|
Osmanlı İdaresi Altında Bosna-Hersek
1463 : Osmanlıların İstanbul'u fethedip Bizans İmparatorluğu'na son vermesi üzerine Papa İkinci Pi'nin öncülüğünde yeni bir haçlı seferinin hazırlıkları başladı. Bu arada Bosna Kralı Stephan Tomaşeviç devamlı olarak gönderdiği ellibin düka tutarındaki haracı da kesmiş bulunuyordu. Bosna'nın fethi, Venedik ile yapılacak mücadeleler içinde önemliydi çünkü Venedik üzerine yapılacak seferlerde Bosna stratejik bir önem arzediyordu. 1463 yılında başlayan seferi Fatih Sultan Mehmed bizzat kumanda etmiştir. Bosna Kralı, savunma amacıyla önce Yaytse Kalesi'ne, daha sonra Klyuç Kalesi'ne çekildi, fakat kaleler fethedildikten sonra teslim olmak zorunda kaldı ve böylece fetih tamamlandı.
1464: Bosna'nın Osmanlılar tarafından fethedilmesiyle denizden ve karadan tehdit edilir hale gelen Venedik Macarlar ile bir ittifak yaparak Bosna üzerine taarruza geçti. Taarruzun kış mevsiminde yapılması ve Osmanlı kuvvetlerinin yeterli yardım alamamasından dolayı Srebrenice Macarlar tarafından ele geçirildi. 1464 ilkbaharında Fatih Sultan Mehmed ikinci defa Bosna'ya sefer düzenledi. Yaytse geri alınamadı, fakat diğer kalelerin bir kısmı yıkıldı, lüzumlu olanlarına ise asker ve mühimmât konuldu. Yaytse ancak 1528 de geri alınabilmiştir.
1467: Hersek Dükalığı Vezir-i Azam Mahmud Paşa tarafından ele geçirildi ve Düka Stephan Kassariç bağlılık bildirdiğinden dolayı yerinde bırakıldı. Osmanlı tarihinde vezir-i azamlığa kadar yükselen Hersekzade Ahmed Paşa, Stephan Kassariç'in oğludur. Stephan Kassariç'in ölümünden sonra dükalık ikiye ayrıldı ve Kassariç'in diğer iki oğlunun Hersek'i ele geçirmeye kalkışmaları üzerine 1480'de tamamen ortadan kaldırıldı.
1492 : Engizisyon zulmünden kaçan Yahudiler Balkanlara ve Bosna'ya yerleşmeye başladılar.
1583 : Bosna, Osmanlı Devleti'ne dahil olunca idarî bakımdan sancak haline getirildi ve ilk sancak beyi de Minnetoğlu Mehmed Bey oldu. Hersek sancağı ise 1470'te teşkil edildi. 1463-1550 arası sancak merkezi Bosnasaray iken 1550'de Travnik'e nakledildi. 1583'de Bosna eyalet haline getirilince merkez Banaluka kabul edilmişse de 1684'te tekrar Travnik'e nakledilmiştir. 1850'den sonra kurulan teşkilâtla Bosnasaray, vilâyet merkezi oldu.
1697: Nemçe Seferi sonunda, Avusturya karşısında uğranılan ve tarihe Zenta bozgunu olarak geçen facia üzerine Balkanlarda Osmanlı askerî gücü zaafa uğradı. Bosna Muhafızı Mehmed Paşa'nın ölümüyle askerin öndersiz kalması üzerine Avusturyalı ordu komutanı Prens Eugene de Savoye açık bir şehir olan Bosnasaray'ı 120 camisiyle beraber yıkıp yaktı. Osmanlı Devleti tarafından gönderilen muhafızların yaklaştığını haber alınca alelacele geri çekildi.
1699 : Karlofça Anlaşmasıyla Habsburg İmparatorluğu Macaristan'ı ele geçirdi.
1718: Morava'nın Tuna nehrine karıştığı Pasarofça mevkiinde Avusturyalılar ile akdedilen anlaşma ile Bosna'nın Sava nehri aşağı mecrasındaki kısmı bu devlete terkedildi. Venediklilere ise Hersek'te işgal ettikleri bazı yerler verildi.
1737 : Hekimoğlu Ali Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu Banaluka'da Avusturya Ordusu'na karşı kesin bir zafer kazandı. 18 Eylül 1739'da Belgrad'da Rusya ve Avusturya devletleriyle yapılan anlaşma neticesi 1718'de kaybedilen topraklar tekrar geri alındı.
1789 : Fransız ihtilali sonrası Avrupa'da milliyetçilik akımları yaygınlaştı. Diğer imparatorluklarda olduğu gibi Osmanlı Devleti de milliyetçilik cereyanlarından menfî olarak etkilendi. Dalmaçya sahillerinin Fransızların eline geçmesiyle bölgede ihtilâlin sonuçları etkisini göstermeye başladı. Bu bölgedeki Hırvatlar ile Hersek bölgesindeki Hırvatlar birleşip Büyük Hırvatistan İdeali'nin gerçekleşmesi emeline düştüler. Ayrıca Napolyon, Dalmaçya'da Bosna'ya giden yolları tespit ettirmiş ve Mostar, Bosnasaray gibi merkezlerde özel haber alma teşkilâtı bile kurdurmuştur. Napolyon Bonaparte'ın niyeti isyanlar çıkararak Bosna'yı içten ele geçirmekti.
1804 ( Sırp İsyanı) : Bosnalılar, Napolyon'un muhtemel istilâsına karşı memleketlerini savunmakla meşgul iken Sırbistan'da Kara Yorgi önderliğinde çıkan isyan daha büyük tehlike oluşturmaya başlamıştı. Kara Yorgi'nin düşüncesi Bosna-Hersek'teki Hıristiyanları ihtilâle katılmaları için ayaklandırmak ve Karadağ ile birleşip büyük bir Sırbistan kurmaktı. İsyan bastırılmadan 1806-1812 Osmanlı-Rus harbleri başladı. Sırplar bundan sonra Bosna'ya karşı şiddetli hucumlara girişerek Yadar, Radiyavana ve Böğürdelen'i ele geçirmişler ve katliamlar yapmışlardı. Sırbistan ve Karadağ'dan bir çok Müslüman ahali ihtilâlcilerin zulmünden kurtulmak için Bosna'ya iltica etmişlerdi. Boşnakların kendi topraklarının kilidi saydıkları Belgrat düşmüş ve 1808 yılında barış müzakerelerinin yapıldığı sırada Sırplar Bosna'daki Ortodoks reayayı ayaklandırmak için yeniden teşebbüse geçmişlerdi. Özellikle Gradiçka havalisi Ortodoksları ve diğer Ortodokslar da bu ayaklanmaya katılmışlardı.
1812 (Bükreş Antlaşması) :Ruslarla olan savaş bitmiş, Sırp isyanları bastırılmış, Belgrad ve diğer kaleler geri alınmıştır.
Bu isyan hareketleri sırasında Boşnaklar genel olarak devlet tarafında yer alarak eyâletlerini savunmuşlardı. Sırplar Osmanlı Devleti'ne karşı savaştıkları gibi Bosna içindeki Ortodoksları da isyana teşvik ediyorlardı. Fakat Bosna kaptan ve askerleri eyâletin asayişini muhafaza ederek buna izin vermemişlerdi.
1826 (Yeniçeri ocağının kaldırılması): Yeniçeri Ocağı merkezde kolayca kaldırılmasına rağmen diğer eyaletlerde o kadar kolay kaldırılamamış ve Bosna'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılma meselesi yıllarca devam etmiştir. Bu iç olaylar 1828-1829 Osmanlı-Rus Harbi'nde Osmanlı Devleti'nin Rumeli'de öteden beri askerî kudretleriyle tanınmış bulunan Arnavutluk ve Bosna gibi eyâletlerden hiç bir yardım görememesine sebep olmuştur.
1831: Bazı yenilikleri uygulamaya koyma ve orduyu yeniden düzenleme teşebbüsleri Hüseyin Kapudan Gradasçeviç liderliğinde Bosnalı Müslüman âyanın başını çektiği bir ayaklanmaya dönüşmüş ve 1832 yılında isyan bastırıldıktan sonra kaptanlık müessesesi ortadan kaldırılmıştır.
1861 ( Hersek İsyanı): Uzun süredir çete hareketlerinin devam ettiği Hersek'te Hıristiyanlar, idarecilerin kendilerine yaptıkları zulmü ileri sürerek Bâbıâli'ye karşı isyan etmişlerdi. Bu isyanın en önemli sebepleri arasında Sırbistan'ın muhtariyet haklarını genişletmesi, Kırım muharebesinin acısını çıkarmak isteyen Rusya'nın Slavları tahrik etmesi, Avusturya'nın asileri himaye etmesi ve Karadağlıların Hersek asileriyle işbirliği yapmaları yer alıyordu.Ömer Paşa 21 Kasım 1861'de asilere karşı kazandığı Piva zaferiyle isyanın bastırılması yönünde önemli bir başarı elde etmiş ve ortada çetelerden başka bir şey kalmamıştır.Fakat Hersek isyanının tam olarak ortadan kaldırılması Karadağ meselesinin halledilmesine bağlıydı.Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı orduları, büyük başarılar elde ederek Karadağ'ın başkenti Çetine'ye girmek üzereyken bu gelişmelerden rahatsız olan Avrupa diplomasisinin araya girmesiyle Osmanlılar İşkodra Antlaşması'nı imzalamak zorunda bırakıldı.
1875 (Hersek İsyanı): Hersek isyanı, Osmanlı vergilerinin ağırlığından ve jandarmanın yaptığı zulümlerden şikayet eden bir grup hristiyanın silaha sarılmasıyla 1875 yılı Nisan ayında başlamıştı.İsyan bütün Hersek bölgesine kısa sürede yayılmıştı. Bu tarihte Bosna-Hersek'in nüfusunun 515.000'ini Hıristiyanlar, 685.000'ini de Müslümanlar teşkil ediyordu. Müslüman ahali de bu olaylar karşısında can ve mal güvenliği için silâha sarılmak zorunda kalmıştı.İsyanının çıkışı ve hızla yayılışında, yabancı devletlerden çekinilerek ilk anda gereken müdahalenin yapılmasında tereddütlü davranılması ve yeterli askerin bölgeye gönderilmemesi ile Rusya ve Avusturya devletlerinin yaptıkları kışkırtmaların çok büyük rolü olmuştu.İsyan daha sonra Osmanlı Devleti'nin Sırbistan ve Karadağ ile savaşa girmesiyle devam etmişti.Osmanlı ordusu bu savaşta başarı kazanması üzerine Rusya Osmanlı Devleti'ne harp ilân etmiş, savaş Osmanlı Devleti'nin aleyhine gelişmiş ve sonuçta Ayastefanos Muahedesi imzalanmıştı. Bosna-Hersek'teki halktan vergi bakayası istenmemesi ve 1880 yılına kadar olan vergilerin de zarar görmüş olan kimselerin zararlarının tazminene sarfedilmesi kararlaştırılmıştı. Bu anlaşmadan sonra Rusya'nın Balkanlardaki nüfuzu artmaya başlamıştı.
1878 (Berlin Anlaşması) : Osmanlı-Rus savaşını takiben Berlin'de büyük Avrupa devletlerinin katılımıyla bir kongre toplandı (13 Temmuz 1878). Avusturya-Macaristan Murahhası Kont Andrassy, Osmanlı Devleti'nin Bosna-Hersek'te asayişi sağlayamamasının Avusturya-Macaristan Devleti'ni de rahatsız ettiğini belirtmiş ve bunun üzerine İngiltere Murahhası Lord Salisbury de Bosna-Hersek'in Avusturya tarafından işgal edilmesini önermiştir. Bu teklif Rusya Murahhası Prens Gorçakof tarafından da kabul edilmiştir.Avusturya'nın işgaline karşı Boşnaklar şiddetle karşı çıkmış, önce Hersek'in merkezi Mostar, sonra da Bosnasaray , büyük direnişlere sahne olmuştur.29 Temmuz'da başlayan işgal 28 Ekim 1878'de tamamlanabilmiştir.
|