blooms414.sitemynet.com
ANASAYFA !AnKeT! . : Giflerim : . ron&herm galerisi Görüşürüz!! Renklerin Dili Hoşş sitelerim.. Yazılar Felan: Kim bu kız? Teşekkürler!!
SAÇMALARDAN SEÇMELER Candydoll Maker

Yazılar Felan:

Harry Potter Kitaplarından Notlar:

Hogwarts'ta 147 merdiven vardır. Her cuma merdivenler hareket ederek yer değiştirirler.

Harry Potter'ın babası James Potter'ın takma adı Çatalak (Prongs) tır.

Mutlu insanlar asla hayalete dönüşemezler.

Harry Potter'ın babası James Potter öğrenci iken Gryffindor Binası'nda Kovalayıcı pozisyonundaydı.

Hogwarts Okulu yaz tatiline girdiğinde okulda bir tek, temizlikten sorumlu olan Filch kalır.

Büyücü parası galleons, sickles, knuts'da 29knuts= 1 sickle, 17 sickle = 1 Galleon'a eşittir.

Albus Dumbledore'un doğum tarihi 1840'tır.

Birinci Kitap Felsefe Taşı'nda yer alan sihirli aynanın üzerinde "Kelid stra ehru oyt ube cafru oyt on wohsi" yazmaktadır. Bunun anlamı "Ben senin suratını değil, kalbindeki tutkuları gösteririm." (I show not your face, but your heart's desire)

Hagrid bir yarı devdir. Annesi bir devdi.

Minerva McGongall'ın doğum tarihi 1920'dir.

Ejdarha yetiştirmenin yasaklandığı yıl: 1709.

Her 5 yılda bir Dünya Quidditch Maçları düzenlenmektedir.

Basilisk sadece çatal dili konuşabilme yeteneğine sahip kişi lerin kontrolüne girebilir.

Prof. Quirrell Trolleri kontrol edebilme yeteneğine sahip bir büyücüydü.

Mugglelar Ruh Emicileri görmedikleri halde onları hissedebilirler.

Quidditch kelimesinin Qu-affle, Bl-ud-ger, Bl-ud-ger, Sn-itch 'ten geldiği düşünülüyor.

Durmstrang kelimesini açtığımızda Almanca'da kelimeler "Strang und Dumr", ingilizcede "Storm and Stress" anlamına gelirken türkçe de ise "Fırtına ve Stres" anlamına gelmektedir.

Beauxbatons kelimesinin açılışı "Beautiful Wands" anlamına gelirken türkçe de "Güzel Asalar" anlamına gelmektedir.

Harry'nin soyadı J.K. Rowling'in arkadaşı Sean Potter'dan gelmektedir. Ve J.K. Rowling Harry ismini seçmesinin nedeni sevdiği isimlerden biri olmasıymış.

Hagrid'in köpeğinin ismi Fang (Türkçe'de Sivri Diş). Fransızca'da bu kelime Crackadur yani arkadaşça anlamına gelmektedir.

Weasley soyadı, İngilizce'de Weasel kelimesinden geliyor. (Weasel=Gelincik). Ve de bir Weasel (Gelincik) nerede bulunur? Tabii ki oyukta. Weasley'ler nerde yaşıyor bir kovukta/oyukta.

Draco latincede ejderha ve yılan anlamına gelmektedir. Ve de soyadları Malfoy latincede Maleficus kelimesi ile anlamı kötü-insan. Lucius ise yine latincede Lucifer'dan gelmektedir. Anlamı Şeytan demektir. Lucius'un karısı Narcissa ismi ise Yunan Mitolojisi'nden gelmektedir.

Slytherin eski ingilizcede anlamı akıllı, kurnaz, ve gizlice iş yapmada hünerli demektir.

Voldemort'un Fransızca'da anlamı Ölüm Uçuşu anlamına gelmektedir. (Flight of Death).

Ernie ve Stan isimleri Jo'nun büyük babalarının isimleridir. (Azkaban Tutsağı kitabında Hızır Otobüs kullanıcıları).

"Fidelius" Büyüsü nün anlamı sadık, bağlı ve güvenilir,güven anlamına gelmektedir.

Private Drive sokağında 14 tane lamba bulunmaktadır.

Gringotts Bankası soygunu 31 Temmuz'da gerçekleşmiştir.

Albus Dumbledore Karanlık Sihirbaz Grindelwald'ı 1945'te alt etmiştir.

Albus Dumbledore eskiden Biçim Değiştirme profesörüydü.

1637 yılında Kurtadam Yönetmenliği ve Sabırsız Elfric'in ayaklanması çıkmıştır.

Hogwarts'ta Quidditch sezonu her zaman Kasım ayında başlar.

Perenelle ve Nicholas Flamel Devon'da sessiz bir hayat sürdüler.

Ejderha beslemek 1709'da Cadılar Kongresi'nde yasaklandı.

1637 Kurtadam Yönetmenliği ve Sabırsız Elfric'in ayaklanmasının yasaklandığı yıl.

Prof. Dumbledore Karanlık Sihirbaz Grindelwald'ı 1945'te alt etti.

Prof. Dumbledore Hogwarts müdürü olmadan önce Biçim Değiştirme Profesörüydü.

Dumbledore'un Patronusu Anka Kuşu şeklini alıyor.

Private Drive'da 14 lamba bulunuyor.

Kehanet dersindeki Kristal Küreler genellikle öğrencilere 3. sınıfta 2. dönem gösterilmektedir.

İlk Sihir Bakanı olan cadı Artemisia Lufkins'dir. (1754).

Püfür, gümüş maddesinden elde edilmektedir.

Çok Özlü İksir, Fevkalade Muktedir İksirler kitabında yer alıyor. Yaratıcısı Tilan Lant olduğu düşünülüyor.

Bir Quidditch maçında zeminin sert olması oyuncular için anlamı hızlı havalanabilmektir.

Voldemort'un yandaşları olan Ölüm Yiyenleri bir arada toplamak için Morsmorde büyüsünü kullanmaktadır. Morsmorde'nin Fransızca'da anlamı ölümden bir parça almak'tır.

Dumbledore'un Anka Kuşu Fawkes adını Guy Fawkes'dan almıştır. 1605'te ateş gücüyle House of Parliament'i vurmuştur.

Voldemort Harry doğmadan on yıl önce dehşet salmaya başlamıştı. (1970).

Dudley'nin ilk öğrendiği kelime: Olabilemez.

Aberforth Dumbledore Domuz Kafası'nın barmeni.

1979 yılında Gryffindor Binasından mezun olup bir yıl sonra Sirius Black 1980 yılında 12 büyücü ve 1 muggle öldürme suçundan Azkaban Hapishanesi'ne götürüldü.

Lily ve James Potter'ın doğum tarihi 1961'dir.

Severus Snape 1979 yılında Slytherin Binası'ndan mezun olup 1981'de iksir profluğuna başlamıştır. 14 yıldır Hogwarts'ın İksir Profesörüdür.

Severus Snape'in doğum yılı 1961'dir.

Puddlemore United Quidditch takımı büyücü dünyasındaki en eski takımdır. 1163 yılına dayanmaktadır.

İlk çataldili bilen cadı Juan Demonté'dir. Demonté'nin Salazar Slytherin'in atası olduğu düşünülüyor. (1072).

Büyücü Dünyası'ndaki en büyük saf kan ailesi Lee Ailesi'dir. (1077).

Tilan Lant Büyücü Dünyasında bugün bulunan birçok iksirin yaratıcısıdır. (1075).

Hogwarts'ın yaratıcılarından biri olan Helga Hufflepuff'ın diğer yaratıcıların dağılmasıyla kendisi ormanlara geri döndü ve yeniden bitkileri araştırmaya başladı.

Hogwarts'ın diğer yaratıcısı olan Rowena Ravenclaw bu dağılmadan sonra en iyi arkadaşı Helga Hufflepuff'la yolculuğa başladı.

Godric Gryffindor'un bir savaşta öldüğü düşünülüyor.

Salazar Slytherin bütün muggle ve muggle doğumluları büyücü dünyasından atmak için Necromancy'e adamış kendisni. Böylece vücudunu hep genç tutabileceğine inanmış.

Rita Skeeter'ın doğum yılı 1951.

Newton Scamander'ın karısı Porpentia Scamander Dorset'te üç Mıncıkla, Miller ve Mauler ile birlikte yaşıyor.

Newton Scamander'ın doğum yılı 1897.

Leopoldina Smethwyk, Quidditch maçında ilk hakemlik yapan cadıdır. (1829 - 1910)

Hesper Starkey ilk defa iksir yapımında ayın şekillerini kullanan cadıdır. (1881 - 1973)

Edgar Stroulger sinsioskobun yaratıcısıdır. (1703 - 1789)

Felix Summerbee Eğlendiren Muskaların yaratıcısıdır. (1447 - 1508)

Jocunda Sykes Atlantik okyanusunu süpürgesiyle geçen tek ünlü büyücüdür. (1915 - ?)

Laverne Montmorency birçok aşk iksirini yaratan cadıdır. (1823 - 1893)

Ragmar Dorkins Chudley Cannons takımını yöneten büyücü.

Yen Dzou, 4 yüzyılın ilk Çinli Simyacısıdır.

Perpetua Fancourt Lunascope'u yaratan ilk cadıdır. (1900 - 91).

Rupert Grint Röportaj:

Rupert Grint. Beş kardeşin en büyüğü olan Rupert'ın yaşamı canlandırdığı karakterle benzer özelliklerle dolu. Kızıl saçlar, kalabalık aile, örümcek korkusu ve şekerleme düşkünlüğü gibi. Ayrıntılar şöyle:

Tam Adı: Rupert Michael Grint
Doğum Tarihi: 24 Ağustos 1988
Eğitim:8.sınıf
Burcu: Başak
Saç Rengi: Kızıl
Göz Rengi: Yeşil
Yaşadığı Yer: Hertfordshire, İngiltere
Sevdiği Oyuncu: Jim Carrey Hawnve John Cleese
Aile: Nigel ve Jo Grint
Kardeşler: James, Georgina, Samantha and Charlotte
En Sevdiği Müzik: Rap
En Sevdiği Ders: Kimya
Hobileri: Resim yapmak, Futbol, Yüzme, Golf oynamak, Bilgisayar Oyunları, Gitar çalmak

Ona ulaşmak isterseniz;
Rupert Grint
Peter Fraser & Dunlop
Drury House
34-43 Russell St.
London WC2B 5HA , UK
_________________________
-Uzun zamandır saçların uzun. Görüntünü değiştirmenin sebebi neydi?

Hiçbirşey; bu benim klasik tembelliğim! (gülüyor) Azkaban Tutsağı çekimlerinden sonra berbere gitmeye üşendim. Yapımcılar yeni saç şeklimi görünce Ateş Kadehi için böyle devam etmemi istediler. Ron'un kişiliğine yakın buldular bu saç şeklini. Bu karar bana uydu çünkü saçlarımı kestirmeyi hiç sevmemişimdir.

Daniel Radcliffe kendisini sinema ekranında görmekten nefret ediyor. Sen de öyle mi?

Hayır hiç öyle değil. Ben eski filmlerimi de izliyorum. Örneğin kısa bir süre önce Felsefe Taşı'nı seyrettim ve çok eğlenceli buldum! Küçük halimi görmek beni rahatsız etmiyor. Garip olduğunu düşündüğüm tek şey sesimin değişmiş olması. Dayanılmlaz bir ses ! (Gülüyor)

Eğer başka bir potter karakteri oynayabilseydin kimi seçerdin?

Malfoy ! Filmlerde kötü karakterleri seviyorum ve benim için Malfoy’u oynamak güzel olurdu. Hem milyonlarca fanın sizden nefret ediyor olması ilham verici olurdu (gülüyor)

Genellikli filmlerde ne tür rolleri oynamayı istersin?

Ron'un tam zıttı olacak rolleri oynamayı çok isterim. Mesela katil gibi çılgın karakterler. (gülüyor) Ama sanırım bu roller için henüz gencim.

Yeni kitapta Ron için neler olmasını istersin?

Umarım sonunda Quidditch'i oynar ! Dan bana her zaman Quidditch sahnelerinin çok zor olduğunu söylüyor ama umrumda değil! Quidditch beyaz perdede çok iyi görünüyor. Duyduğuma göre Ron Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nda Quidditch oynuyor. Eğer ben filmdeyer alacaksam sonunda bu spordaki becerimi ispatlayabileceğim!

Duyduğuma göre dedin. Öyleyse Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nı okumadın?

Yani.... Denedim ama bitirmedim. Şu an sadece 3.bölümdeyim. Çok tembelim, zaten anladınız. (Gülüyor)

Ron'un aşk hayatında sence neler olacak?

Herkes Ron ve Hermione'nin çıkacağını düşünüyor ama ben bu sonun başarılı olacağını düşünmüyorum. Bu fikrin beni memnun etmediğini söylemeliyim: Şuan romantik sahneleri oynama isteğim yok. Zaten Azkaban'daki belli sahnelerde Emma'nın elini tutmak zorunda kaldım ve utadım.

Gelecek Harry Potter filminde hangi aktörü görmek istersin?

Mike Myers! Austin Powers fanıyım ve onunla bazı sahneleri oynamayı çok isterim. Bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek çünkü filmde sadece İngiliz oyuncuların oynama izni var.

Senin yetenek denemesinde rolü alabilmek için kadın kılığına girdiğin doğru mu?

Tamamen değil. Denemelerden önce oyun direktörlerine kaset yollamamız gerekiyordu. Denemek için kadın kılığına girmeyi seçtim. Etek giydim, makyaj yaptım ve kamera önünde doğaçlama bir rap gösterisi yaptım. (gülüyor) Bu benim 2.denemeye girmemi sağladı.

Okulda çok azimli bir öğrenci olmadığın görünüyor.

Evet bu açıklamada gerçeklik payı var.(gülüyor) Okulu sevmiyorum. Öğretmenlerim bu duurmdan çok memnun değil. Harry Potter filmlerinde rol alıyor olmam okulda bana bir ayrıclaık tanımıyor. Örneğin, Azkaban Tuysağı çekimlerinden sonra okula döndüğümde ödevlerimi yapmamış olduğum için gözaltındaydım.

Her zaman aktör olmak istedin mi?

Hayır. Daha küçükken dondurmacı olmayı hayal ettim. Ama söylemeliyim ki o meslek çok fazla seçenek sunmuyor. (gülüyor) Eğer aktör olmasaydım tasarımcı olmak isterdim. Çizim yapmak benim en sevdiğim uğraş.(ayy benimdeee:D) Animasyonlu filmleri ve tv şovlarını seviyorum.

Bizde onu seviyoruzz..

ronn3.jpg

Hermione Nefreti:

Bu Şiiri Bi Siteden Buldum
Emma'dan baya baya nefret ediyo heralde:)

Pıtırkurt suratlı Emma;
Sakın Tom'a sarılma.
Ezelden beridir yaptıların yalakalık;
Bıktık artık senden salatalık.

Nedir bu erkeklerin çektikleri senden?
Anlamıyor musun hala beynin bezelyeden.
Aynalara sorarsın var mı güzeli benden?
Halbuki yok bir farkın bezeliyumru irininden

İçinde onlarca keleker yumurtası vardır;
O tiksinç,yoluk saçların yapaydır.
Ne zaman görsen bir kamera;
Benzersin yeni doğmuş bir burnuğa.....

(kızla alıp-veremedikleri ne anlamadım)

emma3.jpg

GEREKSİZ BİLGİLER
# Mona lisa'nın kaşları yoktur çünkü Rönesans dönemi Floransa'sında kaşları almak modaydı.
# Happy Birthday(iyi ki doğdun)parçası Warner Bros.firmasına aittir ve 28 milyon dolar ödenmiştir.
# Bir otomobil en az benzini 40 ila 60 km hızla giderken harcar.
# Singapur'da çiklet satışı çevreyi kirlettiği için yasaklanmıştır.
# Vatikan'da çalışanlar gelir vergisi ödemez.
# Hitler 1933 yılında TİME okurlarınca yılın adamı seçilmişti.
# Mozart öyle bir piyano parçası bestelemiştir ki piyanistin bunu çalabilmesi için iki elinin yanında burnunu da kullanması gerekir
# Joan Collins 1983 yılında Playboy'a soyunduğunda 50 yaşındaydı. Derginin o sayısı kısa sürede tükenmişti.
# Erkeklerin %10'u kadınların ise %8'i sol elini kullanır
# Sadece bir saç kılından,o kişinin cinsiyeti,yaşı ve hangi ırktan olduğu anlaşılabilir.
# Yunanistan'ın milli marşının sözleri 158 dizedir.
# Nobel ödülleri 1969 yılına kadar,fizik,kimya,tıp,edebiyat ve barış alanlarında verilirmiş.O yıldan sonra bunlara ekonomide eklenmiş.
# Bir Amerikalı ortalama olarak günde 560 reklam seyreder.
# Camel sigaralarındaki devenin adı yaşlı jou'dur.
# ABD'de Mcdonald's'ın olmadığı tek eyalet merkezi Montpelier'dir
# Bir kaşığı ancak 120 damla su doldurabilir.
# Kırbaç şaklar çünkü ucu ses hızından daha çabuk hareket eder.
# Bir çift tavla zarındaki noktaları toplarsanız 42 bulursunuz.
# Kanada'da 25 sentten fazlası bozuk parayla ödenmesi yasaktır.
# Tibet'te konuklara dil çıkarmak olumlu bir davranıştır.
# Dünyadaki en yaygın ilk ismin Muhammed olduğu sanılmaktadır.
# Tokyo trafiği öyle yoğundur ki 50 dakikalık bir yolculukta bisiklet,gidilecek yere daima otomobilden daha çabuk varır.

Öğrencilik Yılları

Harry,Ron ve Hermione 5. yılda güneşli bir günde göl kenarında geziyorlardı.Sonra Hermione
'Harry hadi bi ağacın altına oturalım,hava iyice bunaltmaya başladı'
'İyi, fikir' dedi Ron ve hep beraber çınarın altına gittiler.
'Bugün sende bir durgunluk var Harry' dedi Hermione,
'Hermione doğru söylüyor,bizede mi anlatmıycaksın abi' dedi Ron
'Harry sadece kafasını salladı,ve 'Hiç' dedi.Ama içinden birşeylerin hesabını yaptığı her halinden belli oluyordu.
'Kendin bilirsin ama Harry pek iyi görünmüyorsun'dedi Hermione.Ron imayla başını salladıktan sonra
'Eee son k.s.k.s sınavı hakkında ne düşünüyorsun Hermione' dedi.
'Tam bi rezaletti,Ron kötü not alacağımı daha önce sana söylemiştim.Benim moralimi bozmak için mi açtın bu konuyu' dedi hiddetle.Ron
'Hermione asıl sen konuyu nerelere çekiyorsun' dedi gözleriyle kafası öne düşmüş Harry'yi işaret ederek,Ama Hermione anlamışa benzemiyordu.yine aynı sinirlilikte 'Bak Ron benim moralimi bozmak istiyorsan bunu başka bir şekilde dene,sınavlar benim hassas noktam,bunu bildiğin halde neler söylüyorsun!'
'Hermione,anlamış olmanı ummuştum ama yanılmışım!'dedi Ron şaşkınlıkla karışık bir öfkeyle.Hermione tam ağzını açıp cevap verecekti ki Harry 'Çocuklar yeter tamam mı,yeter..' dedi bıkkınlıkla ve hızla ayağa kalkıp okula doğru yol aldı.Sonra içine küçük bir pişmanlık çöktü ama diğer taraftanda kendisini savunuyordu kendi kendine 'Kavga etmeselerdi bunlar olmazdı,zaten moralim bozuk',diğer taraftan 'Ben başka birşeye kızgınken bunu onlardan çıkarmam yanlıştı' dedi.'Hem onlar hep kavga ediyorlar,artık alışmam lazım'.Diğer taraftan küs kaldıklarında aralarında köprü olmaktan hiç hoşlanmıyordu,bi taraftanda eninde sonunda barıştıkları aklına geldi.Gerçektende diye düşündü neden hiç küs kalamıyorlardı..Sonra birden birine bir şeye çarptı kafasını kaldırıp baktığında iki ela göz,çiller ve uzun kızıl saçlar gördü:
'Merhaba Harry,biraz dalgınsın galiba.Önemli birşey yok değil mi?' dedi Ginny
'Ha evet biraz' dedi çekinerek 'Önemli değil,boşver' dedi,Kulaklarının yandığını hissediyordu.Sevdiği kız karşısındaydı..
'Peki' dedi Ginny 'Eee nasılsın,sınavların nasıl geçiyor?'
'İ-iyi sayılabilir' dedi.'Seninkiler nasıl?'
'Pek iyi değil ama idare ediyorum' dedi gülümseyerek.Sonra bir ses 'Vay vay vaay' dedi 'Weasley ve Potter.Ona teklif mi ediyorsun Potter ya da sen Weasley,onu o yaralı kafasıyla kabul edebilecek misin?' dedi sırıtarak.Ardından Harry 'KAPA ÇENENİ VE BAS GİT MALFOY' diyemeden
Ginny ona bir Pelte bacak büyüsü yollamıştı.Harry sırıtıyordu ve Malfoy'da inleyerek ayakları birbirine dolanmış şekilde yerde kıvranıyordu. Ginny ile Harry arkalarına bakmadan okula doğru yürüyorlardı ki bir ses soluk soluğa 'Hey Harry,Ginny bekleyin lütfen!' dedi.Harry bu sesi tanıdı.Tabiki Ron'du,Hermione ile birlikte son sürat geldikleri belliydi.Yüzlerinde garip bir ışıltı vardı.Sonra Ron
'Harry artık kavga etmiyoruz' dedi.
'Hiç?'
'Evet,hiç..Bir çeşit söz ve-' 'Harry daha iyi görünüyorsun' dedi Hermione mutlulukla Ron'a bakarak..Harry ve Ginny sırıttılar.

*

Harry,o günden sonra daha rahat nefes alabildi hem Ginny'e olan duygularından emindi hem sınavlar bitmişti hemde Ron ve Hermione arasındaki sakinlik onun kafasını dinlemesini sağlıyordu.Ama kafasını birşey kurcalıyordu:Ginny'e nasıl açılacaktı,yoksa hiç açılmamalımıydı,Nihayetinde o,en yakın arkadaşının kız kardeşiydi..Birgün,son ders olan İksir'den çıktıktan sonra (Harry yine 'F' almıştı) Ron'la birlikte ilk baş erkekler yatakhanesine gidip giyindiler ve ödev için eşyalarını alıp ortak salona indiler.Hermione her zamanki gibi kafasını kitaplara gömmüştü.Ron onu görünce şaşırmadı.
'Hermione,ödevlerini bitirmiş olmalısın' dedi
'Yapma Ron' dedi uzatarak 'Kimse bu kadar çalışmakla işini bitiremez'.
'Haklısın,üstelik kaç derse birden giriyorsun senin daha fazla olması gerekir' dedi.
'Eee Harry,nasıl gidiyor?' dedi Hermione.Harry belli belirsiz başını salladı.
'Harry paylaşmak istemediğine emin misin?' dedi Hermione.Ron bir yastık alırmış gibi yapıp Hermione'nin yanına gitti ve sessizce kulağına:
'Ben hallederim' dedi.Hermione hafifçe başını salladı ve 'E şey,size iyi geceler çocuklar' dedi.Harry başına kaldırıp 'Bu saatte mi?'
'A-evet' dedi ve ve saçlarını savurarak portre deliğinden çıktı.Bir kaç saat geçtikten sonra (ki onlardan başka kimse kalmamıştı) Ron 'Harry' dedi 'Bu son günlerde bize anlatmak istediğin birşey varmı' dedi rahat görünmeye çalışarak,bir taraftan bitmiş ödevini kontrol ediyordu.Harry evet yada hayır demek arasında bocalıyordu.
'Aslında var' dedi.Ron gözlerini ödevinden ayırıp Harry'e baktı.
'Evet,dinliyorum abi'
'Ben....birinden hoşlanıyorum'
'Eee' dedi Ron heycanlandığı çok belliydi 'Kim?'.. Harry biraz tereddüt etti şu anda bunu söylemesi gereken kişi Ron değildi.
'Ginny'
'...'
'Ron?'
'Ha,ha-iyi' dedi yüzü o kadar ifadesizdi ki..
'Birşey demeyecek misin?' dedi Harry bi cevap bekliyordu.
'Ne diyeyim abi,yani bir an önce söyle bence' dedi Ron biraz kendine gelmişti 'Harry gerçekten eminsin değil mi?'
'Neden öyle dedin?' dedi Harry bozulduğunu belli etmeden.
'Yani...Hiç aklımdan bile geçmezdi..' dedi
'Sence bunu nasıl yapmalıyım' dedi Harry,rahatlamıştı..Ron'a söylemişti sıra Ginny'deydi.
'Yarın cuma Harry ondan sonraki gün Hogsmead gezisi var,bizimle gelebilir,sizde sonradan bizden ayrılırsınız ve söylersin' dedi.Kendisi bile bunu söylemesine şaşıyordu.
'Teşekkürler Ron,gerçekten' dedi Harry sesindeki minnetkarlıkla.
'Eee,sen' dedi Harry
'Eee,ben' dedi Ron 'Eee,ben ne?'
'Bilirsin işte,hoşlandığın biri var mı?' dedi Harry.Ron kızardı başka bi yere bakmaya çalışarak
'Nerden çıkardın' dedi.
'Sen bana sordun,benim de merak etmeye hakkım var ' dedi Harry
'Harry,' Ron bu sefer iyiden iyiye kızarmıştı etrafa bakındı ve 'mioneysevıyorm' dedi fısıltıya yakın bir sesle
'NE??' dedi Harry hiç bişey anlamamıştı.
Ron etrafa bakındı,yavaşça kalktı pencerenin yanına durdu,dışarıyı izlemeye koyuldu.'Hermione' dedi netçe..Harry imalı bir gülümsemeyle 'Hiç çaktırmadın yani' dedi.'Ne zaman açıklamayı düşünüyosun?'
'Hiç bir zaman' dedi Ron sessizce iç çekerek.
'Neden açıklamıyorsun?' dedi Harry oldukça şaşırmıştı.
'Harry yapma,o güzel bir kız.Beni kabul edeceğini mi sanıyorsun?'
'Ron asıl sen yapma onu senden daha mutlu edecek birisi yoktur inan bana' dedi Harry
'Gerçekten böylemi düşünüyorsun Harry' dedi Ron yüzünü eğip Harry'ye bakarak 'Ya bana karşı herhangi bir şey hissetmiyorsa?'
'Ron,eğer söylemekten utanıyorsan ben söyleyebilirim,yani istersen'
'Teşekkürler Harry ama istemiyorum.Belki biraz daha cesaretli olabilirsem..' dedi Ron
'Evet' dedi Harry 'Yapabilirsin,örneğin yarından sonra'
'Belki de' dedi Ron gözlerini sönmeye yüz tutmuş ateşe dikerek.

*

Cumartesi sabahı Harry'nin ilk işi Ron'u uyandırıp beraber kahvaltıya gitmek olmuştu..Kahvaltıya indiklerinde Hermione'yi buldular ve Harry 'Günaydın Hermione' dedi 'Senden birşey isteyebilir miyim?'
'Sanada günaydın Harry,tabi ki' dedi vakur bir sesle.
'Şey' dedi Harry 'Ginny'yi bugün bizimle birlikte Hogsmead'a gelmesi için ikna edebilir misin?'.Hermione birşey söyleyecek oldu ama merakından 'O kolay iş de neden ki?' dedi,tam Harry ağzını açarken Ron aldırmaz bir edayla 'Harry ondan hoşlanıyormuş,ama sen böyle durmaya devam edersen asla çıkamıycaklar' dedi.Harry sırıtarak kafasını öne eğdi,en azından Hermione'ye açıklama zahmetinden kurtulmuştu.Hermione alaycı bir nezaketle gülümseyerek yerinden kalktı ve Ginny'nin oturduğu yere gitti ve birşeyler anlatmaya başladı.Harry ve Ron onları izliyorlardı.Hermione gelince 'Tamamdır' dedi kızarmış ekmeğine reçel sürerken.Harry
'Ah Hermione hayat kurtarıyorsun' dedi sırıtarak.
'Sorun değil' dedi Hermione.'Fakat ben bugün Hogsemead'e gelemiyorum çocuklar,küçük bir işim çıktı.Ama önemli değil merak etmeyin.Belki bitince...'
'Yani söylemiycek misin?' dedi Ron.'O kadar önemli olsa söylerdim' dedi Hermione sabırla.Sonra Harry Ron'a
'Şey Ron yani nasıl olsa Ginny'yle biz oraya gittikten sonra beraber takılıcaz,yani sende yanlız kalıcaksın' dedi ağzında geveleyerek.
'E peki gelmemi istemiyosan gelmem abi' dedi Ron gücenmiş bir sesle.
'Yok ondan değil,yanlız kalma diye' dedi Harry avuturcasına
'Zaten benim fazla işim yok,Balyumruk'tan birkaç birşey alıp geri dönerim' dedi.
'Kendin bilirsin' dedi Harry.Kahvaltı bittikten sonra Hermione,Harry'ye şans dileyip ortak salona çıktı.Harry,Ron ve Ginny'de Hogsemead'e doğru yola çıktılar.Balyumruk'un önüne geldiklerinde ben içeri giriyorum' dedi Ron..Harry'ye göz kırptı.Harry artık Ginny'yle yanlız yürüyordu.Heycanlıydı..Hem de çok.Sonra beraber Üç Süpürge'ye girdiler.Ginny'nin çoktan olayı anlamış hali Harry'nin farkında değildi.Harry uygun bir masa bulup oturduğunda midesinin içinde bi tür savaşın olduğu belli oluyordu..kendi kendine 'Tamam' dedi 'Şimdi söyleyeceğim'.Tam ağzını açmıştı ki Ginny birden 'Biliyorum' dedi sakince.Harry o kadar şaşırmıştı ki birden
'Ne!..Nasıl yani?' dedi.
'Yapma Harry' dedi Ginny sırıtmamaya çalışarak..'Çok belli ediyorsun'..Harry söyleyecekti,sıra bundaydı yine ağzını açmasına zahmet kalmadan Ginny 'Bende senden hoşlanıyorum' dedi kayıtsızca ama Harry'nin gözlerinin içine bakarak.Harry'nin o anda hissettiklerini anlatamazdı..başaramazdı..Zorla 'Eee' dedi.kendi bile bu cesaretine şaşıyordu.'Bi daha görüşebilecek miyiz?'
'A tabi' dedi Ginny yüzünde kızarma ifadesi olmadan..Harry daha önce olmadığı kadar keyiflenmişti (tabi Voldemort'un yokoluşunu saymazsa).Beraber elele Üç Süpürge'den çıktılar..Yolda birkaç kişinin şaşkınlık dolu bakışını saymazlarsa ortak salona gelinceye kadar pek bir önemli olay karşılamamıştı onları..Ortak salona geldiklerinde ise gördükleri manzara oldukça şaşırtıcıydı.Hermione dizlerini kendine doğru çekmiş kafasını koltuğun arkasına atmış ve yana çevirmişti..Ron'a bakıyordu.Ron'la elleri birbirine kenetlenmiş bir şekilde koltuğun üzerinde duruyordu.Ron'da aynı şekilde Hermione'ye bakıyordu..Hemde Harry'nin şimdiye kadar görmediği huzur dolu bir ifadeyle..Harry'yi görünce Hermione ve Ron doğruldular.Harry gizlice Ron'a göz kırptı,Hermione hafifçe pembeleşti..Harry kapının ardında birşey saklıyordu sanki..yanlızca elini tutan bir el görünüyordu..Sonra yavaşça kendine doğru çekti..bu Ginny'ydi.Ardından daha bir 10 yıl geçtikten sonra (ki bu yazım ilişiktedir (bkz:10 yıl sonra)made in ben..okumanızı tevsiye ederim)..mutlu mesut yaşadılar..gökten bu defa 5 elma düştü 2 si Ron ve Hermione'ye,diğer iksi Harry ve Ginny'ye e son kalan biride bizeee..

gene ben yazmış bulunmaktayım:))

1139938643_f.jpg

Herşey Yolunda 10 Yıl Sonrası..

O gün hava serindi.Eylülün ortalarıydı..Harry,Godric's Hollow'da,evlerinin bahçesinde,eski günlerde olduğu gibi Ron'la açık havada satranç
oynuyordu.Hermione ise Ginny ile derin bir sohbete dalmıştı.Sonra birden konuşmayı kestiler;Hermione 'şimdi olabilir' dedi fısıltıyla,sonra
Ginny,'Harry sana bir şey söylemem gerekiyor' dedi.Harry 'Evet,dinliyorum' dedi gülümseyerek..Ron'da meraklanıp başını satranç
tahtasından kaldırmıştı,o sırada Hermione ona sırıtarak göz kırptı ve Ginny hafifçe kızararak,titrek bir sesle 'hamileyim' dedi.Harry yerinden
öyle bir coşkuyla kalktı ki satranç taşları etrafa saçıldı.Kahkahalarla gülerek kardeşinin yanına giden Ron,Ginny'e defalarca sarıldı.Harry o
andan sonra Ginny'nin üstüne titremeye başladı.Ron ise Hermione'ye geri kalan bütün gün artık sıra bizde gibi imalarda bulundu.Gün bitip ayrılırlarken Ron, Harry ve Ginny'e gizlice bir şeyler fısıldadı ve Hermione onlara doğru yaklaşınca bağırarak 'Peki öyleyse,yarın görüşürüz'
dedi..Harry ve Ginny,Ron ile Hermione'yi geçirdikten sonra Ginny 'Hayatım,ben eve giriyorum' dedi.Harry başıyla onayladı ve dışarda
duvara yaslanarak derin düşüncelere daldı..Cho'yu anımsadı,Ginny'e aşık oluşunu,Dumbledore'un ölümünü,son horcux'u bulduğu zaman
başına gelenleri,Voldemort'un yok oluşunu...ve acıyla gülümsedi.Gözlüğünü gözüne itip eve girdi.Ginny koltuğa oturmuş Gelecek Postasını
okuyordu.Yerinden yavaşça doğrulup Harry'e 'N'oldu hayatım yolunda gitmeyen bir şey mi var?' dedi.Harry 'Hayır hayatım,beni düşünme senin keyfin yerinde mi?' deyince Ginny 'Yapma Harry' dedi biraz uzatarak,'Ben iyiyim sende birşey var'.Ginny'nin bu halden anlar tavrı Harry'nin herzaman hoşuna gitmişti.Ginny yavaşça gazeteyi elinden bırakıp koltuğun üzerine koydu ve kalktı,Harry'nin yanına gitti.Ellerini tutup 'Harry,tanıştığımız günden beri seni sevdim ben,Hermione yardım etti bana biliyorsun.Diğer türlü işin içinden çıkamazdım,benimki karşılıksızdı.Beş sene sonra sende beni sevmeye başladın bak o günden beri beraberiz,hayatımdaki en büyük mutluluk bu'..'Benimde öyle' dedi Harry gülümsemeye çalışarak.'Benden ayrılmak istediğin günü hatırlıyormusun,hani Dumbledore'un töreninde.Banada zarar gelir diye ayrılmak istemiştin,arkanı dönüp gitmiştin,sence bitmişti ama ben buna asla inanmadım' dediğinde ikisininde gözleri doluydu..Harry konuşmaya çalıştı ama olmadı.Ginny 'Herşey rüya gibi Harry.Bak horcuxların hepsini buldunuz,Voldemort yok oldu.Senin bu durumda
mutlu olman gerek,'Evet,doğru söylüyorsun' dedi Harry.Ve beraber elele yatmaya gittiler..
Harry o sabah kalktığında,Ginny hala uyuyordu,Harry Ginny'nin yanağına doğru eğildi ve bir öpücük kondurdu,Ginny yavaşça kalktı ve
Harry sevgiyle 'Günaydın hayatım' dedi.Ginny gülümseyerek 'Harry bu sen misin?' deyince,Harry 'Uzun zamandır' dedi.ve beraber kahvaltı
yaptılar..Ginny Harry'yi eşofman giyerken görünce 'Yapma Harry doğum gününe böyle gitmeyi düşünmüyorsun değil mi?' deyince Harry 'Ne
var Ginny,en yakın arkadaşlarımızın partisine gidiyoruz' dedi yumuşak bir ifedeyle.'Aslında doğru söylüyorsun ama- Harry onun sözünü
bölerek 'O zaman,sende biraz rahat olmalısın Ginny' dedi sevecenlikle..Ginny kafasını sallayarak güldü.Harry dışarıda arabanın yanında
Ginny'nin gelmesini bekliyordu,Ginny kapıyı kilitleyip arkasını dönünce Harry yavaşça ıslık çaldı 'Ginny' dedi uzatarak,'Bu ne güzellik'.
'Teşekkürler Harry,şımartılıyorum galiba' deyince Harry 'Hayır çok ciddiyim' dedi ve elini zarifçe tutup arabanın kapısını açtı..Yolda giderken
Harry 'Hermione'ye ne hediye aldın' dedi.Ginny 'Orda görürsün' dedi,radyodaki şarkıya katılarak.10-15 dakikalık bir sessizlik çöktü.Sonra
Ginny neşeyle 'İşte geldik' dedi...Ron onları aşırı bir neşeyle karşıladı önce Ginny'e,sonra Ginny'nin karnına sonrada Harry'e
'Hoşgeldin' dedi.Harry buna karşılık 'Bakıyorum ÜÇÜNCÜ plana atılıyoruz' dedi.Üçüncüyü bastırarak söyleyerek.Ron 'Harry sen benim daima
en iyi arkadaşımsın' dedi.Sonra eve girdiler.Tüm Weasley'ler ordaydı ve de Hermione'nin annesiyle babası..Bill elini sıktı,Fleur Merhaba
Harry dedi (ingilizceyi artık kusursuz konuşuyordu),Mrs. Weasley önce kızını sonra Harry'yi kucakladı Mr. Weasley'de öyle.Fred ve George
gelince (Tıpkı onlar gibi ikiz eşleri vardı(Tina ve Mandy)) Ginny'e 'Erkek ve ikiz olursa bizim ismimiz çok uygun Ginny,bu aklında bulunsun' dediler.(Charlie ve Percy yoktu ikiside görevleri başındaydılar) Sonra Hermione,Harry ve Ginny'e duyguyla 'Hoşgeldiniz' dedi.Harry 'Mutlu Yıllar Hermione' dedi.Eski arkadaşlar duygulandılar.Ginny'de öyle.Sonraki saatlerde hep beraber şarkı söylediler,pasta kestiler,hediye verdiler..Ron,Hermione'ye ona 5. yılda Harry'den gizli çıkarken aldığı parfümün aynısını almıştı (Harry anca hediyeden sonra anlamıştı çıktıklarını) Hermione ve Ron Harry'den saklı sırıttılar.Harry hiç bozulmuşa benzemiyordu.Hermione'nin annesi ve babası ona ve Ron'a birer yarım kalp almıştı,o hediyeden sonra Hermione'nin gözleri doldu sonra Ron'a sarıldı sonra Ron fısıltıyla ama duyulabilecek bir fısıltıyla 'Seni Seviyorum' dedi,Hermione'de öyle.Uzun süre öyle kaldılar ta ki Fred 'Hadi ama küçük kardeş buraya sarılmanızı izlemek için gelmedik' diyene kadar,ama dediğine pişman oldu çünkü Mandy'den hatrı sayılır bir biçimde ayak bileğine tekme yedi ve Mandy 'Biraz duygulu ol Fred' dedi.Hediye faslı bittikten sonra herkesin üzerine hafif bir yorgunluk çökmüştü.Herkes gittikten sonra Harry ve Ginny biraz daha orda kaldılar..Hermione ve Ron sarılarak koltuğa oturmuş birşeyler fısıldadılar birbirlerine ve Ron 'Harry bugün burda kalmaya ne dersiniz' dedi.Ginny pek memnun olmuşa benzemiyordu 'Olmaz Ron bizimde bir evimiz var,rahatsızlık vermeyelim hemde böyle bir günde' dedi ve bıyık altından gülümsedi.Hermione birden atıldı 'Ginny yapma,hem eski günleri bir hatırlarız' dedi.Ginny biraz ikna olmuşa benziyordu.'Harry?'..'Bana bakma Ginny ben baştan razıyım.' dedi Harry.Bütün gece Hogwarts'daki eski günlerinden bahsettiler.Sıra 6. seneye gelince Ginny mutlulukla Harry'e baktı Harry'de öyle..Harry yavaşça Ginny'nin yüzüne yaklaştı ve dakika boyunca öptü.Ayrıldıklarında Ginny'nin ve Harry'nin yüzündeki ifade tarif edilemezdi.Ama Ron ve Hermione'ninki daha bir tarif edilemez bir hal almıştı,şaşkınlıkla onlara bakıyorlardı.Ron birden 'Heralde sizde toplum önünde öpüşmek adet falan'..'Aa ama Ron' dedi Ginny 'Orda güzeller güzeli karın dururken bize mi baktın?'.Ron hiçte utanmışa benzemiyordu hatta oda aynı şekilde eğilip Hermione'yi öptü..Hermione mutlulukla Ron'a bakıyordu 'Ron...seni çok seviyorum' dedi.'Bende seni....yaklaşık bir 15 sene kadar...Gerçi biraz geç farkettin ama'..Harry gülümsedi..Ron'un senelerdir onu sevdiğini biliyordu.Ama söylememişti.Ron istememişti.. Sonra Hermione Ron'a baktı baktı ve kendini Ron'un kollarına attı.'Ron ben ayrılmak istemiyorum,...hiç!!' Hermione sessizce ağlıyordu...'Hayatım birşey mi var?'..'Hayır,sadece çok mutluyum..bu yüzden korkuyorum' Ron Hermione'nin yüzünü iki elinin arasına aldı 'Bak Hermione,seni avutmak için değil söylediklerim,gerçek.Yan koltuğa bak ne görüyorsun:En iyi arkadaşlarımız,kendinde ne görüyorsun:sen seherbazsın,üstesinden gelemiyceğin hiç bir şey yok,bende ne görüyorsun:be-' bu sefer Hermione devam etti 'Sende mi Ron,sende hayatımın aşkını görüyorum,beni seven bir erkek görüyorum,ne yaparsam yapayım benden vazgeçmeyecek bir erkek..sende kocamı görüyorum Ron..seni gerçekten seviyorum''...Bu sefer Ron'da gözyaşlarını tutamaştı.Artık herkes birbirine sarmaş dolaş ağlıyordu......Harry,Ginny,Ron ve Hermione....Fazla inandırıcı olmasada hep mutlu oldular,mutlu yaşadılar ve hep birbirlerini sevdiler..işte MUTLU SON diye ben buna derim..

Saliha ÇALIŞKAN/3-4-5 EYLÜL arası 2005

_zelresimbanaaitt.jpg

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın