kirli tenler ecelin olacak, bensizliğinde.
Peşini bırakmıyacak izleri sevdamın gölgesinin!
Çırpınacaksın hayalimi silmeye çalıştıkça düştüğün bataktan,
Beni boğmaya çabaladıkça ellerin,sende öleceksin yüreğimde |
|
Şiir ve yürek, ikisi bir dünya!
Hemde bana ait....
|
|
UZAKLARDAN...
Bir ses duydum uzaklardan,
bardaklardan boşanırcasına yağan yağmurlar gibi.
Tutulması imkansız... duyulması imkansız!
Islatırken üşütmeyen,
Buruk bir türkü tadında.
*
Bir ses duydum uzaklardan,
Gece yarılarında gelip geçen hırsız bulutlar gibi.
Anlatılması zor... tarif etmesi ondanda zor!
Bakarken görülmeyen,
Kırık bir ayna karanlığında.
*
Bir ses duydum uzaklardan,
Kelebeklere nazire yapan gökkuşağının renkleri gibi.
Tuallerde çizimsiz... şiirlerde dizesiz!
Okurken çözülmeyen,
Eski bir mektubun sararmışlığında.
*
Bir ses duydum uzaklardan,
Küçük bir çocuğu korkutan, gökgürültüsü gibi.
Rengi seçilmez... kokusu hissedilmez!
Ürpertirken güldürmeyen,
Kurak toprakların çatlamalarında.
*
Bir ses duydum uzaklardan,
Kulaklarda çınlayan, seni seviyorum şarkıları gibi.
Büyüsünden kaçılmayan... lavlarında durulmayan!
Tutkuların en güzeline akan,
Bir kaç damla gözyaşında.
|
|
|
|
BU ŞEHİR...
Tek kişik bir hücre gibi bu koca şehir,
Öylesine inmiş ki gökkubbe yeryüzüne!
Dar geliyor dünya bana, ben dünyaya...
Gündüzü toz duman, gecesi ıssız ve karanlık.
Her köşe başında yokluğunun nöbetçileri dizili!
Kan damlamakta çeşmelerinden, gittiğinden beri.
Mahkumum... sürgünüm... özlem dolu caddelerinde,
Seni tutamayan, beni sana salmıyan bu koca şehirde.
İsimlerimiz kazılı ağaçlar hep kurumuş, ümitlerim gibi,
Kuşlar inmez olmuş parklara, virane ruhuma benzemiş!
Küskün esiyor rüzgarlar! senin olmadığın bulvarlarda,
Ölü bir bebek gibi içimde bu şehir,doğuramadığım!
Sancılarımda sen... feryad-u figanımda sen...
Bir garip başıma kaldım sensiz bu koca şehirde ben.
|
|
ELVEDA!
Bu benim için,
Bir pes ediş, bir teslimiyettir!çaresizliklerime,
Galibiyetlerimin altına gizlenmiş mağlubiyettir.
Denizlerimin derinliklerindeki sır dolu çöllerimdir!
Yangınlarımdan geriye kalan küllerimin uçuşlarıdır.
Bu benim için,
Nil nehri öpüşlerimin,kızıl denize akan hıçkırığıdır.
Sevi yağmurlarımın ardından, battığım çamur çukurudur!
Belki de gökyüzümden kayan son yıldızımdır,tutamadığım;
Son gecem,son şafağım, belki de son baharımdır,yaşıyamadığım.
Bu benim için,
Bir tükeniştir; gücümün bünyeme sığmamasından dolayı!
Eşzamanlı bir geçişin vedasıyla vuslatıdır sonsuzluğa.
Bal rengi gözlerimin, hayata beyaz bayrağıdır dalgalanan,
Bu benim vazgeçtiğim davaların son vedasıdır...ELVEDA!
|
|
|
|