CEVHER'İN EDEBİYAT DÜNYASI

SİZDEN GELENLER

Güzel bir araştırma yazısı.

ASYA’NIN ORTASINDAKİ ÜLKE; KAZAKİSTAN…

      Çoğu kişi adını biliyor fakat “Nasıl bir ülke?” sorusuna cevap veremiyor. Böyle bir ülke Kazakistan… Kim bilir adını belki bir gazetede görmüş veya haberlerde bir aralık duymuşuzdur. Ama nedense hiçbir zaman o geniş toprakların, ovaların iç yüzünü araştırmaya değecek kadar değerli görmedik. Peki, bu ülke nasıl bir ülke?

      Kazakistan öncelikle Volga’dan Altay dağlarına kadar yayılan, buradan da batı Sibirya’daki ovalardan Asya’nın çöllerine ve vahalarına kadar uzanan bir ülke. İklimi, sıcak yazları ve soğuk kışlarıyla kendine has. Başkenti ülkenin kuzeyinde bulunan Astana. Doğal afet olarak toprak kaymaları ve depremler başta geliyor. Toprakları %11 tarıma uygun durumda. Yaşayan halk ise tamamen başka bir konu, çünkü %54,3 Kazak, %30 Rus, %3,7 Ukrayna, %2,5 Özbek, %2,4 Alman ve %8 diğer milletleri içeren karma bir toplum Kazakistan’ın halkını oluşturuyor. Okur-yazarlık oranı yüksek ve ayrıca genç bir nesli var. Bu bilgileri duyduktan sonra Kazakistan’ın öyle kenarda köşede sıkışıp kalmış, ezilen bir toplum olmadığını anlayabilirsiniz. Ama yine de gelişmiş bir ülke değil. Bunda en büyük etken de bir zamanlar Rusya’nın himayesinde olması ve bundan büyük zararlar görmesi. Eskiden iç işlerinde serbest, dış işlerinde ise Rusya’ya bağlı olan Kazakistan bu durumdan sanat vb. konularda negatif yönde etkilenmiş. Daha önce Ruslar sırf Kazak milleti çoğalmasın diye askerden önce evlat sahibi olunmaması konusunda bile kısıtlama yapmış. Ama şu an tamamıyla bağımsız bir ülke.

      Kazakistan’a girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey uçsuz bucaksız ovaları oluyor. İnsanları sakin, aceleleri olmayan insanlar. Çarşısına iniyorsunuz fakat çarşının diğerlerine benzemediğini görüyorsunuz. Çünkü dükkânların vitrinleri yok! Belki kimi insanlara (özellikle alışveriş çılgını kişilere) bu durum çok korkunç görülebilir. Ama Kazaklar bu durumdan hoşnuta benziyorlar. En azından hırsızlık daha zor oluyor.  
 
       Kazakistan’da birçok tarihî eser var. Camiler listenin en başında bulunuyor. Ayrıca bir bilgin ve aydın olan Hoca Ahmet Yesevî’nin de türbesi de Kazakistan’da… Bu arada “Ahmet Yesevî de kim diye soranlara bilginimizi bir tanıtalım. Ahmet Yesevî, Kazakistan’ın Sayram kasabasında doğmuştur. Babasını kaybedince ablasıyla birlikte Sayram yakınlarındaki Yesi’ye taşınmış, burada Arslan Baba adlı Türk şeyhinden ders almaya başlamıştır. Arslan Baba, Ahmet Yesevî’nin yükselmesinde büyük bir görev üstlenmiştir. Eğitiminin ilk yarısı tamamlanınca Ahmet Yesevî o dönemin büyük kültür merkezlerinden biri olan Buhara kentine gitmiş, burada da Şeyh Yusuf Hemedani’ye bağlanmıştır. Bundan sonra tarikatlarda bir takım görevler alarak yaşamını sürdürmüştür. Hoca Ahmet Yesevî’nin önemli bir hoca olmasının asıl nedeni düşüncelerini açıklamak için o dönemde yaygın olan Arapça ve Farsça yerine Türkçeyi kullanmasıdır. Ayrıca hece vezniyle yazdığı şiirlerle öğretisinin hızla yayılmasını ve kuşaktan kuşağa kolayca aktarılmasını sağlamıştır. Akıllıca bir yöntem, değil mi?

      Kazakistan’ın tarihi bunlarla sınırlı kalmıyor. Asya’ya özgü geniş toprakları da içinde tarihi barındırıyor. Yapılan arkeolojik kazılarda eski medeniyetlere ait çok önemli eserler bulunuyor. Buna en iyi örnek olarak Eşik bölgesini gösteriyoruz. Eşik bölgesinde yapılan kazılarda 20. yüzyılın en ilginç ve önemli İskit buluntusu ortaya çıkarılmış. Bu bir kurgan. Kurgan, 60m çapında ve 6m yüksekliğinde ve kurganın merkezinde ise bir mezar bulunuyor. Ama arkeologlar bu mezarı bulduktan sonra araştırma yaptıklarında mezarın daha önce birileri tarafından soyulduğunu öğreniyorlar. Ne büyük kayıp ama… Daha sonra yaptıkları kazılarda ise yağmalanmaktan kurtulmuş birkaç mezar bulabiliyorlar. Bunlar daha birkaç tanesi. Biraz daha etraflıca araştırılırsa çok daha müthiş olgulara rastlamak işten değil.  

      Kazakistan Türk kültürünü yaşatabildiği kadar yaşatmış olan ve tarihî olarak büyük öneme sahip bir ülke. Bundan sonra en azından soydaşımız olarak kazaklara ve Kazakistan’a daha fazla önem vermenizi tavsiye ederim. Biz burada yazarız. Gözün birinden girer, diğerinden çıkar. Ama kişisel olarak yapılan araştırmalarla hem Kazakistan’ı daha iyi tanır, hem de yeni bilgiler öğrenmenin o harika tadına varırsınız. Her zaman Allah’ın ilimlerini öğrenmeniz dileğiyle… 

Rüveyda BAŞ 

Ana Sayfa   l   Ben Kimim?   l   Nasıl Başladım?  |  Ünlü Yazarlardan   l  Sizin Sesiniz  |  İletişim |