|
|
Sultan |
|
Mehmed Vahidüddin de İstanbul'da
doğmuştur. Orta boylu, zayü fakat kuvvetli bir vücudu vardı. Kıymetli ulema
tarafından iyi bir tahsil yaptırıldı.Tahta çıktığında Osmanlı Devleti en kötü
günlerini yaşıyordu. Birinci Dünya Savaşında kendi cephelerimizde gâlip gelmemize
rağmen yenik çıkmıştık. En ağır şartları ihtiva eden Mondros ve Sevr anlaşmaları
yapıldı. Devletin tamamen elden çıktığını gören padişahın yüksek seviyede bir
gizli toplantı yaparak zamanının kabiliyetli subaylarına, Anadolu'ya geçip milleti
istilâcılara karşı ayaklandırıp teslim olmamalarını tavsiye ettiği söylenir.
Anadolu'da Milli kıyam harekâtı oldu. Milli Meclis teşekkül etti. Yeni meclis
Padişahlığı kaldırarak, Cumhuriyet idaresini kabul etti. Zaten İstanbul işgal
altında idi.Padişahın elinde ne bir kuvvet ve ne de bir selâhiyet vardı. Padişahlığın
kaldırılması ve Osmanlı Hanedanına yapılan tenkitlerin son hadde varmasıyla
İstanbul'dan, dolayısıyla Türkiye den ayrıldı. 641 senelik Osmanlı Hanedanının
son üyesi, son padişahı ve Müslümanların yüzüncü halifesinin bu ayrılışında
sene 1922 idi. Avrupa'nın bir çok yerlerine uğradı. Pek çok yerden oturma teklifi
aldı. Fakat hiç kimsenin gizli gayesine alet olmadı. Nihayet İtalya'nın San
Remo şehrinde oturmaya karar verdi. Vefatına kadar orada kaldı. Hayatı maddi
sıkıntılar içinde geçti. 15 Mayıs 1926 tarihinde vefat etti.Cenazesi Türkiye'den
istenmediği için Türkiye'ye getirilemedi Borçları bulunduğundan tabutuna haciz
kondu. Suriye Devlet Başkanı cenazeye sahip çıktı ve tabutu Suriye'ye getirtti.
Şam'da Sultan Selim Camii avlusuna defnedildi. Vefatında 65 yaşında idi. Defnedildiği
mezarlık 1965 senesinde park haline getirildi.Şimdi mezarının da kat'i olarak
nerede olduğu belli değildir. (Allah rahmet eylesin).Son padişahın şeyhülislamları: |