!!!###DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SİBEL###!!! DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
SAYFAYI DEĞİŞTİRECEKTİM AMA OLSUN BİR GÖRMENİ İSTEDİM KISMET BUGUNMÜŞ
SAYFAYI DEĞİŞTİRECEKTİM AMA OLSUN BİR GÖRMENİ İSTEDİM KISMET BUGUNMÜŞ
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN MERHABA SİBEL; BU SAYFAYI DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ OLARAK YAPMIŞTIM AMA SEN BUGUN GİRİYORSUN DEMEK... busayfasana.sitemynet.com
MERHABA ŞİİRLERİM RESİMLİ ŞİİRLERİM KARŞILIKSIZ SEVGİ AŞKA DAİR HERŞEY

MERHABA

SENİ NE KADAR SAVDİĞİMİ BİLİYORMUSUN ?

1093490864a3.gif

KİM BİLİR BELKİ ANLARSIN AMA GEÇ OLDAN GEL

Seni Seviyordum
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam günesi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulagının arkasına düşüşü ve burnun, herkezden başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sıgmıyordu aklımdan gecenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara carpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalıyordu
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herseyi, herseyi erteliyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler deişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zaman ki gibi...
Deiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...


kalbi_alan.jpg

BELKİ ANLARSIN BİR GÜN......)

Ne zaman yazsam; hüzün, acı ortalıkta gezinirken, satır aralarına gizledim; umudu, mutluluğu? Sanki suçluydum, sanki hakkım yoktu; gözlerinin içine bakamadım mutluluğun?Rüya gördüm muhakkak; ne zaman uyansam, silinmişlerdi hafızamdan; belki kötüydüler, belki duymak istemediklerimi fısıldadılar. Nerede bir saat çalsa, elimden kayıp gittiğini düşündüm zamanın ve düşürdüğün, kaybettiğin her değerli şey gibi, geri dönüşü yoktu.
Büyük acılarım da, büyük sevinçlerim de kısa süreliydi hep; ama,belki kaldıramayacağını düşündü yüreğim; sadece, kederi serpiştirdi ömrümün dilimlerine ve mutluluk,uzun süre barınamadı içinde? Sevmeyi öğrendiklerim vazgeçmeyi öğretmediler...BENDE VAZGEÇMEDİM DAHA SENDEN

masumiyet.jpg

seni_cok_ozledim_buyuk.jpg

BEN SENİN BENİ SEVEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim
Çocuk olmaktan ve beslenme çantamda
Otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani'de
Haşlama yeme ihtimalini sevdim.

İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbon monoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
Özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki,
Adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra...

Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan
Kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık...
Ben doktor oluyordum sen hemşire,
Geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu,
Pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçe'yle...
Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden
Orak çekiç figürleri türetmeyi...

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu
Haber bültenleri...
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadıi benim...
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan
Platonik dikenleri saymazsak...
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu...
Ve belli bir saatten sonra
Sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri...
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim...
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım...
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece...

Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde
Ama sen yoktun..
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum,
Suni teneffüs saatlerinde...
Okul servisi seni hep zamansız,
Amansızca bir lojman griliğine götürüyordu...
Ben, senin benimle
Tunalı Hilmi caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum...

Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyordu
Tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini...
Sonra otobüs oluyordum,
Kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü...
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini...
Otobüs oluyordum bir süre...
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,
Yanağım otobüs camının garantisinde...
Otobüs oluyordum...
Bir ülkeden bir iç ülkeye...
Çocukluğuma yaklastıkça büyüyordum...

Zap suyunun sesini
Başına koyuyordum şarkılarımın listesinin...
Korkuyordum... Sonra iniyordum otobüsten...
Çarşıdan bizim eve giden,
Ömrümün en uzun,
Ömrümün en kısa,
Ömrümün en çocuk,
Ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum...
Çünkü sonunda annem oluyordum,
Babam kokuyordum sonunda...

Soguk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim,
Çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
Otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda...
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
Bir yol üstü lokantasında...
Ben seninle,
Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında...
Ben seninle herhangi bir insan elinin
Terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...

Ben senin,
Beni sevebilme ihtimalini sevdim !

loveyourose.gif

SENİ SEVİYORUM SİBEL