bodydovuscu.sitemynet.com
Anasayfa Wing Tsun Sistemi Wing Tsun Tarihi Büyük Usta Yip Man Bruce Lee Mehmet Þahin Mustafa Þahin Yip Man Video Özel Timler Wing Tsun Teknik Öğretmenler Haberler Okullar Fotoğraflar Duyurular Üyeler İletişim

Bruce Lee

ust.gif

Tüm dövüş sporları dünyası tek bir haberle şok olduğunda tarih 20 Temmuz 1973'tü. Bunu lafın gelişi söylemiyoruz, çünkü herhalde kuzey ve güney kutupları arasında bu haberi duyduğunda donup kalmayan dövüş sporu hayranı yoktur.
Ne olmuştu? Tüm dövüş sporu dünyasını geçmişte ve gelecekte hiç olmamış ve olmayacak bir şekilde şaşırtan haber neydi?
Bu haber, "KUNG-FU KRALI" Bruce Lee'nin 20 Temmuz 1973'te öldüğüydü. Bu yıl, bu haberin tüm dövüş sporları dünyasını yasa boğmasının üzerinden tam 36 yıl geçti. Biz Bruce Lee'nin 36. ölüm yıldönümü nedeniyle bu yazıyı yayınlayarak onu hatırlamak istiyoruz.

27 Kasım 1940'ta "Ejderin Yılında" San Francisko'daki Chinese Hospital'de dünyaya geldi. Aslında adı Bruce Lee değildi. Gerçek adı, San Francisco'nun koruyucusu anlamına gelen Lee Yuan Kam'dı. Fakat bu isim hasta hanedeki bir hemşire için kolay okunan bir isim değildi ve bu yüzden bebeğe Bruce Lee adının verilmesini teklif etti. Bu isim bugün tüm dünyada tanınıyor.
Bruce Lee sinema tarihine, global süper star olan ilk Amerikalı Çinli olarak geçti. Çiçeği burnunda Hong Kong sinema sanayisini uluslararası izleyiciye tanıtan oydu. Bu yıl 27 Kasım'da Efsanevi Bruce Lee 64. Yaş gününü kutlayacaktı. Bu mükemmel dövüş sanatçısının hayatına bir kere daha göz atmak için yeterli bir sebep.
Hong Kong'da yetişen Bruce Lee, oradaki film sanayisiyle erken yaşlarında bağlantı kurdu. Popüler bir kanton operası yıldızı olan babası Lee Hoi Chuen, ona 20 tane çocuk rolü verdi. 13 yaşındayken, tehlikeli bir sokak kavgasından kıl ayı kurtulduktan sonra, özellikle kendini savunma sanatına verdi ve onun için şans ve kader anlamına gelecek olan sanata ilgi duymaya başladı.

"Ben bir hiçtim"

Bruce Lee'nin kendi yorumu;"Ben bir hiçtim. O zamanlar öncelikle etkin savunmaya ilgi duyuyor, kendimi savunmayı öğrenmek istiyordum. Bu beni harekete geçirdi."
Babası ona, yavaş dövüş alıştırması serilerinin tamamlandığı, belli bir sırada uygulandığı bir dövüş sporu olan Tai Chi Chuan hakkında bazı bilgiler verdi ve küçük oğul iyi bir öğrenciydi. Daha sonra Genç Bruce Wing Chun okulunda iki yıl boyunca Çin Kung-Fu'su ve Çin Boksu öğrendi. Ancak dövüş sporları dünyasındaki en büyük ilerlemesini Yip Man'ın idaresi altında yaptı. Lee'nin Hong Kong'daki St. Francis Xavier Kolejinde öğrenci boks şampiyonasını kazandığına da değinmek gerekir.

Tam bir
Kung-Fu fanatiği

1958'de cebinde 100 dolarla bir yük gemisine binip Amerikan vatandaşlığını kaybetmemek için San Francisco'ya döndü. Bir aile dostunun yanında kaldı ve cep harçlığını çıkarmak için dans dersleri verdi. 18 yaşına geldiğinde güçlü bir delikanlıydı. Bruce Lee tam bir Kung-Fu fanatiğiydi ve bu sanatı uygulamak için hiçbir fırsatı kaçırmıyordu. Edison High School'da derslere katıldı ve bir diploma aldı. Daha sonra Washington Üniversitesi'ne yazıldı ve üç yıl felsefe okudu. Okulun son yılında karısı Linda'yla tanışarak evlendi. Linda, Üniversitenin arazisinde Kung-Fu çalışan Bruce Lee'nin çevresinde toplanmış gençlerden oluşan bir gurubun üyesiydi. Çift, Seattle'deki küçük bir Protestan kilisesinde evlendi ve o andan itibaren 9 yıl boyunca başarı yolunda ve bu yolun sonunda bekleyen trajediye doğru birlikte ilerledi.

BRUCE LEE*
BİR EFSANENİN ÖLÜMÜNÜN ÜZERİNDEN 36 YIL GEÇTİ...

Sinemadaki İlk Başarılar

Çift önce, Bruce'un arkadaşı James Lee ile birlikte bir "Jun-Fan" okulu açtığı Oakland'a taşındı. Okulunun tanıtımını yapmak için Amerika'nın batısında turneye çıktı. En başarılı gösteriyi 1964'te, Ed Parker tarafından düzenlenen bir şampiyonada yaptı. 1,71 m boy ve 70 kilo ağırlığındaki Çinli, kendisini gösteri sırasında çeken bir televizyon yapımcısını çok etkiledi. Bruce'a televizyon dizisi "The Green Horne" de Kato rolünü verdi. Bundan kısa bir süre önce 1 Şubat 1964'te, Bruce Lee açısından kariyerini ilerletmek için yeterli bir sebep olan oğlu doğmuştu. Kısa ömürlü dizi sona erdiğinde, Bruce henüz zengin değildi, fakat sanatçısı olarak tanınmış bir adamdı. Hayalleri gerçek oldu ve artık filimci olmak istiyordu.

Hep İleri

Bunu izleyen 6 yıl, karısı Linda'nın dediğine göre çoğu zaman can sıkıcı ve cesaret kırıcıydı. Ama hedef belirlenmişti ve geri dönüş yoktu. Bruce çok çalışıyordu, hep yüzeysel konularla uğraşmaktan memnun değildi. Dövüş türünün tarihi konusunda derine indi, batı ve doğu felsefelerini araştırdı. Bruce Lee her konuda kendi fikirlerini oluşturdu ve bunları kağıda döktü. Duvarında bir söz asılıydı; Hep ileri!
Ve hayatını buna göre yönlendirdi. Bu arada James Garner'le birlikte "Longstreet"i çevirmişti. Fakat bir mükemmeliyetçi olan Bruce Lee hala çevireceği büyük filmi bekliyordu. Hong Kong'dan Raymond Chow bir dizi televizyon filminde oynamayı teklif ettiğinde, hemen kabul etti. Zamanlama mükemmeldi. Amerika'da bir dizi Çin filmi görmüştü ve bu alanda kendini kanıtlayabileceğinden emindi.

Büyük Çıkış

Çok sıkı çalışan, çok enerjik, dinamik ve kararlı olan Bruce Lee, ilk filmi "The Big Boss" piyasaya çıktığında, büyük çıkışını da yaptı. Asya'da var olan tüm gişe rekorlarını kırdı. Fakat Bruce Lee daha yolun başındaydı. Hayalleri gerçek olmalıydı ve olacaktı. Bunu, Bob Wall ve John Saxon'la beraber oynadığı "Fist Of Fruy" ve "Enter The Dragon" izledi. Bunlardan sonra çekilen "Way of the Dragon" filmi, Bruce Lee'nin rejisörlüğünüde yaptığı tek filmdi. Burada Chuck Norris, Bruce'un karşısındaki oyuncuydu. Final Roma'daki Colloseum'da gerilim açısından aşılması pek mümkün olmayan bir dövüşle zirveye ulaşıyordu. Daha en başta 27 milyon dolarlık şaşırtıcı bir başarı kazandı.
Bundan sonra Kung-Fu yıldızı, daha "Way of he Dragon"un son metreleri çekilirken bir sonraki projesine yöneldi. Bu onun son projesi olacaktı- "Game of Death" (Ölüm Oyunu). Maalesef bu isim bir kehaneti içeriyordu. Bu filmde yine Bob Wall'la birlikte kamera karşısına geçti. Bruce, bu filmi en büyük filmi haline getirmek için tüm gücünü, becerisini, azmini kullandı. Gerçi bunu başardı, ama bu korkunç stres ona ölümü getirdi. 10 Mayıs 1973'te Bruce Lee çekim çalışmaları sırasında yere yıkıldı ve hastahaneye götürüldü. Yıldız kendini şaşırtıcı derecede hızlı toparladı, fakat kendi kendine çok fazla görev yükledi. Böylece daha sonra kantonca kostüm filmini popüler hale getirmeyi planlıyordu (Yetmişli yıllarda Mandarin diyalektinde filmler piyasaya hakimdi) ve Çin halk kahramanı Yian Kang Yao çevresinde bir fotoğraf serisi oluşturdu. Bunun yanında "Fist of Unicorn" gibi bağımsız yapımcısı olan filmlerde koreograf olarak çalıştı. "Game of Death" filminin Dan Inosanto, Kerim Abdül Cabbar, James Tien, Chieh Yuan ve Chi Hon-tsoi ile çekilen sahneleri neredeyse tamamlanmış olduğundan, hikayenin diğer bölümlerinin çekilmesi gerekiyordu. Bruce Lee kadın başrol oyuncusu olarak mutlaka Tayvanlı oyuncu Betty Tingpei'yi istiyordu. Sözleşmenin imzalanma tarihi olarak 20 Temmuz kararlaştırılmıştı, fakat bu toplantı asla yapılamadı. Bruce Lee'nin ölümü sadece tüm dünyada yas tutan milyonlarca insanı değil, aynı zamanda tamamlanmamış bir filmi de geride bıraktı. Burada, çalışmasının mükemmeliyetçiliğini yansıtan felsefesinden bir cümle aktarmak istiyoruz: "Bir insanın ne kadar büyük yada küçük göründüğü önemli değildir. Önemli olan insanın dürüstlüğü ve sonuçta arkasında bıraktığı eserlerdir."

Anılarda Yaşamak

Fiziksel bir Süpermen olan Bruce Lee, 32 yaşında öldü ve "Neden?" sorusu her zaman cevapsız kalacak. Milyonlar yas tuttu, bugün bile birçok kişi öldüğüne inanamıyor.
"Tesadüfen ölüm" teşhisi, incelemeden sonra açıklandı. Bu, cevapladığından çok soru yarattı. Bruce, bir doğu zehirinin kurbanı mıydı? Katı bir çalışmayla elde ettiği başarıyı çekemeyen çok kişi vardı.
Eğer doğal olmayan yollardan öldüyse bile bu bilmece hiçbir aman çözülemeyecek. Fakat Janis Joplin, James Dean, Lenny Bruce, Buddy Holly, Jim Morrisson, Jimy Hendrix'le, 31 mart 1993'te "The Crow"(Karga) filminin çekiminde trajik bir şekilde vurulan oğlu Brandon Lee gibi genç ölen tüm yıldızlarda olduğu gibi, Bruce Lee'de hayranlarının hafızasında bir efsane olarak yaşamaya devam edecek.

sifumustafasahin@mynet.com

Bize ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın