|
|

DEMEDİM Mİ SANA?
Ben sana demedim mi? ceylanım...
Gönül dağlarında gezme, vurulursun diye.
Anlatmadım mı sana?
Sevda ırmaklarında tuzaklara yakalanırsın diye.
Ben sana demedim mi? gülüm...
Gönül ovalarında açma, solarsın diye.
Anlatmadım mı sana?
Baharları yaşatmazlar,dalından koparırlar diye.
Ben sana demedim mi? kelebeğim...
Gönül vadilerinde uçma, yakalanırsın diye.
Anlatmadım mı sana?
Ömründen ömür çalarlar, doyamazsın yeşile diye.
Ben sana demedim mi? yürek kuşum...
Gönül semalarında kanat çırpma bensiz diye.
Anlatmadım mı sana?
Kör bir kurşuna canın teninden ayrılır diye.
Ben sana demedim mi? küçüğüm...
Hayat takvimi sayılıdır,elbet tükenirsin diye.
Anlatmadım mı sana?
Dünü getiremezsin,yarını bilemezsin sadece bugün diye.
|
SEVİŞİYORLARDI...
Yazdan kalma bir kasım gecesiydi o gece ,
Koca şehir,
Derin bir uykuya dalmış yorgunluktan.
Bir ben uykusuz, birde şehvet yüklü deniz!
Ha! birde dalgaların kollarında sevişen mehtap,
Sessiz çığlıklarla alemdeyken onlar
Med-cezir sarhoşluğuyla!
Öksürüğümle son buldu sevişmeleri,
Şafak sökerken gözlerimde.
|
|

HER DEM AŞK!
Ben aşkı; zemheri soğuklarda buldum!
Ocak tütüşlerinde... kedi sokuluşlarında.
Bir kupa şarapın, kızıla çalan renginde,
Altı is karası tasın, kaşıklanan çorbasında.
Kalın parmakların sardığı bir kaç nefeslik cigarada,
Tavanlara asılı kalan dalgın bakışlarda buldum!
Ben aşkı; el değmemiş baharlarda buldum!
İlk açan çiçeğe konan kelebeğin zerafetinde.
Hilalin durgun göllere gülümseyen yüzünde,
Ilık ılık esen meltemlerin, dudaklarımı öpüşünde.
Saçlarımı okşayan ellerinin,bedenimi titretişinde,
Her vuslatta yeniden doğuşumuzda buldum!
Ben aşkı; sevip sevilmeyenlerde buldum!
Yazılmış destanlarda.... yakılmış ağıtlarda.
Gitipde gelmeyeceklerin ardından sallanan mendillerde,
Kara trenlerin acı acı çığlık attığı peronlarda.
Masallardaki kaf dağının ardına gizlenmiş hasretlerde,
Ben aşkı; aşk için çarpan yüreklerde buldum!
|
|

GEREK!
Geriye dönüp bakmanın bir anlamı yok!
Dün,dünde kaldı,bugün,yarına bakmak gerek.
Yaşananlar, yaşayanlara aittir;iyisiyle kötüsüyle,
Acılar sürekli olamaz, mutlulukları ümit etmek gerek.
Birbirimizi sevdik veya hoşlandık tartışmak anlamsız!
Hatasız kul olmaz ha sende ha bende; farketmez,
Yanlış hesap bağdattan döner,bunu böyle bilmek gerek.
Hayat kısa, yaşam zorluklarla dolu... öyle değil mi?
Her anı dolu dolu geçirmek, en akılcı yol olsa gerek.
Ben artık vazgeçtim yüreğimi ateşlerde yakmaktan!
Sanada külleri güllere dünüştürmek düşse gerek.

|
|
|
|
|
|