14.09.2007
"Tarihi Eserlerimiz"
KERİM EROĞLAN

BOR VE TARİHİ ESERLERİNİN ANALİZİ

   Her gün yanından geçip gittiğimiz varlıkların farkında mısınız ? Tabi ya nereden farkında olacaksınız dilleri yok ki söylesinler. Unutulmuş tarihimizden söz ediyorum. Bor halkının, bizim, kendimizin duyarsızlığından bahsediyorum. Tarihimiz neden gün yüzüne çıkarılmıyor? Ya da gün yüzüne çıkmış tarih neden konuşturulmuyor neden kefenleniyor? Bu sorunun cevabı açık sanki ”HAZIRCILIK”…

   Uğraşılmayan ya da önemsenmeyen bir taş parçası değil mi ya. Geçmişin sessiz tanıkları göz göre göre tahrip ediliyor. Çoğu günümüze kadar ulaşabildiği halde görmezden geliniyor. Buna birçok örnek verebiliriz. En önemlilerinden biri kilise diye bilinen Bor pazarının kurulduğu yerin üst kısmında adeta bir kale gibi duran yapıt. Küçükken biz de girer gezerdik içinde. Yaklaşık 8–9 yıl önce arkadaşlarımla birlikte incelemiştik. Etkilendiğimi söyleyemem çünkü içerisi o kadar pisti ki kendimi farklı bir ortamda hissettim. Alt katlarında belediyenin boruları vardı ya da öyle olduğu söyleniyordu. Bu yapıyı Bor’a her gelişimde ziyaret ederim. Sanırım şu an kapıları kilitli, betonla örülmüş kapı bile yok. Yani anlayacağınız kendi kaderine terk edilmiş. Yani param olsa tutup ben restore ettireceğim. Neden Bor’un varlıklı insanları bu maziyi görmezden gelirler anlamam. Oysaki bu yapı restore edilse, yeniden eski ihtişamına kavuşsa görün bakalım o zaman o çehre nasıl değişecek. Pazarın üstünde bir güneş gibi pırıl pırıl… Kendini hissettirecek bir yapıt. Hadi restore etme fayda vermez paramız boşa gider mantığından bahsediyorsanız (ki bu mantıksız olur) o halde burayı düzenledikten sonra harika bir çay bahçesine dönüştürebilirsiniz. Bor’un en görkemli kısmında, harika manzarasıyla çok hoş olurdu. Sanırım kendine ait küçük bir de bahçesi var. Bu kısım da ufak tefek yeşillendirmeden sonra Bor’un en kaliteli mekânı haline getirilebilir durumdadır. Her geçişimde sorarım kendime neden çürütülüyor bu bina? Neden hala bakım yapılmıyor? Bu güzelliği bizden başka kimse görmüyor mu? Neden hemşerilerimiz bu kadar duyarsız kalırlar milli varlığımıza. Kiliseye de benzemeyen bir köşkü andıran bu binanın çevresindeki evler de tarihin darbelerinden nasibini almıştır. Oradan geçerken adeta biri çöküverecek mi üstüme diye korkmuyorum desem yalan olur. O mahalle de tarihi izler taşıyor ve çürümeye yüz tutmuş. Bunun gibi daha neler neler…

   Tarih bakımından aslında çok zengin olan Bor İlçemiz ilgisizlik yüzünden hemen hemen hiçbirine sahip değil.Ama bazı çalışmaların da hakkını yememek lazım. Belediye binasının yanındaki tarihi köşk restore edildi. Bu da geç kalınmış bir projeydi aslında. Ama başlangıç için, olumlu projeler için güzel bir adım. Umarım devamı gelir. Özellikle eski ve tarihi nitelikte olduğunu düşündüğüm oluşumlara Dambulca mahallesinde rastlamıştım. Eski çeşmeler, atların konaklandırılması için yapılmış kısımlar… Bu gün tahrip edilmiş durumdalar. Duvarlarında çirkin yazılar mesken tutmuş bakan yok, çeken yok. Bunun gibi daha neler. 29 Ekim İlköğretim Okulu’nun arkası yakın zamana kadar eski binalara sahipti. Oranın atmosferi hep beni etkilerdi. Ama bir gün geldim gördüm ki binalar, yatırlar yıkılmış yerleri hep apartmanlarla doldurulmuş. Özellikle gördüğüm bir manzara beni çok üzmüştü. Bu resmi sizinle paylaşayım.

   Gezerken karşılaşmış olduğum tarihi yapılardan çekmiş olduğum resimlerin bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

   Eskiden kısa bir süre hapishane olarak kullanıldığı söylenilen Kör İsmail Camii'nin yanındaki köşk tipinde tarihi bina. Nono'nun evi diye biliniyor.

   Bor Harım Mahallesindeki Çeşme.Yıllardır buradan su akardı ama şu aralar sanırım suyu kesildi.

   İşte İçler acısı bir tarih daha.Ağaçlar ve yeşillikler arasında yok olmaya mahkum edilmiş bir çeşme.

   Görüldüğü gibi müthiş bir tarihi dokuya sahip şirin ilçemiz gün geçtikçe farklılaşmakta ve geçmiş tarihinden kopmaktadır. Duyarsızlık ve ihmalkârlık alıp başını gitmektedir. Bu iş için acil bir çözüm planı gerekmekte ve tarihi yara kısa zamanda sarılarak İlçemiz eski tarihi dokusuna kavuşturulmalıdır. Tarihsiz bir Bor düşünülemez. Bunu her Borlu türk genci görmeli ve tarih bilincini, tarihi yapılara bakış açısını değiştirmelidir. Gelişen teknoloji ile ararştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmalar hız kazanmalı, Bor’un kalkınmasında duyarlı nesil ayağa kaldırılmalıdır. Bu açığın er geç kapatılacağı ve Bor İlçe’mizin hak ettiği seviyeye ulaşacağına yürekten inanıyorum.