SORKUN KASABASI
ÇARŞAMBA MAHALLESİNDEN BİR GÖRÜNÜM
Sorma
Sorma benim neden ağladığımı
Anlatsam dinlemeye gücün yeter mi?
Yuva yapmış baykuş yetim damına
Yetimin damında baykuş öter mi?
Gün yanığı yanakları çatlamış
Bir gün olsun baba sesi duymamış
Şehidim toprağında, gelincikler biter mi?
26.03.2006

ÇARŞAMBA VE GÜNEY MAHALLESİNDEN BİR GÖRÜNÜM

DİKENSİZ GÜL İSTEME BENDEN
ŞU YALANCI DÜNYADA
CENNET OLUR BU DÜNYA
GÜLDİKENSİZ OLURSA
KIZILÇALI MAHALLESİNDEN BİR KIŞ MANZARASI 1991
Ayrılık Ölümdür
Can güle konar,
Güle can gelir.
Dil olur can güle ,
Gül can olur,
Can gül olur.
Gül den ayrılır can,
Gül ölür, can ölür.
Ayrılık bir ölümdür.
28,11.2006 01:38
Celal Ünal
Soysuzlaştı Zaman
Soysuzlaştı zaman
İnsanlar çıkıyor önüme türlü, türlü tipte
Kimi hayatını bağlamış bir şişenin dibine
Kimi kapkaççı
Kimi madde bağımlısı
Kimi de dönme
Korku bile korkmakta
Bu kalabalık ıssızlıkta
Kendimi attım
Bir viranenin duldasına
Korunmak umuduyla
Ben Bir Öğretmenim
Ben bir öğretmenim,
Cehaletin karşısında,
Bükülmez kolum benim.
Vurulsam da Erzurum’da , Batman ‘da,
Gene kalkarım dimdik ayağa,
Çünkü çocuklarım var benim
Nemrut’un eteklerinde, Ağrı’da
Işık gerek, bilgi gerek onlara,
Ben bir öğretmenim,
Bu yolda bakmayın,
Ağardığına saçlarımın,
Ağarsa da saçlarım benim,
Bükülmez benim belim.
Ben bir öğretmenim,
Ovalar kadar geniş yüreğim,
Denizler kadar derin sevgim,
Mutluluğum, sevincim,
Benim öğrencilerim.
Ben onlarla ağlar, onlarla gülerim.
Celal Ünal
KARACAHİSAR YOLUNDAN KIZILÇALI MAHALLESİ 1991
ÇOLAKLARDAN KIZILÇALI
GÜNEY MAHALLESİNİN BİR BÖLÜMÜ(KUR'AN KURSU BELEDİYE BİNASI İLKÖĞRETİM OKULU)
ÇOLAKLARI KIZILÇALA BAĞLAYAN KÖPRÜ
SORKUN KASABASI
Kasabanın kuruluşu hakkında kesin bilgi yoktur.350-400 yıl öncesine dayandığı tahmin edilmektedir. (1500 yılından önce Karaman İli Tahrir Defterinde Sorkun ismi geçmektedir. Adını Oğuz Han'ın altı oğlundan üreyen boylardan birinden almıştır.)1995 yılında Sorkun Köyü iken Sorkun Kasabası olmuştur. (Kasaba oluşunun yayımlandığı Resmi Gazetenin tarihi 07.08.1995, Numarası 44643'dür.) Sorkun Kasabasının Manavgat taki Sorgun'la yakın ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Köy aşağı Sorkun, Yukarı Sorgun(İsalı),Kızılçalı gibi üç büyük ,Toplar, Çolaklar, Kozlu, Çeşmeliler (Dağlılar) diye de dört küçük olmak üzere 7 mahalleden oluşur.Nüfusu 2000 civarındadır. Sorkun Kasabası coğrafi yönden orta torosların içerisinde dört büyük vadinin kesiştiği büyük vadi düzlüğünün yamaçlarında kurulmuştur. Mahallenin ortası boş sayılır. Ortasında köy konağı Belediye binası ve okul bulunmaktadır. Dogusun da Dere kasabası,Harmanpınar kasabası, kuzeyinde Ahırlı, güneydoğuda Karacahisar köyü, güneyde Gündoğmuş, batısnda Akseki Yarpuz köyü ve Kuruçay köyüyle çevrilidir. Güney ve güneybatısında 10-13 km.mesafede. Torosların içinde Sarıot,Keklicek ve Sülek yaylaları bulunmaktadır. Sarıot ve Sülek yaylalarında Roma devirlerinden kalma tarihi değerleri olan eserler bulunmaktadır. Ayrıca Sülek yaylasında Dipsiz göl, Sarıot ta Ayğır çayının besleyen Sarıot gölü bulunmaktadır. Köyün denizden yüksekliği 1300- 1350 mt.civarındadır. Yaylaların yüksekliği ise 2500mt.dir.Sorkun Kasabası,bitki örtüsü bakımından Akdeniz ve karasal iklim arasındadır.Kışları kar yağışlı ve soğuk yazları sıcak baharları yağışlıdır. Sebze ve meyvecilikle uğraşmaktadırlar. En çok üretilenler arasında elma,armut ve diger meyvaların yanında da patates ekimi çok yapılmaktadır. Sorkun dağlarında ender yetişen Ladin(köknar),ardıç ve meşe ağaçları boldur. Sorkun Kasabası merkeze 13 km.mesafededir. Her dört vadiden de pınarlar çıkmaktadır. Bahçe sulama daha çok kullanılmaktadır.Bozkır tahininin büyük bir kısmıda burada yapılmaktadır. Ekonomik yönden çok zengin değildir. Gençlerin büyük bir çoğunluğu Söke'ye, Aydın'a, İstanbul'a mevsimlik işci olarak giderek çalışmaktadırlar. Eğitim yönünden de yüksek öğrenim gören genç sayısı oldukça azdır.