|
·
Maaş ve ücretler mutlak olarak eşittir.
·
Hiçbir işlemde ikametgâh, nüfus cüzdanı sureti ve
vesikalık fotoğraf istenmez.
·
Ülkemizde güzel olmayan hiçbir şey yoktur.
·
Vs. vs.
Ülkemize kabul edilebilmeniz için mahkum olmasanız veya soruşturma
geçirmemiş olsanız bile yüz kızartıcı bir
suç işlememiş olmanız ve ülkemize gelmek için
bulunduğunuz ülke makamlarını yanıltmamanız
şarttır. Ayrıca ülkemize gelmeden önce bütün kişisel
borçlarınızı ödemiş olmanız
gerekmektedir.
Davetimizi
kabul etmeniz halinde sadece pasaportunuzun varış yeri bölümüne
ülkemizin adını tam ve eksiksiz olarak yazdırmanız
ülkemizi temsil eden erdemlerin ifadesi bakımından önemli
olup kabul edilebilirlik şartıdır. Lütfen yanınızda pasaportunuzdan başka bir
şey getirmeyiniz. Paraya ihtiyacınız olmayacak.
Davetimizi
kabul etmekle kendinizi onurlandırmış olursunuz.
Sizi
ülkemize getirecek araç ..... tarihinde
..... den hareket edecektir.
Bunları
başka bir zaman okusaydı hepsine deli saçması veya
en iyimser ifadeyle ütopya diyecekti.
Fakat
Eliyüzüdüzgünkalbitemizkötülükbilmezinsanlarınülkesi
tanıtım broşüründeki son iki maddesi onu gerçekten
etkilemişti ve bu davetin gerçekten bu dünyadan gelmediğine
inandırmıştı. Hayatı boyunca yapmak istediği
en menem işlerde bile ikametgâh, nüfus cüzdanı sureti,
4 adet vesikalık fotoğraf başvuru harcı ve döner
sermaye katkı bedeli istememişler miydi? Demek ki bu kez iş
ciddiydi. Ve en güzeli de bu ülkede güzel olmayan hiçbir
şeyin olmamasıydı. Gitmeliydi buralardan, bu fırsatı
kaçırmamalıydı.
Hemen
dışarı çıktı, bir iki arkadaşına
önemsiz sayılacak miktardaki borcunu ödedi, kimseye bir
şey söylemeden pasaport işlemlerini yaptırmak için
ilgili daireye gitti. Her ihtimale karşı yanında
ikametgâh, nüfus cüzdanı sureti ve bol miktarda vesikalık
fotoğraf götürdü. Müracaatını yaptı. Görevli
kendisine bir hafta sonra gelmesini söyledi. Tahkikat yapılacaktı.
Duvardaki takvime baktı, araç aynı gün hareket edecekti.
Ya yetişemezse... Görevliye;
·
Daha önce olmaz mı?
Hiç değilse bir gün önce...
·
Olmaz,
·
Ya yetişmezse, bir
aksilik olursa?
·
Yetişir, sen hazırlıklı
gel, 82 YTL 242 YKR pasaport harcı, 10 YTL EKP, 5 YTL kırtasiye
masrafı, 25 YTL PTGV olmak üzere toplam 122 YTL 242 YKR.
Hayret, bir devlet dairesinde ilk
defa bir aksilik olmadan, bir gecikme olmadan iş yapılacaktı.
Tam da gidecekken. Bari kalanlar rahat etsin, ben nasıl olsa
kurtuldum.
Bir
hafta çabuk geçti. İşe yarar tüm eşyasını
birer ikişer tespit ettiği ihtiyaç sahiplerine dağıttı.
Kimseye bir şey söylemedi. Hareket günü geldiğinde sadece üzerindeki elbise, içinde
babasının resmi olan cüzdanı ve bir miktar parası
kalmıştı. Pasaport dairesine yaklaşırken
cebindeki paranın122 YTL 242 YKR
ayırıp kendisine de az bir miktar dolmuş parası
bırakarak kalanını
yolda gördüğü (pekte ihtiyaç sahibine benzemeyen) bir
dilenciye verdi.
Daireye
girdi. Her şey tamamdı. Harçları,
masrafları vs. yatırmak için vezneye gitti.
Makbuzlarla geri döndü. Görevli ;
·
Hangi ülkeye
gidecektiniz?
·
Eliyüzüdüzgünkalbitemizkötülükbilmezinsanlarınülkesine
·
-!
·
Evet aynen öyle, lütfen
tam ve eksiksiz yazınız, orda buna çok önem veriyorlarmış.
·
Gerçekten mi?
·
Evet.
Gerçekten
olacak gibi değil ama görevli o gün sağ tarafından
kalkmıştı. Hadiseyi garip bulsa da sabrını
ve sempatisini bozmadı. Yılların birikimiyle takviye
gören sezgileri bu işten kendisinin karlı çıkacağını
söylüyordu. Olanca latif ve müşfik bir ses tonuyla;
·
Bu kadar ısrar
ettiğinize göre bu ülke sizin için çok önemli olmalı.
Fakat takdir edersiniz ki, harita üzerinde yer almayan bir ülkeyi
pasaportunuza yazmanın sorumluluğu var. Sonra amirlerime
nasıl hesap veririm.?
İşte
bu hiç hesapta yoktu. Ama ne pahasına olursa olsun gitmeliydi.
Bir yolunu bulup görevliyi ikna etmeliydi. Hem iyi birine
benziyordu bu görevli. Babasından sonra gördüğü ilk ve
tek, kuvvetle muhtemel
son iyi. Görevli gözlerinin içine bakıyordu, söyleyecek bir
şey bulamadı. Böyle bir ülkenin varlığına
görevliyi nasıl inandırabilirdi. Tam umutsuzluğun başlangıç
noktasında görevli yüzündeki müşfik ifadeden sıyrılarak;
-Her
şeyin bir çaresi bulunur, yeter ki sen üzerine düşeni
yap..
-
!
Mesaj
açıktı. Bu da işini bilenlerdendi. Fakat bu teklif
yeni bir umutsuzluğun başlangıcı olmuştu.
Son parasını vezneye yatırmıştı. Elini
arka cebine attı. Tam içi boş cüzdanı görevliye gösterecekken
manyetik banda sahip plastik kart eline geliverdi.
·
Üzerimde hiç para
kalmadı, fakat kredi kartım var.
Görevli
bu teklife hınzırca bir gülümseme ile karşılık
verdi. Ceketinin iç cebinden
.bankasına
ait bir slip çıkardı. İşlem tamam. Gerçekten işini
bilenlerdendi...
*
Nasıl
ve nereden bindiğini bilmediği araçtan diğer
yolcularla birlikte indi. Yolculuğa dair hiçbir şey hatırlamıyordu.
Araçtan inen diğer yolculara bakmak istediyse de her şey
ışığın arkadan aydınlattığı
bir slüetten ibaretti. Korkuyu
ve sevinci bir arada yaşıyordu. Hiçbir şey seçemese
de içinde bir huzur ve çevresindeki insanlara karşı
sonsuz bir güven hissi duyuyordu. Eliyüzüdüzgünkalbitemizkötülükbilmezinsanlarınülkesi
burası olmalıydı. Kendilerine doğru yaklaşan
birkaç mütebessim yüze aynı şekilde karşılık
verdiler. Gelenler;
-Kabul
edilebilirlik şartlarına sahip olup olmadığınızı
kontrol edeceğiz dediler.
Devamı...
|