celalsahna.sitemynet.com
________ŞAHNA KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ________ KONUK DEFTERİ RESİM GALERİSİ ŞAHNA KÖYÜNDE BAĞCILIK ŞİİR VE YAZILAR BAĞAMSIZLIĞIĞIMIZ VE ÇANAKKALE ZAFERİ GENEL TÜRK TARİHİ MERSİN İLİNİ TANIMA MERSİN VE TARSUSTA ERMENİ MEZALİMİ

BAĞAMSIZLIĞIĞIMIZ VE ÇANAKKALE ZAFERİ

ÇANAKKALE SAVAŞLARI >>Tıklayınız>>>

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz Harbi nedir ? Var mı ki dünyada eşi ?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi.

Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
ÂSIM'ın nesli.. diyordum ya... Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
BİR HİLÂL uğruna, yâ Rab, ne GÜNEŞLER batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor TEVHÎDİ...
BEDR'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek KÂBE'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab.
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;

Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer...
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...
Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı SELÂHADDÎN'i,

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
KILIÇ ARSLAN gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..
Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER.

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.
Mehmed AKİF ERSOY



ÇANAKKALE SAVAŞLARI >>>Tıklayınız>>>

Çanakkale Şehitlerinin Aziz Anısına
--------------------------------------------------------------------------------

Tomris Çavdar

Çanakkale Savaşı`nda, üstün iradeli insangücünün yüksek teknoloji karşısında kazandığı başarı ile büyük olanaksızlıklar ve haksızlıklardan kurtulmak için bir çıkış yolunun her zaman varolduğu bir kez daha ispatlanmıştır. Aynı zamanda Ulusal Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı`nın kazanılacağının da ilk müjdecisi olmuştur. Ancak, bu savaşta Osmanlı Devleti`nde nüfusa oranla sayıca zaten çok az olan iyi yetişmiş, eğitimli ve meslek sahibi insangücü yitimi de ne yazık ki çok büyüktür. Bu savaşın yenenleri eşsiz insan Mustafa Kemal`in önderliğinde özverili, yüksek insanlık değerleriyle donanmış ve Türk yurttaşlığını, kimliğini ve Anadolu`yu oluşturan tüm kesimlerdir. Aynı zamanda bu savaşın asıl nedeni olan dönemin sömürgen ülkelerinin o zamanki sömürgelerinden getirerek savaştırdığı insan yerinde bile düşünülmeyen Anzak, Hintli ve Yeni Zelandalı`lardır. Kuşkusuz yenilenleri de sömürgen devletlerdir. Çanakkale Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti`nin yeni bir ulus-devlet olarak tarih sahnesine çıkışından Rus Çarlığı`nın ve Osmanlı ]mparatorluğu`nun yıkılmasına kadar dünya tarihi üzerinde pek çok olumlu gelişmeye neden olacak çok önemli bir dönüm noktasıdır. Büyük insanlık ideallerine sahip Mustafa Kemal ATATÜRK, bu savaşta yaşamlarını yitiren aziz şehitlerimizle, içlerinde sömürgen devletlerin askerleri de olan ve birbirinden çok farklı ulusların yitirdikleri insanlara eşdeğer yer vermiştir. Onları bir bütün olarak anmamızı saplayan böylesine bir yaklaşım, bizim ulusal yengi ve değerlerimizle insanlık değerlerini bağdaştırma yetisine sahip olmamızda, kin, düşmanlık ve nefret duygularından arınmamızda son derece etkili olmuştur.
İşte "Çanakkale Şehitleri" balesi bütün bu olağanüstü özellikleri içinde barındıran, "Lirik Tarih Gösterisi" ve "Afife Jale" yapıtlarına benzer bir biçimde tarihin sanatla yüceltildiği, sanat tarihimizde çok ayrı bir yeri olacak bir başyapıt durumundadır. Sn. Merih Çimenciler, yukarıda aktarılmaya çalışılan tüm bu olağanüstü tarihsel gelişmeleri bir araştırmacının titizliğiyle koreografisine büyük bir başarıyla yansıtmıştır. Sn. Orhan Şallıel`in Şehitlerimiz için yarattığı bestesi ise bütün bu olağanüstü olayları ve değerleri bizlere kazandıran ve Cumhuriyetimizin öncü sanatçıları olan Erkin`lerin, Saygun`ların, Rey`lerin bıraktığı ulusal sanat birikimimize yaraşır düzeyde üstün nitelikli bir yapıttır.
Bu mükemmel yapıtın uluslararası ilişkilerimizin geliştirilmesinde kuşkusuz saygın bir yeri olacaktır. Bu doğrultuda "Çanakkale Şehitleri"nin olanaklar ölçüsünde en fazla yurtiçi ve yurtdışı temsil yapan yapıtlar arasında sayılması en büyük dileğimizdir. 18 Mart 2002

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın