|
|
|
|
Bor’a varma hoyrat olursun. Suyun içme ırgat olursun, Bir dul kadına bağvant olursun Ha çalış, ha çalış, ha çalış, |
|
BOR’DAN AYRILIŞ
İşte küçük bir istasyon Bor burası Trenler geçiyor sallanıyor mendiller, eller, Mahzun mahzun bakıyor aradığını göremeyenler Ne acıdır ayrılık her ayrılık bir kalp yarası.
Evlat arkasından ağlayış, el sıkışıp öpüşmeler, Mesut bahtiyar olarak seneler sonra görüşmeler, Keskin bir düdük koşturuyor insanları, Başka bir yerde yapmak için aynen manzarayı.
Elveda artık sevdiklerim, elveda arkadaşlar, Hiç unutmayacağım bu acı ayrılışı Hayatta yalnız arkadaşın kalışı.
Bir sarsıntı ile kalkıyor tren Gözyaşı ile uğurlanıyor Kan ağlıyor gözüm kalbim ta derinden sızlıyor. Ah kader ayırdın beni en güzel arkadaşlarımızdan.
Gülerim ılık ılık fakat kalbim pek soğuk, Yalnız ruhum var şimdi ben bir hiçim Hayatta: Bor yalnız seni sevmiştim.
Çakıl bahçe, kayabaşı, Sinanlı göllerin Bakınca doyuruyor insanı meyve yükü dalların Senden ayrılık acısı ateş gibi yakıyor beni Kalbimde gizli bir his var hiç unutamam seni
Sevim ÇEPKİ (24 Temmuz 1959) |
|
BOR’DA BİR AKŞAM
Altın bir elma düşer mavi dalından göğün, O renk renk gölgeleri dökülür, gün sonunun, Bir nur havuzu dolar pembeliğiyle günün, Eteklerini tutar dağlar altun buğunun
Salkım söğütlerin nur dökülür yaprak yaprak, Ilık rüzgar dökerek geçer bütün dalları, Bir akşam yemişidir elimde ılık toprak, Ve bir masal kokusu aşık, gelir yolları,
Ellerimi güneşe o kadar yakın tutarım O elmayı ısırmak isterim ben bu akşam Eşsiz pembeliklerde yıkanırım yatarım, Derim; Hayata veda sonsuzluğa selam.
Bir Bor elması gibi ey batan güneş seni, Isırmak istiyorum seni büyülü yemiş, Hatırla masallarda bahtiyar geçen günü, O günler, o ünler bu özlemler zenginleşmiş.
Ellerim değiyor Hasan Dağına serinliğe Yüksekliğe uçuyor kar öbek öbek, Pembe pembe halılar serilmiş “yürü” diye, Bu çocuk ufukları özledi ,yürüyecek.
Duru bir pembeliğin örtüsündedir dağlar, Dağların arasından uzatıp ellerimi, Erişmek istiyorum gök bitimine kadar, Okşayabilmek için bütün sevdiklerimi.
Uyu , çocuğum uyu, koy başını dağlara Tanrının işlediği o yorganı ufuğu, Serdi bu eşsiz akşam, ilk yatağımı BOR’a Ve bahçelerde annen ninni söylüyor uyu !
Her an değişen bir gün gibi açtın çocuğum, Dağları okşamak.O dağları.Kafesinde, Ufkunda öz elmayı koklamak istiyorum, İşte güneş orada akşamın bahçesinde.
Ceyhan Atuf KANSU (9 Haziran 1958 ) |
|
ÇAKAL RIZA Ne bıyık vardı, ne sakal, Bor’lu Rıza çakal mı çakal, Takmıştı eşeğin ağzına gemi, Dedi; ‘ Bırak alsın bugün de demini’ İçirdikçe hayvana rakıyı lıkır lıkır, Gülüyordu Rıza fıkır fıkır. |
|
Cevher dolu, toprağı her bir taşı, Aranırsa yurtta yoktur bir eşi, Bir yıl ırak dursan yakar ateşi, Bülbül Yeşil Bor’u vatan edinir
Komşu yeller hasretinden didinir, Cennetle denk tutulsa da yeridir, Zenginliği halkın alın teridir, Şöhreti var asırlardan beridir,
Yol boyunca süslenmiştir meşeyle, Övünürüm bu çalışkan köşeyle.
Ayhan BARAN (11 Nisan 1949 ) |
|
BOR’DAN BİRKAÇ KITA
Gençlere yurt olmuş kahve damları, Bataklar üretmiş akan sudan Bor, Talihe bağlanmış iş adamları, Ruhunda çürüyor yazık her an Bor.
Neden çağlamıyor bu durgun sular ? Niçin ayak çekmiş Bor’dan kuğular ? Serviler , söğütler, sivsi borular, Belli ki vermiyor cismine can Bor.
Söğütler ırgalar gölgeyi dal dal, Sular ninni söyler, kavaklar masal, Hülyalar gibi uç, rüyalara dal, Ölüm başka mıdır bu uykudan Bor ?
Görkemlidir dışın haraptır için, Yiyorsun kendini hep için için Yadsın kendin için yarsın il için, Biraz da sen sen ol kendine yan Bor.
Göncel, doğum yerin senin de Bor’dur, Sisli gözlerinde Bor tütüyordur. Yurda hor bakanın kendisi hordur. Bir Allah yücedir bir de vatan Bor.
İbrahi Hicri GÖNCEL |
|
Simdi Yeşil Bor’un nazlı kırında, Karşı karşıyayım okçu dağıyla, Aşıklar yolunun her çığırında, Yoldaşsız bahar çağıyla,
Annemden emdiğim ak sütün meğer Kaynağı Bordaymış benimmiş bu yer, Mavi Hindibalar, al gelincikler, Açıldı ruhumun tomurcuğiyle,
Duydum uzaklarda gördüm ; Akaya destanlar söyle akından, Sinandı gölünden, Ağan arkından, Şehre hayat çağlar Dink ırmağiyle
Bahtım mıdır açan, laleler midir ? Bağrım mıdır yanan, Kızılyer midir ? Defne mi zeytin mi, nilüfer midir ? Nur içtiğim gözler aşk ayağiyle ?
Kırda şehvet biraz melekleşirmiş, Yüzler utancından çilekleşirmiş, Gönüller dilleşir, dilekleşirmiş, Gözbebeklerinin ışıldağıyle.
Göncel’im tanırım güttüğüm izi, İşte her yanım bir ışık denizi, Gelin hayallerim örteyim sizi, Tüllü şafaklar al duvağiyle.
İbrahim Hicri GÖNCEL |
|
Bor’lu Şairlerden Bor’u Anlatan Şiirler |
|
BOR’U ÖZLERİM
Anamın koyduğu azık aklımda Her sabah kalkınca Bor’u özlerim, Gün batar gurbette içimde tasa Özden rüzgarından haber gözlerim. Firkat basar beni her akşam böyle Sıra selvilerden geçip te şöyle, Çakılbahçeden bir gonca koparıp, Sinandı bağında eseyim derim. Seccademi serip yarımadaya, Gece orda yatıp bakarsak aya, Yunak’ta soyunun girerim suya, Bentkavak’a kadar yüzeyim derim. Çayırlı Camiinde bir namaz kılıp, İftiyan yoluyla ,yedi odaya , Acıgöl’de durup Kuddüsü Baba’ya, Bütün sırlarımı vereyim derim. Gurubu seyredip Kayabaşı’nda , Şıra kaynatayım Kala dışında, Sıgıt dürümünde, arabaşında , Eski lezzet var mı ? Sorayım derim.
Azrail gelirse şu genç yaşımda, Bir türkü yakılsın dombul başında, Okçu suyu içip sabah beşinde, Bor’da canımı al öleyim derim.
Bor’lu Ferit derde düştüm hasretle, Bir gün kavuşursun inşallah dosta, Paşa camiinde serdiğim posta Yüzümü, gözümü süreyim derim.
Bor’lu Ozan Ferit ÜNAL
|
|
İnsanları düşünmek,yaşamı düşünmek ve güzeli düşünmek.,işte bunlar insanı içinden çıkılamaz durumlara düşürebilir.düşürür de.Parçalar, haince kemirir.Ben bunları yaşadım ve yaşanlar da çoktur biliyorum.ee yaşayanlar yaşadıklarını anlatmazlarsa yaşamayanlar kimden ibret alacak.gelgelelim başımda esen kavak yellerine.bi defa rüzgar boş yere esmez.eğer sen rüzgarı hissediyorsan bil ki çok açıktasın.ya da boşluktasın.esen rüzgar eğer bi tarafını kaldırıyorsa aman Allahım işte o zaman daha beter dağıtırsın.bir kere sersemlikten kurtulamazsın bunu söylim.e ozaman ne yapmak lazım,bence daha fazla düşünmeden harekete geçmek lazım.icraat lazım.boşuna esen rüzgar,boşuna tüketilen nefeslerin bir birikimidir adeta.sakın kendinizi fazla rüzgara kaptırmayın.sonra üşütür hasta olursunuz mazallah. Kerim EROĞLAN(2003) |


|
GEÇTİ BOR 'UN PAZARI |
|
Sıla özlemi başkadır gurbette ,sıla özlemi bitirir insanı kendi nefsinde,ağlatır kimi zaman sinsice içinde,kimi zamansa küstürür hayata erkekçe.vakit bitmez ki geçmez ki günler artık,saatin sesleri hep çınlar kulaklarında tık tık.Bir bilsen ah bir çeksen o acıyı anlayacaksın o zaman her gün çektiğim hazin sancıyı. K.E |


|
Siz de “Benim de Bor’la ilgili şiirim var” diyorsanız lütfen bize yollayın.E posta adresimiz “borlu51@mynet.com” .İlgilerinizi bekliyoruz. |