bodydovuscu.sitemynet.com
Anasayfa Wing Tsun Sistemi Wing Tsun Tarihi Büyük Usta Yip Man Bruce Lee Mehmet Þahin Mustafa Þahin Yip Man Video Özel Timler Wing Tsun Teknik Öğretmenler Haberler Okullar Fotoğraflar Duyurular Üyeler İletişim

Büyük Usta Yip Man

ust.gif

Bu vazife, Yip soyadlı tapınakta talebeliğe kabul edilen bu son talebenin omuzlarında kalmış görünüyordu. Wing Tsun'un Rönesans dönemine girmesi Yip'in elli altı yaşına ulaşmasından önce değildi. Wing Tsun Sistemini geliştirmeye devam etti ve Wing Tsun'u altın çağına ulaştırdı. Tabii olarak, Wing Tsun'un rakipsiz Büyük ustası oldu. Kendisinden daha önce öğrenenlerden daha büyük olan adı, tüm dövüş sanatları çemberinde biliniyordu. Onun ünü, gayreti ve talebelerinin yardımıyla zor kazanılan bir ün idi. O, Wing Tsun'un Büyük Ustası Yip Man'dı.

Kibar bir Kung - Fu fanatiği

Soylu ve bir sokak boyunca sıralı evler, büyük bir çiftliğinde sahibi zengin bir aileden doğan Yip Man, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak kadar dikkatli hassasiyetle yetişmiş asil bir gençti. Bununla birlikte herkesi şaşırtacak kadar dövüş sanatlarına meraklıydı. Ve o on üç yaşındayken Kwangtung Eyaleti, Fatshan şehrinde büyük Usta Leung Jan'ın ünlü bir talebesi olan Para Bozan Wah'a talebe oldu. Para bozan Wah, talebelerini çalıştıracak salonu olmadığı için salon olarak kullanabileceği bir yer ararken, Yip Man'n babası ona, kendisine ait olan eski bir tapınağı kiralamıştı. Bununla birlikte bu yerin kirasını ödemek talebelere düştüğü için yüksek kirayı ödeyebilen çok az talebesi vardı. Mülk sahibinin oğlu olan Yip Man, kısa zamanda Wah'la tanışır olmuştu. Wah'ın Kungfu tekniğinen etkilenen Yip Man, bu kişiyi takip etmeye karar verdi. Salonun bir aylık kirasını getirerek Wah'ı şaşırtan Yip, kendisini talebeliğe kabulünü rica etti. Bu, Wah'ı, bu kadar parayı nasıl bulduğu konusunda şüpheye düşürdü ve durumu babasına aksettirince öğrendi ki; Yip, bu parayı ödeme yapabilmek için, para biriktirdiği kumbarasını kırarak getirmişti. Yip'in istekli ve azimli kararı karşısında onu talebeliğe kabul etti, fakat onu dövüş sanatlarını öğrenmek için nazik birisi olarak gördüğü için çok istekle öğretmedi. Buna rağmen Yip, aklının ve diğer Kung fu ağabeylerinin (Si-hing) yardımıyla çok çabuk öğreniyordu. Bu Wah'ın, Yip'e olan önyargısını kırdı ve Yip'e Kung fu sanatını öğretmek için ciddi bir yaklaşım hasıl oldu. Otuz altı yıllık Kung fu öğrettiği dönem içinde Wah, aralarında kendi oğlu Chan Yu Min'inde olduğu on altı talebe yetişirdi. Bunlar arasında en genç olan, vefatına kadar öğrenmeye devam eden kişi Yip Man'dı. Ustası bir hastalıktan dolayı vefat ettiğinde on altı yaşındaydı. Aynı yıl içinde oda Fatshan'dan ayrılarak St.Stephen Kolejinde öğrenim görmek için Hong Kong'a gitti.

Lütuf mu Lanet mi?

Okul yılları arasında Yip hakkında unutamayacağımız bir olay var. Başarısız bir tecrübe ama, bir lütuf aslında. Kung fu kariyerinde en büyük başarısını doğuran, bir dövüşte aldığı yenilgiydi. Hareketli bir genç olarak okulundan kendi yaşı civarında gençlerden oluşan Avrupalı sınıf arkadaşlarını dövmekten hoşlanan bir öğrenci grubunda çok iyi yer edinmişti. Kung fu eğitimi almış olmanın verdiği avantajla, cüsse olarak küçük olsa bile kendisinden büyük Avrupalıları rahatlıkla dövebiliyordu. Daha sonraları o dönemde kendisiyle gurur duyan birisi olduğunu kabul etmiştir.

Bir Dövüş Daveti

Bir gün sınıf arkadaşlarından Lai Soy isimli birisi Yip'e; "bir ticari şirkette çalışan, elli yaş civarında, babamın arkadaşı bir Kung fu"cu var. Onunla dövüşmeye cesaret edebilir misin? dedi. Cesur ve o ana kadar hiçbir yenilgisi olamayan haliyle Yip, bu fikri hemen kabul etti. Kararlaştıkları bir günde arkadaşıyla birlikte Hong Kong'da Jervois caddesindeki ipekçiye giderek, o adamı buldular. Yip bu arzusunu bu adama anlattı. Ona bay Leung olarak tanıtılan bu adam gülümseyerek "Demek Fatshanlı saygın usta Chan Wah Shun'un talebesisin, gençsin.Sifu dan neler öğrendin? Chum Kiu'yu öğrendin mi? Dedi.Yip Man, bu adamla dövüşmeyi öyle istiyordu ki, onun dediklerini dinlemedi bile ve cevap olarak sadece birkaç küstah söz söyledi ve aynı zamanda dövüşe hazırlık olarak üzerindeki kalın elbisesini çıkarıyordu.

İlk Yenilgi

Bu dakika'da, ihtiyar adam ona istediği yere istediği şekilde saldırabileceğini, kendisinin sadece bu hareketleri savuşturacağını kontratak bile yapmayacağını ve Yip Man'ı incitmeyeceğini söyledi. Bu sadece Yip Man'ın öfkesine yakıt oluyordu. Bununla Birlikte Yip soğukkanlılık ve dikkatle dövüşmeyi başarabiliyordu. Defeatle sert ataklarda bulundu fakat, adam bütün bu saldırıları kolaylık ve zevkle savuşturuyordu ve Yip, bir değil defalarca yere yapışıp kalkıyordu. Yere dümdüz her yapışışında Yip tekrar ayağa kalkıyor ve yeni bir saldırı daha yapıyordu ki yenik olup bu kavgadan ayrılmasını anladığı ana kadar. Daha sonra anlaşıldı ki bu yaşlı adam Yip Man'ı yetiştiren Para bozan Wah'ın ustası (Si-Fu) idi. Yip Man bu gerçeği önceden fark etmesi gerekirdi, ama bu gerçeği fark edemeyecek kadar kafası karışıktı, ama bu gerçeği öğrenince, Yip'in aklına bir şimşek çaktı ve kendi zayıflığını da gördüğü için Leung'u takip edebileceğini ve Kung fu eğitimine devam edebileceğini düşündü. Bu basite alınamayacak bir fırsattı. Öte yandan Leung'da tecrübe ve yeterli yönlendirme eksiği olan bu genç adamın potansiyelini fark ediyordu ve onu talebeliğe kabul etti. O vakitten sonra Yip, Leung Bik'i takip etti ve ondan Wing Tsun'un tüm sırlarını öğrendi. Yirmi dört yaşında, sanatında ustalık derecesine gelmiş halde memleketi Fatshan'a döndü. Ustalarının, dövüş sanatlarında iyi olmalarına rağmen kendi bildiklerini talebelerine aktarmakta çok tecrübeli olmadığı şeklinde izah etti. Bu tabii ki Wing Tsun Kung fu'nun teorisinin tam olarak anlatılamadığı demek oluyordu. Halbuki büyük baba ustalarının oğlu olan Leung Bik becerikli bir Kung fu pratisyeni olmanın yanı sıra aynı zamanda eğitimli birisiydi. Bundan dolayı Yip Man'a tam ve doğru bir şekilde Wing Tsun teorisini aktarabilmişti. Yip Man ve büyük Kung fu kardeşlerinin arasındaki fark burada yatıyordu. Sonuçta Yip Man Fatshan'a döndükten sonra tekniklerinin üstün olduğunu daha iyi anlayabilmişti.

Yeniden Fatshan'da

Yip Man, tüm sıkıntılardan uzaklaşıp zengin bir ailesi olduğu için rahat bir hayat yaşamak maksadıyla Fatshan'a döndü. Bu günlerinde, vaktini ikinci Kung fu kardeşi (si-hing) olan Ng Chung So ve onun talebesi Yuen Kay Shan ile Kung fu pratiği yaparak geçiriyordu. Ve becerisinde devamlı bir ilerleme sağlıyordu. Yuen Kay aile sinin beşincisi olduğu için "Beşinci Yuen" olarak biliniyordu. Bundan dolayı herkes ona lakabı ile çağırdığı için gerçek adı neredeyse unutulmuş idi. Beşinci Yuen yaşça Yip Man'dan biraz küçük olduğu halde, Kung fu termolojisine göre Yip Man'ın yeğeni (si-juk) idi. Böyle olması, Yip Man daha uzun süredir Kung fu öğrendiği içindi. Bunlar yaklaştıkça aralarındaki nesil farkı kapandı ve iyi arkadaş oldular. Fatshan'daki günleri sırasında epeyce enteresan ve bir o kadarda rahatsız edici bir şeyler fark etti. Bu; tekniğinin kendisinden büyük Kung fu kardeşlerinden daha iyi olduğu idi. Durumun böyle olması, Yip Man'ın, Chan Wah Shun'un öğretmediği teknikleri öğrendiği için büyük Kung fu kardeşlerini rahatsız ediyordu. Bu yüzden özellikle Yip Man'a yenilenler, onu döneklikle suçladılar. Bu Yip Man ve diğer Kung fu kardeşleri arasında kavgalara sebep olmaya başladı. Ng Chun So başarı ile bu durumu diğer insanlara anlatmayı başardı.

Tabanca'nın Haznesini Büken Parmaklar

Yip Man gurur ve ünden kaçınırdı. Kendisine olan meziyetleri insanlara göstermek ve bunu bir üstünlük unsuru olarak kullanmaktan hoşlanmazdı. Bununla birlikte hakkında anlatılabilecek bazı olaylar vardır. Bu olayları şahit olanlar anlatır, fakat bazen abartarak. Fatshan'da, her yıl zengin tüccarların, endüstricilerin, şehir halkının katıldığı geçit törenleri düzenlemek adetti. Zenginlikleri göstermek için gösteri ekibi kuruyorlardı. Bu festivallere sadece şehir halkı değil, diğer şehirlerden gelen insanlarda katılıyorlardı. Öyle ki; caddelerden geçen insanları seyretmek için cadde kenarlarında sıralananlardan yer bulmak çok zor hale geliyordu. Bu festivallerden birisini seyretmek için ailesinden bayanlara Yip Man da katılmıştı. Bunların az ilerisinde de bir asker duruyordu. Bu askere karşı kişisel bir gıcığı vardı. Yip Man'ın. o günlerde hakim düşünce olan "iyiler askere katılamazlar" fikrinin ve yine o günlerde askere gidenlerin çoğunun kanun kaçakları ve kaba kişilerin olmasından dolayı idi. Bayanlar alımlı giyinmişti ve güzellikleri ile de dikkat çekiyorlardı. Asker bunların farkına vardı ve onlara yaklaşarak, rahatsız etmeye başladı. Yip Man, askere dikkatli konuşmasını söyleyince aralarında kavga çıktı. Göründüğü kadar güçsüz olmayan Yip, askeri hırpalayınca, asker tabancasına sarıldı. Tabancayı Yip'e doğrultmaya çalışırken seri bir hareketle tabancayı askerin elinden kaparak parmakları ile tabancanın haznesini büktü. Asker şok halinde kendine gelmeye çalışırken onlar oradan ayrılmışlardı bile. Bu hadise bir çok şahit tarafından anlatılırken, biraz daha abartılı olarak değişik şekillerde anlatsalar bile asıl önemli olan çok seri olması ve güçlü parmaklarının olmasıydı.

Bir Dakikada Boksör Kam'ı Devirmesi

Bir diğer olay, Kuzey Çin Kiangsi Eyaletinden boksör olan Kam Shan Mao ile yaptığı düello dövüşü. Fatshan'a gelerek dövüş sanatının ne kadar üstün olduğunu vurgulayan Kam, Ching Wu Spor Okulunun hocaları ile müsabaka yapmak istedi. Onun bu teklifini kabul etmeyen hocalar, onu Fatshan tiyatrosunda yapılacak olan turnuvada ünlü Yip Man ile dövüşebileceğini söyledi. İlk anda bir yabancı ile halka açık bir turnuvada dövüşmek istemeyen Yip Man, daha sonra ünlü doktor Lee Kwong Hoi'nin ısrarı üzerine dövüşmeye karar verdi. Turnuva günü seyirciler tiyatro salonuna akın ettiler. Herkesi şaşırtan olay ise maçın başlamasının ilk dakikası içinde Kam'ın devrilmesi oldu. Devrilen Kam, hakem Tam Sheung Chinin ilanı ile mağlup edildi. Müthiş bir dövüş beklerken ilk dakikada biten dövüşe kızan seyircileri sakinleştirmek ancak organizatörün başka dövüşçüler çıkararak gösteriler yaptırması ile mümkün oldu.

Bir Opera Grubunun Komedyenini Deviren Yumruk

Yip Man Fatshan'da ki Kung fu çevresinin unvanı için dövüştüğü ikinci olay, bir opera grubunun komedyeni ile yaptığı dövüştür. Opera grubunun gemisi Fatshan'ı ziyaret etmiş. Operanın oynamadığı yada gösterinin ardından komedyenlerden biri halkın yasal olarak afyon içebileceği sigara yerlerine gelirdi. İçmeyenler içinde bu yerler bir tür görüşme yeriydi. Bu yere her gelişinde komedyen Kung fu stilinin üstünlükleri için methiyeler düzerdi. Bir seferinde de "Anka kuşu gözü yumruğu" ile bir vuruşta herkesin gözü önünde duvarda bir delik açıldı. İşte bu yerde Yip Man, bu adamla karşılaştı. Tekniği ile gururlanan bu adam kendisine okunan meydanı kabul etmeyen Yip Man ile dövüşmek için ısrarlara başladı. Bu meydan okuma sonunda, herkesin önünde Yip Man adamı bir yumruk ile devirirken adama kalan kanayan bir burundan başka bir şey değildi. Seyirciler Yip Man'ı alkışlarken, tek yumrukla bu adamı nasıl devirdiğini sordular. Bunun üzerine Yip Man onlara "Anka kuşu gözü yumruğu çok güçlü olmasına rağmen, adamın dövüşte kullanılan tekniklerden bihaber olduğunu söyledi. Hasmın dövüşü kaybetmesinin nedeni bu idi. Bu fatshan halkının komedyeni son görüşleri oldu.

Büyük Usta Yip Man

Charlie Wan'a Bir İyilik

Fatshan'da Yip Man 'ın, o an için yüklü bir miktarda para ihtiyacında olan Charlie Wan lakaplı bir ortağı vardı. Charlie Wan, Wing Tsun Kung fu dan farklı olan pratik dövüş teknikleri ile bilinen Choy Lee Fut tekniği dövüşçüsü idi. Arkadaş olmalarına rağmen asla dövüş sanatları teknikleri üzerinde konuşmuyor ve asla dövüş sanatları hakkında tartışmıyorlardı. Bu nedenle Fathsan halkı hangisinin daha iyi olduğunu bilmiyor ve hangisinin iyi olduğunu öğrenmek istiyorlardı. Birisi hangisinin daha iyi olduğunu öğrenmek için aralarında para topladılar. Bu hem kalabalık bir kitleyi çekerken hem de Charli'nin sıkıntısını giderebilirdi. İlk merhalede aralarındaki arkadaşlığı zedeleyebileceği endişesi ile bunu kabul etmeyen Charlie Wan, daha sonra sıkıntısını giderebilmek için güzel bir ayarlama yapılırsa dövüşebileceğini söyledi. Bu problem organize ve hakemliği kabul eden Lee Kwong Hai tarafından giderildi. Yip Man bu daveti hem arkadaşının problemini giderebilecek ve hem de stilini Fatshan da promate edebileceği için sıcak karşıladı. Cazibeyi daha da artırmak için Yip Man, gözleri bağlı olarak dövüşebileceğini söyledi. Bu turnuva hakkında daha fazla bir yankı uyandırdı ve herkes Kam Shan Mao'yu ilk dakikada da deviren bu adamın gözleri bağlı olarak nasıl dövüşebileceği hakkında sabırsızlanmaya başladı. Bazıları ise Yip Man'ın kazanma şansını çok düşük olduğuna dikkat çekiyorlardı. Dövüş günü kalabalık, dövüşün yapılacağı yerde çoktan hazırdı. Hakemin komutu ile dövüş başladı. Başta Charlie Wan atakları set ve kuvvetli olduğu halde, Yip Man bu saldırıları tek tek çözüyor ve karşı atak yapıyordu. Bu şekilde atılan yumruk ve tekmeler seyirci coşturuyordu. Sonun da hakem Lee Kwong Hai birisinin ciddi şekilde yaralanmasından korktuğu için böylece maç kalabalığın tezahüratları arasında galip mağlup olmadan bırakıldı.

Dört Kişinin Hareket Ettiremediği
Duruş Pozisyonu

Yip Man Fatshan da yaşarken bir ara dedektif timine komutanlık da yaptı. Tekniğin çok yardımını gördü ve birden fazla olayda teknikleri hayatını kurtardı. Bir olay var ki hala Yip Man'ı unutulmaz kılıyor. Meslektaşları ile Kung fu hakkında konuşuyordu. Tevazu ile duruş pozisyonu alan Yip Man her ayağından iki kişi çekecek şekilde dört tane kuvvetli arkadaşının ayaklarını ayırmaya çalışmasını istedi. Ne kadar kuvvetli çekerlerse çeksinler bu dört kuvvetli adam Yip Man'ın ayaklarına en ufak bir hareket yaptırtamadılar.

Dört Köknar Dalını Kıran Tekme

Dedektif Timinden emekli bir dedektifin, Yip Man'ın olağan üstü kuvvetine şahit olduğu söylenir. Bu emekli dedektifin yeğeni yerel bir avukat, epey yıllar sonra Hong Kong'ta Yip Man'ın talebesi olmuştur. Hikayeye göre bir gün Yip Man ekibi ile birlikte bir hırsız çetesinin peşindeler. Çetenin saklandığını zannettikleri büyük bir çiftliğin civarına gelirler, Çiftlik evinin ana kapısı önünde İnsan kolu kalınlığında köknar dallarından yapılmış bir giriş bulunuyor. Kayan giriş adı verilen bu giriş hırsızlardan korunmak için, bu nedenle daha sağlam ve güçlü girişin kapalı olduğunu gören Yip Man, hırsızların burayı Yip Man ve adamlarını durdurmak için kullandığını fark etti. Yanlarında hiç bir alet yoktu. Bu anda Yip Man tereddüt etmeden kapıya öyle bir tekme vurdu ki kapıyı oluşturan köknar dallarının dördü de kırıldı. Daha sonra çiftliğe girerek hırsızları yakaladılar.

Yip Man'ın Hayatını Kurtaran Duruş

Yip Man dedektif timinin komutanı olduğu dönemde takip ettiği hırsız evin içindeki merdivenden düz çatılı bir evin çatısına çıktı. Yip Man'ın da bu çatıya çıktığını gören hırsız hemen yandaki evin çatısına atladı ve bu evin merdiveninden aşağı kaçmak üzere idi. Hırsızın kaçmasını izlemektense hayatını riske atan Yip Man, hırsızın peşinden karşı tarafa ataldı. Yip Man'ın atladığını gören hırsız. Yip Man'ın hemen önüne düştüğü merdiven kapısını Yip Mana çarptı. Bu seyredenleri çatıdan aşağı düsecek diye korkuttu, fakat Yip Man onları şaşırttı. Sadece vücudunun üst kısmı hafifçe geriye kayan Yip Man, dengesini kolayca sağladı. Bu olaydan sonra Fatshan halkı, Yip Man'ın Wing Tsun Kung fu da ustalığını iyice anlamış oldu.

Öğretmek İstememesi

Son bir kaç yıllık dönem içinde dövüş sanatı namı fatshan'da herkesi etkilerken Yip Man, onu yaymak kurucusunun isteğine muhalif olur diye ufak dahi olsa kimseye Wing Tsun öğretmeyi düşünmüyordu. Yeteneklerini kendi oğlu dahil hiç kimseye aktarmayı düşünmüyordu. Wing Tsun'un ölümcül bir sanat olduğunu düşünüyordu. Wing Tsun Kung fu'nun derinliklerini öğrendikçe savunma sanatı olarak ona daha çok hayran oluyordu. Bu nedenle asla bu sanatı öğreten bir usta olmayı düşünmedi. İkinci dünya savaşı sırasında Çin topraklarının büyük bir kısmının Japon istilasında olduğu dönemlerde Yip Man'ın da toprakları işgal edilmişti ve Yip Man için hayat git gide daha zorlaşıyordu. Kısa zamanda fasthan'a varan Japon askerleri Yip Man'ın ününü duydular ve onu kendilerini yetiştirmek için çağırabileceklerini düşündüler. Milli duygular ve işgalcilere karşı nefret hisleri ile Yip Man, onların bu davetini reddetti. Savaştan sonra Yip Man, ailesi ile birlikte Hong Kong'a taşındı. Onuru ve zengin bir ailede doğmuş olması nedenleri kendine uygun bir iş bulmasını zorlaştırıyordu. Bununla birlikte fakirlikle mücadele etmesi gerekiyordu.

Wing Tsun'un İlk Gelişimi

1949' da, Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin katibi olan çok yakın arkadaşı Lee Man'ın yardımıyla Yip Man'a, Kung fu derneğinin Kung fu hocası olması teklifini verdi. Epeyce bir ikna turlarından sonra Yip Man işi kabul etti. İlk başlarda dernek üyeleri Yip Man'a, nede geniş adımlı, uzun köprülü diğer Kung fu stillerinden farklı olan Wing Tsun adlı sisteme ehemmiyet vermediler. Bunun yanında ustası gibi olan Yip Man övünmekten hoşlanmıyor ve halk gösterilerine katılmıyordu. Bu nedenle Wing Tsun pek bilinmiyordu. Sadece bir kaç talebesi olan Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin Kung fu hocası olarak iki yıl hizmet ettikten sonra Kawloon'da Yaumatei bölgesinde kendi okulunu kurdu. Ve restoran işçileri harici talebeler kabul etmeye başladı. Son iki yıl boyunca onu takip eden eski talebelerinin bir çoğu ona okulunun işletmesinde yardımcı olma için yardım etme teklifleri ile geldiler. O Andan sonra Wing Tsun Kung fu, Kung fu hayranlarının dikkatini çekmeyi başardı. Daha sonra talebe sayısı artınca okulunu daha büyük bir yere taşımak durumunda kaldı. Yip Man'ın ünü ve Wing Tsun Kung fu'nun pratik değeri, her geçen gün öğrenen sayısının arttığı polis teşkilatında hayranlık uyandırıyordu.

Öğretmeyi Bırakması

Öğretmeyi bırakmadan evvel Wing Tsun
Kung fu'yu son yayma gayreti olarak talebelerinin de yardımıyla 1967 de Hong Kong Wing Tsun Athletic birliğini kurdu.
Takımın elde ettiği sonuç tatmin edici değildi. Bu nedenle daha çok sınıf açtı ve onlar için fiyatı düşürdü. Ayrıcalıklı sınıftan (2) halkın gelebileceği sınıfa dönüştürme Wing Tsun Kung fu'yu halkın dikkatini çeker hale getirdi. Mayıs 1970'te bütün sınıflar sağlam şekilde kurulunca okulunun idaresini talebelerine devir ederek sakin bir hayat yaşama kararı aldı.
Bu vakitten sonra, sabah, öğle, akşam vakitlerinde yalnız başına çay ocaklarında çay içerek yada onların ustası olduğunu unutmuş halde talebeleri ile sohbet ederek geçiriyordu. "Niye havalansın ki? Eğer insanlar sana saygı gösteriyorsa önemli bir pozisyondadır" onun felsefesi idi. 1970-1971 yıllarında Yip Man'ın talebelerinden olan Bruce Lee, ünlü bir film yıldızı oldu. Her ne kadar Jeet Kune Do bilinse de, bir çok kişi onun belirli bir dönem Yip Man'ın talebesi olduğunu biliyor. Öte yandan Yip Man böyle bir talebesi olduğu için asla kibirlenmedi. İnsanların Bruce Lee'yi yetiştirdiği için ona her iltifatına o sadece gülümseyerek yetiniyordu. Wing Tsun Kung fu teorileri hakkında yanlış beyanda bulunanları yada haksız fikirleri nadiren çürütme eğilimine girmiştir. Doğru doğrudur; Yip Man,
Yip Man'dır. Bruce Lee'yi yetiştirmiş olması hiç bir şeyi değiştirmiş olmaz.

Zamanın Büyük Ustası

1972'de kader bu yaşlı adamı da yakaladı. Bir checkup sonucunda vücut dengesinin bozulmasına sebep olan hastalığın Gırtlak Kanseri olduğu teşhisi kondu. Yip Man her zaman bu hastalığı yenebileceğini düşünüyordu. Talebeleri önünde asla inlemezdi ve talebeleri de onun ne kadar kararlı birisi olduğunu akıllarından çıkartmayarak biliyorlardı ki; ustaları asla güzel ifadelerle teselli edilmeyi sevmezdi. Bir defasında hastaneye kaldırılmak istendiğinde talebesi olan doktor daha yaşayama cağını söylese de bir hafta sonra iyileşerek tekrar eve dönmüştü.
Fakat 2 Aralık 1972' de arkasında Wing Tsun anılarıyla dolu bir hayat ve olağanüstü bir dövüş sanatı bırakarak öbür dünyaya iltihak etti.

Sifumustafasahin@mynet.com

Bize ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın