bosnavehersek.sitemynet.com
bh_flagg.gif

Anasayfam
Bilge Kral
Srebrenica
Genel Bilgiler
Ekonomik Durum
Siyasi İdari Yapı
Bosna ve İslam
Genel Kronoloji
Bosna Savaşı
Sarajevo
Mostar
Travnik
Zenica
Jajce
Tuzla
Gorazde
Bihaç
Şarkılar-İlahiler
Ziyaretçi Defteri

Genel Kronoloji


KRONOLOJİ

Osmanlı Hakimiyeti Öncesi Bosna-Hersek

lipanoramamsb.jpg

Bosna-Hersek'in ismindeki İlirya kökenli Bosna kelimesi, Sava nehrine dökülen Bosna ırmağından, ülkenin güney bölümünün adı olan Hersek ise 15.yy'da kendine Herceg (Almanca Herzog=dük) ünvanını veren yerel bir derebeyinden gelmektedir. Ülke Avrupa kıtasının güneydoğu, Balkan yarımadasının ise kuzeybatısında yer almakta ve toprakları üçgen biçiminde dağlık bir araziden oluşmaktadır.

MÖ 1. yy: Romalılar bugünkü B-H toprakları üzerinde hakimiyet kurdular.

476 : Roma İmparatorluğu'nun yıkılması bölgenin önce Ostrogotların daha sonra ise Bizans'ın eline geçmesine neden oldu.

626- 640 : Sırp ve Hırvat kimliğini taşıyan kabileler Balkan yarımadasının kuzeybatısını işgal ettiler. Hırvatlar Hıristiyanlığın Katolik, Sırplar ise Ortodoks mezhebini benimsemişlerdi. Ne Katoliklik ne de Ortodoksluk Bosna'da tam bir zafer kazanamadı. Bosnalıların iki din sahası arasında kalması bu bölgede papazlar, Macar ve Sırp krallarının şiddetli takiplerine rağmen gittikçe genişleyip yerleşen ve Bosna tarihinde orijinal bir iz bırakan Bogomil denilen yeni bir mezhebin doğmasına zemin hazırlamıştır.

XII. yy. :Bogomil mezhebi tam anlamıyla inkişaf etti. Papalığın, Sırp ve Macar krallarının şiddetli takip ve tedbirlerine rağmen bu mezheb hızla yayıldı. Bosnalılar, mezhep farkıyla birbirinden ayrılan Sırp ve Hırvat milletleri arasında, dili aynı, fakat dini farklı bir unsur olarak belirginlik kazandı. Bogomillerin vaftizi, Meryem Ana ile azizler kültürünü, mukaddes resimleri ve haçı reddetmeleri ve papaz sınıfını da kabul etmemelerinden dolayı İslâmiyeti kabul etmeleri kolay olmuştur.




kastel.jpg

1102 : Bölge Macar hakimiyeti altına girdi.

1167-1180 : Bölge tekrar Bizans'ın kontrolüne girdi.

1180-1204 : Ban Kulin'in hakimiyeti başladı. Bosna için refah ve sükunet devridir.

1322-1353 : Bölge Ban Stephen Kotromanic'in egemenliği altına girdi. Macarlarla iyi geçinmiş ve sık sık onlardan himaye talebinde bulunmuştur.

1353-1391 : Kral Stephen Tvrtko'nun egemenliği başladı.Tvrtko Ban ünvanını aldı ve uzun mücadeleler neticesinde Macar Kralı Lajos'un ses çıkarmadığı Bosna Krallığını kurdu. Lajos'un 1382'de ölümü üzerine Macar ve Hırvat topraklarında çıkan ayaklanmaları fırsat bilerek topraklarını genişletti.

1389 : I. Kosova Meydan Savaşında Tvrtko Sırplarla birlikte Osmanlı Devletine karşı savaştı ve alınan yenilgi sonrası ittifak halinde olduğu Sırpların Adriyatik kıyılarındaki şehirlerini zapretti.

ostorzac.jpg

1391: Tvrtko'nun ölümünden sonra Bosna yeniden Macar nüfuzuna girdi ve idare Macar kralı Sigismond'un eline geçti.

1396: Niğbolu Savaşının Osmanlıların üstünlüğü ile sonuçlanması sonrasında Macar kralına düşman olan Bosna derebeylerinin bir çoğu Osmanlı Devleti ile anlaşmalar yaptılar.

1408: Dobor kalesinin Sigismond'un generalleri tarafında zaptedilmesi ve kral II. Tvrtko'nun esir düşmesi üzerine Macarlara bağlı bir vali olan Heryova 1415'te Osmanlıların yardımı ile bir Macar ordusunu imha etti ve Yaytse kalesine çekildi. Böylelikle Osmanlı Devleti Bosna Arazisinin küçük bir kısmına egemen oldu.

1448: Stefan Vukcic adlı bir voyvoda kendisini St.Sava dükası ilan edip ülkesine Hersegovina adını verdi. Ancak bölgede tam hakimiyet kuramadı.

Osmanlı İdaresi Altında Bosna-Hersek

mostargece.jpg

1463 : Osmanlıların İstanbul'u fethedip Bizans İmparatorluğu'na son vermesi üzerine Papa İkinci Pi'nin öncülüğünde yeni bir haçlı seferinin hazırlıkları başladı. Bu arada Bosna Kralı Stephan Tomaşeviç devamlı olarak gönderdiği ellibin düka tutarındaki haracı da kesmiş bulunuyordu. Bosna'nın fethi, Venedik ile yapılacak mücadeleler içinde önemliydi çünkü Venedik üzerine yapılacak seferlerde Bosna stratejik bir önem arzediyordu. 1463 yılında başlayan seferi Fatih Sultan Mehmed bizzat kumanda etmiştir. Bosna Kralı, savunma amacıyla önce Yaytse Kalesi'ne, daha sonra Klyuç Kalesi'ne çekildi, fakat kaleler fethedildikten sonra teslim olmak zorunda kaldı ve böylece fetih tamamlandı.
1464: Bosna'nın Osmanlılar tarafından fethedilmesiyle denizden ve karadan tehdit edilir hale gelen Venedik Macarlar ile bir ittifak yaparak Bosna üzerine taarruza geçti. Taarruzun kış mevsiminde yapılması ve Osmanlı kuvvetlerinin yeterli yardım alamamasından dolayı Srebrenice Macarlar tarafından ele geçirildi. 1464 ilkbaharında Fatih Sultan Mehmed ikinci defa Bosna'ya sefer düzenledi. Yaytse geri alınamadı, fakat diğer kalelerin bir kısmı yıkıldı, lüzumlu olanlarına ise asker ve mühimmât konuldu. Yaytse ancak 1528 de geri alınabilmiştir.

sarajevo5874.jpg

1467: Hersek Dükalığı Vezir-i Azam Mahmud Paşa tarafından ele geçirildi ve Düka Stephan Kassariç bağlılık bildirdiğinden dolayı yerinde bırakıldı. Osmanlı tarihinde vezir-i azamlığa kadar yükselen Hersekzade Ahmed Paşa, Stephan Kassariç'in oğludur. Stephan Kassariç'in ölümünden sonra dükalık ikiye ayrıldı ve Kassariç'in diğer iki oğlunun Hersek'i ele geçirmeye kalkışmaları üzerine 1480'de tamamen ortadan kaldırıldı.

1492 : Engizisyon zulmünden kaçan Yahudiler Balkanlara ve Bosna'ya yerleşmeye başladılar.

1583 : Bosna, Osmanlı Devleti'ne dahil olunca idarî bakımdan sancak haline getirildi ve ilk sancak beyi de Minnetoğlu Mehmed Bey oldu. Hersek sancağı ise 1470'te teşkil edildi. 1463-1550 arası sancak merkezi Bosnasaray iken 1550'de Travnik'e nakledildi. 1583'de Bosna eyalet haline getirilince merkez Banaluka kabul edilmişse de 1684'te tekrar Travnik'e nakledilmiştir. 1850'den sonra kurulan teşkilâtla Bosnasaray, vilâyet merkezi oldu.

1697: Nemçe Seferi sonunda, Avusturya karşısında uğranılan ve tarihe Zenta bozgunu olarak geçen facia üzerine Balkanlarda Osmanlı askerî gücü zaafa uğradı. Bosna Muhafızı Mehmed Paşa'nın ölümüyle askerin öndersiz kalması üzerine Avusturyalı ordu komutanı Prens Eugene de Savoye açık bir şehir olan Bosnasaray'ı 120 camisiyle beraber yıkıp yaktı. Osmanlı Devleti tarafından gönderilen muhafızların yaklaştığını haber alınca alelacele geri çekildi.

zbej405ac4aeb.jpg

1699 : Karlofça Anlaşmasıyla Habsburg İmparatorluğu Macaristan'ı ele geçirdi.

1718: Morava'nın Tuna nehrine karıştığı Pasarofça mevkiinde Avusturyalılar ile akdedilen anlaşma ile Bosna'nın Sava nehri aşağı mecrasındaki kısmı bu devlete terkedildi. Venediklilere ise Hersek'te işgal ettikleri bazı yerler verildi.

1737 : Hekimoğlu Ali Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu Banaluka'da Avusturya Ordusu'na karşı kesin bir zafer kazandı. 18 Eylül 1739'da Belgrad'da Rusya ve Avusturya devletleriyle yapılan anlaşma neticesi 1718'de kaybedilen topraklar tekrar geri alındı.

1789 : Fransız ihtilali sonrası Avrupa'da milliyetçilik akımları yaygınlaştı. Diğer imparatorluklarda olduğu gibi Osmanlı Devleti de milliyetçilik cereyanlarından menfî olarak etkilendi. Dalmaçya sahillerinin Fransızların eline geçmesiyle bölgede ihtilâlin sonuçları etkisini göstermeye başladı. Bu bölgedeki Hırvatlar ile Hersek bölgesindeki Hırvatlar birleşip Büyük Hırvatistan İdeali'nin gerçekleşmesi emeline düştüler. Ayrıca Napolyon, Dalmaçya'da Bosna'ya giden yolları tespit ettirmiş ve Mostar, Bosnasaray gibi merkezlerde özel haber alma teşkilâtı bile kurdurmuştur. Napolyon Bonaparte'ın niyeti isyanlar çıkararak Bosna'yı içten ele geçirmekti.


gazi_husref-bey_mosque_e.jpg

1804 ( Sırp İsyanı) : Bosnalılar, Napolyon'un muhtemel istilâsına karşı memleketlerini savunmakla meşgul iken Sırbistan'da Kara Yorgi önderliğinde çıkan isyan daha büyük tehlike oluşturmaya başlamıştı. Kara Yorgi'nin düşüncesi Bosna-Hersek'teki Hıristiyanları ihtilâle katılmaları için ayaklandırmak ve Karadağ ile birleşip büyük bir Sırbistan kurmaktı. İsyan bastırılmadan 1806-1812 Osmanlı-Rus harbleri başladı. Sırplar bundan sonra Bosna'ya karşı şiddetli hucumlara girişerek Yadar, Radiyavana ve Böğürdelen'i ele geçirmişler ve katliamlar yapmışlardı. Sırbistan ve Karadağ'dan bir çok Müslüman ahali ihtilâlcilerin zulmünden kurtulmak için Bosna'ya iltica etmişlerdi. Boşnakların kendi topraklarının kilidi saydıkları Belgrat düşmüş ve 1808 yılında barış müzakerelerinin yapıldığı sırada Sırplar Bosna'daki Ortodoks reayayı ayaklandırmak için yeniden teşebbüse geçmişlerdi. Özellikle Gradiçka havalisi Ortodoksları ve diğer Ortodokslar da bu ayaklanmaya katılmışlardı.


krupa2.jpg

1812 (Bükreş Antlaşması) :Ruslarla olan savaş bitmiş, Sırp isyanları bastırılmış, Belgrad ve diğer kaleler geri alınmıştır.
Bu isyan hareketleri sırasında Boşnaklar genel olarak devlet tarafında yer alarak eyâletlerini savunmuşlardı. Sırplar Osmanlı Devleti'ne karşı savaştıkları gibi Bosna içindeki Ortodoksları da isyana teşvik ediyorlardı. Fakat Bosna kaptan ve askerleri eyâletin asayişini muhafaza ederek buna izin vermemişlerdi.

1826 (Yeniçeri ocağının kaldırılması): Yeniçeri Ocağı merkezde kolayca kaldırılmasına rağmen diğer eyaletlerde o kadar kolay kaldırılamamış ve Bosna'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılma meselesi yıllarca devam etmiştir. Bu iç olaylar 1828-1829 Osmanlı-Rus Harbi'nde Osmanlı Devleti'nin Rumeli'de öteden beri askerî kudretleriyle tanınmış bulunan Arnavutluk ve Bosna gibi eyâletlerden hiç bir yardım görememesine sebep olmuştur.

1831: Bazı yenilikleri uygulamaya koyma ve orduyu yeniden düzenleme teşebbüsleri Hüseyin Kapudan Gradasçeviç liderliğinde Bosnalı Müslüman âyanın başını çektiği bir ayaklanmaya dönüşmüş ve 1832 yılında isyan bastırıldıktan sonra kaptanlık müessesesi ortadan kaldırılmıştır.

banja_luka_1985.jpg

1861 ( Hersek İsyanı): Uzun süredir çete hareketlerinin devam ettiği Hersek'te Hıristiyanlar, idarecilerin kendilerine yaptıkları zulmü ileri sürerek Bâbıâli'ye karşı isyan etmişlerdi. Bu isyanın en önemli sebepleri arasında Sırbistan'ın muhtariyet haklarını genişletmesi, Kırım muharebesinin acısını çıkarmak isteyen Rusya'nın Slavları tahrik etmesi, Avusturya'nın asileri himaye etmesi ve Karadağlıların Hersek asileriyle işbirliği yapmaları yer alıyordu.Ömer Paşa 21 Kasım 1861'de asilere karşı kazandığı Piva zaferiyle isyanın bastırılması yönünde önemli bir başarı elde etmiş ve ortada çetelerden başka bir şey kalmamıştır.Fakat Hersek isyanının tam olarak ortadan kaldırılması Karadağ meselesinin halledilmesine bağlıydı.Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı orduları, büyük başarılar elde ederek Karadağ'ın başkenti Çetine'ye girmek üzereyken bu gelişmelerden rahatsız olan Avrupa diplomasisinin araya girmesiyle Osmanlılar İşkodra Antlaşması'nı imzalamak zorunda bırakıldı.

picture_752.jpg

1875 (Hersek İsyanı): Hersek isyanı, Osmanlı vergilerinin ağırlığından ve jandarmanın yaptığı zulümlerden şikayet eden bir grup hristiyanın silaha sarılmasıyla 1875 yılı Nisan ayında başlamıştı.İsyan bütün Hersek bölgesine kısa sürede yayılmıştı. Bu tarihte Bosna-Hersek'in nüfusunun 515.000'ini Hıristiyanlar, 685.000'ini de Müslümanlar teşkil ediyordu. Müslüman ahali de bu olaylar karşısında can ve mal güvenliği için silâha sarılmak zorunda kalmıştı.İsyanının çıkışı ve hızla yayılışında, yabancı devletlerden çekinilerek ilk anda gereken müdahalenin yapılmasında tereddütlü davranılması ve yeterli askerin bölgeye gönderilmemesi ile Rusya ve Avusturya devletlerinin yaptıkları kışkırtmaların çok büyük rolü olmuştu.İsyan daha sonra Osmanlı Devleti'nin Sırbistan ve Karadağ ile savaşa girmesiyle devam etmişti.Osmanlı ordusu bu savaşta başarı kazanması üzerine Rusya Osmanlı Devleti'ne harp ilân etmiş, savaş Osmanlı Devleti'nin aleyhine gelişmiş ve sonuçta Ayastefanos Muahedesi imzalanmıştı. Bosna-Hersek'teki halktan vergi bakayası istenmemesi ve 1880 yılına kadar olan vergilerin de zarar görmüş olan kimselerin zararlarının tazminene sarfedilmesi kararlaştırılmıştı. Bu anlaşmadan sonra Rusya'nın Balkanlardaki nüfuzu artmaya başlamıştı.

sa70.jpg

1878 (Berlin Anlaşması) : Osmanlı-Rus savaşını takiben Berlin'de büyük Avrupa devletlerinin katılımıyla bir kongre toplandı (13 Temmuz 1878). Avusturya-Macaristan Murahhası Kont Andrassy, Osmanlı Devleti'nin Bosna-Hersek'te asayişi sağlayamamasının Avusturya-Macaristan Devleti'ni de rahatsız ettiğini belirtmiş ve bunun üzerine İngiltere Murahhası Lord Salisbury de Bosna-Hersek'in Avusturya tarafından işgal edilmesini önermiştir. Bu teklif Rusya Murahhası Prens Gorçakof tarafından da kabul edilmiştir.Avusturya'nın işgaline karşı Boşnaklar şiddetle karşı çıkmış, önce Hersek'in merkezi Mostar, sonra da Bosnasaray , büyük direnişlere sahne olmuştur.29 Temmuz'da başlayan işgal 28 Ekim 1878'de tamamlanabilmiştir.

Osmanlı İdaresi Sonrası Bosna-Hersek

52-sarajevo1.jpg

1908( Bosna'nın Avusturya tarafından ilhakı): 5 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan'a ilhakı ilân edilmiştir. İlhak kararı Rusya, Avusturya-Macaristan, Sırbistan ve Osmanlı Devleti arasında bir buhran meydana getirmişti.Osmanlı Devleti Nisan 1909'da Avusturya-Macaristan'dan emlâk-ı emiriyye bedeli olarak 2,5 milyon altın alarak ilhakı tasdik etmek zorunda kalmıştır.

1914 : Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliaht prensi Franz Ferdinand ve eşi Saraybosna'da Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmüş ve I. Dünya Savaşı'nın başlamıştır.

1918 : Bosna-Hersek I.Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun idaresinde kalmıştır. Bu savaştan mağlûp olarak çıkan imparatorluk parçalanmış; bölgenin 24 Kasım 1918'de Sırbistan Krallığı'na ilhakı ilân edilmiştir. 1 Aralık 1918'de yeni kurulan Bosna ise Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'na Sırbistan'ın bir parçası olarak geçmiş ve bu durum 1919'daki St.Germain ve Trianon barış antlaşmalarıyla tasdik edilmiştir.




bosnaa.jpg

1921 : Kral Alexander'in iktidarı döneminde ülke adı Yugoslavya (Güney Slavların Ülkesi) olarak değiştirilmiştir.

1929 : Yugoslavya'da çok partili demokrasiye geçme çabaları başarılı olmamıştır.

1941 : Almanya'nın kontrolü altındaki Hırvat milliyetçisi Üstaşeler yönetimi ele geçirdi. Partizan ve Çetnikler (Sırp milliyetçisi) Almanya'ya ve Üstaşe yönetimine karşı direniş başlattılar. Almanya'nın II. Dünya savaşında yenilmesinden sonra Bosna-Hersek, Josip Broz Tito önderliğinde kurulan Yugoslav Federal Halk Cumhuriyeti'ni oluşturan altı cumhuriyetten biri olmuştur. Diğer beş cumhuriyet Sırbistan,Hırvatistan, Slovenya, Makedonya ve Karadağ dır.

1948 : Tito ve Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Yugoslavya Kominform'dan ihraç edildi.

1974 : YFSC'de Müslümanlara etnik statü tanındı.

1980 ( Tito'nun ölümü) : Yugoslavya'nın karmaşık etnik ve dinî yapısı uzun süre Tito yönetimi tarafından bir arada tutulabilmişti. Tito'nun ölümüyle etnik ve millî kıpırdanmalar meydana gelmeye başlamıştır.

izzetguven@yahoo.com

krupa222.jpg

---------------------------------------Sayfanın Başına Dön---------------------------------------

-----------------------------------------Anasayfaya Dön-----------------------------------------