|
== Gönlümdeki Gurbet ==
Dost ülkeler duman duman önümde
Daglarin alninda gurbet yazili
Göv göcekler firez oldu gönlümde
Çamlarin dalinda gurbet yazili
Ilgit ilgit yeller eser ovadan
Kuslar tüm tedirgin kalkar yuvadan
Özümüz gövünür yanik havadan
Sazlarin telinde gurbet yazili
Gene yanar oldu bagrimin basi,
Nasil söner bu sevginin atesi?
Oguzlar soyunun savas yoldasi
Atlarin nalinda gurbet yazili
Bir canim olsa da yurt için versem
Ufka nakis nakis kanimi sersem
Kalk gardas silaya gidelim desem
Ötüken yolunda gurbet yazili
Gurbet (Özledim Sılamı Gidemiyorum)
Özledim sılamı, gidemiyorum...
Gurbet; düğüm, düğüm bağlamış beni,
Kalemimle mektup yazamıyorum,
Gurbet; satır, satır işlemiş beni.
Bu hasretlik, beni verem mi eder?
Gurbet; buram, buram tüttürür beni.
Akan gözyaşlarım, bağrımı deler,
Gurbet; erim, erim eritir beni,
Karanlık basarken, umudum biter...
Gurbet el isyana sürükler beni,
Sabahın güneşi, hayale gider,
Gurbet; pare, pare pareler beni.
Demoğlu'yum; yüreğimde odu var,
Gurbet; kömür gibi yakıyor beni,
Çekilmiyor hayat, dünya sanki dar,
Gurbet; tez götürür ölüme beni.
(H.Demoğlu-Erzurum)
Haydar Demoğlu
Koçhisar Elleri
Böyle ayrılığın gözü kör olsun
Savurdu kül gibi gurbet yelleri
Bir ana, bir baba bir de yar olsun
Neme lazım gurbet elin gülleri
İlaç, merhem kar eylemez şaşkına
Tabib neyler gönlü dolmuş taşkına
Memleket aşkına, toprak aşkına
Dile geldi bağlamamın telleri
Yiğitler aşkına, vatan aşkına
Dile geldi bağlamamın telleri
Tozludur yolları, tatlı dilleri
Gönlümde tütüyor yurdun elleri
Tozludur yolları, tuzlu gölleri
Gönlümde tütüyor Koçhisar elleri
Uğur Işılak
Acı gurbet
Gurbetin kahrını bilenler bilir
Hasret bir başkadır, gurbet başkadır
Irkçı Avrupaya gelenler bilir
Nefret bir başkadır, gurbet başkadır
Hasretle eş dostla vedalaşarak
Ayrılırken dostça kucaklaşarak
Sevdiği her şeyden, uzaklaşarak
Hicret bir başkadır, gurbet başkadır
Bu gurbette başka hava esiyor
Bir gelen dönmekten umut kesiyor
Bunu duyan herkes hayret ediyor
Hayret bir başkadır gurbet başkadır
Ölümle gurbetin, farkı sorulur
Gurbetçi ölmeden diri gömülür
Yaşam için gayret eder yorulur
Gayret bir başkadır, gurbet başkadır
Mikdat bu sözlerin sineyi dağlar
Gurbetçi herkesten, en iyi ağlar
Kurtulurum diye bir umut bağlar
Esaret başkadır, gurbet başkadır
Gurbet Elde
Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Derman arar iken derde düş oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Hüma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Kağıda yazarlar ufak yazılar,
Anasız olur mu körpe kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu,
Ayrılık donları biçti giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Gurbet Elde Bas Yastiga Gelende
Gurbet elde bas yastiga gelende
Gayet yaman olur isi garibin
Gelen olmaz giden olmaz yanina
Siyah topragiyle tasi garibin
Yazik oldu su Garib'in haline
Doymak olmaz lezzetine tadina
Her geldikçe yarenleri yadina
Dinmez asla çesmi yasi garibin
Gurbet ele varip giden bilinmez
Aglayinca çesmi yasi silinmez
Garip nedir halin diye sorulmaz
Bulunmaz yareni esi garibin
Gülmez nere gitse garibin yüzü
Kirlidir yakasi yaslidir gözü
Açmaz bir yol kimseye gizli sözü
Muhabbettir hep sirdasi garibin
Gurbet elde ben Garib'e kim baksin
Anam yoktur gelsin gözyasi döksün
Sanem yoktur mezarima tas diksin
Bir çalidir mezar tasi garibin
Asik Garip
Gurbet Akşamları
Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.
Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.
Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları
Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları
Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.
Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.
Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.
Ozan Arif
Gurbet Gurbet
Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim...
Her mevsim de başka renk, başka amber
Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....
Sılayı gönülde gizem yapmışız
Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim...
Hasret hırkasını melanet takmışız
Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...
Gözlerim ufukta şafağı bekler
Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim...
Nazlı yar sıla da yolumu gözler
Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...
Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
Gurbet gurbet ağrır başımız bizim...
Baba oldu, dede oldu kırardı
Gurbet gurbet gezer salımız bizim...
Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim...
Anamı, sılamı görürüm düşde
Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....
Aşık Çağlari
|