destekamasya.sitemynet.com
Anasayfam LİNKLER ATATÜRK ADMİN RESİMLER Dost siteler Güzel Sözler DİNİ BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ??

Anasayfam


hosgeldiniz.gif

AMASYA,DESTEK KASABASI


r37.jpg

nemutlu.gif

(DESTEK KASABASI)

tekyldzminikpf4.gif

Türklerin Anadolu'ya yerleşme zamanına dayanmaktadır.O zamanlar bugün orman dairesinin karşısındaki çaydan diğer yakaya üç hane olarak gelip yerleşmişler.Yerleştikleri yerin yerleşim için uygun olmadığından bu üç haneden birinin Kozluca Köyü'nün eski köy yeri dedikleri yere gitmiş.İkisi de bugün Mustafa Vuralım evinin bulunduğu yere gelip yerleşmişlerdir.

Destek yerleşim alanı bakımından yaşamaya çok elverişli olduğundan dolayı çevreden daha sonra gelerek yerleşen aileler olmuştur.Destek İç Anadolu'yu Karadeniz'e bağlayan boğazın ağzında kurulmuştur.Destek'e dışarıdan gelenler,Kurtuluş Savaşı sırasında ve Kurtuluş Savaşı'ndan sonra gelerek yerleşmişlerdir. Yerli halk dışarıdan gelenlere arazi ve mal yardımında bulunmuştur.

Yıl 1943 Destek kan ağlıyor.... Depremde kerpiçten yapılan evler yerle bir oluyor.Can ve mal kaybı oluyor.Daha sonra yerleşim alanının değiştirilmesine karar veriliyor.Bugünkü kasabanın bulunduğu mevkiine yerleşiyorlar.Osmanlı Devleti zamanında Nahiye Merkezi ,Sepetli Köyü imiş.Kurtuluş Savaşı' ndan önce Nahiye Merkezi Destek'e taşınmıştır.Nahiye Destek'e geleli 126 yıldan fazla olmuştur.

Kurtuluş Savaşı'ndan önce Mahmardı ,Tersayan , Karamuk, Kocaman bölgelerine Rumlar yerleşmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla bu bölgelerdeki Rumlar huzursuzlaşmışlar.Kurtuluş Savaşf nın başlamasıyla bölgemizde büyük katliamlar yapılmıştır.örneklerini gözden geçirelim:

1-Destek boğazında ve Henis Dağları'nda bulunan bütün Rumların uzaklaştırılmaları,Temmuz 1921 tarihinde karar vermek zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

2-Dağlık bölgelerde bulunan ve türlü facialar ve aşağılık işler yapmış olan Rum haydutları çevreye büyük zararlar vermişlerdir.Bunlardan biride Destek Başkanıdır.Erbaa'daki 47.Piyade Alayının ağırlığı 20 Temmuz 1921'de arabalarla askerlerin koruması altında taşınırken Destek'e lsaat mesafedeki boğazda çok sayıda Rum haydudu tarafından kuşatılarak arabacılardan 4ü şehit edilmiş.6sı yaralanmış ve nöbetçi askerlerinden birisi parça parça edilmiştir.Aynı şekilde Destek nahiyesine bağlı Halamos (Yayladibi) köyüne saldıran asi Rumlar 1 kadın ve 2 hayvanı götürmüşlerdir.Buna benzer alçakça saldırılarda bulunmuşlardır.Sonuç olarak kanla canla olsa da defedilmişlerdir.Şimdi ise bu Rumlardan kalma çok çeşitli meyveler bulunmaktadır.

Destek Karadeniz kıyısı boyunca uzanan Canik Dağlan'nın güney yamaçlarında kurulmuştur.Batısında Samsun ilinin Ladik ilçesi kuzeyinde Çarşamba ilçesi vardır.Destek boğazı eski bir ulaşım yolu üzerindedir.Bu yol üzerinde emniyeti sağlamak üzere 2 tane jandarma karakolu kurulmuştur.Son yıllarda boğazdaki karakol kaldırıldı.Yol bakımı yapılarak daha işlek hale getirilmiş olup Karadeniz e en yakın bölge olarak bilinir.

COGRAFİ KONUM

Destek idari olarak köydür. 1971 yılında Belediye Teşkilatı kurularak kasaba olmuştur.Destek Amasya ilinin Taşova ilçesine bağlıdır.Yurdumuzun Orta Karadeniz bölgesindedir.Destek'in sınırları Batısında Ladik ilçesi Doğusunda Yayla dibi köyü Güneyinde Gölbeyli kasabası Kuzeyinde Canik dağlarıyla çevrilidir.

Destek dağlık ve ormanlık bir bölgede kurulmuştur.Etrafı dağlarla çevrilidir.Canik dağlarıyla Ak dağ arasında Destek çayının aktığı V şeklinde bir vadi vardır.Köyün içerisinde Kuş tepesi vardır.Köyün en yüksek tepesidir.Canik dağları ormanlarla kaplıdır.Ormandaki ağaç çeşitleri kayın,pelit,meşe,çam ve yabani kavaktır.Bunun yanında az miktarda yabani fındık ve diğer bitkilerde vardır.Köy halkı yazın yüksek yaylalara hayvan otlatmak için göç eder.Canik dağlarındaki yaylalar Mahmardı.Fındık pınan,Tekür,Sapaca,Taktalı,Düvenci,Kocaman yaylalarıdır.Ak dağın eteğindeki yaylalar:Kanlı yaylası,İki gürgen yaylasıdır. Yaylaların en meşhur eğlencesi Kaşırdak'a binmektir.

Destek'in akarsuların başında Destek çayı gelir.Bu çay Kanlı deresinde doğar Destek boğazından geçerek Çılgıdır'dan Yeşilırmaka karışır.Çayın sulan toprak su tarafından yapılan kanallarla araziye aktarılarak yazın elma ve diğer bahçeleri sulamak amacı için kullanılır.Ayrıca Canik dağlarından Cobu deresi vardır.Bu dere el değmemiş doğa harikasıdır.Dereye girerken kaynak suyunu Sı Mır oluktan içmede gitmek Şıldır oluğuna haksızlık olur.Şıldır oluğu yazın sıcağında buz gibi su ile meşhurdur.Ayrıca Kevrekli'ği anmadan geçemeyeceğim.Kevrekli doğal mesire yeridir.lki tane pınarı vardır.Çevresi ormanlarla kaplı yalancı bir cennettir.doğaya düşkünlerin görmesi gereken yerdir.

Destek Çayı'nın etrafı sağlı sollu elma bahçeleriyle çevrelidir.Destek elması Amasya çevresinde en meşhur elmadır.Küçük fakat şeker gibi tadı vardır.Fakat son seneler elmaların yaşlanması yerine yenilerinin dikilmemesi ayrıca bakımı için gerekli özenin gösterilmemesi sonucu yıllar önceki verim elmadan alınamamaktadır.

Destek doğal güzellik olarak tadına doyulamayacak bir kasabadır.Güneşin doğuşunda Çoban yokuşundan Destek'i izlemek apayrı bir tattır.

Konuk defteriniz

Ad,Soyad:

E-mail:

Mesaj:

DESTEK KASABASI ZİYARETÇİ DEFTERİ

kaynakca:http://www.desteklilerinsesi.net/

AMASYA TANITIM

amasya2006.jpg

Antik çağın coğrafya bilgini Strabon memleketi, Ferhatın Şirin için dağları deldiği yer Amasya. Kente girer girmez bu daracık yerleşim alanında hemen göze çarpan tarih bizi şaşırtacak. Sarp kayalıklarla çevrili ve Yeşilırmak ın ikiye böldüğü bir düzlük üzerinde kurulmuş olan kent sanki Hitit, Pontus, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda tarihi eserden oluşuyor. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanan kentin adının Amazonlar dan (Amasitler) geldiğine inanılıyor. Bu konuda bir başka rivayet de, elması ile meşhur olan bu bölgenin Elmaiye yani elma ili olarak anılarak sonradan Amasya’ya dönüştüğü...

Amasya ve çevresinde dolaşıp görmemiz gereken çok fazla yer olduğundan burada bir gece konaklamalı. Konaklamak ve yemek için iyi tesisler var. (Türkiye nin Bütün Otelleri kitabına bakınız.)

Kenti dolaşmaya başlayabiliriz

Cumbaları Yeşilırmaga uzanan tarihi Amasya evlerinin arasında taş yollar ve daracık sokaklarda yürümek çok keyifli

15. dan kalma Beyazid camii, 13. yy’dan kalma Burmalı Minare ve Gök Medrese, 7. da kilise olarak inşa edilen Fethiye Camisi, Kızlar Sarayı, günümüzde kütüphane olarak kullanılan Beyazıd Medresesi, Çelebi Mehmet camisi ve Saat Kulesi, Selçuklular dan kalma Gök Medrese gibi bir çok tarihi yapı ve eseri dolaşıp, Müze’ye gelinir. Müzede ilginizi en çok İlhanlılar döneminden kalma mumyaların çekeceğini sanıyoruz.

Gezintiniz sırasında Yeşilırmak’ın böldüğü iki yakayı birbirine bağlayan Maydanos, Helkıs, Kuş köprülerinden geçeceksiniz.

Bu arada acıkırsanız cevizli ve haşhaşlı Amasya çöreği ile açlığınızı bastırabilirsiniz.

Sıra kaleye tırmanmaya geldi, biraz yorucu ama değer. Çünkü kalenin içindeki kral mezarlarını görüp, Cilanbolu kuyusuna taş atacak ve kuş bakışı Amasya, Yeşilırmak a uzanan cumbalar, koca bir tarihe ait yapılar, köprüler, kenti saran sarp kayalıklara oyulmuş mezarlar ve kente yayılmış asırlık çınarlar göreceksiniz.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hep önemli bir merkez olmuş Eski Amasya da Yeşilırmak vadisinin güney yamacı boyunca irili ufaklı evler tatlı bir meyille yayılıyormuş. Zemin katları nehre doğru çıkmalı, üst katları cumbalı bu evler ne yazık ki sindirilememiş bir modernleşmenin kurbanı olarak yıkılmışlar, kıyıda köşede kalan tek tük evler ayak diremeye çalışıyorlar. Ancak şehrin en eski yerleşim birimi Hatuniye Mahallesi biraz direnebilmiş. Helkis mahallesi de kısmen korunabilmiş. Hatuniye mahallesindeki Hazeranlar Konağı restore edilerek geçmişi bugüne taşıyan güzel bir örnek oluşturulmuş. Bakılan her pencereden yaşayan bir şehrin, toplu bir uyumun, komşu hakkına saygının örneği olan bu mimari beyaz badanalı, kırmızı kiremitli evleriyle ne yazık ki büyük ölçüde korunamamıştır. Kalan son örneklerin de yokolmadan görülmesinde yarar var. Özellikle mimari ilgisi olanlar için çok değerli olduğu kanısındayız.

Amasya’dan ayrılmadan 7 km. uzaklıktaki Ziyaret Kasabası na gidip, Aynalı Mağara ve Kral mezarlarını görmeliyiz.

Merzifon

Tarihte Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ile anılan kenttir Merzifon. Osmanlı döneminde bugünle kıyaslanmayacak bir gelişmişliğe ve nüfusa sahipti.

Osmanlı sadrazamlarının en ünlülerinden biri olan Kara Mustafa Paşa, 1634 yılında Merzifon un ilçeye en yakın köylerinden biri olan Marınca (Narinciye-Bahçekent-Karamustafapaşa) Köyünde dünyaya gelmiş. Viyana kuşatmasının başarısızlığa uğramasıyla da öldürülmüş. Tarihçiler, sadrazamın öldürülmesiyle Osmanlının Avrupa daki "Fetih Dönemi"nin de kapanmış olduğunu yazarlar.

Merzifon, Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan onlarca eserle mamur kılınmış. Bu eserlerin büyük bölümü de ayakta.Kara Mustafa Paşanın, (Sadrazam Vekilliği sırasında 1666 yılında Merzifon da yaptırdığı Paşa Camii, Merzifon un bügün de en büyük camisidir. Avlusundaki iki tarihi çınarda zamana meydan okuyan anıtlar gibi camiyi süslemektedir.

Merzifon un doğusunda, ilçeye yaklaşık bir buçuk kilometre uzaklıktaki Marınca (Kara Mustafa Paşa) Köyünden Annesi Abide Hatun adına yaptırdığı Abide Hatun camii köyün alt kısmında, girişinde yapılmıştır. Ahşap üzerine kök boyalarla yapılmış tavan süslemeleri ile ahşap işlemeciliğinin seçkin örneklerinden olan kapısı görülmeye, incelenmeye değer güzelliktedir. Camii içinde sonradan oluşturulan kitaplıkta Kara Mustafa Paşanın yağlı boya, temsili bir resmi ile yedi tane el yazması kitap bulunmaktadır. Bunların birisi defter niteliğindedir.

Merzifon’un Hacıbalı Mahallesindeki Paşa Hamamı (1680), Paşa Camiinin doğusunda, hemen yakınındaki, karşılıklı iki yapı olan Taşhan ve Bedesten de Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan diğer eserler arasındadır.Kara Mustafa Paşa tarafından Merzifon’da kırdört çeşme yaptırılmış. Bunların çok azı bugüne ulaşabilmiş.

Merzifon'daki diğer tarihi yapılar ise şöyle sıralanabilir: Selçuklu mimarisiyle yapılmış Sultaniye Medresesi (Şimdiki Çınar Oteli ile Çelebi Sultan Mehmet Camii arasındaki yapı), Amasya Mutasarrıfı, Şair Ziya Paşa tarafından 1866 yılında Sultaniye Medresesinin kapı girişi üzerine kurdurulmuş Saat Kulesi, mimarisinden ve çok eski olmasından dolayı Bizanslılar Döneminden kalma olduğu kiliseden bozularak yapıldığı, eskiden beri abartılarak söylenegelen Eski Hamam, Eski Hamamın yüz metre kadar doğusunda, toprak düzeyinden dört metre kadar aşağıda akmakta olan pınara kurulmuş ve halk arasında Çukur Pınar denilen çeşme, Sultaniye Medresesinin yanında olması nedeniyle halk arasında, Medreseönü Camii diye adlandırılan ve Fatih Sultan Mehmetin babası, İkinci Sultan Murat Han tarafından ahşap ağırlıklı olarak yapılmış olan ve işlemeli tavan direkleri ile İskender Haki tarafından yazılmış hatları görülmeye değer güzellikte sanat ürünleri olan Medreseönü Camii, Çifte Hamam ( 1462), Tuz Pazarı Hamamı, Sofular Camii, Çay Camii, Tacettin Paşa Camii (Çukur Şadırvan Camii), Doğan Sineması (Eski Kilise), şimdilerde düğün salonu olarak kullanılan Yokuşbaşı Mahallesindeki Kilise, Gazimahbup Mahallesindeki Camii Eyüp Camii, (ahşap tavan işlemeleriyle ünlüdür.)Bozacı Camii (1452) Alaca Minare Camii (1501) , Yirmibeşlüle Camii, Hacı Hasan Camii, Fenerli Camii...



ata.gif

Anket

Üniversitelere türbanla girilebilmeli mi?
Evet
bu konuyu bu devirde tartışmak bile gereksiz
Hayır
çünkü kamuda giyilecek kıyafetler yasalarla belirlenmiştir
Hayır
çünkü laikliğe aykırıdır
Başörtüyle evet
ama türbanla hayır
Girmeli
Girmemeli

kaynakca:http://www.geziturkiye.com

haciii_k2_subaru@hotmail.com