cafka.sitemynet.com
Anasayfam
Ünlü Hıristiyan Misyoner Örgütler
F.GULEN DEGİŞİM İÇİNDE Mİ?
DiNLER ARASI DIYALOGDAN KASIT NEDIR
F.GULENİN PAPAYA MEKTUBU
OKUDUKLARİ KİTAPLAR- DİNLEDİKLERİ KASET VE CD'LER
ÇALIŞMA TARZLARI
İŞ HAYATI DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYELERİ
(İŞHAD):

ASYA FİNANS VE IŞIK SİGORTA
CEMAAT' İ ORTA ASYA' DA DESTEKLEYEN
ŞİRKETLER:

AKYAZILI VAKFI MAL VARLIĞI
CEMAAT' İN BİRİNCİ DERECEDEN
KURULUŞLARI

ÖRGÜTLENME AMAÇLARI
NASIL DOĞDULAR

ÇALIŞMA TARZLARI


ÇALIŞMA TARZLARI

Tamamiyle dersanelerden başlanılıp, özel okul, hastahane vemütevelli yani para getirici esnaf sistemi üzerine kuruludur.

Dersanelerde rehberlik adı altında yürütülen faaliyetleri şöyledir:

3 saatlik bir zaman dilimi vardır. İlk 2 saati ilk rehberliklerde ders çalışma amaçlı tanıttırılır. son saati ise kendi zehirlerini kusma zamanıdır. İlk rehberliklerde kesinlikle fteullah gülen adının geçmemesine dikkkat edilr. Tabi ki bu kısım adı üzerinde ilk etapla alakalı bir mevzudur. Daha sonra ki rehberlikler de ise göze çarpıcı şekilde bir değişme gözlenebilir. Evet daha sonra ki rehberlikler de bu ders çalışma, yerini güncel film seyretmeyle yer değiştirir. Bu film tarzı eve gelen öğrenci grubu tarzına göre de değişmektedir. Mesela espirili öğrenci tarzındakilere komedi türü, heyecandan hoışlananlara ise serüven tarzı film izlettirilir. Amaç; bu fetullah gülen misyonun her türden insana seslendiğini yavaş yavaş sindirmektir. Bunun akabinde futbol müsabakaları gelir. Amaç öğrenciyle konuşacak şeylerin daha fazla olmasını sağlamak, öğrenciyle daha fazla zaman geçirmek, öğrencinin kendini bu gruba daha da yakın olduğu hissini vermektir.

Daha sonraki rehberliklerde öğrenciye yakın olan rehber öğretmen fetullah gülen i ima etmeye başlar. Başlar ki öğrenci de merak duygusunu arttırıp f. gulen hakkında soruyu öğrenci sorsun.

Rehberlikler böyle devamlılık kazanmış olur. Birçok rehberlikte renklilik kazandırmak amacıyla maklube adlı bir arap yemeği olan etli pilav yemeği yedirilir. Aslanında bu yazdığımızın amacı yemek yedikleri değildir. Amacımız değişik bir topluluk olduklarını genç ve tecrübesiz kişilikteki kişilerin bilinç altına atıldığını vurgulamaktadır.

Bundan sonra büyük bir psikolojik bir savaş başlar. Bu savaşı adı f.gulen kimin kalbinde kaldı operasyonudur. İşin bu safhasında artık öğrenci bir nevi pişirlmiş haldedir.F. gulen sık sık ve hep anlatılarak kişinin onu sevmesi gerektiğine ve sevdiğine inandırılır. Böylece geri dönüşü olmayan bir bataklık içinde kişi kendi fark etmeden bulur.
Dönüşü olmayanda kasıt zorlama olmaksızın kişini kendini bunlardan alıkoyamamasıdır. Zaten karşı tarafa karşı öyle bir psikolojik savaş verilir ki, kişiye bu gruptan ayrılırsa kaza ve belalara uğrayacağı, cennete giremeyeceği, hatta dinden bile çıkacağı inandırılır ve kişinin bunlardan ayrılması imkansız hale gelir.



Dersanelerde yetiştirilip kendini bunlardan kurtaramayanlar üniversiteye gittiğinde yine bunların kucağındadır. Zaten dersanelerinin amacı öğrenciyi alt tabakadan hazırlayıp, üniversitede ışık evler diye adlandırdıkları grup evlerine kazandırmaktır.
Hele bir de hayatla ilişkisi olmayan , hayat mücadelesi olmayan yani hayat mücadelesi veremeyen , hayata atılmakatan korkan , hazıra alışmış biriyse kesinlikle bunların kucağındadır. Lüks evlerle kandırılan bu gençlere rahat bir ortam ve düşük ücretle ikamet imkanı hakkı da verilince yukarıda saydığımız özellikleri taşıyan kişi kendi bunlardan alı koyamaz. Ekser maddi durumu kötü kişiler halen f.gulen mısyonerliğiyle tanışmamışsa evlere davet vasıtasıyla lüksiyat tattırılıp, karşıdakinin maddi imsansızlığı su-i istimal edilerekten kurmuş oldukları boyalı dünyaya daldırılır.

Üniversite evlerine öğrenci boşa alınmaz. hem süreklinip kazznılsın, hem maddi gelir getirsin, hem cemaat sayısı artsın, hem de bunlardan sonra gruplarına adam kazandırırsın diye evlerine öğrenci alır. Maddi gelirden kasıt eve verdiği ücret değildir. Bu öğrenci için esnaf abi dedikleri mütevellilerde bu öğrenciler adı altında burs ve diğer birçok yardım alınır. Bu öğrencilere gazate dergi vb. abonelikler yaptırılıp para yolları devam ettirilir. Sadece bunlar görünen kısım. Bunlardan zekat, fitre vb paralar toplanır. Bu da yetmez bunlara topluyoruz diyerekten diğer halktanda toplanılır.

Üniversitede ki öğrencilere dersanelerde ki öğrenciler verilir. Bu öğrencilere de ders çalışma amaçlı davetler edilip aslında bunlara üniversiteye gidince f.gulen mısyonunun sağlayacağı imkanlara anlatılır ve aile ortamının buralardan başka yerlerde olmadığı düşüncesi enjekte edilmeye çalışılır.

Bu safhada gelen öğrencilere bol bol hediye alınır. geziler düzenlenilir.




F.GULEN MİSYONUNDA SORUMLULUK DÜZEYİ

-Ev abiliği
-Btm denilen en az 7 evden oluşan sorumlu abilik

- Semt abiliği
-Esnaf abiliği
-İl sorumlusu abi
-Coğrafi bölge sarumlusu abi
-Ülke sorumlusu abi
-Ve fetulllah gülen

Bu sorumlulklar hiyerarşik bir şekilde davm eder.

Bu sorumlular alt çalışanlara çeşitli görev ve görev alanları vermektedirler.

Bunlar normal zamanlarda

-Zaman gazetesi sorumlusu (bu semt semt ayrılır)

- dergi sorumluluğu (sızıntı, yeni ümit fountain, aksiyon)

- Kaset vekitap sorumluğu (ki bu şimdi çeşitli kitap mağazacılığıyla yer değiştirdi. Ekser nil-tuna yani NT kırtasiyeleri, CEYLAN KIRTASİYECİLİĞİ)

Bu görev kadamelrinde daha iyi sonuç alınabilmesi için; burada başarı gösterenlere çeşitli ödül ve imkanlar sunulmaktadır. Bu ödül madd,i de olabilir, manevi tarzda da olabilir. Zaten bu işi yapanlara bu vazifenin kutsal bir vazife olduğu öyle bi inandırılır ki, kişinin ödülü düşünecek takati kalmaz.Yani ibadetten daha efdal olarak kişiye lanse ettirlip, kişinin bunu düşünerekten daha iyi çalışmasını sağlarlar


Daha başta dediğimiz gibi kişiye f.gulen misyonu öyle bir anlatılır ki, bu misyonun haricindekiler adında belli haricte kalıp ya mürted ya yada yolunu şaşırmış sapkın kişiler olarak tanıttırılır.

Zaten cemaat içinde bu dinlerarası diyalog sempozyumları düzenleyen kişiye yani f. gulene mesih isa gözüyle bakılmakta ve baktırılmaktadır. Bu fikir genel geçer bir yargı olarak tanıttırılmakta ki bu yapmış oldukları vatan hainliğine meşruluk kazandırılsın. Aslına bakılırsa çeşitli siyasi ve başka entrikaların yaşandığı yıllarda daha doğrusu tam düzlüğe çıkıldığı sıralarda aramıza truva atı şeklinde yerleştirilen bu kişiler asıl amaçlarını ve görevlerini yerine getirmeye başlamışlardır.

Ülkenin en dar da oldupu yani gecenin üzerimize çökmüş olduğu anda bu insanlarla karşılaşıyoruz.

Bu meseleye çeşitli cemiyetlerde destek vermektedir.

Bunlarda birileri ERZURUMDA MEHMET KIRKINCI HOCA (40. cemati ve meşveret cemaati liderlerinden)

MUSTAFA SUNGUR (Sungurcular cemaatinin başı olup, meşveret ve okuyucu cemaatlerinin liderlerindendir, sözler yayın evine sahiptir, said nursi'yi görmüş olmasını kullanaraktan bu günlere gelip destek sağlamıştır. ekseriyetle kastamonudadır)

ABDULLAH YEĞİN( okuyucu ve meşverte cemaatinin liderlerinden olup, envar yayın evıne sahıptır.said nursi'yi görmüş olmasını kullanaraktan bu günlere gelip destek sağlamıştır. istanbuldadır)

MEHMET KUTLULAR (Yeni asya cemaatinin liderlerindendir, yeniasya neşriyet adlı yayın evine, yeniasya gazetesine sahiptir. istanbuldadır)

Bu adı geçen kişiler tarafından meşveret yani iştişare grubu kurulmuştur. Bunlar ismen ayrı görünsede işte ve fikirde beraberlerdir.