|
|
DEĞERİNİ BİLMEK?
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Küçük, ufak tefek işimize yaramayacağını düşündüğümüz bir çok şey olur. Hemen atıveririz onu çöpe.Böylece kalabalık etmeyecek, ikide bir elimize takılmayacaktır.Sonra gün gelir o işimize yaramayacağını düşündüğümüz şeye ihtiyaç duyarız. Keşke atmasaydım deriz.
Güneşli havada montun değerini anlamak için havanın yağmurlu, karlı olduğunu hayal etmek lazım. Niçin günlük güneşlik havada dışarı çıkarken şemsiyemizi yanımıza alırız?
İhtimal ki yağmur yağar, ıslanmayalım diye değil mi?
Hayatta karşınıza ilk etapta onunla uğraşmanın zaman kaybı olacağını düşündüğünüz bir çok fırsat çıkar. Ama o fırsatı şöyle etraflıca düşündükten sonra
belki de gelecekte bize çok faydalı olacağı kararına varırız. Yada tam tersi olur. Balıklama atlarız. Ama sonra zararını görürüz.
Çok basitte olsa konuyla ilgili bir hatıramı paylaşmanın
faydalı olacağını düşünüyorum.Geçenlerde telefonun bulunduğu sehpanın üzerinde
bir kağıt vardı. Üzerine bir şeyler karalanmıştı. Gözüme hoş görünmediğinden kaldırıp attım çöpe. Sonra telefon çaldı ve açtım. Not etmem gereken şeyler vardı. Kalemi aldım ama kağıt yok. Ara ki bulasın. Arasam da nafile. Çünkü olan kağıdı çöpe atmıştım.Telefonu bıraktım kağıdı başka bir odadan getirip söylenenleri not ettim.Halbuki o kağıdı ilk gördüğümde lazım olacağını düşünüp atmasaydım benim telefon israfından kurtulmama vesile olacaktı.
Demek ki her ne olursa olsun onu hayatımızdan çıkarmadan ve ya hayatımıza sokmadan önce onun bize ve çevremize
sağlayacağı faydaları veya vereceği zararları şöyle bir kaç açıdan düşünmek şart. Yoksa telefonda not alacağınız zaman kağıt bulamayabilirsiniz. :)
|