bozkurt_tit.sitemynet.com
Anasayfam Turan t.i.t Ülkücü Yemini Başbuğ Din ve Ahlak Ey Türk uyan Satılık Vatan Kürt dosyası Pkk gerçegi Şiirlerimiz Dokuz Işık Bozkurt Bizim Siteler tc Anket ...C*... Konuk defterim...C*... bozkurt bayrak resimleri Ülkücü Sözler Adım Yeşil Türklük

Kürt dosyası

ban_1_.gif

hmjkecaimxqf3caiyknf1ca00hhltcaonfywmcaknkovgca3g2es0cawz00qeca2sx1eucam9vcg7castxry2cahdwu86cav4v5ybcao6cguqcaqm2i1gca5fxotscazb4sancaboyfsscaf26sn0cac7fh4i.jpg

Cumhuriyet Devrinde Çıkan Kürt İsyanları

Bugünkü yazımızda kutlu vatanımız Türkiye;de Kürtlerin Cumhuriyet devrinde çıkardıkları isyanları yüzeysel olarak kısaca anlatacağız. Bu anekdotu sizlere konuyla ilgili bilgilerimizi genişletmek ve bilgi dağarcığımızı güçlendirmek için vereceğiz.

Kutlu vatanımız Türkiye:de Kürtlerin çıkardıkları İsyanlar:....

Nasturi İsyanı: 1924 yılında Hakkaride

Raçkotan ve Raman İsyanı: 1925 yılında Siirt, Sason ve Silvan:;da

Şemdinli İsyanı: 1925 yılında Hakkari;de

Sason İsyanı: 1925 yılında Siirt;te

Şeyh Sait İsyanı: 1925 yılında Diyarbakır, Kulp, Varto, Bingöl ve Çapakçur;da

Beytüşşebap İsyanı: 1926 yılında Hakkari;de

Koçuşağı İsyanı: 1926 yılında Ovacık ve Hozat;ta

Mutki İsyanı: 1927 yılında Bitlis;te

Bicar İsyanı: 1927 yılında Hani, Lice ve Kulp;ta

Zeylan İsyanı: 1930 yılında Tendürek, Muratbaşı ve Erciş;te

Ağrı İsyanları:
Ağrı İsyanı: Mayıs 1926 yılında
Ağrı İsyanı: Eylül 1927 yılında
Ağrı İsyanı: Eylül 1930 yılında

Tunceli İsyanları:
Tunceli İsyanı: Mart-Ekim 1937 yılında
Tunceli İsyanı: Haziran-Ağustos 1938 yılında çıkmıştır.

Bütün bu isyanlarda isyan çıkaran Kürtlerin silahlı gücü 150 kişiden 5000 kişiye kadar değişmiştir. Şeyh Sait,te 5000 silahlı, Tunceli;de 3000 silahlı, Ağrı,da 800-1500 silahlı isyancının olduğu tahmin edilmektedir.

İsyanların bastırılması Tunceli-;de yedi ay, Şeyh Sait,te 4,5 ay sürmüş, diğerleri de iki gün ile azami bir ay içerisinde bitirilmiştir.

Yukarıda sizlere isyanların çıktıkları yerler ve tarihleriyle verdiğimiz isyanlarla PKK terör örgütünün ilk silahlı eylemini gerçekleştirdiği tarih ile son olarak ateşkes ilan ettiği tarih arasında ve silahlı eylemlerini gerçekleştirdiği yerler arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz isyanların ilki olan Nasturi isyanı 1924 yılında çıkmıştır. PKK ise ilk silahlı eylemini 1984 yılında gerçekleştirmiştir.

Son isyan Tunceli;de 1938 yılında çıkmıştır. PKK tek taraflı ateşkesini 1998 yılında ilan ederek duyurmuştur. Şimdi ise yine PKK/KADEK terör örgütü ateşkesi bozduktan sonra yine silahlı eylemlerine 2004 yılında başlamıştır. Bu tarihlerde ki benzerlikler tesadüf mü yoksa maksatlı mı?

Bugünkü yazımızı bu kısa bilgilerle sonlandırıyoruz. Bu bilgiler Kutlu Ordumuzun (TSK) Kutlu yiğit komutanı emekli Tümgeneral Osman PAMUKOĞLU;nun UNUTULANLAR DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK: adlı kitabından alınmıştır.

daglara__ikaca__286_izzz_jpgrl95ib_jpgmid.jpg

OSMANLI'dan Günümüze ellerine geçen her fırsatta düzen bozmayı kendine adet edinmiş aşalık bir ırktan söz ediyoruz...


Fazla söze gerek yok, resim de görüldügü gibi.



FERMAN ASİL TÜRK MİLLETİNİN DAĞLAR BİZİMDİR Gerekirse daglara çıkar hesabını biz sorarız sizin soracak bir hesabınız olamaz VATANSIZ BAYRAKSIZ TOPRAKSIZ SIGINTILARSINIZ SADECE yerinizi bilin... tit




pkk_k_rt.jpg

Kürt Dosyasi

Türkiye, uzun yıllardır hiç bir ülkede görülmemiş bir biçimde teröre maruz kalmıştır. Bu terör çeşitli şekillerde kendisini göstermiş ve sonuçta binlerce masum insanımız hayatını kaybetmiş, binlerce insanımız sakatlanmış ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba uğranmıştır. Türkiye'de faaliyet gösteren terör örgütlerinin hepsinden daha fazla tahribat yapan ve toplumumuzda onarılamaz yaralar açan KADEK terör örgütüdür.

Başlangıçta PKK adıyla terör eylemlerine başlayan KADEK terör örgütünün 1984 yılından bugüne kadar sivil halka karşı ayrım yapmaksızın çocuklara, hatta bebeklere, kadınlara, yaşlılara ve bölge halkına hizmet eden, çoğunluğu öğretmen, din adamı ve devlet görevlilerine karşı uyguladığı terör eylemleri nedeniyle; 11.483 (5415'i ölü, 6068'i yaralı) sivil, 17.875 (5871'i şehit, 12004'ü yaralı) güvenlik gücü mensubu olmak üzere 30.000 üzerinde vatandaşımız yaralanmış veya şehit olmuştur. Yine bölge halkının hizmetinde faaliyet gösteren 250'si okul, 110'u cami, 50'si sağlık kuruluşu olmak üzere toplam 2000 civarında tesis, yapılan saldırılarla tahrip edilmiştir. Bu güne kadar KADEK terör örgütü ile yapılan mücadele için toplam 150 milyar dolar civarında harcama yapıldığı tahmin edilmektedir.

Bu terörist grup, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi olarak yayınlanan "Yabancı Terör Örgütleri"ne ilişkin raporunda 1997'den itibaren 30 büyük terör örgütü içinde gösterilmiş ve 11 eylül saldırısından sonra da açıklanan listede yer almıştır. Ayrıca AB tarafından hazırlanan "Terör Örgütleri Listesi"'ne de PKK adı altında dahil edilmiştir. Avrupa'da 1990'lı yıllardan itibaren bazı ülkeler tarafından da terör örgütü olarak kabul edilen KADEK terör örgütünün, özellikle mücavir ülkelerden ve bazı Batı Avrupa ülkelerinden değişik şekillerde destek gördüğü bilinmektedir. Bu ülkelerin KADEK terör örgütüne sağladığı desteği; örgüte politika belirlemek ve strateji vermek, üst düzey örgüt liderlerine barınma imkanı sağlamak,

lojistik destek (silah ve mühimmat) temin etmek, kamp yeri tahsis etmek, eğitim vermek, finansman temin etmek, sahte kimlik/pasaport temin etmek, tedavi imkanı sağlamak, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapmasını desteklemek, istihbarat kuruluşlarınca eylem yapacak örgüt mensuplarına istihbari bilgi temin etmek, başlıkları altında toplamak mümkündür. KADEK terör örgütü kendi propagandasını yapabilmek ve operasyonel imkan ve kabiliyetlerini artırabilmek maksadıyla, toplam 30 ülkede bazı cephe kuruluşları teşkil etmiştir. Danışma merkezleri, sosyo-kültürel cemiyetler (kürdistan komitesi veya kürt enstitüleri) adı altında faaliyet gösteren bu kuruluşları,

KADEK'in Avrupa kanadı işletmekte ve yönlendirmektedir. Çeşitli ülkelerde tespit edilen bu tür kuruluş ve merkezlerin miktarı 439'dur. Örgüt oluşturduğu bu teşkilat içerisindeki dernek, birlik, komite ve merkezler vasıtasıyla uyuşturucu ve insan ticaretini de yönlendirmektedir. ABD uluslar arası uyuşturucu konuları bürosunun raporu, Avrupa uyuşturucu kartelinin KADEK mensupları tarafından kontrol edildiğini ortaya koymaktadır. Benzer şekilde rapor, KADEK'in terörist faaliyetlerini desteklemek için eroin üretimini ve ticaretini kullandığı gerçeğini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca; Avrupa'daki vatandaşlarımızdan gasp, şantaj yoluyla zorla para toplanmakta, adam kaçırma ve silah kaçakçılığı yapmaktadır.

Bir kısım ülkeler de, politik hedefleri nedeniyle KADEK terör örgütünün bu faaliyetlerini desteklemekte, hatta yayımladıkları rapor ve aldıkları kararlarla terör örgütünü cesaretlendirmektedir. Bu kapsamda, KADEK terör örgütü, bazı ülkelerin isteği ile ismini değiştirmiş ve bu suretle, terörist kimliğinden ve bu güne kadar yapmış olduğu katliam ve tahribattan kurtulma çabası içine girmiştir. Terör örgütünün isim değiştirmesini müteakip AB tarafından, terör örgütleri listesine alınması konusunda direnç gösteren bazı odakların bu konuda fikir değişikliğine gitmeleri ve KADEK terör örgütünün bundan etkilenmeyeceği şeklinde beyanatlarda bulunmaları oldukça düşündürücüdür.

Bu güne kadar 30.000'nin üzerinde insanımızı katleden ve yapmış olduğu bunca tahribat ve gerçekler ortada iken terör örgütünün maske takarak terörist kimliğinden kurtulması mümkün değildir. Şu kesinlikle bilinmelidir ki terör örgütü ne değişikliğine giderse gitsin yaptıklarının hesabını verecektir. Türkiye, adı ne olursa olsun terör örgütü ve yandaşları ile kararlı mücadelesine devam edecektir. Bu durumda da bütün devletlerin bizimle aynı şekilde düşünmelerini ve terörizmle mücadele etmelerini arzu ediyoruz. Bizim müttefiklerimizden beklentimiz;

- her türlü KADEK bağlantılı grup ve örgütleri, özellikle KADEK'in kendisini yeni adı ile de terörist örgüt olarak kabul etmeleri ve,

- AB'nin listesine aldığı PKK ve DHKP-C terör örgütlerini, gerekli tedbirleri ve cezai işlemleri yapabilmesi için, "AB Terörle Mücadele Çerçeve Sözleşmesi"nde öngörülen yaptırımları ülkelerin iç hukuklarına yansıtmalarıdır.

Pek çok ülke, soğuk savaş sonrası güvenlik endişelerindeki azalmanın avantajlarını yaşarken, insanlık aleminin terör konusunda ne büyük bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğuna son 20 yıldır ısrarla dikkatleri çekmek isteyen Türkiye'nin, bu konuda yeterli desteği görebildiğini söylemek mümkün değildir. Uluslar arası platformda terörizmle ortak mücadele bir zorunluluktur. Terör; dili, dini, milliyeti, bölgesi, ideolojisi olmayan ve tüm dünyayı tehdit eden uluslar arası bir olgudur.

bayraksizlarrft4.gif

gerek Osmanlı gerek Türkiye cumhuriyeti tarihleri boyunca bir çok defa maydana gelmiş harekettir.
en sonuncuları şeyh sait ayaklanması ve pkk hareketleridir.
kürt isyanlarının tipik özelliği her isyanın bir öncekinden daha büyük olması ve feodal yapılarından dolayı isyan lideri bertaraf edildiğinde isyanın da sona ermesidir.

kürt isyanları olarak tanımlasa bile esasında, çoğu zaman herhangi bir kürt aşireti ve destekçi dost aşiretlerinin başlattığı* ve merkezi hükümet ve diğer düşman aşiretler tarafından bastırılan isyanlardır.

bahsi geçen isyanların hiçbiri bütün aşiretlerin desteğini alamamıştır. bunun altında yatan neden kürt feodal sisteminin hizipçi aşiretçilik üzerine kurulmuş olmasıdır.

(bkz: kürtler/@galatyphoon)
(bkz: kürt feodalizmi)
(bkz: kürt sorunu/@galatyphoon)

not: nasturi isyanı kürt isyanı değildir. nasturiler bölgede yaşayan hristiyan azınlıktır. kürt isyanı olmadığı gibi nasturi isyanlarını kürt aşiretleri bastırmıştır.
(galatyphoon, 27.08.2005 20:10)8092792 !?

(bkz: bedirhan isyani)
(bkz: kocgiri isyani)
(bkz: seyh sait isyani)
(bkz: dersim isyani)
(bkz: agri isyani)
(muhendis, 19.11.2007 20:19 ~ 20.01.2008 22:39)11722237 !?

3 ocak 2008 tarihli hürriyet gazetesinde mehmet ali birandın köşesinde emekli asker bir okurunun katkısıyla genel kurmay arşivleri referansıyla tam listesi verilmiştir.
kaynak olması açısından biz de buraya kaydedelim.

osmanli dönemindeki isyanlar:

babanzade abdurrahman paşa isyanı (1806- musul)
babanzade ahmet paşa isyanı (1812 &8211; musul)
zaza&8217;ların isyanı (1820)
yezidilerin isyanı (1830- hakkari)
şerefhan isyanı (1831- bitlis)
bedirhan isyanı (1835- botan)
garzan isyanı (1839- diyarbakır)
ubeydullah isyanı (1881- hakkari)
bedirhan osman paşa ve kardeşi hüseyin paşa isyanı (1872-mardin-cizre)
bedirhan emin ali isyanı (1889- erzincan)
bedirhaniler ve halil rema isyanı (1912-mardin)
şeyh selim şehabettin ve ali isyanı (1912- bitlis)
koşgari isyanı (1920- koşgiri)

cumhuriyet dönemi ayaklanmalari:

nasturi isyanı (1924- hakkari)
jilyan isyanı (1926- siirt)
şeyh sait isyanı (1925- bingöl-muş-diyarbakır)
seit taha ve seit abdullah isyanı (1925-şemdinli)
reşkotan ve reman isyanı (1925- diyarbakır)
eruh&8217;lu yakup ağa ve oğulları (1926-pervani)
güyan isyanı (1926-siirt)
haco isyanı (1926- nusaybin)
i. ağrı isyanı (1926)
koçuşağı isyanı (1926- silvan)
hakkari- beytüşşebab isyanı (1926)
mutki isyanı (1927- bitlis)
ii. ağrı isyanı
biçar harekatı (1927- silvan)
zilanlı resul ağa isyanı (1929- eruh)
zeylan isyanı (1930- van)
tutaklı ali can isyanı (1930- tutak-bulanık-hınıs)
oramar isyanı (1930- van)
iii. ağrı harekatı (1930)
buban aşireti isyanı (1934- bitlis)
abdurrahman isyanı (1935-siirt)
abdulkuddüs isyanı (1935-siirt)
sason isyanı (1935-siirt)
dersim isyanı (1937-tunceli)
pkk terörü (1984-1999)

kurulup doğilmiş kürt örgütler :

marksist ve leninist örgütler:

- devrimci doğu kültür ocakları (ddko)
- devrimci demokratik kültür dernekleri (ddkd)
- devrimci halk kültür dernekleri (dhkd)
- anti sömürgeci demokratik kültür derneği (asdk-der)

bölücü örgütler :

- türkiye kürdistan demokratik partisi (tkdp)
- kürdistan öncü işçi partisi (köip-ppkk)
- türkiye kürdistan sosyalist partisi ( tksp)
- rizgari örgütü
- ala rizgari örgütü
- kawa örgütü
- kürdistan ulusal kurtuluşçuları örgütü (kuk)
- kürdistan sosyalist harekatı (tsk)
- kürdistan sosyalist birliği (yekitiya sosyalista kürdistan – ysk)
- tekoşin örgütü
- kürdistan kurtuluş harekatı (tevger)
- kürdistan işçi partisi (partiye karkaren (işçi) kürdistan /pkk)

­­ öğrenci cemiyetleri:

- kürt teali cemiyeti
- kürt istiklal cemiyeti
- istanbul kürt talebe cemiyeti

bölgedeki diğer kürt hareketleri :

irak:
- irak kürdistan demokratik partisi ( ikdp)
- kürdistan yurtseverler birliğö ( puk- ynk-kyb)
- kürdistan özgürlük partisi (pük)

iran:
- iran kürdistan demokratik partisi ( ikdp)
- kürt işçileri devrimci örgütü ( komala)

suriye:
- kürt sosyalist partisi
- suriye kominist partisi

| KÜRT İSYANLARI KRONOLOJİSİ

Öncelikler dış güçlerin ilelebed maşası olan kürtlerin Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemlerindeki isyanlarının bir listesini inceleyiniz.


# 1806, Baban Aşireti, Abdurrahman Paşa İsyanı
# 1833-1837, Mir Muhammed (Soran) İsyanı
# 1838 1. Han Mahmud İsyanı
# 1842 - 1847 2. Han Mahmud İsyanı (son döneminde Bedirhan Beyle ittifaken)
# 1843-1847 Bedir Han İsyanı
# 1855, Yazhan Şer İsyanı
# 1878-1881, Şeyh Ubeydullah Nehri İsyanı
# 1919-22, Simko (Ismail Ağa) İsyanı
# 11 Mayıs 1919, Ali Batı İsyanı
# 21 Mayıs 1919, Mahmut Berzenci İsyanı
# 6 Mart 1921, Koçgiri İsyanı
# 4 Eylül 1924, Beytüşşebab İsyanı
# 13 Şubat 1925, Şeyh Said İsyanı
# 10 Haziran 1925, Nehri İsyanı
# 7 Ağustos 1925, Reşkotan-Raman İsyanı
# Kasım 1925, 1. Sason İsyanı
# 16 Mayıs 1926, 1. Ağrı İsyanı
# 21 Ocak 1926, Hazro İsyanı
# 7 Ekim 1926, Koçuşağı İsyanı
# 26 Mayıs 1927, Mutki İsyanı
# 13 Eylül 1927, 2. Ağrı İsyanı
# 7 Ekim 1927, Bıcar İsyanı
# 6 Temmuz 1929, İt Resul İsyanı
# 20 Eylül 1929, Tendürek İsyanı
# 26 Mayıs 1930, Savur İsyanı
# 20 Haziran 1930, Zilan İsyanı
# 21 Temmuz 1930, Oramar İsyanı
# 7 Eylül 1930, 3. Ağrı İsyanı
# 24 Ekim 1930, Pülümür İsyanı
# Eylül 1930, 2. Mahmut Berzenci İsyanı
# Kasım 1931, Şeyh Ahmed Barzani İsyanı
# Ocak 1937, 2. Sason İsyanı
# 21 Mart 1937, Dersim İsyanı




ve 25 küsur senedir devam eden bölücü terör örgütü pkk'nın faaliyeletini de bu listeye eklemek gerekir.

BAŞBUĞ ATATÜRK'ün TANRIDAĞI'na varmasından sonraki siyasi süreçte birbirlerinin kopyası olan aciz siyasal iktidarlar, kürt yayılmacılığına ve terörünün yayılmasını önlemek şöyle dursun, olayı 3-5 eşkiya deyip Türk Milleti'ni uyutmaya, tepkisini önelemeye çalıştılar. Bunun için çeşitli yöntemler denendi.

Özellikle 12 Eylül sonrasında yapılan propagandalar, çıkartılan yayınlar sürekli kürtlerinde Türk boyu olduğunu, Türklerle kürtlerin aynı soydan geldiklerini vurguladı. Hiç şüphesiz Türk Toplumu Devletine ve Yasalarına bağlı bir Millet olduğu için bu propagandalardan etkilendi. Fakat bu propagandayı sadece devletin kurumları değil, siyasal partilerde hatta Türk Milliyetçisi, Türkçü, Turancı olduğunu iddia edne Mhp bile sürdürdü. İster istemez toplumumuzda bu söylem geniş bir taban buldu. Hatta Mhp'li bir milletvekili ve bakan, Malazgirt Savaşı'nı kürtlerin sayesinde kazandığımız yalanını Televizyonlardan canlı yayınlarda Türk Milleti'ne söyleyecek kadar iğrençleştiler. Bua yıp onlara bir ömür boyu yeter, ancak yüzleri dahi kızarmadan hala aynı yalanları söylemektedirler.

Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcına dönersek kürtlerin İngilizler, Fransızlar ile işgalcilerin işbirlikçileri tarafından BAŞBUĞ ATATÜRK'e ve Türk Milleti'ne karşı paramiliter güç(aynı şekilde İngilizler ve Padişah Vahdettin Bolu-Düzce yöresindeki Çerkezleri de isyan ettirmişlerdir) olarak kullanmışlardır.

- BAŞBUĞ ATATÜRK ve Silah arkadaşları Sivas kongresine giderken kürtler, Erzincan-Sivas arasındaki Sansa Boğazında yolunu kesemek istedilersede başaramamışlardır.

- İşgalcilerin uşağı olan Vahdeddin'in Görevlendirdiği Ali Galip kürt aşiretlerini toplayarak Sivas Kongresini basmak istemişse de, başarılı olamayarak kaçmıştır.

- Batı Cephesinde Yunan kuvvetleri ilerlerken, eş zamanlı olarak Sivas'ın doğusu ve Erzincan'ın batısı arasındaki bölgedeki kürtlerin koçgiri kürt aşireti isyan etmiş. İsyan birkaç ay boyunca sürmüştür. Ancak Kahraman Türk Ordusu, Giresunlu Topal Osman Ağa'nın birlikleri ve yöredeki Türkler kenetlenerek kürt isyancıları yenilgiye uğratmışlardır. İsyanın başlangıcında kürtler, TBMM'ye telgraf çekerek Wilson Prensipleri'nin ve Sevr Antlaşması'nın kabul edilerek kürtlere bağımsızlık verilmesini istemişlerdir. Lakin hainler emellerine ulaşamayarak bozguna uğramışlardır.

Sonuç olarak kürtlerin büyük çoğunluğu Kurtluş Savaşı'nda işgalcilerle işbirliği yapmışlar, tarafsız kalan küçük bir bölümüde Cumhuriyet döneminde isyan etmişlerdir. Dolayısıyla KURTULUŞ SAVAŞI SADECE TÜRK MİLLETİ'nin kazandığı bir zaferdir. TÜRKün savaş kazanmak için bir avuç soysuzun iddia ettiği gibi kürde laza, çerkeze ya da diğer unsurlara ihtiyacı yoktur. Utanmadan bu etnik özürlüleri Zaferlerimize Tarihimzie ortak etmek isteyen Sahte Milliyetçiler ve ATATÜRK Düşmanı Hain yobazların, yalanları artık tutmuyor.

TANRI'DAN, YÜCE TÜRK IRKINA gelecekte de girişeceğimiz SAVAŞLARDAN MUZAFFER çıkmasını dilerim.

TÜRK IRKI SAĞOLSUN