Borlu51.sitemynet.com,Bor için harcanan emekler helal olsun...                
 
 Hepsi BOR  Özel Dosyalar   Ziyaretçi Def.  Şiir/Deneme  Forum

Bor’a varma hoyrat olursun.

Suyun içme ırgat olursun,

Bir dul kadına bağvant olursun

Ha çalış, ha çalış, ha çalış,

       BOR’DAN AYRILIŞ

 

İşte küçük bir istasyon Bor burası

Trenler geçiyor sallanıyor mendiller, eller,

Mahzun mahzun bakıyor aradığını göremeyenler

Ne acıdır ayrılık her ayrılık bir kalp yarası.

 

Evlat arkasından ağlayış, el sıkışıp öpüşmeler,

Mesut bahtiyar olarak seneler sonra görüşmeler,

Keskin bir düdük koşturuyor insanları,

Başka bir yerde yapmak için aynen manzarayı.

 

Elveda artık sevdiklerim, elveda arkadaşlar,

Hiç unutmayacağım bu acı ayrılışı

Hayatta yalnız arkadaşın kalışı.

 

Bir sarsıntı ile kalkıyor tren

Gözyaşı ile uğurlanıyor

Kan ağlıyor gözüm kalbim ta derinden sızlıyor.

Ah kader ayırdın beni en güzel arkadaşlarımızdan.

 

Gülerim ılık ılık fakat kalbim pek soğuk,

Yalnız ruhum var şimdi ben bir hiçim

Hayatta: Bor yalnız seni sevmiştim.

 

Çakıl bahçe, kayabaşı, Sinanlı göllerin

Bakınca doyuruyor insanı meyve yükü dalların

Senden ayrılık acısı ateş gibi yakıyor beni

Kalbimde gizli bir his var hiç unutamam seni

 

Sevim ÇEPKİ (24 Temmuz 1959)

          BOR’DA BİR AKŞAM

 

Altın bir elma düşer mavi dalından göğün,

O renk renk gölgeleri dökülür, gün sonunun,

Bir nur havuzu dolar pembeliğiyle günün,

Eteklerini tutar dağlar altun buğunun

 

Salkım söğütlerin nur dökülür yaprak yaprak,

Ilık rüzgar dökerek geçer bütün dalları,

Bir akşam yemişidir elimde ılık toprak,

Ve bir masal kokusu aşık, gelir yolları,

 

Ellerimi güneşe o kadar yakın tutarım

O elmayı ısırmak isterim ben bu akşam

Eşsiz pembeliklerde yıkanırım yatarım,

Derim; Hayata veda sonsuzluğa selam.

 

Bir Bor elması gibi ey batan güneş seni,

Isırmak istiyorum seni büyülü yemiş,

Hatırla masallarda bahtiyar geçen günü,

O günler, o ünler bu özlemler zenginleşmiş.

 

Ellerim değiyor Hasan Dağına serinliğe

Yüksekliğe uçuyor kar öbek öbek,

Pembe pembe halılar serilmiş “yürü” diye,

Bu çocuk ufukları özledi ,yürüyecek.

 

Duru bir pembeliğin örtüsündedir dağlar,

Dağların arasından uzatıp ellerimi,

Erişmek istiyorum gök bitimine kadar,

Okşayabilmek için bütün sevdiklerimi.

 

Uyu , çocuğum uyu, koy başını dağlara

Tanrının işlediği o yorganı ufuğu,

Serdi bu eşsiz akşam, ilk yatağımı BOR’a

Ve bahçelerde annen ninni söylüyor uyu !

 

Her an değişen bir gün gibi açtın çocuğum,

Dağları okşamak.O dağları.Kafesinde,

Ufkunda öz elmayı koklamak istiyorum,

İşte güneş orada akşamın bahçesinde.

 

Ceyhan Atuf KANSU (9 Haziran 1958 )

ÇAKAL RIZA

Ne bıyık vardı, ne sakal,

Bor’lu Rıza çakal mı çakal,

Takmıştı eşeğin ağzına gemi,

Dedi; ‘ Bırak alsın bugün de demini’

İçirdikçe hayvana rakıyı lıkır lıkır,

Gülüyordu Rıza fıkır fıkır.

Cevher dolu, toprağı her bir taşı,

Aranırsa yurtta yoktur bir eşi,

Bir yıl ırak dursan yakar ateşi,

Bülbül Yeşil Bor’u vatan edinir

 

Komşu yeller hasretinden didinir,

Cennetle denk tutulsa da yeridir,

Zenginliği halkın alın teridir,

Şöhreti var asırlardan beridir,

 

Yol boyunca süslenmiştir meşeyle,

Övünürüm bu çalışkan köşeyle.

 

Ayhan BARAN (11 Nisan 1949 )

      BOR’DAN BİRKAÇ KITA

 

Gençlere yurt olmuş kahve damları,

Bataklar üretmiş akan sudan Bor,

Talihe bağlanmış iş adamları,

Ruhunda çürüyor yazık her an Bor.

 

Neden çağlamıyor bu durgun sular ?

Niçin ayak çekmiş Bor’dan kuğular ?

Serviler , söğütler, sivsi borular,

Belli ki vermiyor cismine can Bor.

 

Söğütler ırgalar gölgeyi dal dal,

Sular ninni söyler, kavaklar masal,

Hülyalar gibi uç, rüyalara dal,

Ölüm başka mıdır bu uykudan Bor ?

 

Görkemlidir dışın haraptır için,

Yiyorsun kendini hep için için

Yadsın kendin için yarsın il için,

Biraz da sen sen ol kendine yan Bor.

 

Göncel, doğum yerin senin de Bor’dur,

Sisli gözlerinde Bor tütüyordur.

Yurda hor bakanın kendisi hordur.

Bir Allah yücedir bir de vatan Bor.

 

İbrahi Hicri GÖNCEL

Simdi Yeşil Bor’un nazlı kırında,

Karşı karşıyayım okçu dağıyla,

Aşıklar yolunun her çığırında,

Yoldaşsız bahar çağıyla,

 

Annemden emdiğim ak sütün meğer

Kaynağı Bordaymış benimmiş bu yer,

Mavi Hindibalar, al gelincikler,

Açıldı ruhumun tomurcuğiyle,

 

Duydum uzaklarda gördüm ;

Akaya destanlar söyle akından,

Sinandı gölünden, Ağan arkından,

Şehre hayat çağlar Dink ırmağiyle

 

Bahtım mıdır açan, laleler midir ?

Bağrım mıdır yanan, Kızılyer midir ?

Defne mi zeytin mi, nilüfer midir ?

Nur içtiğim gözler aşk ayağiyle ?

 

Kırda şehvet biraz melekleşirmiş,

Yüzler utancından çilekleşirmiş,

Gönüller dilleşir, dilekleşirmiş,

Gözbebeklerinin ışıldağıyle.

 

Göncel’im tanırım güttüğüm izi,

İşte her yanım bir ışık denizi,

Gelin hayallerim örteyim sizi,

Tüllü şafaklar al duvağiyle.

 

İbrahim Hicri GÖNCEL

Bor’lu Şairlerden Bor’u Anlatan Şiirler

        BOR’U ÖZLERİM

 

Anamın koyduğu azık aklımda

Her sabah kalkınca Bor’u özlerim,

Gün batar gurbette içimde tasa

Özden rüzgarından haber gözlerim.

Firkat basar beni her akşam böyle

Sıra selvilerden geçip te şöyle,

Çakılbahçeden bir gonca koparıp,

Sinandı bağında eseyim derim.

Seccademi serip yarımadaya,

Gece orda yatıp bakarsak aya,

Yunak’ta soyunun girerim suya,

Bentkavak’a kadar yüzeyim derim.

Çayırlı Camiinde bir namaz kılıp,

İftiyan yoluyla ,yedi odaya ,

Acıgöl’de durup Kuddüsü Baba’ya,

Bütün sırlarımı vereyim derim.

Gurubu seyredip Kayabaşı’nda ,

Şıra kaynatayım Kala dışında,

Sıgıt dürümünde, arabaşında ,

Eski lezzet var mı ? Sorayım derim.

 

Azrail gelirse şu genç yaşımda,

Bir türkü yakılsın dombul başında,

Okçu suyu içip sabah beşinde,

Bor’da canımı al öleyim derim.

 

Bor’lu Ferit derde düştüm hasretle,

Bir gün kavuşursun inşallah dosta,

Paşa camiinde serdiğim posta

Yüzümü, gözümü süreyim derim.

 

Bor’lu Ozan Ferit ÜNAL

 

 

 

İnsanları düşünmek,yaşamı düşünmek ve güzeli düşünmek.,işte bunlar insanı içinden çıkılamaz durumlara düşürebilir.düşürür de.Parçalar, haince kemirir.Ben bunları yaşadım ve yaşanlar da çoktur biliyorum.ee yaşayanlar yaşadıklarını anlatmazlarsa yaşamayanlar kimden ibret alacak.gelgelelim başımda esen kavak yellerine.bi defa rüzgar boş yere esmez.eğer sen rüzgarı hissediyorsan bil ki çok açıktasın.ya da boşluktasın.esen rüzgar eğer bi tarafını kaldırıyorsa aman Allahım işte o zaman daha beter dağıtırsın.bir kere sersemlikten kurtulamazsın bunu söylim.e ozaman ne yapmak lazım,bence daha fazla düşünmeden harekete geçmek lazım.icraat lazım.boşuna esen rüzgar,boşuna tüketilen nefeslerin bir birikimidir adeta.sakın kendinizi fazla rüzgara kaptırmayın.sonra üşütür hasta olursunuz mazallah.

Kerim EROĞLAN(2003)

Metin Kutusu:

      GEÇTİ BOR 'UN PAZARI

Başta kavak yelleri estiği günler hani ?
Beklediğin nişanlar,şerefler,ünler hani?
Aradığın sevgili,şanlı düğünler hani?
Selvi gibi ümitler döndü birer iğdeye,
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.

Sende cevher var imiş bunu herkes ne bilsin.
Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin ?
Şöyle bir dairede müdür bile değilsin.
Ne çıkar öğrenmişsin mesahayı pi diye,
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.

Bilmemki ne olmaktı senin gayen,maksadın ?
Fare gibi kitapların arasında yaşadın.
Ne dans ettin eğlendin,ne sevdin kız kadın,
Kim dedi hey serseri gençliğine kıy diye ?
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.

Gönül ne çalgı ister,ne eğlence ne de dans,
Ne güzel kadınların önlerinde reverans.
Kapandıkça kapandı bunca yıldır kahpe şans.
İhtiyarlık gölgesi perde çekti dideye,
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.

Fırsatı iyi kolla,sakın olma dangalak,
Keyfine bak dünyada gülerek,oynayarak.
Sende iç şampanyalar,viskiler bardak bardak,
Dokunuyor üç kadeh şimdi bizim mideye,
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.

Hasanın böreğine vaktinde yetişmeli,
Hiç durmadan gövdeye atıştırıp şişmeli.
Yanıpta kavrulmadan mükemmelen pişmeli,
Yoksa seni almazlar hiç bir yere çiy diye,
Geçti Bor'un pazarı,sür eşeğini Niğde'ye.


Namdar Rahmi KARATAY

Sıla özlemi başkadır gurbette ,sıla özlemi bitirir insanı kendi nefsinde,ağlatır kimi zaman sinsice içinde,kimi zamansa küstürür hayata erkekçe.vakit bitmez ki geçmez ki günler artık,saatin sesleri hep çınlar kulaklarında tık tık.Bir bilsen ah bir çeksen o acıyı anlayacaksın o zaman her gün çektiğim hazin sancıyı.

K.E

Metin Kutusu:

Siz de “Benim de Bor’la ilgili şiirim var” diyorsanız lütfen bize yollayın.E posta adresimiz “borlu51@mynet.com” .İlgilerinizi bekliyoruz.