|
Bu vazife, Yip soyadlı tapınakta talebeliğe kabul edilen bu son talebenin omuzlarında kalmış görünüyordu. Wing Tsun'un Rönesans dönemine girmesi Yip'in elli altı yaşına ulaşmasından önce değildi. Wing Tsun Sistemini geliştirmeye devam etti ve Wing Tsun'u altın çağına ulaştırdı. Tabii olarak, Wing Tsun'un rakipsiz Büyük ustası oldu. Kendisinden daha önce öğrenenlerden daha büyük olan adı, tüm dövüş sanatları çemberinde biliniyordu. Onun ünü, gayreti ve talebelerinin yardımıyla zor kazanılan bir ün idi. O, Wing Tsun'un Büyük Ustası Yip Man'dı.
Kibar bir Kung - Fu fanatiği
Soylu ve bir sokak boyunca sıralı evler, büyük bir çiftliğinde sahibi zengin bir aileden doğan Yip Man, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak kadar dikkatli hassasiyetle yetişmiş asil bir gençti. Bununla birlikte herkesi şaşırtacak kadar dövüş sanatlarına meraklıydı. Ve o on üç yaşındayken Kwangtung Eyaleti, Fatshan şehrinde büyük Usta Leung Jan'ın ünlü bir talebesi olan Para Bozan Wah'a talebe oldu. Para bozan Wah, talebelerini çalıştıracak salonu olmadığı için salon olarak kullanabileceği bir yer ararken, Yip Man'n babası ona, kendisine ait olan eski bir tapınağı kiralamıştı. Bununla birlikte bu yerin kirasını ödemek talebelere düştüğü için yüksek kirayı ödeyebilen çok az talebesi vardı. Mülk sahibinin oğlu olan Yip Man, kısa zamanda Wah'la tanışır olmuştu. Wah'ın Kungfu tekniğinen etkilenen Yip Man, bu kişiyi takip etmeye karar verdi. Salonun bir aylık kirasını getirerek Wah'ı şaşırtan Yip, kendisini talebeliğe kabulünü rica etti. Bu, Wah'ı, bu kadar parayı nasıl bulduğu konusunda şüpheye düşürdü ve durumu babasına aksettirince öğrendi ki; Yip, bu parayı ödeme yapabilmek için, para biriktirdiği kumbarasını kırarak getirmişti. Yip'in istekli ve azimli kararı karşısında onu talebeliğe kabul etti, fakat onu dövüş sanatlarını öğrenmek için nazik birisi olarak gördüğü için çok istekle öğretmedi. Buna rağmen Yip, aklının ve diğer Kung fu ağabeylerinin (Si-hing) yardımıyla çok çabuk öğreniyordu. Bu Wah'ın, Yip'e olan önyargısını kırdı ve Yip'e Kung fu sanatını öğretmek için ciddi bir yaklaşım hasıl oldu. Otuz altı yıllık Kung fu öğrettiği dönem içinde Wah, aralarında kendi oğlu Chan Yu Min'inde olduğu on altı talebe yetişirdi. Bunlar arasında en genç olan, vefatına kadar öğrenmeye devam eden kişi Yip Man'dı. Ustası bir hastalıktan dolayı vefat ettiğinde on altı yaşındaydı. Aynı yıl içinde oda Fatshan'dan ayrılarak St.Stephen Kolejinde öğrenim görmek için Hong Kong'a gitti.
Lütuf mu Lanet mi?
Okul yılları arasında Yip hakkında unutamayacağımız bir olay var. Başarısız bir tecrübe ama, bir lütuf aslında. Kung fu kariyerinde en büyük başarısını doğuran, bir dövüşte aldığı yenilgiydi. Hareketli bir genç olarak okulundan kendi yaşı civarında gençlerden oluşan Avrupalı sınıf arkadaşlarını dövmekten hoşlanan bir öğrenci grubunda çok iyi yer edinmişti. Kung fu eğitimi almış olmanın verdiği avantajla, cüsse olarak küçük olsa bile kendisinden büyük Avrupalıları rahatlıkla dövebiliyordu. Daha sonraları o dönemde kendisiyle gurur duyan birisi olduğunu kabul etmiştir.
Bir Dövüş Daveti
Bir gün sınıf arkadaşlarından Lai Soy isimli birisi Yip'e; "bir ticari şirkette çalışan, elli yaş civarında, babamın arkadaşı bir Kung fu"cu var. Onunla dövüşmeye cesaret edebilir misin? dedi. Cesur ve o ana kadar hiçbir yenilgisi olamayan haliyle Yip, bu fikri hemen kabul etti. Kararlaştıkları bir günde arkadaşıyla birlikte Hong Kong'da Jervois caddesindeki ipekçiye giderek, o adamı buldular. Yip bu arzusunu bu adama anlattı. Ona bay Leung olarak tanıtılan bu adam gülümseyerek "Demek Fatshanlı saygın usta Chan Wah Shun'un talebesisin, gençsin.Sifu dan neler öğrendin? Chum Kiu'yu öğrendin mi? Dedi.Yip Man, bu adamla dövüşmeyi öyle istiyordu ki, onun dediklerini dinlemedi bile ve cevap olarak sadece birkaç küstah söz söyledi ve aynı zamanda dövüşe hazırlık olarak üzerindeki kalın elbisesini çıkarıyordu.
İlk Yenilgi
Bu dakika'da, ihtiyar adam ona istediği yere istediği şekilde saldırabileceğini, kendisinin sadece bu hareketleri savuşturacağını kontratak bile yapmayacağını ve Yip Man'ı incitmeyeceğini söyledi. Bu sadece Yip Man'ın öfkesine yakıt oluyordu. Bununla Birlikte Yip soğukkanlılık ve dikkatle dövüşmeyi başarabiliyordu. Defeatle sert ataklarda bulundu fakat, adam bütün bu saldırıları kolaylık ve zevkle savuşturuyordu ve Yip, bir değil defalarca yere yapışıp kalkıyordu. Yere dümdüz her yapışışında Yip tekrar ayağa kalkıyor ve yeni bir saldırı daha yapıyordu ki yenik olup bu kavgadan ayrılmasını anladığı ana kadar. Daha sonra anlaşıldı ki bu yaşlı adam Yip Man'ı yetiştiren Para bozan Wah'ın ustası (Si-Fu) idi. Yip Man bu gerçeği önceden fark etmesi gerekirdi, ama bu gerçeği fark edemeyecek kadar kafası karışıktı, ama bu gerçeği öğrenince, Yip'in aklına bir şimşek çaktı ve kendi zayıflığını da gördüğü için Leung'u takip edebileceğini ve Kung fu eğitimine devam edebileceğini düşündü. Bu basite alınamayacak bir fırsattı. Öte yandan Leung'da tecrübe ve yeterli yönlendirme eksiği olan bu genç adamın potansiyelini fark ediyordu ve onu talebeliğe kabul etti. O vakitten sonra Yip, Leung Bik'i takip etti ve ondan Wing Tsun'un tüm sırlarını öğrendi. Yirmi dört yaşında, sanatında ustalık derecesine gelmiş halde memleketi Fatshan'a döndü. Ustalarının, dövüş sanatlarında iyi olmalarına rağmen kendi bildiklerini talebelerine aktarmakta çok tecrübeli olmadığı şeklinde izah etti. Bu tabii ki Wing Tsun Kung fu'nun teorisinin tam olarak anlatılamadığı demek oluyordu. Halbuki büyük baba ustalarının oğlu olan Leung Bik becerikli bir Kung fu pratisyeni olmanın yanı sıra aynı zamanda eğitimli birisiydi. Bundan dolayı Yip Man'a tam ve doğru bir şekilde Wing Tsun teorisini aktarabilmişti. Yip Man ve büyük Kung fu kardeşlerinin arasındaki fark burada yatıyordu. Sonuçta Yip Man Fatshan'a döndükten sonra tekniklerinin üstün olduğunu daha iyi anlayabilmişti.
Yeniden Fatshan'da
Yip Man, tüm sıkıntılardan uzaklaşıp zengin bir ailesi olduğu için rahat bir hayat yaşamak maksadıyla Fatshan'a döndü. Bu günlerinde, vaktini ikinci Kung fu kardeşi (si-hing) olan Ng Chung So ve onun talebesi Yuen Kay Shan ile Kung fu pratiği yaparak geçiriyordu. Ve becerisinde devamlı bir ilerleme sağlıyordu. Yuen Kay aile sinin beşincisi olduğu için "Beşinci Yuen" olarak biliniyordu. Bundan dolayı herkes ona lakabı ile çağırdığı için gerçek adı neredeyse unutulmuş idi. Beşinci Yuen yaşça Yip Man'dan biraz küçük olduğu halde, Kung fu termolojisine göre Yip Man'ın yeğeni (si-juk) idi. Böyle olması, Yip Man daha uzun süredir Kung fu öğrendiği içindi. Bunlar yaklaştıkça aralarındaki nesil farkı kapandı ve iyi arkadaş oldular. Fatshan'daki günleri sırasında epeyce enteresan ve bir o kadarda rahatsız edici bir şeyler fark etti. Bu; tekniğinin kendisinden büyük Kung fu kardeşlerinden daha iyi olduğu idi. Durumun böyle olması, Yip Man'ın, Chan Wah Shun'un öğretmediği teknikleri öğrendiği için büyük Kung fu kardeşlerini rahatsız ediyordu. Bu yüzden özellikle Yip Man'a yenilenler, onu döneklikle suçladılar. Bu Yip Man ve diğer Kung fu kardeşleri arasında kavgalara sebep olmaya başladı. Ng Chun So başarı ile bu durumu diğer insanlara anlatmayı başardı.
Tabanca'nın Haznesini Büken Parmaklar
Yip Man gurur ve ünden kaçınırdı. Kendisine olan meziyetleri insanlara göstermek ve bunu bir üstünlük unsuru olarak kullanmaktan hoşlanmazdı. Bununla birlikte hakkında anlatılabilecek bazı olaylar vardır. Bu olayları şahit olanlar anlatır, fakat bazen abartarak. Fatshan'da, her yıl zengin tüccarların, endüstricilerin, şehir halkının katıldığı geçit törenleri düzenlemek adetti. Zenginlikleri göstermek için gösteri ekibi kuruyorlardı. Bu festivallere sadece şehir halkı değil, diğer şehirlerden gelen insanlarda katılıyorlardı. Öyle ki; caddelerden geçen insanları seyretmek için cadde kenarlarında sıralananlardan yer bulmak çok zor hale geliyordu. Bu festivallerden birisini seyretmek için ailesinden bayanlara Yip Man da katılmıştı. Bunların az ilerisinde de bir asker duruyordu. Bu askere karşı kişisel bir gıcığı vardı. Yip Man'ın. o günlerde hakim düşünce olan "iyiler askere katılamazlar" fikrinin ve yine o günlerde askere gidenlerin çoğunun kanun kaçakları ve kaba kişilerin olmasından dolayı idi. Bayanlar alımlı giyinmişti ve güzellikleri ile de dikkat çekiyorlardı. Asker bunların farkına vardı ve onlara yaklaşarak, rahatsız etmeye başladı. Yip Man, askere dikkatli konuşmasını söyleyince aralarında kavga çıktı. Göründüğü kadar güçsüz olmayan Yip, askeri hırpalayınca, asker tabancasına sarıldı. Tabancayı Yip'e doğrultmaya çalışırken seri bir hareketle tabancayı askerin elinden kaparak parmakları ile tabancanın haznesini büktü. Asker şok halinde kendine gelmeye çalışırken onlar oradan ayrılmışlardı bile. Bu hadise bir çok şahit tarafından anlatılırken, biraz daha abartılı olarak değişik şekillerde anlatsalar bile asıl önemli olan çok seri olması ve güçlü parmaklarının olmasıydı.
Bir Dakikada Boksör Kam'ı Devirmesi
Bir diğer olay, Kuzey Çin Kiangsi Eyaletinden boksör olan Kam Shan Mao ile yaptığı düello dövüşü. Fatshan'a gelerek dövüş sanatının ne kadar üstün olduğunu vurgulayan Kam, Ching Wu Spor Okulunun hocaları ile müsabaka yapmak istedi. Onun bu teklifini kabul etmeyen hocalar, onu Fatshan tiyatrosunda yapılacak olan turnuvada ünlü Yip Man ile dövüşebileceğini söyledi. İlk anda bir yabancı ile halka açık bir turnuvada dövüşmek istemeyen Yip Man, daha sonra ünlü doktor Lee Kwong Hoi'nin ısrarı üzerine dövüşmeye karar verdi. Turnuva günü seyirciler tiyatro salonuna akın ettiler. Herkesi şaşırtan olay ise maçın başlamasının ilk dakikası içinde Kam'ın devrilmesi oldu. Devrilen Kam, hakem Tam Sheung Chinin ilanı ile mağlup edildi. Müthiş bir dövüş beklerken ilk dakikada biten dövüşe kızan seyircileri sakinleştirmek ancak organizatörün başka dövüşçüler çıkararak gösteriler yaptırması ile mümkün oldu.
Bir Opera Grubunun Komedyenini Deviren Yumruk
Yip Man Fatshan'da ki Kung fu çevresinin unvanı için dövüştüğü ikinci olay, bir opera grubunun komedyeni ile yaptığı dövüştür. Opera grubunun gemisi Fatshan'ı ziyaret etmiş. Operanın oynamadığı yada gösterinin ardından komedyenlerden biri halkın yasal olarak afyon içebileceği sigara yerlerine gelirdi. İçmeyenler içinde bu yerler bir tür görüşme yeriydi. Bu yere her gelişinde komedyen Kung fu stilinin üstünlükleri için methiyeler düzerdi. Bir seferinde de "Anka kuşu gözü yumruğu" ile bir vuruşta herkesin gözü önünde duvarda bir delik açıldı. İşte bu yerde Yip Man, bu adamla karşılaştı. Tekniği ile gururlanan bu adam kendisine okunan meydanı kabul etmeyen Yip Man ile dövüşmek için ısrarlara başladı. Bu meydan okuma sonunda, herkesin önünde Yip Man adamı bir yumruk ile devirirken adama kalan kanayan bir burundan başka bir şey değildi. Seyirciler Yip Man'ı alkışlarken, tek yumrukla bu adamı nasıl devirdiğini sordular. Bunun üzerine Yip Man onlara "Anka kuşu gözü yumruğu çok güçlü olmasına rağmen, adamın dövüşte kullanılan tekniklerden bihaber olduğunu söyledi. Hasmın dövüşü kaybetmesinin nedeni bu idi. Bu fatshan halkının komedyeni son görüşleri oldu.
|