|
Bor'da ortaokul ve lise
Şehit Nuri Pamir Lisesi'nin kuruluş tarihi
Bor'da yıl 1940... Zor koşullarda eğitim için emek ve çaba sarfedilirken ortaokulun açılması için Ankara'da Halit Mengi, Nafi Demirkaya, Mahmut Nedim İrengün girişimlerde bulunurlar. Bir dernek kurulmasına karar verilir. Nisan 1941 yılında Halkevinde yapılan toplantı ile Talebe Okutma ve Koruma Derneği kurulur. Ankara'da Nafi Demirkaya (Değişik bakanlıklarda Genel müdür, Müşteşar olarak görevlerde bulundu) destek verir. Bor'daki köylerle birlikte öğrenci ve okul miktarlarını da içeren genel durumunu özetleyen dilekçe ile okulun açılması için Bakanlığa başvurur. Çaba ve çalışmalar sonunda Bor'da özel sayılabilecek bir Ortaokul açılması izni alınır. Haber, Bor'da büyük sevinç yaratır ve öğretmen ile okul için çalışmalara geçilir. Belediye Başkanı Üstün Park içinde Belediyeye ait tesisi ücretsiz olarak okul için verir. Bina bakımı halkın çabası ile yapılır. Boya ve Badana işlemleri tamamlanır. 6.10.1941 tarihinde pazartesi günü saat 14.00'de düzenlenen tören ile okul Talebe Okutma ve Koruma Birliği Özel Orta Okulu olarak açılır. Açılışta, Öğretmen Hasan Turgut ve Necati Arısoy konuşma yaparlar. Vali vekili tarafından okul açılır. Okul Müdürlüğüne Mustafa Balçık, getirilir. Okul Müdür yardımcısı ve Fransızca Öğretmeni olarak bir dönem Necati Arısoy da görev yapar. 55 öğrenci okula başlar, ilk dersi Tarih Öğretmeni B. Fikret Tayanç verir. Okul öğretmenlerinin bir bölümü Niğde Ortaokulundan temin edilir.
5 Eylül 1941 tarhli Niğde gazetesinde "Bor'da güzel bir teşebbüs" haberi ile Ortaokul girişimi duyurulur. Haber; "Bor"un en büyük dertlerinden birisi Ortaokul bulunmaması şeklindedir. Bu yüzden pek çok Bor'lu gençler diğer kasabalara dağılmak, mahrumiyet ve aile murakabesinden uzak yaşamak mecburiyetinde kalmaktadır. Bor'lu münevverler bu işe zaman zaman çareleler aramış, bir otobüs kiralayarak Ortaokul talebelerini sabah - akşam Niğde'ye götürmüşler, Niğde'de bir Panisyon açmayı denemişler, fakat kesin ve devamlı bir tedbir bulamamışlardır. Aynı hafta içerisinde bazı münevver gençlerin teşviki ile bu hususta kesin ve daha faydalı bir adım atılmış bulunmaktadır. Bor'da Talebe Okutma ve Koruma Birliği adında bir Cemiyet teşkil etmiştir. Bu Cemiyet azalar kaydetmekte ve her azayı muayyen aylık taahhüde tabi tutmaktadır. Bu surette toplanan paranın bir kısımı ileride Ortaokul binasının inşaası için Bankaya tevdi edilecek, diğer yarısı Bor'un bügünkü Ortaokul ihtiyacını karşılamaya tahsis edilecektir. Birlik aynı sene içinde Bor'da Ortaokul birinci sınıfını teşkil edecek ve diğer seneler içinde de teşkilatlanmasını tamamlayacaktır. Okul vesaiti (aracı) birlik tarafından verilmek şartı ile Niğde Ortaokulu Talim Heyetinden istifade edecek Bu suretle resmi bir Ortaokulun çekirdeği meydana getirilecektir. Okulun binası, müdürü hazırlanmış ve tesisi için icabeden teşebbüslere geçilmiştir. Bor'lu müteşebbis gençlere muvaffakiyetler dileriz.
3.1.Teşrin 1941 tarihli Niğde gazetesindede Bor Ortaokulu konusunda yer alan haberde de: Bor Talebe Koruma ve Okutma Birliği tarafından kasabalarında tesise çalışılan Orta mektebin hazırlıkları bitmiştir. Birlik Üstün Park içinde bulunan geniş binayı bu maksatla tadil ettirmiş... Sıra, masa, siyah tahta gibi ihtiyaçlar tamamlanmıştır. Birlik bu sene yalnız birinci sınıfı teşkil edecek ve talebeden ayda beş lira ücret alacaktır. Şimdiden 50'yi aşan talebe kaydolmuştur. Niğde Ortaokulunun tedrisatına halel vermemek ve Vekaletin reyi munzam olmak şartıyle Bor Ortaokulu Niğde Talim Heyetinin istifade edecektir. Birlik bu iş için Niğde Ortaokulu Talim Heyeti emrine bir otomobil tahsis etmiştir. Ortaokulun 6 Teşrin evelde faaliyete geçeceği öğrenilmiştir. Faaliyetten sonra diğer Orta mekteplere muadelet muamelesi tekemmül ettirilecektir. Birliğe muvaffakiyet dileriz.
10 Teşrin 1941 tarihli Niğde gazetesi bu kez okulun açılış haberini verir : Bor Ortaokulu Açılma Töreni, diye.
Bor Talebe Okutma ve Koruma Derneğinin Bor'da açtığı Ortaokul 06.10.1941 Pazartesi günü törenle derslere başlamıştır. Niğde'den giden bir çok davetlilerle birlikte halk, saat 14.00'de okul binası önünde toplanmışlardır. Bundan sonra Niğde Ortaokul İzcileri tarafından söylenen İstiklal Marşı ile okula bayrak çekilmiş ve "Dağ başını duman almış" marşı söylenmiş, Koruma Birliğinden Öğretmen Necati (Arısoy) ve Hasan (Turgut) tarafından okulun açılış maksadı ve faydalarını canlı şekilde anlatan birer hitabe yapılmıştır. Sonra kapıya gerilen kordela Vali vekili tarafından kesilmiş, kayıtlı 55 talebe intizam içinde sınıflarına girmişlerdir. İlk Tarih dersi Ortaokul tarih öğretmeni B. Fikret Tayanç tarafından verilmiştir. Bundan sonra davetlilere kurum tarafından bir çay verilmiştir.
DERNEK YÖNETİMİ
5 Eylül 1941 yılında Resmi Niğde gazetesinde yayınlanan tüzük ile hükmü şahsiyet kazanan Talebe Koruma ve Okutma Derneğinin Kurucu Yönetim Kurulunda Armutlu Mahallesi'nden Emekli Binbaşı Mehmet Balçık, Orta Mahalle'den Öğretmen Necati Özün, Armutlu Mahallesi'nden Tüccar Halil Ataman, Çarşı Mahallesi'nden Tüccar Mahmut Cığız, Künkbaşı Mahallesi'nden Eşraftan Hilmi Özalp, Armutlu Mahallesi'nden Halil Nuri Bey Kütüphane Memuru Ragıp Önen, Künkbaşı Mahallesi'nden Tüccar Rasih Şahap Bayatlı ile Yedek üyeler Köprübaşı Mahallesi'nden Tüccar İbrahim Bilgin, Saltık Mahallesi'nden Davavekili Nazmi Öncel, Şelçuk Mahallesinden Avukat İsmail Hakkı İrengül, Şelçuk Mahallesi'nden Öğretmen Rasih Yüksel, Orta Mahalle'den Öğretmen Semiha Yurtsever, Armutlu Mahallesi'nden Tüccar Mehmet Bıyık, Şelçuk Mahallesi'nden Tüccar Mehmet Enver Bor yer alırlar. Kaymakam Mümtaz Nayman, Belediye Başkanı İzzet Can ile Murakıp Ferit Yeğenoğlu, Nail Onat, Mahmut Topacık, Nafi Demirkaya, Halit Mengi, Teyfik Avan, Mahmut Nedim İrengün, Fuat Mengi çalışmalara destek verirler.
Mahmut Topacık
Mahmut Topacık, okulun kuruluş devresinde yaşadığı bir olayı şöyle anlatır. "Müdür Mehmet Bey (Balçık) Binbaşı iken harpte bacağını kaybetmiş, tahta bacakla okula gelir giderdi. Ne var ki okulun açılışı ona bu acısını unutturmuştu. Tedrisat ortalarına doğru Ortaokula Niğde'den öğretmen getirip götüren otomobilin sahibi Hakkı Bey müdüriyete gelip Arabamın altındaki lastikler eskidi. Bu hali ile gidip gelmek hem araba, hem öğretmenler için hayati tehlike yaratır. Bu durumda ben aybaşından itibaren bu işi yürütemeyeceğim. Vasıtanızı bulun yada bana dört lastik temin edin... der. Harp yıllarıdır piyasada lastik yok, başka bir vasıta bulunmasıda imkansız. Tedrisatın ortasında okulun kapatılması durumu doğar. Çaresizlik içinde kalan Okul Müdürü Mehmet Balçık Bey hüngür, hüngür yanımda ağladığını gördüğüm anı hayatım boyunca unutmayacağım. Bu durumda imdadımıza Ankara'daki kurucumuz Nafi Demirkaya yetişti. Zor kütük dört lastik tahsisi alabildide okul eğitime devam edebildi." der Okul giderlerini karşılamak için ailenin durumuna göre yardım alınır 5 ila 10 lira arasında değişen yardımla okul ihtiyacı giderilir. Özel sayılacak statü ile iki yıl eğitim veren okul Üçüncü yıl Bakanlığa tahsis edilir. Mahmut Topacık, 1973 yılında ŞNP orta, lise kısmının kıymetini bilip sahip çıkalım çağrısını yapar. (9 Ekim 1973, Yeşil Bor).
Yardımlar
1943'den sonra Ortaokul gelişir. Okul yeni binası için çalışmalara başlanır. Okul için İstasyon caddesindeki ŞNP lisesi bulunduğu alandaki tarla uygun bulunur. Arazinin sahipleri Halim Tunç, Teyfik Sun ve Hazım (Çınar) Tengiroğlu arsalarını bedelsiz olarak bağışlarlar. Halkevinde Okul Müdürü Mehmet Balçık başkanlığında toplantı ile binanın yapılmasındaki yöntem belirlenir. Bina için gerekli araç ve kereste temini için çalışma grupları oluşturulur. R. Muzaffer Selamoğlu, ortaokul tarihçesi ile ilgili yaptığı derlemede komitede yer alanlar ve yapılacak işleri yazar.
İşler 4 grupta toplanır.
1- Her semtte ağaç damgalama ekibi;
Öğretmenler:Tahsin Akgül, Talat Gün, Arif Targan, Kazım Gönen ve gönüllü vatandaşlar
2- Damgalanan ağaçları kesim ekibi;
Halil Koçyiğit, Turgut Çeşit, Helvacı Ali Yüceer, Nüri Akgül ve gönüllü hemşerilerimiz.
3- Kesilen ağaçların inşaat ve kireç ocağına nakliye ekibi;
Kazım Erol, Durmuş Çiftçibaşı, Ali Türkben, Ahmet Çoruk, Hasan Yanmış, İsmail Tecimer ve gönüllü hemşerilerimiz.
4- Kontrol ekibi;
Ağaç damgalama işinde hemşerilerimiz bağ bahçelere gidiyor kesime elverişli ağaçlardan iki üç adet damgalıyor ve bir deftere kayd edip akşam üzeri dernek başkanlığına verir. Onlarda işaretlenen ağaçları kesip kerestelik, odunluk diye ayırır ve bunu bir deftere kaydedip dernek başkanına getirirler. Kontrol ekibi günlük rapor ve tutanakları hazırlanır. Nakliye ekibi ise bu keresteleri kireç ocağına taşır. Burada Mahmut Topacık, bir anısına değineceğim. "Bir gün öğleye doğru eve giderken Harım Mahallesine ait vasıtaların taş yüklenmiş konvoy halinde gelirken kağnı ve araba sesleri bu sesler arasında sürücülerin yarışırcasına araba kağnı sürmelerini görmek hayatımın unutamadığı anı olmuştur." (13 Mayıs 1975, Yeni Bor) Nafi Demirkaya ve Mahmut Nedim İrengün öncülüğünde Bor dışındaki hemşerilerimizlede temasa geçilerek yardım toplanır. İlçede yüzlerce kişi karşılıksız çalışmaya destek verir. Okulun kuruluşu ile maddi manevi destek verenler arasında dernek kuruluş anında çekilen resimde Aladdin Gürer de var. Tüm Bor halkı fakiri, zengini okul için her türlü çabayı gösterir ve yeni okul temeli 04.06.1942 tarihinde atılır. Temel atma törenine Vali Sabri Demirtaş, Kaymakam Mümtaz Nayman, Nafi Demirkaya, Belediye Başkanı İzzet Can ve kalabalık bir vatandaş topluluğu iştirak eder. 1945 yılında ortaokulda öğrenci sayısı 160 kişi olur. Bor'da Orta okulda öğrenci sayısıda her yıl artarken etkinliklerde gelişmeye başlar. Spor müsabakalarıAtletizm yarışmaları ile voleybol, futbol maçları olur. Haziran 1949 tarihinde Ortaokul öğretmen ve öğrencileri gayreti ile Halkevinde sergi açılır. Bayram törenlerinde Ortaokul öğrencileri gösteriler sunar. 6 Mayıs 1950 tarihinde ortaokul müsamere düzenler. 13 Mayıs 1950 tarihli Niğde gazetesi haberi verir.
Ortaokul Müsameresi
"Bor, Ortaokul öğrencileri, Okul aile Birliği yararına şehrimiz Halkevi salonunda çok muvaffakiyetli bir müsamere vermişlerdir. Başta sayın Valimiz İbrahim Tevfik Kutlar ve Bn. Kutlar olduğu halde kadın erkek münevver bir kitle salonu doldurmuş bulunuyordu. Perde açıldıktan sonra öğrenciler İstiklal marşını söylediler. Marş ayakta ve saygı içinde dinlendi. Bundan sonra Okul Müdürü Sıtkı Akatay kısa bir konuşma yaptı. Konuşmayı mütakip öğrenciler müsamereye başladı. Müsamerede (Paydos) temsil ediyordu. Temsil başlangıcından sonuna kadar istisnasız bütün öğrencilerin muvaffakiyeti ile neticelenmiş ve sık sık alkışlanmak sureti ile taktir toplamıştır. Bu arada kız öğrencilerden Yurdanur'un okuduğu klasik şarkılarla salonda bulunanları çoşturmuş ve sürekli alkışlarla şarkılar tekrarlatılmıştır.
Temsili Müteakip Sayın Valimiz İbrahim Tevfik Kutlar ve sayın Bayan Kutlar, sahnenin makyaj odasına geçmişler evvela Bayan Kutlar, yavruları muvaffakiyetlerinden dolayı tebrik etmişler ve çok okşayıcı sözlerle takdirkar hislerini açıklamışlardır. Aynı hisle mütehassis bulunan Valimizde tebrik ve taktir beyanla, kendilerinden istikbalde çok şeyler ümit ettiklerini müşfik bir baba edası ile belirtmişler ve yavruları sevinç deryasına gark etmişlerdir. Hulasa o akşam bize çeşitli sanat ziyafeti veren Bor'un zeki ve başarılı çocuklarıyle müsamerenin muvaffak tertiplerini bizde taktirle karşılar ve hepsini candan selamlarız"
Ortaokul ile okumaya ilgi yoğunlaşır. 1952 yılında 100 öğrenci ortaokula kayıt için başvurur. Okuldaki 200 öğrenci ile bina yetersiz kalır ve binaya ek tesis çalışmaları yapılır. 1 Ekim 1952 yılında ortaokula Kore'de şehit düşen hemşerimiz Şehit Nuri Pamir'in adı verilir.
LİSE ÇALIŞMASI
1953 yılında Okul Yaptırma Derneği Yönetim Kurulunda Mahmut Nedim İrengün, Sabri Cığızoğlu, Mahmut Ünlenen, Tahsin Akgül, Teyfik Mengi, Ali Türkben, Ali Olcay, Ali Saran, İbrahim Yıldırım, Esat Atlı, Ferit Yiğenoğlu, Hilmi Mengi, İhsan Çolak, Necati Özün, Ahmet Bilgin, Mustafa Güven, Nail Onat ve Mahmut Eren yer alır ve yeni bina çalışmalarına başlanır.
Mahmut Nedim İrengün, Okul yapılması yönündeki katkılara ek fakir öğrencileri giydirir, Okul ihtiyaçlarının karşılanması yönündede önemli katkı ve destek sağlar. Ortaokul binası Nafi Demirkaya öncülüğünde yapılan bölümüne ek dersliklerde 1958 yılında Asım Eren'in maddi desteği ile yapılmaya başlanır. M. Nedim İrengün'de okullara 10.000 liralık bir ek yardım daha yapar. Ortaokul ek tesisleri 1959 yılında tamamlanır. Okul ek binası için Milletvekili Asım Eren, 4 yıllık maaşını ve ödeneğini vererek, ek dersliklerinin yapılmasını sağlar.
ŞNP LİSESİ OKUL YAPTIRMA DERNEĞİ
Eylül 1949 yılında Niğde Lisesi açılır. İlçemizde ortaokuldan sonra 1959 yılında lise açılması içinde çalışmalar yoğunlaşır. 8.2.1959 yılında Lise Okul Yaptırma Derneği genel kurulunda Yönetim Kuruluna Başkan, Baran Baran ile Sabri Cığızoğlu (Eczaci, 2. Başkan), Ali Saydam (muhasip, öğretmen), Aşkı Gürer (veznedar, tüccar), Esat Atlı (üye, tüccar), Hikmet Cığızoğlu (tahrirat katibi, üye), Ali Osman Akan (üye, tüccar), Derviş Ertan (üye. tüccar), Ali Demircioğlu (tüccar, üye) yer alırlar. Kongrede 5 yıl süreyle okul derneğinde hizmet veren sağlık nedeni ile görev alamayan Mahmut Ünlenen'e yazılı teşekkür kararı verilir. Yeni yönetimle çalışmalar başlar ve Lise açılmasının ihtiyaç olduğu bu nedenle bina yaptırma için yardım kampanyası açılması kararlaştırılır. 22 Ağustos 1959 tarihli Yeşil Bor gazetesinde Vahit Kurşuncu'nun hemşerilerimize yazdığı mektup yer alır.
Hemşehrilerime Açık Mektup
"Aziz Hemşerilerim, bu mektubu, mutlaka okuyunuz. Belki işleriniz çok fazladır, vaktiniz dardır, belki de şu satırlar umduğunuz, beklediğiniz değerde değildir. Fakat buna rağmen okuyunuz. Çünkü bu mektup, doğup büyüdüğünüz, heyacanlı hatıralarınızın içinde saklı bulunduğu kasabanızdan, sizlere ses veriyor. Bu ses biraz gıcırtılı da olsa, memleketten gelen sestir. Ben de hariçte iken öyleydim. Bor'a ait her havadis içimi ılık bir sevgiyle doldurdu. Bu yakınlarda gelip gidenleriniz görmüşlerdir. Gelmek fırsatını bulamayanlarınız kulaktan kulağa
duymuşsunuzdur. Bir lise davasının peşindeyiz, yetkililer binanızı hazırlarsanız lisenizi açarız dediler. İmar vekilimiz sayın Medeni Berk "önümüzdeki ders yılında" lisemizin öğretime başlayacağını müjdelediler. Bu işaretler üzerine bu işe dört elle sarıldık. Hızlı bir çalışma temposu ile yürüyoruz. Bu konuya bütün Bor'lular öyle gönül bağladılarki fedakarlıklarının derecesini bir ölçü ile tayin edip tasbit etmek imkansız. Bir misal verelim. Lise Yaptırma Derneği olarak halkımızın hamiyetine müracat etmiştik. Bir nefeste elli bin lira toplandı. Zalim tabiat şartlarına karşı koymaya çalışan, bu topraklarda elli bin liranın nasıl kazanıldığını sizleri harice atan sebepler olduğu için sizler çok daha iyi bilirsiniz. Fakat hisler çoşunca mahkeme hakikaten duruyor. İşte size içli bir örnek; Bağış toplanıyordu bir ihtiyar kadın geldi. Yaşı yetmişe yakın görünüyordu. Avcundaki bozuk paraları masanın üstüne döktü. "375 kuruş yavrularım" dedi, rakam yanlış değil, tekrar ediyorum üç lira yetmişbeş kuruş. Yün eğirip bu parayı kazanmış. Gözlerimiz doldu, almak istemedik. Bu parayı sen kendine sarfet bu işe senin duan yeter diyecek olduk. Fakat hata ettiğimizi anladık. Ölçüsüzlüğümüzle ihtiyarın nefis izzetini yaralamıştık. Donuk gözleri önce sulandı, sonra göz pınarlarında tomurcuklanan damlalar buruşuk yanakları üzerinde yuvarlanmaya başladı. Ve titrek bir sesle : "İki yavrumu okutamadım. Çok akıllı idiler... Heder oldular. Başka yavrular benimki gibi olmasın, bu çorbada benim de tuzum bulunsun" dedi. Arkadaşların renkleri sarardı. Dudakları titriyordu. Bir kısmı gözlerini yukarıya dikerek, dökülmek isteyen yaşları zapta çalışıyor, bazıları da geri dönerek gözlerini kuruluyorlardı. İşte hemşerilerim, böyle bir heyecan atmosferi içinde başlıyan iş yürüdü. Lise binamızın birinci katı bitti, kapandı. İkinci katımız yükseliyor. Ay sonuna da önce başladığımız iki ilkokul ile birlikte çatılarını kapatacağız. Geri kalan noksanlarımız hizmetleri bekliyor." diye mektubunu tamamlar.
Hazım Tengiroğlu, Teyfik Sun, Halim Tunç ortaokul için bağışladıkları arsanın kalan kısmında lise yapılması için halkın büyük maddi desteği olur, Halk okul arsasını temin yanında yapımı içinde kimi kavaklarını keser satar, Kereste temin eder, kimi dokuduğu halının parasını getirip verir. Hulisi Akçabozan Kayseri'den dinamit getirir. Taşlar kırılır. 7 Temmuz 1959 tarihinde Vahit Kurşuncu ve İmar Bakanı Medeni Berk konuşmalarından sonra temel atılır. Vahit Kurşuncu konuşmasında okul için toplanan yardımlarla ilgili yaşadığı iki örnek anlatır. "Lise için para topluyorduk Mahallenin yardımı ile yaşayan yetmişlik bir ihtiyar ninenin gözleri doldu. "İp eğirip bu parayı kazandım. Yapılacak mektepte benimde tuzum bulunsun" dedi. Parayı aldık. Makbuzu kesen arkadaşın iki damla göz yaşı ile ıslanan makbuz kendisine verirken heyette bulunanlar büsbütün boşalmışlar bazıları hıçkırıklarını tutamamışlardı. Bir başka misal yüreğim yanıyor Ateş gibi "iki oğlum vardı. Okutamadım. İhtiyarım çalışamam. 15 liram var alın bunu ölmeden bu binanın bittiğini Allah bana göstersin" dedi. Bu manzaralar karşısında duygulanmayan kalp ürpermiyen insan tasavvur edebilirmisiniz?diye konuşur. 500 bin liraya mal olacak okul inşaası başlar. Okul yapılırken Liseninde hemen açılması isteği vardır 29 Eylül 1959'da Baran Baran, Haydar Özalp, Şeraffettin Kızılduman, Sabri Cığızoğlu ve Vahit Kurşuncu'nun yer aldığı heyet Ankara'ya gider ve Medeni Berk ile görüşerek okulun ortaokul binasında açılması isteğini iletirler.
KATKISI OLANALARDAN BAZILARI
Mahmut Nedim İrengül, Asım Eren, Nafi Demirkaya, Abdullah Ecer, Nihat Ecer, Fuat Mengi, Mehmet Bıyık, Aşkı Gürer, Abdullah Üstün, Tahsin Yazar, Mahmut Cindemir, Selahattin Yılmaz, Mahmut Ünlenen, Baran Baran, Mahmut Topacık, Tahsin Akgül, Necmettin Önbilgin, Necati Arısoy, Talat Gün, Atilla Müftüoğlu, Sabri Cığızoğlu, Mehmet Tengiroğlu, Mithat Atalay, Mustafa Çalapkulu, Azmi Alkan, Ali Aksel, Ali Sarıkan, Ali Çapan, Abdül Ergün, Ahmet Tuncel, Ali Tekeşin, Ahmet Akdeniz, Abdülkadir Keçeci, Ali Zorlu, Ahmet Avşar, Arif Targan, Burhanettin Erdem, Cemal Ertan, Derviş Serçal, Erdoğan Baran, Ferit Demirdoğan, Hüseyin Örsel, Hüseyin Başkaya, Hafız Sami Çağlar, Hamit Yılmaz, Hıfzı Özdemir, Hüseyin ve Mustafa Atlı, Halil Ataman, Mehmet Oral, Halil Özatağan, Hasan Boyacı, Hüseyin Erol, Hulusi Bilgin, H. Hüseyin Sabaş, Halim Tunç, Hatem Yeğenoğlu, Hazım Sönmez, Kemal Balçık, Mustafa Arısoy, Muhittin Sadıklı, Mustafa Saran, Mehmet Kule, Mehmet Şengül, Mahmut Ergan, Mevlüt Oral, Mustafa Ergu, Mehmet Kavaklı, Mehmet Avşar, Mustafa Tanrıkulu, Mustafa Kahraman Unal, Necdet Pişkin, Necati Yoleri, Ömer Zeki, Osman Uzunlar, Rahmi Bilen, Rüştü Meriç, Sadık Mehmet Göksel, Sezai Çaycı, Şemsi Uzel, Sedat Kavaklı, Sabit Ortancı, Talip Uzcan, Yusuf Baş Eğmez, Ziya Günaydın. BU bölümde o dönemde yayınlanan Yeşil Bor gazetesinden derlenmiştir ancak bilinen gerçek zengin fakir tüm Bor halkı verebileceği kadar maddi destek vererek okulu Bor'a kazandırmışlardır.
° YUKARIDAKİ BİLGİLER DERNEKLERİN RESMİ TÜZÜKLERİNDEN ALINARAK KİTAPLAŞTIRILAN ÖMER FETHİ GÜRER'in "BOR ŞEHRİ" KİTABINDAN ALINMIŞTIR.
ÖĞRETMENLER
Ömer Fethi GÜRER
Necmettin Önbilgin ilçemizde çok kişi öğretmeni olmadan öte özellikle sportif etkinlikleri ile önemli çaba ve çalışmaları olan değerdi. Çocukluğumuzda aklımızda kalan onun bilgili- beyefendi kişiliği idi. Saygı ile anıyorum
11 Kasım 1952 tarihinde öğretmen Necmettin Önbilgin, "Okula yeni başlayan çocuğu evde nasıl çalıştıralım? Konusunda yazdığı bir yazı vardı. Yazıda "Öğretmenlik bir san'attır. Hem öyle bir sanat ki güç, en ince ve en üzücü bir sanat. Buna mukabil en zevkli bir sanat" diyro ve düşüncelerini aktarıyordu. Öğretmenlik gerçek anlamda çok çok önemli ve özel bir vazife idi.Okula ilk başladığı günden diploma alana kadar öğreci öğretmene "eti senin kemiği benim'diye teslim edilrdi ama öğretmenler her alanda her anlamda öğretendi.. Günümüzde çocukların okula başlamaları ile ilgili değişimler arttı. 2006 öğretim yılında ilk okula başlayacak çocuk bir hafta önce okula alıştırma süreci ile başladı.Dünde psikologda, öğretende, yönetende öğretmnelerdi. İşte Önbilgin bu konuyu ne kadar güzel yazmış."
"Öğretmenlik bir san'attır. Hem öyle bir sanat ki güç, en ince ve en üzücü bir sanat. Buna mukabil en zevkli bir sanat."
Herkes bu san'atı elde edemez. Bu bir kabiliyet, merak ve bilgi işidir. Okuma yazması olan herkes çocuk okutur veya okutabileceğini zanneder. Fakat öğretim usulüne vâkıf olmayan ve öğretimin inceliklerini bilmeyen bir kimse muvaffak olamaz.
Ebedî Şef Atatürk'ün terbiye ve tedris hakkındaki şu özlü sözlerini tekrarlamadan geçemiyeceğim. (Terbiye ve tedriste tatbik edilecek usul, malûmatı insan için fazla bir süs, bir vasıtai tahakküm, yahut medeni bir zevkten ziyade, maddi hayatta muvaffak olmayı temin eden ameli ve kabili istimal bir cihaz haline getirmektir.)
Okula yeni başlayan çocuklar, öyle bir haleti, ruhiye ile gelirler ki öğretmenin onları en büyük sevgi ile karşılaması ve ilerde hafta telâkki edilecek bir çok hareketlerine göz yumması gerekir. Bu suretle çocuk okula ve öğretmene daha çabuk bağlanır.
Yedi yaşına kadar evin veya bizim memleketimizde olduğu gibi sokağın hür havasına alışmış çocuk, birden bir nizam ve çalışma çerçevesi içine sokuluyor. Bu nizamlı çalışma şüphesiz çocuğu sıkacaktır. Öğretmenin şahsiyeti okulu çocuğa sempatik göstermekte başlıca âmildir.
Okula yeni başlayan çocuklardan bazıları vaktinden önce eve dönerler. Erken geldiği için çocuğu dövmek, sıkıştırmak zorla elinden tutup okula getirmek doğru değildir. O gün için çocuğu serbest bırakmalıdır.
Çocuklar okula başladıkları gün sınıfta o kadar sıkılırlar ki , serbest bırakılmazlarsa adeta isyan ederler. Bir ders içinde bir kaç defa helâya gitmek arzusunu duyarlar pek çok olur. Böyle zamanlarda sıkıntıyı hisseden öğretmen bir oyun icadiyle veya tatlı masallarla onların alâkasını toplamağa çalışır ve böylelikle sıkıntılı havayı dağıtır.
Çalıştırma işinde de ebeveynin ustalıklı hareket etmesi lâzımdır. Doğruya (getir çantanı okulda ne öğrendin bakayım anlat) demek doğru değildir. Eğer çocuğunuzun neler öğrendiğini anlamak istiyorsanız, onunla kitaplarındaki, dergisindeki resimler üzerinde bir konuşma açınız, onunla birlikte hoşuna gidecek resimler yapınız. Onu bu suretle kendinize ve dersine daha iyi bağlamış olursunuz.
Okuma ve yazma öğretiminde harfleri ayrı ayrı öğretmeye çalışmak yanlış bir usuldür. Meselâ: Baba kelimesini öğretirken buna (B) derler, bu da (A) ikisi bir yanda (BA) dır. (BA) birleşirse (Baba) olur demek yanlıştır. Çünkü okulda (Baba) kelimesini cümle içinde öğrenmiştir. (Baba top al) şeklinde. Bu cümleyi öğrenirken öğretmen bunu oyun şekline sokmuş, resim yapmış, resim yaptırmış bir kaç defa söylemiş ve onlara söylettirmiştir. Çocuklar kulağı ile duydu, gözü ile gördü, eliyle yaptı artık o kelime canlı bir şekil aldı ve onun için unutulması zor bir şekil iktisap etti. Halbuki (A,B,C) harflerini kuru ve yavan olarak göserirsek çocuğu sıkar ve hâfızasına yerleştirmek imkânlarını kaybederiz.
Son söz olarak şunu söylemek lâzımdır ki: Çocuk velileri sık sık öğretmenle temasa geçerek evlâtlarının sınıftaki durumu hakkında izahat almalı ve ev çalışmalarını düzenliyebilmek için onun fikirlerinden istifade etmelidir. Bu suretle okul ile aile arasında kurulacak iş birliği çocuğun daha iyi yetişmesini sağlar"
1952 yılında öğretmen Necmettin Önbilgin yazdığı bu yazı günümüzdede özelliği ve önemini koruması açısındanda örnek değilmi?Daha o yıllarda düşünülenler bugün dahi olsun diye çalışılan konular. Ben eski öğretmenleri daha yaratıcı, araştrıcı ve konusunda uzman olarak görürüm.Onlar ki yalnız okulda değil yaşamın her alanında var olan ve saygın kişilerdi. Okul sonrasıda örnek olurlardı. Sayıları azaldı desek yalan olmaz.
OKULLAR
Ömer Fethi GÜRER
Bor'da okulların varlığı Cumhuriyet döneminden sonra gelişir. Bor halkı varlıklısı yoksulu eğitim alanında yapılan çalışmalara içten katkı verir. Her okulun bir yapılış öyküsü ve çabası vardır. Fedakar insanların uğraşı ve yaptıkları dizi olacak kadar önemli ve içtendir. Bor şehri kitabında bazı okullardan kısa özetler verdim. Bor ŞNP lisesi ile ilgili çalışmalaır anlattım. Yazarken okurken çok duygulandığım anılardı.
Bor'da Cumhuriyet döneminde zor koşullarda oluşan eğitim süreci günümüzde modern okullarda eğitime erdi. Her yıl eklenen yeni okullarla geleceğimiz çocuklarımız için eğitim öğretim adına güzel çabalar gelişiyor. Son olarak Şenol Bengü ve Mustafa Kemal Atasever desteği ile yapılan yeni dersliklerle Bor'da okul sorunu çözümü çalışmnaları devam ediyor. Nufusuna oranla okuyanı çok olan ilçemizde okul ihtiyacıda azalmıyor. Gelecekte Bilgisayarlı eğitim sürecine ermesi dilediğimiz okullarda son olarak Bor Şehri kitabında adını andığım ve yazdıklarımla anımsayalım. Bu okul adları kimide yaptıranların adını taşıyor. O arada Mahmut Nedim İrengün,Asım Eren, Hikmet Sun gibi isimleride bir kez daha saygı ile anımsıyalım. Birkaç. Değişiklik olsada okul adları ve müdürleri kitapta şöyle yazmıştım.. BOR ŞEHRİ Kitabımda da yer alan okullar: Fahri Kirt İ.Ö.O. : Tevfik GÜRESER,Cumhuriyet İ.Ö.O. : Nevzat ÇAĞLI,100. Yıl İ.Ö.O. : Şentür APAYDIN,Mehmet Akif Ersoy İ.Ö.O. : Türap BAYRAK,H.Ali Sebat Çorum İ.Ö.O. : Azmi DİLMEN,Asım Eren İ.Ö.O. : Mehmet ÇÖREKÇİ, Atatürk İ.Ö.O. : Selahattin ÇOŞKUNTÜRK, Buğdüz İ.Ö.O. : Mehmet Selim KAYA, Başpınar İ.Ö.O. : Erdoğan ERİŞ, Bekir Sami Baran İ.Ö.O. : A.Sinan ECER,Gazi İ.Ö.O. : Şenol ESER, Kamil Alakuş İ.Ö.O. : Hacı AYHAN, Kenan Evren İ.Ö.O. :Genç Osman ATILGAN, Mahmut Özenç İ.Ö.O. : Yusuf ÇAKMAK, Yunus Emre İ.Ö.O. : İsmail Hakkı ÖZMEN, 29 Ekim İ.Ö.O. : Mehmet GÜLSERDİ, Zafer İ.Ö.O. : Ömer ERSÖZ, F.Celal Cığız Anaokulu : Sevgi ŞENSOY, Şehit Nuri Pamir Lisesi : İsa KORKMAZ, İmam Hatip Lisesi : Mehmet ÖZENÇ, Ticaret Meslek Lisesi : Cavit EMİL, Kız Meslek Lisesi : Nimet SUCU, Endüstri Meslek Lisesi : Oktay ÖZDAŞ, Akın Gönen Anadolu Lisesi : Nuh Naci ÇOLAKOĞLU, Atatürk Lisesi : Mustafa KOÇAKLI,Sağlık Meslek Lisesi : Hüseyin TAŞOVA, Halk Eğitim Merkezi : Erol DİKER, Ahi Evran Mesleki Eğitim : Metin ISLAK.
Bor Şehri kitabımda yüzlerce isimi andım. O isimler içinde en çok öğretmenlerin adı var ama o kadar çok öğretmen Bor'da yetişmiş ki kimseyi unutmayayım desemde yazdıklarımdan eksik kalanlarda olmuş. O konuda hiçbir kurumdan isim desteği alamadım. Bu nedenle öğretmenlerin adlarını bilen herkesten derlemeye çalıştım. Nedense Bor doğumlu öğretmenlerin adı ile düzenli bir listeye ermek olası olmuyor. Yapılabilir mi? İstendikten sonra olmayacak ne varki, yeterki amaçlansın. Okullarda uzun yıllar görev yapan öğretmenler ile anıları çok olanların adları kolay anımsanıyor. Yeni kuşak öğretmenleri ise gelecekte belki 3.ncü baskı olursa o dönem anarız.
Bor'da çoğu meslek grubunu ben nikah defterinde tek tek isismleri okuyarak çıkardım. Öğretmenler ve okul tarihleri ile ilgili dilerim gelecekte daha kapsamlı çalışmalar yapılır. Kitapta adı olanlar tek tek derlemeye çalıştıklarımdır.
EĞİTİM
Ömer Fethi GÜRER
Niğde Cumhuriyet döneminde eğitim ve öğretime önem veren iller arasında ön sıralarda yer alır. Okuma isteği ve arzusu yüksek olan ilimizde 2006-2007 öğretim yılında 67 bin öğrencinin okullu olması bu manada okumaya verilen öneminde göstergesidir. Üniversite ve Niğde dışında eğitim gören Niğde'lilerde değerlendirildiğinde bu rakam 100 bini aşar. Dünde okuyanlardan çok başarılı bürokratlar, yöneticiler, iş adamları çıkan Niğde için geleceğin bu yönde aydınlık olduğu söylenebilir. Niğde'de bu dönemde görev yapan öğretmen sayısı da 3477 olarak açıklanmıştır. 2974 sınıf ve branş öğretmeni, 217 anaokulu ve ana okulu sınıf öğretmeni, 68 sözleşmeli öğretmen, 28 vekil ve 190 ücretli öğretmen ile eğitim öğretim sağlanmaktadır. 2006-2007 yılında toplam 250 derslik, 147 okulunda muhtelif onarımı yapılarak yeni döneme hazırlamıştır. Birden çok yerde yeni okul hayırsever hemşehrilerimiz tarafından yaptırılarak eğitim sistemine kazandırılmıştır. Bu dönemde 174 okula 605 bilgisayar, 51 okula tepegöz, 55 okula projeksiyon, 33 okula bilgisayar laboratuar sağlandığı bu dönemde her okulda bilgisayar olması sağlanmıştır. Doğuş grubunca 127 okulunun laboratuarlarında kullanılmak üzere 2667 bilgisayar bağışlamış olması da bu bağlamda önemlidir. 127 okulun her birine 20+1 bilgisayar verilerek Bilgi Teknoloji sınıfları oluşturulması da geleceğe dönük önemli bir katkı olmuştur. 191 okulumuzda internet hizmetine ücretsiz kavuşması da yararlı çalışmalardandır. Veriler Niğde için eğitim öğretimde olumlu ve doğru yönde çabaları göstermektedir. Niğde genelinde daha modern ve yeni okulların yapılması dışında daha az öğrenci ile daha çok eğitimci ile ders sağlanacak sistemin il genelinde gerçekleşmesi doğru olandır. Okullarda sıra, sınıf dolabı, sınıf tahtası, sandalye, fotokopi makinesı gibi ihtiyaçlarda düne göre daha iyi noktadadır. Bütün bu yapılanlarda daha iyi eğitim ve öğretim içindir. Doğal olarak Eğitim ve öğretimde sağlanan gelişmelerde tüm dönemlerde eğitime verilen öneminde rolü vardır. Vatandaşlarında bu konuda daha duyarlı ve destek verir olması ile okulların köyde kasabada daha bilgisayarlı modern sınıflarda eğitim görür noktaya ermesi dileğimizdir.
Okullarda görev yapan öğretmen sayısı 3477 olarak görülmektedir. Eğitimde kalite artışının sağlanmasında öğretmene çok büyük sorumluluk ve görev düşmektedir. Ülkemizde her kesime farklı yaklaşımın yanında öğretmene özellikle ücret konusunda gerekli iyileştirmeler ne yazık ki yapılamamaktadır. Bu açıdan öğretmen mağdurdur. Öğretmen her anlamda toplumun geleceğinin şekillenmesinde en önemli unsurdur. Onlar okullarda bilgi akışı ve öğretimi sağlayan ana noktadadır. Her kişi için öğretmenin ayrı önemi ve yeri vardır. Öğretmen toplumda saygın konumu yanında ulvi görevi ile de her konuda en büyük desteği ve sahiplenmeyi hak etmektedir.
Öğretmen dünya ve ülke sorunlarını izleyecek, bilgi ve teknoloji ile daha kapsamlı ilişki ve öğrenim kuracak noktaya ermesi onun yaşam standartınında yüksek olması ile de ilgilidir. Çok güzel binalar, masalar, sandalyelerin olmasına karşın öğretmeni olmayan sınıf bir yarar sağlamaz. Toplum olarak öğretmene saygı anlamında, inanma anlamında büyük destek sağladığımız gerçektir. Ne yazık ki bu sonuçta bir insan olan öğretmen için tek başına yeterli bir destek değildir. Öğretmenin en zor koşullarda görev yaptığı düşünülerek onun yaşam standartının yüksek olması içinde hak ettiği ücretin verilmesi doğru olandır. Öğretmen düzenli giyip, iyi yaşamak zorundadır. Çünkü o evde bir tek çocukla baş edemeyen aile yapısının emanet ettiği en az 30 çocuğu eğitmek örnek olmak noktasındadır. Onun her hareketi dikkatle incelenir. Öğretmenin sorunu sıkıntısı olmaması onun verimliliğini artıracak ve salt anlatan yerine öğreten noktasında daha aktif kılacaktır. Öğretmen her alanda hak ettiği değere ve öneme erdiği gibi ücret yönünde de mutlaka düşünülmesi gerekendir. Öğretmeni her meslek grubu içinde nitelenemez. Geleceği kuracak bilgi veren öğretmeni mutlu vehuzurlu kılmak şarttır. Öğretmene yaşam standartlarında yaşam sağlamak hükümetlerin öncelikli görevi olmalıdır.
|