GÖK KUŞAĞININ ALTINDA DANS
Birisini sevmek, tamamen sevenin tercihi. Sevilenin bu konuda yapabileceği bir şey yok. Sevilmek için, yaptıklarının bilincinde olması da gerekmiyor. Aşkın kimyasında henüz, milyonlarca bilinmeyen mevcut. Bir çift gözün bir anda dünyadaki her şeyi unuttura bilmesi her şeyi silikleştirebilmesi, kolay açıklanabilir bir soru değil. Bir insana kalbini vermek, verilebilecek en büyük hediyeyi vermek demektir. Sevgiye paha biçilemez. Onun için ölmek; onun için yaşamak; uğrunda sahip olduğun pek çok şeyden vazgeçmek ve onun sözünden çıkmamak; ve bütün bunları sevgine karşılık bulabilmek için yapmak her gönül ün harcı değildir.
     Bu oyunun kazananı kim olur bilinmez. Gözü kara sevmenin bir tek vazgeçişi vardır. Oda vazgeçilmektir. Sevmek, koruma içgüdüsünü kendiliğinden harekete geçirmelidir. Eğer sevilen inatla görmezden geliyorsa, eğer vasat yürekli kelebekler her defasında tercih ediliyorsa, eğer sevenin başında sürekli kara bulutlar dans ediyorsa yapacak fazla bir şey kalmıyor. Ama unutulmak, sevgisi karşılıksız kalmak terk edilmek zor. Bunlar olduğunda boynunu büküp yeni ufuk çizgilerinin peşinden gitmek ve arada sırada geriye bakıp acı bir tebessümle hatırlamak belki de tek çare. Çünkü sevilmediğini bile bile ısrar etmek her aşığın harcı değil...