|
Not: Aşağıda belirtilen bilgiler, Fehmi HALICI'nın "Büyükkışla diye bir köy" isimli kitabından alınmıştır.... Kendisine teşekkürlerimizi sunarız....
Büyükkışla köyünü kuranların, Adana ili Kozan ilçesinin Büyükkışla köyünden geldikleri ve buraya da Büyükkışla adını veren Hacı Evliyaoğullarının oldukları bilinmektedir. Daha sonra, Adana yöresinden gelen kabilelerin buraya yerleştikleri ve geldikleri köyün adını lakap olarak aldıkları görülmektedir.
Buraya göç niçin olmuş, Adana ve yöresinde ne gibi olaylar insanları dağ koyaklarına , orman içlerine çekmiş? Bunu araştırmak ve doğru bir yargıya varmak gereğine inanıyorum.
Anadolu'ya gelen Türkmenler, bir kısmı Musul yörelerine , bir kısmı da Toros Dağlarının güneyine geçerek Maraş'tan başlayan bir şerit halinde Aydın'a dek dağılmışlardır. Adana yöresindeki Türkmen ve Avşar boyları, yazın Uzun Yaylaya, kışın da Adana yöresine gitmektedirler. Mersin, Antalya ve Aydın yöresindekiler ise yaylaya, Torosların doruklarına çıkmaktadırlar.
Bu hayvanlarla olan göçler, ekili arazileri tahrip etmekte, etrafa zarar vermektedir. Yani yerleşiklerin tepkisini almaktadır.
Yöresel olarak olaya el atan vali ve askerler, bu işi önleyememiş, olay padişaha aksetmiştir. Padişah da bunların zorla yerleştirilmesi için ferman buyurmuştur. Baskılar artınca "Ferman padişahın, dağlar bizimdir" diye isyan edilmiştir. Karşılıklı savaş başlamış Osmanlı ile, yıllar sürmüş (söylenenlere göre 300 yıl sürdüğü sanılmaktadır).
Bu savaşlar, bazılarını zorunlu yerleşik düzene geçirdiği gibi, kimileri de usandıkları bu savaşlardan kaçmışlardır. Huzurlu ve daha rahat bir yer aramıştır.
Büyükkışla bu şekilde gelenlerin kurduğu ve kesin kuruluş tarihi bilinmeyen bir köydür, kanısındayız.
Bunu bir örnekle açıklarsak; bu yargıya daha da güçlü yaklaşmış oluruz sanıyorum. Bugünkü Halıcı ve Tokat soyadı alan bizim atalarımızın hikayesidir. Adana Kadirli Sarıibrahim köyünde yaşayan Mehmet ölünce, bu kargaşadan usanan oğulları, Mustulu, Hasan ve Kara Ahmet, o köyden göçmeye karar verirler. Göçü köpeği, yükler ve yola koyulurlar. Torosları geçip Niğde'ye yaklaşınca, Bor tarafındaki dağlara yönelirler. Bugünkü Koyunlu köyüne konaklarlar. Bir kaç yıl burada kalırlar.
Hasan'la Ahmet, Akdağlara gitmeyi önerirler ağabeylerine, ancak Mustulu, burada kalalım der. Anlaşamazlar. Hasan ve Kara Ahmet veda edip ayrılırlar. Ha babam de babam, Büyükkışla'yı bulurlar. Nasıl? Neden? Niçin? olduğu yanıtsız kalan sorulardır.
İşte bu örnekte olduğu gibi gelen (boyların) kabilelerin burada birikmeleri, örf ve adetlerinin birbirine yakın olması, belki geldikleri yerdede tanışık olmaları buranın büyümesine etkendir sanırım.
Yoksa, 1950'li yıllarda 550 Hane ve 3000 dolayındaki nüfusa nasıl ulaşılırdı.
Biz şimdi buraya gelen kabileler ve aldıkları soyadlarını incelemek zorundayız. Bu sıralama geliş sırasına göre değildir. Bunun karşıtını savunacak bilgininde olduğunu sanmıyorum.
|