|
MERHABA DOSTLAR KENDIMCE SIZLER ICIN BIR SEYLER YAPMAYA CALISTIM UMARIM BEGENIRSINIZ. ÖNERILERINIZ VE FIKIRLERINIZI ZIYARETCI DEFTERIME AKTARIRSANIZ SEVINIRIM SAYGILARIMLA
Gazete
Kapat Gözlerini
Şu an nerdeyim biliyor musun?
Gözlerini kapat.
Bulunduğun yeri, bulunduğun anı unut.
Kulağına gelen seslere sağırlaş.
Gördüklerini unut.
Sadece hayal et.
Sonsuzluğu düşün.
Düşüncelerin ıpıssız bir çöle dönüşsün.
O çöle bir baraka kur.
Kapısını aç, korkma!
Yerde oturup saz çalan birini görüyor musun?
Onun yanına diz çöküp otur,
Bana benzemediğine aldırmadan.
Gözlerini hiç ayırma, gözlerinden.
Başını yasla onun omuzuna,
Tereddüt etme.
Ne çaldığını duyuyor musun?
Ne çalarsa çalsın, boşver.
Sadece derin bir sessizlikle dinle.
Müziğin ritmine ver kendini,
O sonsuz çölde, o küçüçük barakada.
Önündeki kedinin sana doğru gelip
Kucağına oturuşuna aldırış etme.
Penceredeki kuşu da unut.
O da senin gibi müziğin ritminde.
Ben olduğumu sanıp
Hareket etme,
Kapıdan gireni görünce.
Çamurlu ayakkabılarına bak.
Ama sorma ona,
O kadar çamurun nerden geldiğini.
Arkasındaki çoçuğu gördün mü?
Gözleri ağlamaklı sana bakıyor.
Sen ona bakarken; gülümse.
Gülümse ki bilsin senin mutlu olduğunu.
Bilsin ki içeride huzur var.
Bilsin ki gelsin içeriye, korkmasın.
Hatırlıyor musun,
Sen de onun gibi korkuyordun,
İçeri girerken.
Başını hafifçe sağa doğru çevirirsen
Görebilirsin yanındaki yaşlı teyzeyi.
O yaşlı teyzenin gözlerine bak.
O gözlerde bilgelik ve olgunluk göreceksin,
Umut bulacaksın.
O gözlerde bir ömür göreceksin,
Sevgilerini ve korkularını yıllarca içinde saklamış.
Şimdi yavaş yavaş gözlerini aç.
"Eee sen bunun neresindesin?" diyeceksin.
Ben, gördüğün bütün o insanların,
Kedi ve kuşun hepsiyim.
Sen, benim sensizken kalbimde
Barındırdığım sevgimi gördün.
Sen, benim sana beslediğim sevginin
Hepsini gördün.
Şimdi o çöl bir yaylaya,
O baraka da bir saraya dönüştü.
Çünkü bir sen eksiktin orda.
Sen de geldin,
Herşey tamam oldu.
HESABIMIZ MAHŞERE KALDI
Mahşere kaldı hesabımız...
Alıp götürdüklerini isteyeceğim senden.
Bir kalp,biraz gurur,bir de ruhum var zulanda...
Hesabımız mahşere kaldı..
Ben;senden beni isteyeceğim.
Kanunsuzluğunun,cinayetinin ipuçları yüreğimde;
Sakladım...
Düşlerim hala çeyiz sandığında...
Bir kapı açıldı şimdi uzaklardan...
Sana geliyorum bensiz.
Ben şimdi oradayım ama sensiz...
Hesabı sorulur elbet biliyorum..
Bir gün sende geleceksin biliyorum...
Hesabımız mahşere kaldı.
OSMAN GELEŞ
KARA TOPRAK
Ey yâr kıskanırdım seni ben neredeyse bile teninden.
Nedense hep seni dilendim ben zat-ı rahman'ür rahimden.
Eriyipte kül oldum ben ve ağlıyorum sırf aczimden.
Sevipte sevilmemek ne kadar acıymış yaşlar düşünüyor gözlerimden.
Elemle acılar birleşip deldiler tâ kalbimi derinden.
Neredeyse ölüp gideceğim ben sensizlikten ve derdimden.
Eriyorum her geçen gün ama fayda etmiyor feryad-ı figan.
Sebepsiz sevmiştim ben seni ve güzelliğin değildi beni etkileyen.
Ebedi bir ıstırap bu gel gör ki ben sensiz neyleyem.
Nasıl anlatsam ki benim gözümde sıfırdı Aslı ile Kerem.
Emr-i ilahidir belki bu iştiyak ve sana kavuşamamak.
Sevmek sanki bir yanar ateş ayrılık ise kara toprak.
ENES KİLECİ
KADINLAR SONBAHAR
Kadınlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar
Titrek dudaklarında sarışın bir keder
Nabız kaybolur kan susar dolaşım yavaşlar
Sisli bir nebuloz gökte yazılmamış şiirler
Dargın sevgililer yalnızlıklarına uzaklaşıyor
Anlaşılmaz çocukluğun ortaokullarından ders zilleri
Kilitli defterlerde kurutulmuş menekşeler
Tehlikeli yolculukların kanat çırpan mendilleri
Sazdan saza azalan hicranlı köçekçeler
Dünkü delikanlıları yaşlılığa taşıyor
Eylül şehirleri yağmurlu gürültülerle alır yerlerini
Deniz kahvelerinde son kadehlerde bulutlar biriki
Ilık bir aydınlıkla yıkayıp yorgun ellerini
Görgülü ihtiyarlar bir bir ortalıktan çekilir
Yaşlandıkça insan dünya başkalaşıyor.
ATTİLA İLHAN
AYIŞIĞI
Ay ışığı kutsal sevgilim
Fısıltıların yumuşak toprakta
Ayak izlerime doluyor
Sen de terkedip gitme
Sularla oynaşmaya
Doğur beni ışığınla
Lekeli yüzüne
Bulaşmış gibi yeni bir iz
Şarkımızı çalıyor dağlar
Haydi dans edelim özlemle
Çakışsın bedenlerimizdeki giz
Mırıl mırıl büyüsün başaklar
Barış içinde çoğalsın sevgimiz.
A. KADİR BİLGİN
ÖLMEDİK EMMİ
Kanı bozuklara üç-beş lâfım var
Bu ülkeyi yolda bulmadık emmi!
Ardan nasibini almamış davar
Meydanı boş sanma,ölmedik emmi!
Başlarım şovenist edalarına
Söyle bana hazır mısın yarına?
Evvelâ söz geçir evde karına
Geçmişi süngerle silmedik emmi!
Yerin bataklıktır bil sivrisinek
Ne çabuk unuttun ceddini dönek
Pantolonu çıkar giy bari etek
Dimdik ayaktayız yılmadık emmi!
Biz ak dedik,sizler kara dediniz
Maneviyat dedik,para dediniz
Sükûnete karşı nârâ dediniz
Sâyenizde biz de gülmedik emmi!
Üryan üryan gezmek değil marifet
İnsan olmanın gereğidir iffet
Boynumuzu asla bükemez külfet
Bir paçavra gibi solmadık emmi!
Namus kavramına demode dedin
Helâle ,harama bakmadan yedin
Bırak bu inadı,terbiye edin
Ter döktük,sen gibi çalmadık emmi!
Alnımız ak, başımız dik yaşadık
Ecnebi kültürü dünden boşadık
Ayyıldızı başımızda taşıdık
Sizin gibi uşak olmadık emmi!
Milliye düşman,milliyetten yoksun
O kızıl beynini yılanlar soksun
Maddeye kul olmuş devrimci tosun
Menzil yakın,yolda kalmadık emmi!..
BİR SEVDA TÜRKÜSÜ
Sokul yanıma,
çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.
Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.
Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından
Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.
Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam...
A. KADİR BİLGİN
YENİDEN AŞK
Aşktan korkar olmuştum görene kadar seni
Aşık olmam diyordum artık, yanılmışım besbelli
Bir mucize karşıma çıkardı seni
Kırmızılar içinde güldün bana ve yaşamım yine değişti
Aşk değilmiydi zaten hayatımdaki daha önceden?
O aşk denilen şey değilmiydi bana en güzel günlerimi veren
Ve o lanet aşk değilmiydi ki hayatımı cehenneme çeviren?
Birkez daha başlıyor herşey aşık oluyorum yeniden
Sonunda acı çekeceğim kesin, hem de eskisinden de beter
Sonunda yanacağımı bilerek seviyorum, bu sefer
Dünya'da görülmemiş bir acı da olsa sonunda karşılaşacağım,
Dudaklarından bir defa öpmek bütün acılara değer
Bulunduğum hiçbiryerin hiçbir önemi yoktu
Bu lanet odadan çıkmak bile çok zordu
Şimdi bir de şu halime bak sevgilim
Sen varsın diye okul bile bana cennet oldu.
Madem ki tek şansım, görmek için dünyayı, bu
ve son şansım doyurmuk için aşkınla ruhumu
Sonunda acı olsa ne farkeder ki sevgilim
Yüzüme bir defa gülüşün için göze aldım en acı sonu
Seninkiler gibi parlayan gözler yok bende
Sesim büyülemiyor, kimse etkilenmiyor gülüşümle
Sana güzellik vaat etmiyorum çünkü güzellik yok yüzümde
Eğer istersen seni sonsuza dek sevecek bir kalp var bende
Bilmiyorum bu benimki bir rüyadır belki de
Gerçek olup olmaması ise senin ellerinde
Seni seviyorum dersen yanacağız ikimiz de
Sevmezsen de ben yanarım ama aşkım devam eder içimde.
LYSANDER
YALNIZ ŞEHİRLERİN SAKİNİ
Yalnız şehirlerin sakiniyiz
Ne yerimiz belli ne de varlığımız
Kendi içimizde yaşayıp gidiyoruz
Şu anlaşılması güç dünyamızda
Aynalarla çevrili etrafımız
Daima gerçekleri gösterenlerle
Sevgimiz de sahici düşlerimiz de
Yalanlardan kurtulmuşuz
Tek başınayız umutlarımızla
Hayat bizle dalgasını geçse de
Beklemekten vazgeçmemişiz hayallerimizi
Bazen susmuş yüreğimiz
Kelimelerimizin tükendiği gibi
Bazen de ağlamaktan yorulmuşuz
Ayrılıkların üzerine çöktüğü günlerimizde
Sevmişiz sevilmekten öte
Yalansız yalın ve çıkarsız
Sevilmeyi ümit etmişiz
Gözyaşlarımız yanaklarımızda kuruyarak
Yalnız şehirlerin sakiniyiz
Ne yerimiz belli ne de varlığımız
Olmamış arayıp soranımız
Şu kurtulması güç dünyamızda
Kendi düşlerimizde yaşayıp kayboluyoruz
Belki de sadece yalnızlığımızın
Mahkumuyuz...
SABRİ KURBAN
UNUTULMAZ
örüyor nakış nakış bir deli yokluk yüreğimin çizgilerine
bu hasretin
neresi olduğunu bilmediğim
bir yerdeyim
senden uzak hasrete yakın
kimse duymuyor bu çığlığı
korkuyorum tüm bakışlardan
korkuyorum
yeniden dirilecek her şeyden...
unutulmaz bu keder bu acı
her şey hatırlatırken seni
unutulmaz
bu deli yokluğunun
yüreğimi kanatan yalnızlığı.
NEDİM KARDAŞ
UNUTULMAZ
örüyor nakış nakış bir deli yokluk yüreğimin çizgilerine
bu hasretin
neresi olduğunu bilmediğim
bir yerdeyim
senden uzak hasrete yakın
kimse duymuyor bu çığlığı
korkuyorum tüm bakışlardan
korkuyorum
yeniden dirilecek her şeyden...
unutulmaz bu keder bu acı
her şey hatırlatırken seni
unutulmaz
bu deli yokluğunun
yüreğimi kanatan yalnızlığı.
NEDİM KARDAŞ
SARHOŞUM SANA
Sarhoşum
İstanbul sarhoş
Bu sabah
Kızkulesi sarhoş gözlerim
Boynum eyri
Eyfel kulesi
Tüm çılğınlıklar ellerim
galata kulesinden
Dideme dir seslenişim
Yada sude ye
Sivastır Meskeni
Üniversite
Ne işe yarar
İşsizliğim yaralarken beni
Çalarken inceden narinleri
Gelmeyişlerindir ölmek
Acı nedir
Çekmek yada
Şamandıra gibi yürek
Ağlıyorken sana
Yokluğun
Sarhoş
Tepelerken beni
İstanbul sokaklarında
Ellerim arasında başım
Ve sarhoşluğum
Kanatıyorken
Sen yine yoksun
Ama hep aklım başımdasın
Dün daha dün
Öldüm istanbul sırtımda
Ahhhhhhhh Sevdam ahhhhhhh
Devrimlerim bıçaklasın beni
Sivas tapraklarında
KAMİL SÖYLEMEZ
VARDI YA
Akşamlarla vurulurdu gönlüme;
Zulmetin,kara dişli kıskaçların deli damgası.
Güneş toplayıp eteklerini,
Salıvermişken dünyanın ipini karanlıklara,
Duvarlarda kanayan çilenin gölgeleri
Ve dilsiz tavanlar şahidimdir,
İnleyen namelerle yakılan ağıtlara.
Ne hazanlar biteceğe benzer,sonbaharlarda;
Ne tükenen umutlarla biçare yıllar.
Sayısını şaştığım gecelerin nazlı sabahlarına,
Elim elinde, başım omuzlarında uyanmak vardı ya...
Vardı ya; Sebebini bilmediğim sevinç tohumları ekmek toprağa,
Umudu katık etmek bir lokma ekmeğe
Ve ölüp ölüp dirilmek
Girdabında yittiğim gözlerinde...
Bir kez daha, binlerce defa ve sonsuza dek...
ÖZNUR KARAYUMAK
YOKSUN
Sebepli,sebepsiz yanıyor yüreğim
Yaralarımı sarmak için koşmuyorsun
Sevdiğim diyorum sana,
Duymuyorsun
Deli Divaneyim
Anlamıyorsun
Nefesim,nefesini arıyorken,
Halim nedir,sormuyorsun
Git şimdi
Hakettin mi tek bir hıçkırığı?
Hakettin mi ömrümün elimden alınmasını?
Sana verdim ömrümün yarısını
En güzel sabahımda,
Uyanırken sana aldığım gülümü
Koklamayı hakettin mi?
Uyanmadan dahi seni görmeyi,
Hayalinde bile sana koşmayı diledim
Damlalar yağmur gibiyken yine,
Koşmayı,sevmeyi,sevilmeyi diledim
Kuruyan çiçeklerimde dahi,
Açmayı diledim
Sen gelince açacak,
Toprağa karışacaktım
Döndüm,dolaştım
Sen görmedin
Sen yoktun nefeslerimde,
Sen yoktun attığım adımlarda,
Sen yoktun ağladığımda,
Konuştuğumda,
Güldüğümde,Haykırdığımda,
İçim yandığında sen yoktun
Yoktun işte!
Öldüğümde olacak mıydın,onu bile bilmiyorum
Sen,seni yaşarken,
Suyumda,Aşımda,
Kalbimin derinlerinde,
Hayalini kurduğum cennetimizde,
Savaştığım benliğimdeyken dahi,
Yanımda yoktun
Yoksun,bıçak gibi saplanan,
Kalbimi acıtan bir oksun
Ama yoksun,Nafile herşey
Gölgem de bile sen,Sesim de,
Yüzüm de,Gözlerim de,
Canım da,Düşümdesin
Ama yoksun,Taştan bir kalbin olsa,
Yine de gelirdin,Ama o da yok
Sadece yaşaman için bir kalp bağışlanmış
Ama sevmek için yürek gerek
Sende yürek olsa ne yazar?
Kim bilir belki o da yoktur
Sen hayalini kurduğum gemi gibisin
Gittikçe batıyor,
Battıkça adeta kalbime saplanıyorsun
Sen sadece busun,Hançer gibisin
Ama sana sözüm,
Genç ömrümün kaitli dahi olsan,
Ruhumu asla satın alamayacaksın
Bedenim meleklerle gittiği zaman,
Sen bu dünya da bensiz kalacak,
Nefessiz,susuz kalacaksın
Fakat zamana karşı direnemeyeceksin
Ben göçtüm ama,
Sen ölmeden yenik düşeceksin..
DİLARA AKSOY
GELECEĞİM!
Duydum ki sıkılmışsın,ağlamışsın
Duydum ki yaşam daraltmış seni,
Duydum ki yalnız kalmışsın kurtlar sofrasında,
Duyuyor musun sensizken ölüyorum...
Yüreğimden kan damlıyor,
Yalnızlığımda çaresizliğim
Uzattığım ellerim,
Öylesi sıcak,
Öylesi yakın ,bir o kadar da uzaksın ki.
Koşacağım caddelerde ,
Koşacağım rüzgarına karşı,
Ensene kadar yaklaşan kurtların uğultusundan korkma,
Geleceğim!!!
Sen dardaysan ben dardayım,
Sen ağlıyorsan ben ırmak olmuşum,
Sen nefes alamıyorsan ben ölmüşüm
Bir rüzgarla geleceğim,
Bulutlarını dağıtıp gidecek.
Sevgim içimde gizli
Rüzgarlarda sesin,
Gözlerimde ışığın,
Hiç kaybetmemiştim seni
Yollarındayım
Senin için geleceğim,
Korkma çiçeğim karanlıkta kalamazsın
Aydınlığın olurum yollarında,
Bakma zayıfım,bakma çelimsizim
Aslan olur demirden olurum,
Kurtların sofrasında komam seni,
Saçının her teline öleceğim sevdiceğim,
Yüzler ölürüm ama içimde öldüremem seni
Ne zaman ki hoş kahkahalarında sen olacaksın,
Ne zaman ki kırlarda yine koşacaksın deli gibi,
Ne zaman ki gözlerindeki yeşil ışık yeniden parlayacak,
Biliyorum
Bir güvercin gibi uçacaksın ellerim arasından,
Ben yine seni seven olacağım,
Yine bekleyen,
Sonun sonuna kadar.....
ADNAN ELTEZ
HER ŞEYİMİ GERİ VER
Şehrin ışıkları aydınlatıyor her yeri
Herşey benimle sanki
Bir şeyin dışında
Gözlerin,
Ellerin,
Kalbin,
Ve Kalbim
Unutma sen çalmıştın
Çalıp gitmiştin
Şimdi alamıyorum kalbimi
Alamayınca rahat nefes alamıyorum
Gülüp,ağlayamıyorum
Aldın elimden bir kalem de herşeyi
Gülleri koklayınca dikensiz olanları seçiyorum
Fakat yine de batıyor bir şeyler
Elime değil,
Kalbime
Şehrimde birtek şey çarpıyor gözüme
Kalpler elbet buluşuyor bir yerlerde
Merak ediyorum
Benim,bizim kalbimizde buluşur mu?
Duacıyım
Tek çare bu
Ya kalbimi bana geri ver,
Ya da sen gel
Ya ellerini uzat tutayım,
Ya da bana beni geri ver,
Eski benliğime kavuşayım
Şehrin ışıkları birbir yanıyor
Herkes mutlu mu?
Yoksa onlar da bir şeyler bekliyorlar mı?
Tek çarem,
Kalbimi geri istemek
Ya da senin gözlerinin gözlerime bakacağı,
Yüzünün hayallerimden daha da güzel görüneceği,
Ellerinin ellerimi tutacağı günü beklemek
Derbeder Oldum
Son nefesler bunlar
Ya bu diyardan göçmek,
Ya da seni senden istemek
Bana beni,
Bana seni,
Bana kalbini,
Bana kalbimi ver
Yoksa yaşamak sandığın kadar kolay değil
Bir tebessümün bile diken gibi battığı,
Bir kadehin bile içimi rahatlatamadığı,
Kendimi aradığım dünyada,
Bana her şeyimi geri ver
Yoksa inan,yaşayamam...
DİLARA AKSOY
|