|
FİLİSTİNLİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİ UNUTMAYALIM!!!
FİLİSTİNLİ VEKİLLER SERBEST BIRAKILSIN
Bir çok STK nın öncülüğü ile başlatılan Filistinli Vekiller Serbest Bırakılsın İmza kampanyası başlatıldı. Filistinemektup olarak desteğimizi ilan ediyoruz.
Kampanyayı başlatan platformdan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi.
“Ekonomik ve siyasi ambargoların ardından Gazze ve Batı Şeria’ya operasyon başlatan İsrail, çok sayıda sivili öldürmüş, Filistin halkı etrafına dikilen utanç duvarlarıyla açıkhava hapishanesine hapsedilirken, 27 milletvekili ile 8 bakanı da “güvenlik tehdidi” oluşturdukları gerekçesiyle hapiste tutulmaktadır.
Daha önceki yıllardan tutuklu bulunan ve hapiste iken milletvekili seçilen 10 siyasetçi ile birlikte hapisteki toplam politikacı sayısı 40′ı aşmıştır. Böylece Filistin parlamentosunun üçte biri ile bakanlar kurulunun dörtte biri İsrail hapishanelerine atılarak meclisin ve hükümetin çalışması engellenmiştir.
Halen toplam 9.400 Filistinli siyasi mahpusun bulunduğu İsrail’de, vekillerin tutuklanması üzerinden bir yıla yakın bir süre geçmiştir.
Milletvekillerine yapılan muamele doğrudan doğruya Filistin halkına yapılmış ağır bir hakarettir. Öte yandan bu durumun karşısında dünyanın sessizliği insanlık onurunu tehdit etmektedir.
Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları olarak, Ortadoğu’da barışın yolunun Filistin’den geçtiğini bir kez daha anımsatırken, gittikçe genişleyen bir platformla halkın meşru temsilcilerinin serbest bırakılması için başta bu imza kampanyası olmak üzere bir dizi çalışma başlatmış bulunmaktayız.
Tüm duyarlı kişi ve kuruluşları Filistin halkının ve vekillerinin serbest bırakılması için imzaya çağırıyoruz.”
FİLİSTİNLİ ÇOCUKLAR!
Çocuk şehit Halil el-Mağribi. İşgalcilerin çocukları özellikle hedef alarak öldürmelerinin önemli amaçlarından biri de onları daha büyük tehlike arz edecekleri çağa gelmeden önce ortadan kaldırmaktır. Çünkü işgal kuvvetlerinin çocuklarla uğraşmaları ve onları ortadan kaldırmaları gençlerle uğraşmalarından daha kolay olmaktadır. Gençlik yaşına gelenler işgal kuvvetlerini daha çok zorlamaktadırlar. Bu yüzden işgal kuvvetleri, kendilerini ileride zorlayacaklarını düşündükleri çocukları daha çocuk yaştayken ortadan kaldırmayı ve geleceğin "tehlike"lerini şimdiden yok etmeyi daha kolay ve külfetsiz gördüklerinden, tercih etmektedirler.
Nablus'ta oyun oynarken vahşete hedef olarak şehit olan iki kardeş. İşgalciler kendilerini mazur göstermek için Filistinlilerin çocuklarını ateş hattına sürdüklerini ileri sürüyorlar. Oysa Filistinli çocukların geneli ya annelerinin kucaklarında, ya kundakta bulundukları esnada, ya babalarının arkalarına sığındıkları sırada, ya da sokakta oyun oynarken öldürülmüşlerdir.
Aksa İntifadası döneminde çocukların hedef alınması emri İsrail'in "barış yanlısı (!)" olarak gösterilen başbakanı Ehud Barak tarafından verilmişti. Hatta Barak bu konuda: "İzle, siper al ve öldür!" şeklinde sloganlaştırılan bir uygulama da başlatmıştı. Bu durum en başta siyonist işgal devletinin "güvercin" olarak tanıtılan liderleriyle "şahin" olarak gösterilen liderleri arasında herhangi bir fark olmadığının açık göstergesidir.
Okullarına gitmeleri işgalci askerler tarafından engellenen çocuklar saldırganların kurşunlarına hedef olmamak için kaçıyorlar. Bu çocuklar siyonist vahşetin yağdırdığı ateşten kurtulmak için kaçarken işgalci saldırganlar kendilerinin vahşi cinayetlerini haklı göstermek amacıyla Filistinlilerin çocuklarını ateş hattına sürdüklerini iddia ediyorlar. Oysa Filistinli çocuklar işgalcilerin sergilediği vahşet yüzünden huzur ve güven içinde bir eğitim imkanı bile bulamıyorlar.esidir
Ne yazık ki siyonist işgalcilerin bu vahşi uygulamaları büyük ölçüde gözlerden ve dikkatlerden kaçtı. Bunun sebebi ise uluslararası siyonizmle ve çağdaş sömürge güçleriyle işbirliği içinde olan haber kaynaklarının siyonist vahşet karşısında körlüğü tercih etmeleri ve olayları dünya kamuoyuna sürekli saptırarak yansıtmalarıydı.
Bir yanda bu zulümler işleniyor. Ama öte yanda sürekli edebiyatı yapılan, sık sık gündeme getirilen "BM Çocuk Hakları Sözleşmesi" diye bir şey var. Ayrıca BM teşkilatının görünüşte çocukları korumak amacıyla kurulmuş ve kısa adı UNICEF olan bir yan kuruluşu bulunmaktadır. Ne var ki siyonist vahşetin çocuklara uyguladığı zulüm ve vahşet karşısında gerek BM teşkilatının gerekse onun yan kuruluşu olan UNICEF'in pek sesi çıkmadı.
|