|
Uzun zaman önce dünya
yaratılmadan, insan ayak basmadan önce iyi ve kotu duygular ne
yapacaklarından habersiz ortalıklarda dolanırlarmış. Toplandıkları
bir gün saflık ortaya bir fikir atmış: "Niçin saklambaç
oynamıyoruz?", çılgınlık çılgınca bağırmış: "Ben ebe olmak istiyorum
ve saymak istiyorum." Ve hiç kimse çılgınlığa karsı gelecek kadar
çıldırmadığı için çılgınlık bir ağaca dayanarak saymaya başlamış.
Şefkat ayin boynuzuna, ihanet cop yığınına, sevgi de bulutların
arasına kıvrılmış. Yalan bir tasın altına saklanacağını söylemiş ama
golün dibine saklanmış. Tutku dünya merkezine, para hırsı bir
çuvalın içine girmiş ama çuvalı yırtmış. Çılgınlık saymaya devam
ediyormuş: 79,80,81,82,83... Askın dışında bütün iyi ve kotu
huylar saklanmış. Aşk, kararsızlığından nereye saklanacağını
düşünüyormuş. Aslında buna şaşırmamalı. Herkes askı saklamanın ne
kadar zor olduğunu bilir. Ve çılgınlık 86,87,88,89,110,111,112'ye
gelmiş ve 150'ye vardığı anda aşk sıçrayıp güllerin arasına dalmış.
Çılgınlık bağırmış: "onum arkam sağım solum sobe" demiş. Arkasına
döner dönmez tembelliği görmüş. Tembel hiçbir yere saklanmamış çünkü
enerjisi yokmuş. Çılgınlık hepsini birer bulmuş aşk haricinde.
Derken haset aşk bulunamadığı için hasetlenmiş ve çılgınlığa: askı
bulamadıysan güllerin arasında saklanıyor demiş. Çılgınlık, yerden
çatal seklinde bir sopa almış ve güllerin arasına çılgınca saplamış,
saplamış... Ta ki o yürek burkan çiğlik duyulana dek. Aşk elleri
gözlerine kapalı bir şekilde güllerin arasından çıkmış. Gözlerinden
kanlar akıyormuş. Çılgınlık çılgınca bağırmış: - "ne yaptım ben!
Seni kor ettim! senin için ne yapabilirim?" demiş. Aşk: "gözlerimi
veremezsin ama benim için birsek yapmak istersen kılavuzum ol."
Demiş. Ve o gün buğundur askın gözü kordur ve her zaman çılgınlık
yanındadır.
|