YOZGAT
YOZGAT'IN COĞRAFİ KONUMU

  Yozgat ili toprakları, İç Anadolu Bölgesinin Orta Kızılırmak Bölümündedir.Yozgat şehir merkezi, doğu-batı istikametinde uzanan Kirazlıdere Vadisi içinde kurulmuştur.İzmir'den başlayıp Türkiye'nin doğusunda Gürbulak sınır kapısına kadar uzanan ve oradan İran'a açılan E-23 Karayolu il merkezinin içinden geçer.Bu yolun 220 km.'si il sınırları içindedir.Şehir, bu yolun ekseninde genişleme ve gelişme göstermiştir.Ankara ve Sivas'a E-23 Karayolu ile bağlanmıştır.Tarihi olarak eski medeniyetlerin kurulduğu kasabalara (Boğazköy 'Hattuşaş', Alacahöyük ) komşudur. İlin batısında Delice Suyu doğal bir sınır oluşturur.
  Yozgat doğusunda Sivas, batısında Kırıkkale ve Kırşehir, kuzeyinde Tokat, Amasya ve Çorum, güneyde Kayseri, güneybatısında Nevşehir illeri ile komşudur.Böylece Yozgat sekiz ilimizle komşudur.
  Yozgat'ın merkez ilçesinden başka 13 ilçesi vardır.Bunlar Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Sarıkaya, Saraykent, Sorgun, Şefaatli, Yerköy, Yenifakılı ilçeleridir.
  Yozgat'ın yüzölçümü 14123 km²dir.
  Yozgat 34 derece 5dakika - 36 derece 10 dakika doğu meridyenleri ile 38 derece 40 dakika - 40 derece 18 dakika kuzey paralelleri arasında yer alır.Doğu batı sınır noktaları arasında 2derece 5 dakikalık meridyen farkı olup, mahalli saat farkı 8.20 dk.2'dır. Kuzey-güney sınır noktaları arasında 1 derece 38 dakikalık paralel farkı vardır. Ancak bu farkın iklim üzerinde hiçbir etkisi görülmez.
  Doğu-batı uç noktaları arasında kuş uçuşu uzaklık 216 km., kuzey güney uç noktaları arasındaki uzaklık ise 144 km.'dir.
  Genişlik bakımından Yozgat, illerimiz içinde 15. sıradadır.
  Coğrafi bakımdan yeri, Ankara'ya yakınlığından ve çevresi ile kolay ilişki kurabilme şartlarına sahip olması bakımından büyük değer taşımaktadır. Bu özelliği ile gelişmeye çok elverişlidir.

NÜFUS

  21 Ekim 1990 tarihinde yapılan genel nüfus sayımında Yozgat ilinin geçici nüfusu 583919 kişi olup, il ve ilçe merkezlerinde 212.443, bucak ve köylerinde 371.476 kişi bulunmaktadır. Yıllık nüfus artış hızı binde 13.31'dir.

YER ŞEKİLLERİ

  İç Anadolu'nun Yozgat arazisinde kalan bölümünde en geniş alanı platolar kaplamaktadır.Zaten yöreden 'Bozok Yaylası' olarak söz edilir.Bu geniş plato sahası içerisinde, plato yüzeyinden fazla yüksek olmayan dağ ve tepeler yer alır.Plato yüzeyini yarmış olan veya plato içerisine gömülmüş olan vadi tabanları ile daha başka bir şekilde çökertilerin olduğu çukur alanlarda alüvyal ovalar teşekkül etmiştir. Bu yüzden Yozgat yüzey şekillerini platolar veya yaylalar, dağlar ve tepeler, ovalar olmak üzere üç ana grupta toplamak gerekir.

Platolar ve Yaylalar

  İç Anadolu Bölgesi platolarının Yozgat'ta kalan bölümüne 'Bozok Platosu' denir. Güney bölümünde ortalama yüksekliği 1000-1150 m. Arasında değişen lav yaylası özelliğindedir. Arazide tamamen düzlük hakimdir.

Dağlar ve Tepeler

  Dağlık alanlar, ilin kenar kısımlarında yer almıştır.Genel olarak ilin ortalama yüksekliği çok fazla olup 1500 m. yi geçer. Yörede görülen en dikkate değer dağlardan olan Akdağlar, kıvrımlı sıradağlar şeklindedir. Yörede ikinci önemli dağ sırası olarak kuzeyden sokulan Deveci Dağlarını göstermek doğru olur. Ayrıca Çorum sınırındaki Zincirli ve Akçadağı, Kayseri sınırında bulunan Akdağ'ın devamı durumundaki Gevencik ve Keklicek dağları ilin önemli dağlarındandır.

Ovalar

  Yozgat ili dahilinde çok geniş alanlı ovaların sayısı çok fazla değildir. Genellikle büyük ovalar, tepeler arasında çukurlaşan yerlerde alüvyonların çökelmesi ile oluşmuştur. Yerköy ve Boğazlıyan ovaları böyledir. Boğazlıyan ilçesinin batısında oldukça büyük bir ovanın çevreye göre çukur kalmış durumu dikkati çeker. Bu ovanın doğu-batı istikametinde uzunluğu 6-7 km. dir. Yerköy ovası da, aynı şekilde etrafı tepelerle çevrilmiş, çukurlaşmış alüvyal düzlüktür. Sarıkaya ilçesine 5-6 km. uzaklıkta, ilçenin kuzeyinde Terzili, Karayakup, Hasbek, Çıkrıkçı köylerinin kurulduğu yerde de böyle bir verimli ova bulunmaktadır.

İKLİM

  Yozgat yöresinde tipik İç Anadolu iklimi hakimdir. Yani genel olarak kara iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve serttir. Kuraklık ve step bitki örtüsü, yörenin tanıtıcı özelliklerindendir. Deniz etkisinden uzak kaldığı için karaların çabuk ısınması nedeniyle Temmuz ve Ağustos sıcak ve kurak aylardır. En yüksek sıcaklık ortalamasına Temmuz ayında ulaşılır. Ancak bu aylarda bile geceler serin olur. Yazın başlangıcı kuraklıkla belirlenir. Yılın en soğuk ayı ocaktır. Bu ayın ortalama sıcaklığı 0°C'nin altındadır. Dolayısıyla en soğuk ay ile en sıcak ay arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır.

EKONOMİ

  Yozgat'ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Buğday en çok üretilen üründür. Patates, arpa ve mısır son yıllarda da şeker pancarı ekilmektedir. Akarsuların vadilerinde yapılan meyvacılık önemli bir gelir kaynağıdır. Beşinci beş yıllık kalkınma planı ve altıncı beş yıllık kalkınma planı doğrultusunda ilin kalkınmasını sağlamak amacıyla Yozgat kalkınmada ikinci derecede öncelikli iller arasına alınmıştır.
  1975 yılından itibaren Yozgat'ta sanayi canlanmaya başlamış olup yurt dışındaki işçilerin oluşturduğu şirketler bu konuda öncülük yapmıştır. Son yıllarda il dahilinde taşa ve toprağa dayalı sanayi ile tarıma dayalı sanayide canlanma görülmüştür.
  İle dışardan daha çok dayanıklı tüketim malı, konfeksiyon ve işlenmiş gıda maddeleri girişi olmakta, ilden dışarıya ise tahıl baklagil ve inşaat malzemeleri ile çeşitli hayvansal ürünlerin satışı yapılmaktadır.


  İl ticaretini, tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım satımı, sanayi ürünlerinin alım-satımı ve küçük esnaf ve sanatkarların ticari faaliyetler oluşturur.
  Yozgat, coğrafi yapısı itibariyle ilçelerinin büyük kısmıyla ticari bağ açısından kopuk bir durumdadır. Bu nedenle ilçeler, ticari bağ açısından daha ziyade komşu illerle alış verişi tercih etmekte, il merkezi bu yönden yoğun bir ticari faaliyete sahne olmamaktadır. Örneğin Çayıralan ve Boğazlıyan'ın Kayseri ile Çekerek'in Tokat ile , Akdağmadeni'nin Sivas ile,Yerköy'ün Kırıkkale ile ticari faaliyetleri, il merkezi ile olan faaliyetlerden daha fazladır.
  İl dışına tarımsal ürünlerden buğday, arpa, yulaf, mercimek, nohut, fasülye ile şeker pancarı; sanayi ürünlerinden ise tuğla, çimento, mobilya, un,yem, ayçiçekyağı, deri satışı yapılmaktadır.
  Hayvansal ürünlerden ise, yumurta, et tavuğu, tereyağı, süt ve bal ile canlı küçükbaş ve büyükbaş hayvan satışı gerçekleştirilmektedir.
  İl dışından ise giyim eşyası, makine, konfeksiyon, gıda maddeleri ve çeşitli sanayi ürünleri satın alınmaktadır. İlimizdeki gelişmeye paralel olarak şirketleşme ve kooperatifleşme çalışmalarında önemli artışlar olmuştur.

TARİHÇE


Yozgat İlinin Kelime Anlamı

  Yozgat isminin kaynağına ilişkin değişik söylentiler vardır. Yozgat sürü veya otlak kent anlamına gelir. Bozok Yaylası eskiden beri hayvancılığın gelişmesinde önemli yer tutmuştur.
  Yozkent, sürüleri bol olan şehir anlamına gelmektedir. Daha sonra bu ismin yozgat olarak değişikliğe uğradığı ileri sürülmektedir.
  Yozgat adı yabancı tarih kitaplarında "Uskat, Juskat, Yougat, Yüz-kat, Yozhourt" şeklinde geçer.
  Bir söylentiye göre; Yozgat sözcüğünün aslı "Yüzü Yoz" (koyun sürüsü memleketi) olduğundan "Yozkent" veya rakımın yüksek oluşundan dolayı da "Yüz-kat"tır.
  Cumhuriyet döneminde TBMM birinci dönem milletvekillerinden Süleyman Sırrı İçöz'ün 4 kasım 1922 tarihli teklifi üzerine bozok ismi kaldırılarak 1923 senesinde itibaren ilin adı YOZGAT olmuştur.

Yozgat'tın Kuruluş Efsanesi

  Tarihin ilk çağlarından beri devamlı yerleşme merkezi olan Yozgat'ın kuruluş efsanesi şöyledir.
  Aşiret reisi Ömer Cabbar Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi. Söylentilere göre Ömer Cabbar Ağa, bir yaz mevsiminde sürülerini yaylakta otlatırken karşısına Hızır Aleyhisselam çıkıyor ve davar sahibi olan Ömer Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Hızır(AS) sütü içtikten sonra Ömer Ağa'dan çok memnun kalıyor ve ona: "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın. Memleketinin adı Yoz-Kat olsun" diyor. Bu sözü söylemesiyle kaybolmasıda bir oluyor. Temeli böyle atılan Yoz-Kat halk dilinde söylene söylene Yozgat oluyor.

Cumhuriyetin İlanına Kadar Yozgat'ın Tarihi

  İlk çağlardan beri yerleşme alanı olan bu topraklar üzerinde bulunan Yozgat şehrinin kuruluşu 16.yy başlarına rastlar. Bölge toprakları tarih çağları boyunca Hititlerin, Firiglerin, Perslerin, Kimmerlerin, İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyetinde kalmıştır.1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu Selçuklu Devletine bağlı Kayseri Beyliğinin, 1127'den sonra da Danişmendliler Beyliğinin sınırları içinde kalmış, 1175'ten sonra da tamamen Anadolu Selçuklu Devletinin eline geçmiştir. 1243 Kösedağ Savaşından sonra İlhanlıların kontrolüne giren bölge, beylikler döneminde Eretna beyliğinin 1381'den sonrada Kadı Burhaneddin Devletinin eline geçti. 1398'de Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katıldıysa da 1402 Ankara Savaşından sonra Timurun kontrolüne girdi. 1408 yılında Çelebi Mehmed tarafından Osmanlı topraklarına katıldı.
  Yozgat'ın bir yerleşim yeri olarak 16.yy'ın başında kurulduğu, daha önceleri burada bir köyün olduğu rivayet edilmekte ise de bununla ilgili herhangi bir belge ve kalıntı bulunmamaktadır. Bu tarihten Cumhuriyet dönemine kadar yaygın olarak Bozok adıyla anılan il, 19.yy'ın başından sonra Sivas eyaletine bağlı bir sancaktır. Bozok sancağının 17.yy'ın ortalarında 1 has, 19 zeamet, 731 tımarı olup savaş zamanında Osmanlı ordusuna 1100 kişilik bir kuvvetle katılabilecek bir durumdadır.
  Oğuzların Bozok koluna mensup Türkmenler 15. yy'dan itibaren gelip yerleşerek kendi adlarını buraya vermişlerdir. 20.yy'ın ilk çeyreğine kadar Bozok adı yanında yer yer Yozgat olarak da söylene gelmiştir.
  Yozgat Anadolunun diğer birçok bölgesi gibi yayla özelliği taşımaktadır. Bozok yaylasında Türkçe "öz" adı verilen ve diğer bölgelerde az rastlanan pek çok vadi bulunmaktadır. Özler bilhassa kış aylarında sürülerin soğuktan korunması, beslenmesi, lüzumlu taze otun, suyun bulunması bakımından hayvan besleyicileri için aranan yerler olmuştur. Bozok boyuna mensup Türkmenleri buraya çeken özelliklerden biri de bölgenin bu özelliğidir.
  Moğollar 1243'te Selçukluları yenmesinden sonra, 1256 yılından itibaren Anadoluyu istila etmeye başlamışlardı. Bu istilacı kuvvetlerden bir kısım insanlar bu sırada Bozok bölgesini yurt tutmuşlardı. 1256 yılından sonra bu bölgeye yerleşenlere kara tatar denilmektedir. Timur Anadolu'dan dönerken Kara Tatarları Türkistan'a götürmeye karar vererek 1404 senesinde bunların tamamını zorla alıp geri götürmüştür. Kara Tatarların Bozok bölgesinden gitmesi neticesinde bu bölge, Sivas'ın güneyinde ve Kayseri'nin doğusundaki yaylanın Dulkadirli Türkmenleri iskan edilmiştir.
  15-16 ve 17. yy'da Bozok adı sadece burada yaşayan halkı temsil ediyordu. Daha sonra bu isim, bütün bölgenin genel adı haline gelmiştir. 15.yy'da Yozgat ve komşu mahallere yerleşen ve Bozok adıyla anılana oymaklar şunlardır: Kızıl Kocalu, Selmanlu, Ağçalu, Çiçeklu, Zakirlu, Mesudlu, Ağça Koyunlu, Kavurgalu, Demircilu, Şam Bayadı, Söklen, Hisar Beglu, Karalu'dur. Bugünkü Yozgat'ın yerli halkı yukarda belirtilen oymakların neslinden gelmektedir. Zaten bu bölgede oymak adlarını taşıyan birçok köy ve kasaba hala aynı isimle anılmaktadır. Ancak bazı köylerin ismine yabancı isim olması düşüncesiyle, yeni adlar verilmiş, bu arada Türkçe kökenli olan köy isimleri de yabancı olduğu zannıyla değiştirilmiştir.
  Bölge halkının tamamı Türk olmakla beraber, 17.yy'dan itibaren doğudan Ermeniler, Yunanistan ve Ege adalarından Rumlar gelerek Anadolu'nun şehir ve kazalarında koloniler meydana getirmişlerdir. Bunlar askerlik yapmadıkları ve azınlık şuuru taşıdıkları için zamanla çoğalmışlardır ve bulundukları yerin en zengin ve en müreffeh yaşayan insanları olmuşlardır.

Çapanoğulları Tarafından Yozgat'ın Kuruluşu

  Yozgat Kızılkoca kazasına bağlı küçük bir köy görünümünde iken, bu köyün şehir haline gelmesinde Çapanoğullarının büyük bir payı bulunmaktadır.
  Çapanoğullarının bilinen ilk şahsiyeti Ömer Ağa'dır. Horosandan kalkıp Erivan-Kars yoluyla Anadoluya gelip, Gaziantep ve Maraş dolaylarına gelen Türkmenler arasında Çapanoğullarının da bulunduğu sanılmaktadır.
  Yozgat'a gelip yerleşen Çapan(Çapar) Ömer Ağanın bilinen tek oğlu Ahmet Paşadır. Ahmet Paşa, başta Bozok Sancağı Müteselimliği olmak üzere, birçok idari görevlerde bulunmuştur. Ahmet Paşa'nın Bozok sancağında görev almasıyla beraber Bozok'ta birçok cami, medrese yapılmıştır.
  Ahmet Paşa'nın ölümünden sonra Bozok'un idaresi kardeşi Mustafa Bey'e geçmiştir.Yozgat'ta önemli görevler yapan Çapanoğulları hem çevredeki halkın Yozgat'a gelmesini sağlamış hem de buranın yönetimini ellerinde tutmuşlardır. Ahmet Paşa 1765 senesinde padişahın emriyle Sivas valisi Zaralızade Feyzullah Paşa tarafından öldürülmüştür geçmiştir. Mustafa Bey bilhassa İstanbul'un yiyecek sıkıntısını karşıladığı için İstanbul tarafından taktir edilmiş ve ağabeyi gibi o da birçok idari görevde bulunmuştur. 1782 senesinde kendini korumak için yanında bulundurduğu muhafızı tarafından öldürülmüştür.
  Yozgat'ın büyüyüp gelişmesi, Mustafa Beyden sonra Bozok mutasarrıfı kardeşi Süleyman Bey zamanına rastlamaktadır. Süleyman Bey Osmanlı ordusuna asker göndermenin yanında 1788 Avusturya, Rusya savaşları gibi bizzat savaşlara da katılmıştır. Katıldığı bu savaşlarda yeniçerilerin yetersizliğini görerek III. Selim'in Nizam-ı Cedid teşkilatını kurmak istemesindeki sebeplerini yakından bilen kişiydi. Bunun için de bu teşkilatın Anadolu'da kurulması için çalışmıştır. Böylece Anadolu'daki Nizam-ı Cedid teşkilatının temelleri ilk olarak Süleyman Bey tarafından atılmış olur.
  Süleyman Bey'in 1813 senesinde ölümü üzerine Bozok'un idaresi, artık Çapanoğulları ailesinden başka birine verilmemiş ve bu tarihten itibaren İstanbul'dan gönderilen valilerce idare edilmiştir.
  Bozok 19.yy ortalarında oldukça büyümüş ve geniş bir bölgeyi içine almıştır. Bu dönemde Bozok eyaletinin Bozok, Ankara, Kayseri sancakları bulunmaktadır. Bozok 20.yy başında Yozgat sancağı adıyla Ankara vilayetine bağlanmış ve üç kazası bulunmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı Döneminde Yozgat

  Andolu'nun her köşesinde olduğu gibi Yozgat da, başta 93 Harbi ve bunu izleyen 1912-1913 Balkan Harbi ve arkasından 1914-1918 I.Dünya Savaşının sıkıntılarını çekmiş, savaşa asker göndermiş ve cephedeki yiyeceğini temin etmiştir.
  Yozgat'ın coğrafi yeri itibariyle Balkanlar ve Doğu Anadolu'da düşman saldırısına uğrayan yerlerdeki halk, düşman zulmünden kurtulmak için göç ederek daha iç kısımlara gelmişlerdir. Yozgat savaşların çıktığı bu bunalım günlerinde kendi soydaşlarının iskanını üstlenmiştir.Yozgat ve çevresine çeşitli yerlerden gelip yerleşen bu insanlardan bir kısmı savaş sonrasında geldikleri eski yerlere dönmüşler, bazıları da hiç gitmeyerek buralara yerleşmişlerdir.
  Yozgat Kurtuluş Savaşı yıllarında saldırıya uğramayan illerimizden biridir. Bunun için bir Urfa, bir Maraş gibi kahramanlığını dünyaya duyuramamıştır. Fakat savaşın bütün acılarını, sıkıntılarını çekmiştir. Cephe gerisinde yapılması gereken her fedakarlığı yapmıştır. Bu fedakarlığından dolayı Atatürk'ün güven methiyesini kazanmıştır.

YOZGAT'TA KÜLTÜR VE TURİZM

  Yozgat ili ve çevresi, ilk çağlardan beri önemli yerleşim merkezlerinden birisi olmuştur.
  Alişar, Mercimektepe ve Çengeltepe Eski Tunç, Kazankaya Hitit, Sarıkaya Kaplıcası ve Yerköy'deki uyuz hamamı Roma, Büyüknefes köyündeki Tavium Galat, Kerkenez Harabeleri Roma ve daha birçok Selçuklu dönemi yerleşim yerleri bunun asıl delilleridir.
  Yörede devamlı yerleşme geç olmasına rağmen, halkın ilgisi nedeniyle kültür alanında gelişme hızlı olmuştur. Yozgat il merkezi daha bir köyken, teşkilatlı bir medrese, bin cemaatlik bir camii yanında hemen mahalle mektebinin açılışı, kırk dersaneli Köseyusuflu köyü medresesinin kurulması büyük köylerde de halkın katkısıyla yeni medreseler açılması, Yozgat Sultanisi'nin Anadolu'nun ilk sultanilerinden oluşu bahsedilen gelişmeyi sağlamıştır.1900 yıllarında iki kütüphanesi olan Yozgat'ın Köseyusuflu kütüphanesinde bulunan elyazmalarının ünü hala sürmektedir.
  Yozgat il merkezinde ilk gazete, 1921 yılında "Yozgat Gazetesi" olarak çıkarılmıştır. 1938 yılından itibaren halk evi adına öğretmen Vehbi Ulusoy "Bozok" Fazlı Bilecen de "Notlar" adlı dergiler çıkarmaya başlamışlarsa da II. Dünya Savaşının etkileriyle bu dergiler kapatılmak zorunda kalınmıştır.
  Şehirde ilk sinema da cumhuriyet döneminde hükümet binasının bahçesinde yapılmıştır.
  Folklör, kütüphanecilik, sahne çalışmaları, derleme ve teşkilatlanmalara halk evinin ve mahalli derneklerin önemli katkıları olmuştur. Yozgat köylerindeki köy odalarının, kültürümüzün geçmişten geleceğe köprü görevi görmeleri Yozgat'ın önemli bir kültür özelliğidir.
  Bunun yanında Yozgat ili, yayla özelliğinde olup, yazın sıcağından bunalanların ve dinlenmek isteyenlerin çıkıp eğlendiği, Türkiye'nin ilk milli parklarından Çamlık ile Akdağ ormanları, sebze ve meyva bahçeleriyle ünlü Karanlıkdere Vadisi gibi doğal güzelliklere sahiptir.
  Hastalıklara şifa arayanların uğrak yeri olan Sarıkaya, Sorgun, Saraykent, Boğazlıyan ve Yerköy kaplıcaları Yozgat'ın birer turizm hazineleridir.

KAYNAKÇA


  DUYGU, Süleyman, Yozgat Tarihi ve Çapanoğulları.
  SÖNMEZ, Temel, Dünden Bugüne Yozgat, Vizyon Matbaacılık AŞ., Yozgat, 2000.
  TAŞ, Necati Fahri, Milli Mücadele Döneminde Yozgat, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1987.
  Yozgat 1991 İl Yıllığı, Sevinç Matbaası, Yozgat, 1991.

Hazırlayan : Mehmet Hanifi YIKILMAZ