|
|
Ben Öğretmen Olsaydım
Ben öğretmen olsaydım huzur insanı olmak isterdim. En güvenilir insan olan Muhammed-ül Emini örnek alıp gönüllere selam vermek isterdim.Hidayete tabi olan gönüllere yardımcı olmak isterdim.Sıcak bakışlarımla yorgun da olsam huzur vermek isterdim.Görünce kaçılan insanlardan değil de bir selamıyla "benden emin ol" mesajını verenlerden olmak isterdim. İlk önce gönüllere girmek isterdim.İlimden önce kalp eğitimi vermek isterdim. Bunca kargaşanın içinde fikir dünyası düğüm düğüm olan gençlere o düğümleri çözmeleri için rehber olmak isterdim.
Yollar... uzanır ta ötelere. Kimi sevdiklerimize kavuşturur, kimi gurbet ele... "Hey yolcu! Senin yolculuk nereye. Belki bir vasıl derdi var içinde, belki bir ekmek davası... Kim bilir? Ama savrulup gidiyorsun işte... Böyle yol aldığına göre iyiyi de kötüyü de görmüşsündür sen. Anlatsana bana nasıl yürünür bu hayat yolunda. Ne yapmak gerek önüne aşılmaz kayalar çıkınca, yolar yokuşa varınca... Ben daha çok yeniyim bu hayatta. Nasıl varılır menzile anlatsana. İstemez misin bu kardeşin şu ucube yolların sonunda menzillerin en güzeline varsın? Niye öyle uzaktan bakıyorsun bana? Ne olur Allah rızası için elimden tutsana!
Benim hayat sınavıma gurbet eklendi...Öyle yalnız hissediyorum ki kendimi şu zalim ellerin arasında... Gönülden gönüle giden dokuyuşlar yok bu diyarda.Kaç kez aşina bir gönül bulamamanın acısıyla kıvrana kıvrana ağladım bütün gün.Benim dünyamdan çok uzak olan insanların arasında yaşayıp akşama bütün efkarımı dağıtabilmek için gideceğim bir evim yok...Sığınacağım bir ailem, o samimi ortam, benim bütün yanlışlarıma rağmen beni bağrına basanlar... Yunus misali çile dolduruyorum gurbet ellerde. Bakma böyle şikayet eder gibi konuştuğuma. Biliyorum; pişmek gerek, yanmak gerek... Güle kavuşmak için çile çekmek gerek.Bülbül misali hayat boyunca ona aşkını haykırmak gerek..."
Bu sözlerin ardından gönülden bir iki cevap geliyor. "Allah senden razı olsun yolcu" diyorum.Tuttun ya elimden.Yol gösterdin ya bana... Kararan gönlüme bir ışık sundun ya... Güzel fikirler sundun ya gönül dünyama... Artık unutur muyum seni dualarımda. İnşallah
Rabbime dua edeceğim her secdeye varışımda.
Rabbim!
"Yolcu öyle samimi davrandı ki bana. Elimden tuttu kendimi kaybettiğim bir anda.Senin gerçek kimliğin bu dön dedi aslında. Gönlüme ferahlık vermene vesile oldular rabbim. Bana seni anlattılar.Sözle olmadı hal diline başvurdular... Kış sandığım şu dünyamda bana baharı yaşattılar.
Sen ki rahmet adıyla yüreklere merhamet edensin. Onlara da bize öğrettikleri bir zerre adına rahmet eyle...Sen onlardan razı ol
Rabbim..."
Bir gün bir gönül insanının bakışlarında buldum huzuru, mutluluğu... Belki de hizmet ruhuyla gecenin büyük bölümünü çalışarak geçiren, sabaha yine yorgun başlayan bir insanın bakışlarıydı bunlar. Bir günde günün ilk ışıkları arasında selam verdiğim hocamın sıcak bakışlarında buldum huzuru.Yüreğimin yeni umutlara yelken açtığını hissettim.Çehresinden yayılan gülümsemeyle "Bu gençlik için çalışanlar var. Sen üzme kendini, bak ben buradayım sana her zaman yardım etmeye hazırım" diyordu.
Böyle dua toplayan, yüreklere ışık olan,
Rabbini kaybedenlerin bulmasına vesile olan bir öğretmen olmak isterdim.
"Yok teselliden nasibim
Vermeyin zahmet bana
Etmeyin bunca eziyet
Az mı hicranım benim." Diye ağlayan gönüllere teselli olmak isterdim.
Ruhlar bakım istiyor; gönüller mazlumlar, zalimler, boynu bükük yetimler unutmaya yüz tutmuş dostluklar bakım istiyor... Gözyaşlarımız bakım istiyor. Bakıma en çok muhtaç olanımızda susturduğumuz vicdanlarımız. Yeni doğan bir bebeğin savunmasızlığıyla bakıma muhtaç, savunmaya, kinlerden arınmaya muhtaç. Vicdanlar bıktı susmaktan ama insanoğlu vazgeçer mi günahkarlıktan. Gözler eski saflığını, temizliğini, mahremiyetini istiyor. Eller harama uzanmaktan bıktım diyor. Diller yalandan, fitneden, gıybetten şikayetçi. Ayaklar harama gitmekten... Bütün uzuvlar isyan ediyor. "Sensin bizi bu hale getiren. Eğer sen susmasaydın birazcık olsun O'ndan korksaydın dünyaya niçin geldiğini anlasaydın bizler bu kadar kirli bu kadar sefil olmayacaktık." Vicdan bütün bu şikayetlerin altında ezilip kalıyor.Kimilerinin vicdanı artık susmayı bırakıyor kimilerinin ki ise yüzsüzlüğe, bahaneciliğe devam ediyor.
Uyandırmak isterdim susturulmuş vicdanları.Ruhlara bakım yapılmasına vesile olmak ve bir çok bakıma muhtaç olana yardım etmek isterdim. Peygamberimizin çizdiği yolda, Kuran'ın o güzel ışığıyla Allah rızası için vatanıma hayırlı evlatlar hediye etmeyi isterdim.
|