|
KÖYÜMÜZ CAMİSİ HEPİMİZİN MALIDIR.
"benölsem de anacığım,nem var ki, sana kalacak;ceketimi kasap alacak,pardösümü bakkal,borcumu da mahsun ben. ya sen ne olacaksın, ya aşklarım; nasıl bakacaksın ele güne karşı, düşman yüzüne. çıplak doğurdun beni;çıplak gideceğim çıplak!
ben dünyadaki yolculuğuma başlarken galiba yanıma bavul ya da giysi almayı unuttum. yaşayacağım serüven de... şili insanlar vardı; ama bavulları yoktu. herhalde temelli yerleşme için gelmişlerdi. belki de benim için tuhaf olan da buydu. herkes bu kiralık dünyada bir şeylere "benim" demeye başlamıştı. görülen ne varsa hepsinin sonunda iyelik eki eklenmiş. hal böyleyken,bu giysili insanların arasında farklı dolaşmam tuhaf.o zaman bende kiralamalıyım bir şeyleri.bir elbise bir ayakkabı kiralıyorum ve yaşamak için de bir duygu dünyası kiralıyorum. zamanın her gün daralmaya başlayan mengenesi içinde benim olmayan nesneleri,önlerine konmamaları için iyelik eki setini çekiyorum, bu benim "olmassa olmazım"olmaya başlıyor.ama bunun gerçekliğini ben bile bilmiyorum parmaklık yaptığım kelimeler bile bana ait değil.bu vazgeçilmezlerin arayışı geçmişin esintileridir çünkü her devlet kuran hükümdar bir şeylerin sınırına adını yazmış,ama evreni bile vazgeçilmezi yapan insan bile sonunda bir ölüm soluğunu çekerek iyelik ekini düşürmüştür.o zaman bedenimdeki ruhum kirası dolarak,serüvenim son bir tanesinin düşüyle sona erecek ve ben yine çıplak kalacağım çünkü "ÇIPLAK DOĞDUM ÇIPLAK GİDECEĞİM"...
Kertenkele dergisi
Fotoğrafta görünen bu bölümü pimapenle kapatılmıştır. yeni resimler yakında yayınlanacaktır.
.
|
|
.
|
|
|
YAŞAMDAN ESİNTİLER
Hayallerimiz olmalıydı.Bir yetimin,bir açın azığınıda biz taşıyalım sırtımızda.Ağırlığıyla ezilmeliydi ki kalbimiz bir sıkıca,kalkmamacasına,coşkuyla kapanmalıydık secdeye.Hayellerimiz olmalıydı. Peygamber (sav) Kuşu ölen ölen sahabe çocuğa başın sağ olsuna gidecek kadar çocuksu ama dağlar kadar büyük yüreği,sevgiyi,aşkı taşımak.Hayellerimiz peygamber olmalıydı.
Şimdi ise elimnizde bir tomar cavur icadı kağıt, yanındada nice sırlara gebe kırk yıl hatırı olan kahve.Ne kadarda beyhude yaşıyoruz papazı vururken masaya rakibin gözünün içine bakarak aslında papazı bulduğumuzun farkında olmamak.Kahve; kahve hakkını almaz mı, zaman hakkını almaz mı, nefis hakkını almaz mı...
İşte kafalarımızın kuma gömük olduğu anda yaşıyoruz.Hakikat kovarken bizi köşe bucak, biz ise inadına kaçıyoruz.Kapamışız kalplerimizi, açılmıyor.
Esselemü Aleyküm
Devam Edecek...
Yazan İmam RECEP
|
|
|
|