durucasu.sitemynet.com

Durucasu Beldesi Yazıhan
Album
E-Kart
Agoglan
KuruGol
Durucasu
Vatandas
Dunyadan
Yildirimlar
Linklerimiz
Sebze Meyve
Pirincli Mah
Güzel Sözler
Kayısılarımız
Şikayetleriniz
Siyasi Partiler
Ruya Tabirleri
Çocuk İsimleri
Acil Telafonlar
Ziyaretçi Defteri

E-Kart


Dnyanın her yerine E Kart gönderin

Nasıl Kullanıyoruz?

Yan bölümdeki mor rengindeki linki tıklayın ve resimlerden beğendiğiniz resmin sağ tarafındaki kutucuğu işaretleyin ve alttaki butona basın, gelen sayfadaki gerekli bilgileri doldurarak dilediğiniz resmi ve mesajınızı istediğiniz arkadaşınıza ekart olarak gönderin. Sayfanın en altındaki 4 resim hareketlidir.

Sevdiklerinize E- Kart Gönderin

Sevdiklerinize en guzel kartları burdan gönderin Bu Hizmet Durucasu Halkına ve siteyi ziyaret edenlere MaGoY dan bir hizmettir
Orhan Göçer

e-mail.gif

durucasu@mynet.com


Turkiyenin ve Dunyanın Her Yerine Malatyadan Drejandan yaşanmış Bir Hikaye

ALİ İLE YILDIZ VEYA YAYLA ÇİÇEKLERİ
Ercan ERKAL
1.
Yaylalar. İnsanların yazın sıcağında bunaldıkları anda sığındıkları veya otlar sararmaya başlayınca hayvanlar için yeni otlaklar bulmak için çıkılan yaylalari Yaylalar göründüğü gibi ıssız değildir. Kulak verseniz toprağının sesine neler neler anlatırlar. Üzerinde yaşanmış bir çok yarım kalmış hatıranın bırakmış olduğu izler görürsünüz. Yaylalarda insanlar tarihin derinliklerinden gelen geleneğiyle şehirden bağımsız kendi sürecini yaşamıştır.
1974 yılındayız. Ve yine yaylaya çıkma vakti gelmiştir. Yolculuk başlayacak. Sağa sola koşuşturmalar, heyecan, coşku, sevinç yüreklerde Sıcaklar bastırmış, hayvanlar bunalmaya başlamıştır. Arguvana bağlı Horumhan köyündeki insanlar için her yıl yaşanan gelenek yine gerçekleşmek üzeredir. Bu köy diğer köylerden farklıdır; çünkü burası Drejan aşiretinin ağasının yaşadığı yerdir. Hasan Ağa son sözü söylemesini, problemlerden karlı çıkmasını bilen ve yönetimiyle Drejan aşiretini komşu aşiretlerden ayrıcalıklı konuma getirmeyi başarmıştır. Hasan Ağa atalarının asıl yeri olan Hekimhan Yamadağındaki yaylaları göreceği için heyecanlıdır. Dağ koşullarının ağır olmasından dolayı sürekli burada kalmak cazip gelmiyordu. Onlar için dağ bir nefesti. Gitmeseler boğulacaklardı.
Verimli tarlaları olmasına rağmen aşiretin temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Otlaklar kuruduğu için yaylalara gitmekten başka çare yoktur.
Koyunlar iki gün önce gönderilmişti. Kuzularla ağır ağır yolculuklarına devam ederken, geride kalanlar yüklerini katırlara bağlamış yolculuğa hazır hale gelmişlerdi. Hasan Ağanın hanımı Meryem kızı Yıldıza seslendi:
- Ekmekleri sardın mı? Yıldız çeviklikle dönmüş;
- Evet, anne her şey tamam gibi görünüyor, dedi.
Yıldızın yüreği yüreğine sığmıyordu. Biraz ilerde amcası Ali Rızanın oğlu Ali yükleri katırlara bağlıyordu. Gözleri birbirini görmese de yüreklerinde birbirlerini seyrediyorlardı. Her ikisi içinde evlilik vakti gelmişti. Yıldız yiğit bir kız, Ali ise gençliğinin coşkusunu yaşayan delikanlı olmuştu. Onlar da artık kendileri için kuracakları yuvanın hayallerini kuruyorlardı. Geçen akşam Ali evlerinin köşesinde kendisini yakalamış, bu yaz isteteceğini söylemişti. Yıldız başını eğmiş, sessizce dinlemişti. Dudaklar kilitlenmiş, kelimeler susmuş, yürek dili konuşuyorlardı. Yıldızın varlığı kendi varlığının anlamını tamamlıyordu.
Güneş doğmadan yolculuk başlamıştı. Hasan Ağa atına binmiş, göç kervanının önünde, gururla yeni çıkışın onurunu taşıyordu. Hasan Ağa kardeşi Ali Rıza ile durumu konuşurken bir taraftan da etrafındakilere son direktifleri veriyordu. Gençler atlarını sürmeye başlamışlardı. Yolculuk 10 saat sürecekti.

2.
İşte yemyeşil dağlar, renk renk çiçeklerle süslenmiş gelin gibi. Eriyen karlar, çağıldayan derelere Her şey yeniden doğuşa, coşkuya şahitlik etmektedir. İnsanın basmaya kıyamadığı çimenler dizleri aşıyor, çocuklar keyifle çimenlerin üzerinde yuvarlanıyor. Çadırların kurulacağı Keşe Deresi göründü. Arkada sarp dağlar ve derin bir vadi. Karşıda Gavri Gale. Her zaman ki heybetiyle nöbetini devreden asker gibi duruyor.
Yıllardır gelindiği için çadırların kurulacağı yerler bellidir. Yalnız kışın biraz bozulduğu için düzeltilmesi gerekiyor. Siyah kıl çadırları açacaklar. Ön tarafı her zaman açık olacak şekilde altlarına direk verecekler. Kapısız, duvarsız gökyüzüyle engeli kaldıran çadırlar. Kadınlar çadır yerlerini düzeltirken, erkekler katırlardaki yükleri çözmeye çalışıyorlardı. Birkaç saat içinde çadırlar kurulmuştu. Dağın serin rüzgarı yüzleri yalıyordu. Çocuklar hemen karşı tepeden kenger, çiğdem ve ışkın toplamaya başlamışlardı bile.
Birkaç gün önce yola çıkan çobanlar sürüleri yayarak getiriyorlardı. Onlarda yorulmuş, kendilerini çimenlerin üzerine atıvermişlerdi.
Yaylaya gelişlerine en çok sevinenlerin başında Ali ile Yıldız geliyordu. Eksik olanı tamamlayacak, vuslatlarına ereceklerdi. Günler geçiyordu. Diğer obalar da yerleşenlerle dağ şenlenmişti. Kışın sert rüzgarların, karların savrulduğu dağlarda bunarlın yerini insan bağrışmaları, kuzu melemeleri, köpek havlamaları ve at kişnemeleri almıştı.
Ali Yıldızı çeşmeye giderken gördü. Kendisi de soğuk suyun aktığı çeşmeye kimseye fark ettirmeden arkadan dolandı. Yıldız Aliyi görünce yüreği göğsünden fırlayacakmış gibi oldu. Derken heyecanın yerini sükunet aldı. Yayla günlerinden, geçmişten, gelecekten bahsettiler. Şu karşıda görünen çadırların yanına kurulacak olan kendi çadırlarını, sürülerini ve çocuklarını konuştular. Yıldız komşuları Hane’nin geldiğini görünce aceleyle suyu alıp çadırlara doğru yola çıktı.
Ali konuşması, zekası ve olgunluğuyla aşirette otoritesini kurmaya başlamış, her kes tarafından takdir görüyordu. Artık Onu ağalığın tek varisi olarak görmeye başlamışlardı. Her umudun önüne dikilen engeller gibi Onun bu yükselişini hazmedemeyenler de vardı. Diğer amcaları ve onların çocukları bu durumu tedirginlikle izliyorlardı. Yıldız da Alinin bu durumundan dolayı bir taraftan gurur duyarken, bir taraftan da tedirgin oluyordu.
Onların ortak yıldızları vardı. Dağda insanı geceleri en yakın dostları yıldızlar oluyordu. İnsana onları avuçlayacakmış gibi görünürler. Dokunacak kadar yakın dururlar. Sarp dağların arasında insana yol arkadaşı olurlar. Ali için Yıldız da böyleydi. Geceleri ortak yıldızlarına bakıp haberleşiyorlardı. Yürekleri göğün sonsuz görünen derinliklerinde buluşuyordu. Her şey onları acıtıyor, dünya dar geliyor, yıldızlar onlara gecenin karanlığında umut oluyordu.

3
Bir gün kadınlar kendi aralarında heyecanla fısıldaşarak bir şeyler konuşuyorlar, hararetle tartışıyorlardı. Hasan Ağa’nın akrabalarından Mahmut Ağa Yıldızı oğlu Ahmete istetmişti. Birden dağ havası değişmişti. Çünkü dağ insanı en iyi anlayandır. Ona göre rüzgar estirir, yağmur yağdırır. Korunmak isteyeni korur, kucaklar vermez kimseye, ihanet etmez. İnsanı halinin tercümanıdır. Bir çok soru işaretleri endişeler vardı. Alinin Yıldızı isteyeceğini bilenler bunun Onun ağalığını engellemek isteyenlerin işi olduğunu düşünüyorlardı. Yıldız için artık ayın karanlığı yırtan aydınlığına benzer düşünceler yok olmaya başlamıştı. Derin karanlığın içinde kendine bir çıkış yolu arıyordu. Kendisi duruma itiraz etmeye hakkı yoktu. Büyükleri ne düşünürlerse o olacaktı. Babası kendisini isteyenlere kesin bir söz vermemiş, yalnız açık kapı bırakarak mühlet istemişti. Ancak babasının vermeye gönlü de vardı. Bu durum Yıldız ile Aliyi çok tedirgin etmişti.
Yıldız gece çöktüğünde çadırdan gizlice çıkmış, dağa doğru yürümeye başlamıştı. Ali zaten Onu bekliyordu. Beraber çadırları kuş bakışı görecekleri yerde oturmuş, sessizce uzun süre beklediler. Ali derin bir ah çekerek:
- Nedir bu olanlar ey yar, dedi.
Yıldız dizlerini karnına doğru iyice çekerek:
- Günler bize pusu kuruyor, dedi, kısık sesiyle.
Kırılmıştı yıllardır büyüttüğü, beslediği yeşerttiği sevdasına göz koyuyorlardı. Bir çocuğun oyuncağını isteyenlere vermek istememesi gibi sıkı sıkıya Alinin ellerini tuttu. İlk defa tutuyorlardı birbirlerinin elini. Gözleri yaşarmış gök puslu görünmez olmuştu. Bir taraftan uzaklardan gece koyun otlatan çobanların sesleri, bir taraftan da kurt ulumaları geliyordu. Aya yani umuda karşı uluyorlardı, kurtlar. Yuvayı yıkmak için gecenin en koyu zamanını bekliyorlar bir taraftan da meydan okuyorlardı. Kötü ne de cesaretliymiş.
Ali kendini topladı.
- Bekle, biz günlerin onların istediği gibi gitmesine izin verecek değiliz, dedi.
Yıldız:
- Günlerin getirdiği belki de gerçek, bizlerde bu gerçek önünde bahar sularının seline kapılanlar gibi gideceğiz.
- Hayır, hayır, hayır dedi Ali. Günlerin getireceği bizim yüreğimizde saklıdır. Biz bunu kimseye vermeyeceğiz, dedi.
Yıldızın elini öptü. Yıldız usulca kalktı, elini çekti. Gözlerine baktı Alinin yüreğinin aydınlığında gezindi. Başını çadırlara doğru çevirdi. Kendileri için hayın plan kuranların umduklarının boşa gitmesi için Allaha dua etti. Ama orada koyu bir karanlık vardı. Ve Onu kendine çekiyordu.
- Ben gidiyorum, dedi Yıldız. Ama senin dışında hiç kimsenin olmayacağım. Kimse beni senin yüreğinden başka bir adrese gönderemeyecek. Ben seninim, senin olacağım, diyerek kararlı adımlarla uzaklaştı.

4
Ali düşünceleriyle baş başa kaldı. Savaşacaktı, sevdası için maliyeti ne olursa olsun. Yıldız’ı isteyen Ahmetle konuşacaktı. Ertesi gün koyunları suya indirmiş olan Ahmeti tenhada yakaladı. Ahmet Aliyi görünce korku içinde Onun konuşmasını bekledi.
- Yıldızı istetmişsin , dedi Ali. Ahmet kendini ezdirmemek için cesaretini toplayarak:
- Evet bunda alınganlık edecek ne var? İster verirler, ister vermezler, deyince Ali:
- Benim Onu istediğimi biliyorsun, Onun da beni, dedi tok sesle.
Ahmet bir şey demeden koyunları toplayıp gitmeye kalkıştı. Ali:
- Ben sevdamın arkasındayım,her şey pahasına, diyerek arkasından bağırdı.
Hasan Ağa dengeleri gözeterek hemen karar vermiyordu. Aşiret içindeki dengeleri gözetmek zorundaydı. Her iki taraf da akrabalarıydı. Alinin durumu ortadaydı. Onun aşiret içindeki ağırlığını da gözetiyordu. Kendi içinden Aliyi istemiyordu. Çünkü ağalığı kendi oğullarından birisinin devam ettirmesini istiyordu. Eğer Hasan Ağa Yıldızı Aliye verirse ağalık şansı artacaktı. Olayları biraz durultmak istedi. Kesin bir söz söylemekten kaçınıyordu.
Ali iddiasından vazgeçmedi. Bu belirsizlik sürdükçe kendisi daha çok bunalıyor, çözüm yolları arıyordu. Ahmetle en son ki konuşmalarından sonra arasını düzeltmek istedi. Onu ikna ederek isteğinden vazgeçirmeyi umuyordu. Ancak o da inadından vazgeçmeyince varlığını ortadan kaldırmak için kaza süsü vereceği bir plan yaptı. Ali bir gün Divriğinden koyun getireceğini söyleyerek Onunla gitmeyi teklif etti. Ahmet her ne kadar tedirgin olsa da gitmenin daha iyi olacağını düşünerek kabul etti. Ancak ailesi gitmesini engeller diye haber vermedi. Ve gece yola çıktılar. Çünkü sabah Divriğinde olmaları gerekiyordu. Yol üzerinde sarp kayalıkların olduğu bir mevkiye gelince Ali biraz dinlenmeyi teklif etti.
Ahmet içindeki bin bir korku ve endişe içinde beklerken tereddütlerini yenmeye çalışıyordu. Ahmetin bir boşluk anından faydalanarak Ali Onu sarp kayalıklardan aşağı attı. Kayalıklar o kadar sarp ve çetindi ki öldüğüne kanaat getirdi. Tıpkı hayat gibi keskin, uçurum ve sarp olan kayalıklardan medet ummuştu Ali. Uğrunda her şeyi göze aldığı sevgilisi için bir yok edişi bile seçebiliyordu.
Ali öfkesinden soluyarak son kez kayalara baktı. Karanlıkta artık hiçbir şey görünmüyordu. Obaya bir gün sonra koyunları alarak döndü. Tabii oba Ahmetin kayboluş haberiyle çalkalanıyordu. Zaten her an bir şeyler bekleyen insanlar durumu anlamaya çalışıyorlardı. Kendisi ilk defa duyuyor gibi tepki de bulundu. Ahmet kayalıklardan fırlatılınca takdir-i ilahi kayalıklarda yuvarlanmış, ağır yaralanmasına rağmen ölmemişti. Ertesi gün sonra oradan geçmekte olan çoban tarafından fark edilmişti. Çobanlar hemen kendisini Keşe deresindeki obaya kendisini getirdiler. Ailesi hemen O’nu Malatya’ya götürdü. İki aylık tedaviden sonra kendine geldi Ahmet. Ancak durumu ailesi dışında kimseye doğru bir şekilde söylemedi. Başkalarına kayalıktan ayağının kayarak düştüğünü söylemişti. İnsanlar her ne kadar inanmasalar da, çok fazla da üstüne gitmediler.
Hasan Ağa hemen yakın çevresini topladı. Olayı kapatmaya ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya karar verdiler. Ali için her şey değişmiş, başarısız teşebbüsten sonra Ona kızgınlık ve isyan artmıştı. Herkes Ona farklı gözle bakıyordu. Günlük normal işlerine devam etmeye çalışıyordu. Ama artık değişmeyen gerçek vardı: Düşman kazanmıştı.


5
Hasan Ağanın Alinin son manevrasından sonra kızını Ona vermesi aşiretteki iç dengeleri daha çok bozacaktı. Mahmut Ağayı çağırarak kızını vermeye razı olduğunu belirtti. Obada buruk bir sevinç yaşanıyordu. Hemen Ahmetin ailesi nişan hazırlıklarına girişti. Ali için her şey artık bir hiçti. Aşkına ulaşabilmek için yaptığı şeyden dolayı artık kimsenin yüzüne bakamaz olmuştu. Yıldızını da artık göremiyordu. Yıldızsız geceler nasıl karanlıksa, Yıldızın yokluğa Onu ıssızlığa, sessizliğe götürüyordu. Son durumlardan dolayı Yıldız hiçbir yere çıkamıyordu. Devamlı gözetim altındaydı.
Yıldızın gözleri artık sadece toprağı görüyordu. Bu dünyada, buluşmak, kavuşmak artık Ona imkansız geliyordu. Başı önde kolları kırık, gücünü, iradesini elinden almışlardı. Nişan günü gelip çatmıştı. Coşku ile hüznün, sevinç ile gözyaşının, harmanlandığı yaylada kınalar yakıldı. Bu Yıldıza bir sevdanın öldürülmesinin ardından eline sürülen kan gibi göründü. Ali o gece obadan ayrılmış koyunların başında tek dostu ıssız dağlara sığınmıştı. Gözlerini göğe çeviriyor; Allahta bir işaret, bir iz, bir çözüm vermesini diliyordu. Yer suskundu, gök suskundu, yıldızlar suskundu. Geceler Onun sığınağı, dağlar dostu olmuştu.
Ahmet Yıldızı artık alacak olmanın verdiği güvenle Aliye karşı harekete geçti. İçi intikam hissiyle doluydu. Kırılan onurunu kurtarmak, gururunu rencide eden Aliye haddine bildirmek istiyordu. Ve bir gece adamlarıyla Alinin ağılını bastı. İki yüze yakın koyun boğazlandı o gece. Ertesi sabah Aliye durumu bildirdiklerinde durumu sessizlikle karşıladı. Çünkü Aşirette sessizlik büyük patlamaların, ani isyanların, biriktirilmiş öfkelerin boşalmasının alametiydi. Ölen koyunlara hiç üzülmedi. Yıldız uğrunda kesilmiş, kurban verilmiş koyunlardı.
Artık düğün hazırlıkları başlamıştı. Yaylada yapılacaktı düğün. Dönüşü olmayan yolun yolcuları olarak ayaklarını engelleseler bile yürüyeceklerdi. Ve kendilerini bekleyen kadere razı olacaklardı.Hiç kimsenin olmayacağım senin dışında demişti Yıldız. Yıldız sönmüştü, kül olmuştu. Onda hayat yoktu artık. Gözleri Alisini arıyor bulamıyordu. Nereye baksa karanlık ve karanlıkta uluyan çakallar. Yüreğinde sakladığı sırrı kimseyle paylaşmıyordu. Düğüne iki gün kalmıştı. Akşam fırsatını bulup çadırdan çıkmış, Alinin koyunlarını dinlendirmek için seçtiği yamaca koştu. Ali Onun gelişini fark etmedi bile. Gelir gelmez hışımla:
- Nereye gidiyoruz, dedi Yıldız. Beni bu yolda nasıl yalnız bırakırsın.
Ali birden bire Yıldızı karşısında görünce şaşırdı. Ali elindeki koyunları otlattığı sopayla göğü işaret ederek:
- Oradan geldik, -sopasını indirerek toprağı eşeledi ve- buraya döneceğiz dedi. Ve bize sonsuz huzurun kapıları açılacak kimse bizi bulamayacak, rahatsız etmeyecek.
Yıldız Alinin yanındaki mavzeri eline alarak :
- Ben gidiyorum ama ya sen benim canımı alacaksın yada ben kendimin.
Ali şaşkınlık içinde duraladı. Anlamaya çalıştı. Havsalası almıyordu. Yıldızın elini kavradı, elindeki mavzeri aldı, ellerini öptü, yanağına yasladı. Veda buluşmalarıydı, son buluşmadan önce. Yanından iterek:
- Git ey yar; sen benimsin, dedi.

6
Serin bir yayla havası vardı. Aşiret ağasının düğünü olduğu için mahşeri bir kalabalık vardı. Davulcu tokmağını sallıyor, zurnacı ciğerlerine dolan nefesiyle halay çeken erkeklerin neşesine ortak oluyordu. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, ileri gelenler... Kazanlarda etli pilavlar kaynatılıyor. Misafirler en güzel şekilde ağırlanmaya çalışılıyordu. At yarışları yapılıyor, cirit oynanıyor, Drejan aşiretinin geleneksel oyunu Tura oynanıyordu. Gençler cesaretlerini, güçlerini göstermek için birbirleriyle yarış ediyorlardı. Gelin ertesi gün çıkarılacaktı.
Ali yine ortalıkta yoktu. Saatler yıl olmuş geçmek bilmiyordu. Beyni çatlayacak gibiydi, düşüncelerimin anaforunda. Mavzerinin soğuk demirini alnına dayamış bölgeye hakim olan tepede düğünü seyrediyordu. Mavzerine sarıldı. Sevgiliye sarılır gibi. Yarını bekliyordu. Yarın onlarındı.

7
Gelinin bineceği at hazırlanmıştı. Yıldız bekleniyordu. İnsanlar eğlencenin yorgunluğuyla uyanıyor, son merasim için hazırlıklara yardım ediyorlardı. Önce Yıldızın eşyası taşındı. Çeyizliği gelin gideceği çadıra götürülüyordu. Gelinin gideceği yer hemen komşu çadırlardan biriydi. Düğün sahibi Mahmut Ağa bir aksilik olmaması için çırpınıyordu. Gözler Alideydi. Ne yapacağını herkes merak ediyordu. Kimsenin eline silah almaması için tedbir alınmıştı. Ama Ali ve Yıldızı yeni başlangıçlar bekliyordu.
Gelinin bineceği atta huysuzlanmaya başlamıştı. Kadınlar Yıldızı çıkarmadan önce kardeşi gelenek olan kardeş yolluğunu bağladı. Annesi ve kardeşleriyle vedalaştı. Babasının elini öptü. Dualarla uğurlanıyordu. Yıldızın gelinliği süzülüyordu. Ay batmış güneş doğmuştu. Artık yolculuk vakti gelmişti. Yıldız örtünün altından Aliyi görmeye çalışıyordu. İçinden nerede kaldın Ali, niçin geciktin al beni, bul beni, yeter artık bu hasret diyordu.
At yola çıkmıştı. Kalabalık yavaş yavaş yol açıyordu. Ali ne yapacağını şaşırmıştı. Cesaretini yitirmişti. Bir taraftan da sevgilisine verdiği söz aklına geliyordu. Tek mavzer amca oğlu Şefikin elindeydi. Ali birden şefikin elindeki mavzeri aldı, doğrulttu. Sevgilisinin kalbine nişan aldı. Tek kurşun attı. Kopan gürültüden ne olduğunu anlamaya çalışan insanlar Yıldızın at üzerinden süzülerek düşüşünü gördüler. Gözler, o güzel gözler sabitlenmiş, zaman durmuştu. Yıldız attan yere düştü. Gözleri son yolculuğunda eşlik edecek yol arkadaşını aradı. O da fazla gecikmeden göründü. Artık uzun yola çıkma vakti gelmişti. Varsın insanlar dünyayı, iktidarları, malı, mevkileri paylaşsınlar. Sonsuz vuslatın gerçekleşeceği günü beklemek Ona düşüyordu. Müdahale etmek artık çok geçti. Vurulduğu an ölmüştü. Kadınlar başına toplandı, feryatlar, figanlar
Kimin yaptığı sorusunun cevabı gecikmemişti . Çevrelerine bakınırken karşı yamaçta Alinin çıktığın gördüler. Silahlı olan ağanın yakınları arkadan ateş ettiler. Omzundan yaralanan Ali fazla gidemedi. Yakaladılar. Büyük bir öfke seli birikmişti. Alinin ablası Meryem kardeşini kucağına aldı korumaya çalıştı, yalvardı, yakardı ama nafile . Bir canı, bir yüreği, bir sevdayı susturmak için insanlar seferber olmuşlardı. Alinin ağzına mendil tıkadılar. Taşlarla, sopalarla vurdular, vurdular... Sonunda son nefesini kestiler. Drejanın soluğunu, sesini kestiler.
Daha sonraları o anda taşlar, sopalar ile Aliye vuranlara hem kendilerine hem de çocuklarına canlarına ve mallarına büyük musibetler geldi. Drejan bu olaydan sonra bir daha kendine gelemedi. Kendi kendini yıkmıştı. Oyun aşiret kurallarına göre oynanmış ama hayat bu oyunu kabul etmemişti. Kızının ölümünden sonra Hasan Ağa kontrolü elinden kaçırdı. Herkes bu felaketleri onların bir aşkı söndürmelerine bağladılar.
Yaşarken kavuşmayanların ruhları kavuşmuş oldu. Drejanın yazlık köyü Dikilinin yamacındaki mezarlar geceleri bir aydınlığın dolaştığını söylerler. Ali ile Yıldızın mezarından çıkan ışık huzmelerinin buluştuğu söylenir. Onlar için yakılan ağıtlar, türküler halen o aşk acısını dinleyenlerin ve seven insanların yüreğine kor bir alev gibi indirmektedir. Onlar dağların ıssız yamaçlarında beklemektedirler. Ve selam gönderiyor, sevdikleri için ölenlere Ve Leylaya ve Mecnuna

Orhan Göçer

Muhterem Müslümanlar!

Rahmet ayı Ramazanı geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden birine ulaşmış bulunuyoruz. Bizi, bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar…Mübarek ramazan bayramı, bütün Müslümanlara kutlu olsun. Yüce Rabbimiz bu mübarek günü, güven, esenlik, barış ve huzura vesile kılsın.

Değerli Müminler!

Ramazan ayının huzur, rahmet ve mağfiret ikliminden geçerek sabahın şu erken saatlerinde Rabbimizin huzurunda toplanmanın sevincini hep birlikte yaşıyoruz.

Bayramlar neşe, sevinç, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan bayram günlerimizi olabildiğince hayırlı olacak şekilde değerlendirerek en başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, hastalarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Bu vesile ile fakirleri, yetimleri, kimsesizleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Dargın olanları barıştırmalıyız. Bu en coşkulu kaynaşma gününde, bu mutluluğun dışında kalmamaya ve bu kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya büyük özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.

Değerli Müminler!

Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslâmî bir görevdir. Bu bakımdan bayramı, güzel geleneklerimizden uzaklaştırarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirmeye yönelik yanlış eğilimlere itibar edilmemelidir. Çağımızın yoğun ve karmaşık yaşantısında, kimi zaman bir film izlemeye ayırdığımız vakit kadar bile zaman ayıramadığımız akraba, eş, dost, hasta ve komşu ziyaretlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle gerçekleştirmeli, akrabalık dostluk ve komşuluk bağlarını koparmamalıyız.

Küçük hediyelerle de olsa çocukların sevindirilmesi, bayramların gereklerindendir. Çocuklarımız, bayram vesilesiyle kendilerine değer verildiğini hissetmeli ve bayramın ayrıcalığını fark etmelidirler.

Bu mübarek bayram gününde dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, işgal, sömürü ve işkence altında inleyen insanlar için dua ederken, vatanımızda bağımsız ve özgür bir şekilde birlik beraberlik içinde yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlamalı, bu vatanı bize emanet eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bu vesileyle rahmetle anmalı ve nesillerimizi onların yolundan ve bilincinden uzaklaştırabilecek yaklaşımlara karşı daha dikkatli olmalıyız.

Manevi bir kimlik aşısı olan bayramda, ‘kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci’ne[1] ermek dileğiyle hutbemizi bir ayet meâliyle bitiriyorum:

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”[


-----------------------



♥ Anne ve babalarini olduklari gibi goren ve taniyan cocuklar, en iyi yetismis cocuklardir. Iki yuzluluk ana babalarinin gorevleri degildir. » BERNARD SHAW

♥ Stresli amanlarda, pek de inandirici olmayan aile goruntusu neredeyse bir anda silinir ve hepimizin gercek kisilikleri aciga cikar. » SHIRLEY JACKSON

♥ Sene gibi, kederde havaya bulasir. Herhangi bir evin icine bir bakis, o evde sevgi yada mutsuzlugun hukum surdugunu size anlatmak icin yeterlidir. » HONORE DE BALZAC

♥ Umarimki, iyi ana baba olma ihtiyacinizdan oturu utanc duymayacaksiniz ve bunu elde etmede etkili yontemler bulmak icin yeterince mutevazi ve azimli olacaksiniz. » HENRI T. CLOSE

♥ Cocuklar, basta anne ve babalarini kosulsuz severler. Bir zaman sonra onlari yargilamaya baslarlar. Nadiren onlari affederler. » OSCAR WILDE

♥ Insanlar cocuklarini gelecekte birseyler vaadettikleri icin degil, kendilerinin oldugu icin severler. » HALIFAX

♥ Evinize gitmediginiz zamanlarda, nerede oldugunuzu merak eden birinin olmasi, cok eski bir insani gereksinimdir. » MARGARET MEAD

♥ Aile, kotuluklerin barinmadigi en muhtesem ve saglam kale gibidir. » ANDREW WILSON

♥ Butun mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine ozgu bir mutsuzlugu vardir. » TOLSTOY

♥ Bir aileyi idare etmek, bir devleti idare etmekten hic de daha kolay degildir. » MONTAIGNE

♥ Aile toplumun ozudur. Onu tahribe yonelen hersey toplumun tahribine yonelmis demektir. » BULTER

♥ Her aile bir tarihtir. Hatta okumasini bilene gore bir destandir. » ALPOHONSE DE LAMARTINE

♥ Aile hayatin guzelligi gibi hic bir sey yoktur. » OSCAR WILDE

♥ Aile, krallarin bile giremedigi bir kaledir. » EMERSON

♥ Kucuk bir cocuk ceketine asilip aslancilik oynamak istediginde en ciddi baba bile emekleyip gurlemekten geri durmaz. » CHARLOTTE GRAY

♥ Aile, gaile olmadigi surece guzeldir. » ZEYNEP KUNTER

♥ Bir memleketin yukselmesi ev ve aile muhabbetine baglidir. » CHARLES DICKENS

♥ Her ailede meleklerde bulunur, seytanlarda vardir. » RALPH WALDO EMERSON

♥ Evliligi surduren bedeb degil ruhtur. » PUPLIUS SYRUS

♥ Evlatlarini sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu cildirasiya sevmeyen dede olamaz. » VOCTOR HUGO

♥ Bulutlara yükledim özlemimi; şimşeklerle çaktırdım sevgimi; Yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla; küçük melekler gönderdim seni öpmeye geldilermi?

♥ Ben asla ağlamam deyip her gece yatağa yattığında aklına o gelip gözünden iki damla yaş süzülüyorsa eğer utançla işte o zaman aşıksın demektir..

♥ Kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damlanın serinliğini biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön yeter. ben o rüzgarda olacağım.

♥ Seni ne kadar sevdiğimi anlamak istiyorsan; yağan her yağmur damlasını yakalamaya calış.yakalayamadığın her yağmur damlası seni ne kadar sevdiğimin ispatıdır...

♥ Güneşin ilk ışıkları gününü aydınlattığında ve içinde doğan nedensiz sevinci biriyle paylaşmak istediğinde, pencereni aç yeter.Ben o tatlı sessizlikte seninleyim!

♥ Gök yüzünde bir yıldız seç büyük ve parlak olsun yanında bir yıldız daha seç büyük ve parlak olması önemli değil senin yanında olsun yeter.

♥ Eğer onun için herşeyi göze alıyorsan, onu her an düşünüyorsan,onun için ağlıyorsan,o senin için tekse,o senin için herşeyden değerliyse,onun bir gülmesi senin için dünyalar demekse...siz aşıksınız...

♥ Eğer sevdiğin seni terk etmişse onu kendi haline bırak eğer sana dönerse zaten senindir, sana dönmezse zaten hiçbir zaman senin olmamıştır.

♥ Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.

♥ Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunma

♥ Abanın kadri, yağmurda bilinir.
♥ Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

♥ Abdalın arkadaşlığı yol görününcüye kadardır.
♥ Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
♥ Aca dokuz yorgan örtmüşler,yine uyuyamamış.
♥ Acele giden ecele gider.
♥ Acele ise, şeytan karışır.
♥ Acele yürüyen yolda kalır.
♥ Acemi katır kapı önünde yük indirir.
♥ Acı acıyı bastırır,su sancıyı.
♥ Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
♥ Acıkan doymam,susayan kanmam sanır.
♥ Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur.
♥ Aç ayı oynamaz.
♥ Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
♥ Aç koynunda azık durmaz.
♥ Aç köpek fırın yıkar.
♥ Aç kurt insana saldırır.
♥ Aç tavuk rüyasında kendini darı ambarında görür.
♥ Aç tokun halinden bilmez.
♥ Açık yaraya kurt düşmez.
♥ Açın imanı olmaz.
♥ Açın karnı doyar gözü doymaz.
♥ Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
♥ Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
♥ Adamak kolay,ödemek güçtür.
♥ Adamakla mal tükenmez.
♥ Adamın iyisi iş başında belli olur.
♥ Adı çkmış doksana, hiç inmez seksene.
♥ Ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimde"demiş.
♥ Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış.
♥ Ağaca dayanma çürür,insana dayanma ölür.
♥ Ağacı kurt, insanı dert bitirir.
♥ Ağaç ne kadar meyve verirse ,dalı o kadar yere eğilir.
♥ Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
♥ Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
♥ Ağaç yaş iken eğilir.
♥ Ağaçlı köyü su basmaz.

ilk goruste aski anliyorumda, omur boyu birinin suratina bakaniki kisi arasinda ask bir mucizeden baska birsey degil !!! Bill Cosby

♥ Ask karsindakini bulunmaz Hint kumasi sanmanla sersemin teki oldugunu anlaman arasinda gecen zamandir.

♥ Arabanin onundeki cocuklar kazalara, arabanin arkadasindaki kazalarda cocuklara neden olur.

♥ Ben ona baktim, o bana bakti, simdi dort cocuga bakiyoruz.

♥ Dokuz kere sev, onuncu olayim, Gercekten sev, sonuncu olayim.

♥ Erkekler belediye otobusu gibidir. Birini kacirirsan bes dakika sonra oburu gelir.

♥ Ona kalbimi verdim saklasin diye, salak buzdolabina koymus bozulmasin diye.

♥ Birakip gittin beni... Seni unuttum sanma, zaman alismayi ogretti belki ama unutmayi asla...

♥ Savasma sevis, sevisirken zaten savasiyorsun.

♥ Dusen bir yaprak gorursen, Beni hatirla sevgilim, Biliyorsun seni ben Sonbaharda sevmistim. Imza: Copcu Riza

♥ Askim seni seviyorum! Ama parayi daha cok... Lakin paranin ne onemi var, muhim olan miktari!

♥ Sen sen ol, kapi onunde ask yapma! Askin gozu kordur ama konsununki asla!

♥ Erkekler neden evlenemiyecekleri kaninin pesinden kosarlar? Kopeklerin kullanamayacaklari otomobillerin pesinden kosmalari gibi.

♥ Sana sarilmayi o kadar cok seviyorum ki. Cunku o sirada yuzune bakmam gerekmiyor.

♥ Sen likor gibi tatli, tekila gibi carpici, viski gibi asil, konyak gibi sicak, sampanya gibi ozel, sarap gibi tutkulu, malibu gibi egzotik, kokteyl gibi muhtesemsin.

♥ Bir kopek ile bir erkek arasinda ne fark vardir? Kopek sadece haliyi kirletip mahfeder, erkek ise tum yasamini mahfeder.

♥ Vefasiz sevgilim alzheimer hastasi bile senin kadar cabuk unutmaz pes...

♥ Kalbimde yasiyorsun ama kirani vermiyorsun. Not: Ev sahibi en kisa zamanda onunla evlenmezsen seni kapi disari edecekmis

Sabahlari kahvalti yapmiyorum cunku seni dusunuyorum. Oglenleri yemek yemiyorum cunku seni dusunuyorum. Gece olunca uyuyamiyorum cunku acim.

♥ Eline almis bir cicek sevecek sevmeyecek. Ah, koca sersem cicek nerden bilecek.

♥ Deprem gibi girdin gonlume, fay hatti cizdin beynime, enkalar biraktin kalbimde, artcilar hala devam etmekte.

♥ Ask elmayi yemekle baslar, ayvayi yemekle biter.

♥ Butun kizlar cicek olsun, ari olmazsam namerdim.

♥ Bizi cekemediler, halat koptu canim.

♥ Allah`im !! Kendim icin birsey istemiyorum, sadece anneme elma yanakli, bal dudakli, sutun bakcakli bir gelin nasip eyle.

♥ Deli gibi sevdim, manyak gibi evlendim.

♥ Kizlar artik beyaz yatli prenslerini bekliyorlar.

♥ Asik olup izdirap cekecegime, nezle olup burnumu cekerim.

♥ Para icin evlenme, borc almak daha hesaplidir.

♥ Seni sevecektim kiskanacak el ustunde tutacaktim kendimi sana sevdirecek bana baglayacaktim ip koptu

♥ Bataryasi zayif hayallerimizin kapsama alani disinda kalan kesimlerine sebeke hatasi nedeniyle ulasamadik simdi yuregimde full ceken hattimla seni seviyorum.

♥ Kalbim senden cektigini ABD usame bin ladinden cekmedi. Yuregimin teroristi dunya birlesse seni yok edemez. Akibetim ikiz kulede olsa yine seni sevecegim.

♥ Seni sevdim seveli basim belada seni dusunurken uyuya kaldim helada

♥ Sekerden evimiz tuzdan hayallerimiz vardi. Ne yazikki dun yagmur yagdi.

♥ Bunu iyi belle Cehennem buz tutuncaya kadar seni sevecegim

♥ Askimizin suya dusecegini bilseydim balik olurdum.

♥ Asika bagdat sorulmaz. BUSH

♥ Fazla mendiliniz varmi, asik olmusunda!

♥ Karayollarinda degil, senin kollarinda oleyim.

♥ Sana birsey soyleyecegim, ama sakin uzulme; dun doktora gittim, bobreklerimde kum, kalbimde seni buldular.

Hey garson! bana kalbim kadar yanik doner, dusuncelerim kadar karisik bir salata, acilarim kadar koyu bir kahve getir.

♥ Karin olmak istiyorum karin, Ey benim kardanadamim.

♥ Derstlesmek istiyorsan 1 tusla, birine sarilmak istiyorsan 2 tusla, eglenmek icin 3 tusla, hepsini istiyorsan benim numarami tusla.

♥ Sen kadayif kadar tatli, lahmacun kadar sicak, cig kofte kadar yakici, dolma gibi cekici, bulgur gibi asil ve icli kofte kadar dayanilmazsin.

♥ Erkek jinekolog hicbir zaman kendi arabasi olmamis bir oto tamircisi gibidir.

♥ Sevgilim, seni tv kumandasindan, futbol topundan, pazar gazetesinden cok daha fazla sevdigimi soylemismiydim.

♥ ASika bagdat sorulmaz, aninda korkup tuyer.

♥ Ask dolmaya benzer, iyi sarilmazsa piserken dagilabilir.

♥ Sevgilim duygularim visne kaymak yani karmakarisik.

♥ Annem bana okula giderken ustunu SIKI giy terleyip usutme. Karsidan karsiya gecerken dikkatli ol dedi. Ama asik olma demediki.

♥ Ask bir sudur. Eee isin butun espirisi bu mudur?

♥ Ask bir deniz bense onun engin sularinda dibe cokmus bir keriz.

♥ Sevgilim sensiz gozlerim hicbirseyi gormuyor. Seninle olunca da gozlerim senden baskasini gormuyor.

♥ Askin mideme vurdu, beni ne yar paklar nede dost, beni paklayacak olan bir ayran iki de tost.

♥ Ruhum benim her gece gel bekliyorum seni o selvinin altinda mezarc mahmut.

♥ Askin bahardi bulbuller vardi Da... Hangi salak kafesin kapsini acik birakti.

♥ Artik bu solan bahcede bulbullere yer yok. Bulbulleri on bahceye aldilar. Buraya marul ekecekler.

♥ Nasil gecti habersiz o guzelim yillarim. Insan bi haber verir burada bosunami bekledik.

♥ Ask bir otomobil gibidir yedek parcalari surekli degisir.

♥ Uzum gozlu elma yanakli kiraz dudakli pirasa sacli sevgilim. Seni cok ozledim. Imza : Manav Osman

Ask Sözleri Mesajı ve SMS leri
♥ Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

♥ Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..

♥ Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..

♥ Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm...

♥ Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz...

♥ Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

♥ Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

♥ Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...

♥ Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.

♥ Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.

♥ Birgün bana soracaksın,beni mi yoksa hayatı mı daha çok seviyorsun diye. hayatı diyeceğim, küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin ki benim hayatım sensin.

♥ Sen benim incimdin. parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.

♥ Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsende unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

♥ Sevmiyorum şu saatin sesini,akmasın dursun zaman.herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; YALAN. senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

Evlilik Kutlama Mesajları ( sms )
♥ Eğer yanınızda olsaydım size sımsıkı sarılır, yaşam boyu gözlerinizdeki ışıltının devam etmesini, birbirinizi daima sevmenizi ve hep neşe içinde, huzurlu bir hayat sürmenizi dilerdim. İşte bu mesaj da benim orada söyleyemediklerime aracılık ediyor. Elleriniz birbirinden hiç ayrılmasın. Ömür boyu mutluluklar sizin olsun!

♥ Bir bütün oluşturduğunuz bugün birleşen elleriniz ve kalpleriniz birbirinden hiç ayrılmasın ve her zaman sevgi dolu baksın gözleriniz birbirine... Zaman çok kısa, yaşam boyu birlikteliğe adım attığınız şu andan itibaren birbirinizin kalbini kırmamaya ve hep sevgi dolu olmaya özen gösterin. Bir hayatı tüm güzellikleriyle paylaşmanız dileğimle? Mutluluklar!

♥ Her gününüz birbirinizi daha çok severek ve birbirinize daha çok bağlanarak geçsin. Hayat kadehse eğer, aşk da kadehi dolduran şaraptır. Kadehinizin hiç şarapsız kalmaması dileklerimizle, hayat boyu mutluluklar dileriz. Birlikte en güzel günleri, en neşeli anları ve sevginin doruklarını yaşayın! Her şey gönlünüzce olsun ve yuvanızdan sevgi eksik olmasın!

♥ Ebedi sevgi yolunda attığınız bu ilk adımda belki yanınızda yokum ama bilin ki tüm kalbim sizinle. Beyaz güvercinler yolluyorum size buralardan, hayatınıza sevgi, mutluluk ve huzur versin diye. Tüm yaşantınız boyunca birlikte en güzel günleri, en neşeli anları ve sevginin doruklarını yaşayın! Birleşen elleriniz ve kalpleriniz birbirinden hiç ayrılmasın. Mutluluklar!

♥ Paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir, evlilik gibi bir noktayla ebedileştirdiğiniz sevginizin hep çoğalmasını dileriz... Yaşamınız boyunca güneş hep önünüzde olsun ki gölgeler ardınızda kalsın. Ömür boyu mutluluklar dilerim.

♥ Birlikte gülebilmek, gezebilmek, mutlu olabilmek, şaşkınlıklar ve sevinçler yaşayabilmek için, en önemlisi de birbirinizi hep sevebilmek için bolca "zaman"ınız olmasını diliyorum? Elleriniz ve gözleriniz birbirinden hiç ayrılmasın! Mutluluklar

♥ Yaşantınızı birleştirmek yolunda attığınız bu ilk adımda belki yanınızda yokum ama bilin ki tüm kalbimle sizinleyim. Şu andan itibaren birbirinizin kalbini kırmamaya ve hep sevgi dolu olmaya özen gösterin. Sevginizin hep ilk anki gibi taze kalması ve mutlu olmanız dileğimle...

♥ Nikahınıza gelemiyorum. Ama mutluluk dileklerimi iletemeyecek kadar da uzakta değilim. Beyaz güvercinler yolluyorum size buralardan, hayatınıza sevgi, mutluluk ve huzur versin diye. Birlikte en güzel günleri, en neşeli anları ve sevginin doruklarını yaşayın. Mutluluklar dilerim.

♥ Bir bütün olmak için birleşen elleriniz ve kalpleriniz bir daha hiç ayrılmasın ve her zaman sevgi dolu baksın gözleriniz? Hayat boyu birlikte ilerlemeye karar verdiğiniz yolda, güneş hep önünüzde olsun ki gölgeler ardınızda kalsın. Ömür boyu mutluluklar

♥ Her gününüz, birbirinizi daha çok severek ve birbirinize daha çok bağlanarak sevgi dolu geçsin. Hayat boyu mutlu, huzurlu ve de bol çocuklu yaşamanız dileğimle. Yuvanızdan sevgi eksik olmasın. Gözleriniz hep birbirini arasın. Mutluluklar...

♥ Bir aşk gülümsemeyle başlar, öpücükle devam eder ve bir nikahla ölümsüzleşir. Sevginizi ölümsüzleştirmeye doğru attığınız bu adımda, aşkınızın hep ilk günkü gibi taze kalmasını ve mutlu olmanızı diliyorum. Elleriniz birbirinden hiç ayrılmasın!

Aşk Mesajları { Aşkını itiraf et } SmS VE KISA MSJlar msjı
"Evet" dedim belli belirsiz. Yumdu gözlerini. şaşırdım. Sonra anladım ki kalbinde seyrediyordu beni.
@--)--) sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Sevgililer günümüz kutlu olsun! Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızl
Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun...
Adını yoldaki taşlara yazdım, buğulu camlara resmini çizdim. Kıskandım kederi, gelene vurdum. Ümidim dağların ardında kaldı, yüzüne yüz sürmek mahşere kaldı...
Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da su kalbim, bir tek sensiz olamaz.
Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yas olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!
Akşamın son bulan ufuklarında güneş damla damla erirken hayatta kalan tüm duygularımla sana sesleniyorum: Seni seviyorum.
An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış...
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde, gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa, bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa bil ki seni düşünüyorum...
Artık günlerim günlerden uzun. Gecelerim gecelerden yalnız. Seni sevdiğimden bu yana. Her acıyı tattım, her çileyi çektim, hayatın her cilvesine alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Ş imdi anlıyorum: Acıdan, hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana. Yıkılan hayallerime, yok olan geçmişime, kaybolan geleceğime..Ağladım çocuklar gibi..Ne yazık olanlar hep bana oldu. Ümidim, hayalim hepsi kayboldu. Sayende hayatım tarumar oldu! Oturup ağladım...
Arzular göz açıp kapayıncaya kadar geçer biter. Oysa seninle aramızdaki sevgi ve aşk asla bitmedi. Ne kadar kötü şey yasamış olsak da tüm bildiklerimi içimde yasayan sana ayırdım. Emin ol ki kendimi yüceltecek bir şey yaparsam bil ki bu artık senin gözünde değer kazanmak ve daha mutlu etmek içindir. Seni seviyorum.
Aşk bir elma sekeridir. Sekeri yersin sapi kalır...
Aşk, gülü dikeniyle avuçlamaya benzer. Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerinden hesabini, gülden soramazsın.
Aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüreğim yastığın olsun iyi uyu bir tanem.
Ay yıldıza mutluluk fısıldarken.Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken.Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum.içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye
Aynaya bakınca kendimi değil kocaman bir yürek .Ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm.
Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi... Bizim de sevgimiz hep yasayacak ve daha da güçlenecek sevgilim. Nice günlere birlikte olmak dileğiyle...
AÇIK ARTTIRMA: Beni öyle sev öyle arttır ki..Hep senin üstüne kalayım!!!
Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın.Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,Yaşayan birileri mutlaka vardır.
Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!
Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!.. Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.
Aşk Gülmekten çok ağlamak, yaşamaktan çok ölmek, gelmekten çok gitmektir ve aşk öyle haindir ki nerede imkansız varsa orayı sever...
Aşk aynı gül gibidir. Rasgele tutarsan dikenleri batar,yapraklarını açarsan duyguları akar,tutmasını bilirsen o sana tapar...
Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, Bir yaprak olsaydı bütün ormanları, Bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum...
Aşk bu mu? Aşk acı mı? Acıtır mı? İncitir mi? Aşk bunu bana yapmaya mecbur mu?
Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, ulaşılmayacak kadar derin, unutulmayacak kadar yakın seninle yaşanacak kadar özeldir.
Aşkımsın, Güzelimsin Yüreğimdeki Tek Dileğimsin, Tutunacak Tek Dalım Sen Aşım, Yarınlarım Sen Helalimsin...
Aşkımızı Ben mi Yazdım Senin Gönül Defterine Ş imdi Soruyorsun Bunlar Doğrumu Diye Bana Sorma Bana Sorma Bundan Sonra
Aşkına döksem gözyaşları mı, elinle bir defa silecek misin? Ş u kalbimi sana versem, bir gün gelecek sevecek misin?
Bana ' Seni Seviyorum ' diye yalanda söylesen,, bu yalanı dünyanın bütün gerçeklerine değişmeye razıyım..
Bana bir günün 24 saat, bir saatin 60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim...
Bana dünya yuvarlaktır dedin, dediğin doğruysa neden geri dönmedin?
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara .Senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldızı gönderirdim.
Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, Açar açmaz duyayım kokunu sevda essin başak saçlarında, Sesin yüzümü rüzgarla bulsun, Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, Gelsin beni en koyu zulümde bulsun, Ve öyle bir mektup yaz ki varsın ölümüm olsun.
Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır:geçip giden zaman.
Bazen anlatmak zor geldi korktum, bazen cesurdum sen yoktun, ve artık bir karar aldım söylüyorum. Seni Çok ama Çok Seviyorum.
Bazen sana gayesiz, rastlantısal bakardım... Sense kaçırırdın gözlerini benden. Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm.
Bazı aşklar okyanus gibidir görmesen de sonunun bir yerlerde bittiğini bilirsin, okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi. Görmesem de sonunu biliyorum, sonsuza kadar bitmeyecek... Seni seviyorum!
Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: O da geçip giden zaman...
Bekle beni sevgilim belki gelirim bir demli cay kokusu gibi ilkbaharda yağan ılık bir yağmur gibi dolarım içine delice esen bir rüzgar gibi..bir sonbahar günü yürürken eline düşerse bir yaprak sakın bırakma! benim elimdir sakın unutma!:((
Ben kimseyi böyle delice kıskanmadım, hiç kimseye böyle yürekten bağlanmadım, ben kimse için bir gün oturup ağlamadım. Yalnızca senin için Aşkım.
Ben ne sevdalar gördüm söylenip söylenip bittiler; ben ne sevdalar gördüm hiç bilinmediler ama sürdüler...
Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin.
Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugünde bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!
Ben seni unutmak için sevmedim ama ne için sevdiğimi unuttum.
Ben senin gözünde bir damla yaş olmak isterdim.Gözlerinde doğup, güzel yanaklarında süzülmek ve en sonunda sımsıcak dudaklarında kurumak için...
Ben sevdanın sokağında oturuyorum. Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.
Beni bir dakika değil bir saniye değil bir saniyenin onda biri kadar sev... Bir yıl değil on yıl değil bin yıl mesut olurum.
Beni hayata bağlayan ve bana hayatı sevdiren iki şey vardır: Aşk ve özgürlük. Aşkım için hayatımı feda ederim ama özgürlüğüm için aşkımı da feda ederim.
Benim bütün dualarım seninle. Sen bir ömür boyu mesut olasın diye..Yalvarırım gündüz gece, hayalin gözlerimde, benim olasın diye...
Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.
Bir bakışın manası hiç bir sözde yok..! Bir bakış bazen zehir bazen şifa verir. Bir bakış bir bakışı aslından emin eder. Unutma bir tanem sevenler daima gözleriyle yemin eder.
Bilinmeyen diyarlarda yürüyorum. Unutulmak korkusuyla her an ağlıyorum. Rüyalarımda gördüğüm tarifi zor kız, beni vursunlar ama sana dokunmasınlar.Umut iklimine seni yazsınlar!
Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökusagini takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canimsin. Sevgililer günümüz kutlu olsun.
Biliyorum Sen Güneşsin Etrafında Binlerce Gezegen Var, Ama Sende Biliyorsun Ki Ben Dünyayım Ve Bir Tek Bende Hayat Var..
Biliyorum okuduğun kitaplar gibiyim senin için yeri gelince hatırlanacak SENSE YAKTIÐIM Ş İİRLER GİBİSİN HİÇ AKLIMDAN ÇIKMAYACAK
Bilmezler yalnız yaşamayanlar nasıl korku verir sessizlik insana; insan nasıl konuşur kendisiyle; nasıl koşar aynalara. Bir cana hasret, bilmezler...
Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni.
Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!
Bir demet gül vermek isterim sana. Güllerden güzelsin aslında. Gülü bir gün, seni sonsuza dek seviyorum.
Bir deniz düşün "susuz", bir gece düşün "uykusuz", bir insan düşün "sevgisiz", bir bahar düşün "çiçeksiz", bir de beni düşün "sensiz"...
Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlayıp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip, anlamaya hiç çalışmamak gerekir.
Bir göz yaşı akıttım uğrunda yine..Yine seni anımsadım ve ağladım. Ama son gözyaşları..Sanma ki seni unuttuğumdan! Seni ölene kadar seveceğim derdim ya hep söz seveceğim o ana dek!
Bir gül olmak isterdim neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip, Bir daha oradan çıkmamak için.. Seni Seviyorum..
Bir gün bir rüzgar eserse oralara.Benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına unutma sende bana bir tutam sevgi yolla........
Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana, aksam ayazında titrersen güneşi getiririm sana, eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana...
Bir gün güzel gözlerin yaşlarla dolarsa deme bana sen yaktın..Sen isteyerek yandın!!
Bir gün sevgilim sordu aşk nedir diye... Biraz zaman istedim düşüneyim diye, ertesi gün gördüm onu bir başkası ile, kulağına fısıldadım aşk izdiraptir diye.
Bir gün sıyrılacağız olup bitenlerin arasından.Anılar kalacak. Anılar eritecek içimizi.Belki de kavuşacağız İMKANSIZIM sonsuza kadar
Bir gün zaman ellerinden kayar tutamazsın hasretle yanar yüreğin unutamazsın öylesine bendesin ve öylesine sende olurum ki istesen de beni unutamazsın..
Bir gün öleceğimi biliyorum beni gömenlere söyle ki, ellerimi açmasınlar. Çünkü elerimin içinde ellerinin sıcaklığını götüreceğim..
Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi. Bir insanin özlemi olmalı, özlemle açan çiçekler gibi. Bir insanin bir tanesi olmalı, tıpkı senin gibi.
Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.
Bir kat daha yok sevgi katından başka,tat bulamadım alemde tadından başka,dünya da ne bir taç ne de bir tat,ebedi saltanatından başka.Özlüyorsa özlenen özlemek güzeldir,dönecekse beklenen beklemek güzeldir, seviyorsa sevilen iste o hersele bedeldir.Eğer kalbim seni unutacak kadar adi ise,ellerimde onu parçalayacak kadar asildir.Ben senin dun sevmedim,çünkü dun bitti,ben seni bugünde sevmedim çünkü bugünde bitecek,ben seni yarin sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek..
Bir kus olup gitsem, assam su enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni, en büyük hediye odur bana.
Bir kır çiçeğinin taç yaprağına umut yazıyorum.Nice soğuk gecelere direniyor da,bir sözünle kırılır diye korkuyorum...
Bir romandın okuyup ta bitiremediğim, bir hayaldin yalvarıp ta hükmedemediğim bir sendin merhaba deyip elveda diyemediğim tek bildiğim var oda SENİ ÖZLEDİÐİM
Bir rüzgar eserse oralara, sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına, cevabını sevgimden ıslandığın yağmurlarla yolla.
Bir soluk kadar yakın,yıldızlar kadar uzak derler sevgi için.Uzanırsın yetişemezsin,yetişirsin dokunamazsın,Dokunursun vazgeçemezsin,vazgeçersin ama unutamazsın.
Bir uçurumun önündeyim bir adım atsam uçacağım hayallerimle gökyüzüne, karışacak göz yaşlarım bir garip hüzün'e, bir tek pişmanlığım kalacak geride Seni Sevdiğimi söyleyemedim yüzüne!
Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı.
Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir benim için ve özellikle de senin bir yudum sevgine hasretim simdi uzaklarda sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyor ve buseler yolluyorum buralardan.. Kalbim hep seninle...
Bir çerçeve astım odama içi boş önemi yok, neden diye sorma neye baksam seni görüyorum nasıl olsa..
Bir ömür boyu seninleyim desen de istemem artık. Çünkü sen rüzgarın çosturdugu bir toz bulutusun, bugün bana esersin ...yarin ellere...
Bir şafak vakti dudaklarımda tebessüm kalbimde derinden acı veren bir sızı ile uyanırım rüyalarımdan.. Dudaklarımdaki tebessüm seni rüyamda görmemin, kalbimdeki sızı ise sensizliğin işaretidir. Melek yüzün canlanır hayalimde, bebek kadar masum bakışların.. O an sanki hançer saplanır garip yüreğime ölmek isterim o an. Güneş süzülür penceremden, odam aydınlanır fakat gönlüm hep karanlıktır...
Bir şarkı bestelesem içinde sevgimi anlatsam. Her doğan günde daha çok umut ve sev dolu olan bir şiir yazsam. Ve tüm bunlar gerçek olsa, ne dersin benimle olmaya...
Bir gün biri çıkıp ta güneşe adını buzla yazarsa ,Bil ki o seni benden daha çok seviyor...
Biz ikimiz bir gül gibiyiz..gül dikensiz yapamazsa..dikende gülden vazgeçemez...
Biz İsyankâr sokaklarda büyüdük gülüm, anlamayız senin gibi ballı ekmek yemeği. Biz 10 yasında dünyaya , 18 yaşında kasıp kavuran aşklara İsyan etmişiz, bilmeyiz kaygan pistte dansetmeyi, Satmayız on kuruş için, bize hakkı olan sevenleri
Bu gece rüyama gir gizlice, beni sımsıkı sar öp kokla iyice, son kez isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolası hayatımdan sinsice!..
Bu gün bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında , Eğer ki bir gün beni ararsan ya meyhanedeyimdir yada tam karşısında...
Bu kadar kolay mı be arkadaşlık! Demek bu kadarmış. Elbet arayacak elbet soracaksın ama o zaman ben olmayacağım! ELVEDA...
Bu sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.
Bugünü yaşıyorsam yarının seni bana getireceğine inandığım içindir....
Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Ramazan Bayramınız hayırlara vesile olsun.
Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm...
Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.
Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaslarimla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?
Bulutlara öyle baktım. Ama simdi yalnızca günesin önünü kesiyorlar, yağmur ve karla kaplıyorlar her yeri. Çok şey var yapabileceğim, bulutlar çıkmasalar yoluma...
Buruk bir duygu yüklenirse yüreğine, gözlerin zaman zaman takılıyorsa uzaklara, kulakların çınlarsa zamansız, bilki bir yerlerde ÖZLENMİŞ SİNDİR!!!!!
Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yasamaya razıyım seninle... Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.
Bütün resimler sana benziyor hayret bütün aynalarda sen varsın simdi sigaramsın dudaklarımda biraz sonra bir kağıt ve aksam içtiğim içki olacaksın..
Büyük aşklar engeller karşısında yok olup gitmeyen, bir o kadar büyüyerek bir çığ halini aşan aşklardır. Benim aşkımda bunlardan biri, yüreğim ve sen bir bütünsün bunu unutma.....
Bırakıp gittin beni..Seni unuttum sanma, zaman alışmayı öğretti belki ama unutmayı asla...
Deniz kumlardaki izleri siler ama hiç bir şey kalbimdeki sevgini silemez. Seni ölene dek seveceğim.
Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Mavi gözlerini özlüyorum. Sevgililer günün kutlu olsun.
Derin ve ihtiraslı sev.Kalbin kırılabilir ama hayatı dolu dolu yaşamanın tek yoludur.
Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yasamak. Sevgililer günün kutlu olsun!
Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yasamak..
Dumanımda o vardı, sigarayı bıraktım; kadehimde o vardı, içkiyi bıraktım; rüyalarımda o vardı uyumayı bıraktım; baktım ki onsuz olmuyor, yaşamayı bıraktım!
Dünyada iki kor tanıdım; biri beni görmeyen sen, biri de senden başkasını görmeyen ben...
Durup sebepsiz yere ağladığın oluyor mu?Sonra özlemin alevler gibi fışkırıyor mu her yerinden?Akşama yakın saatlerde bir efkar basıyor mu içini?Onu çiçeklerden kuşlardan bile kıskanıyor musun?Yokluğunda dünya sana zindan oluyor mu? Seviyorsun o zaman...
Duygular vardır anlatılmayan sevgiler vardır kelimelere sığmayan bakışlar vardır insani ağlatan insanlar vardır ki asla unutulmayan, iste sende onlardansın!!!
Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara, fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi...
Dünde, bugünde, yarında. Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!
Dünyada 2 renk gül olsun,biri kırmızı diğeri beyaz,sen beni unutursan kırmızılar solsun,ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.
Dünyada bir çok insan var.Kimi mutlu kimi mutsuz, Kimi ağlayıp kimi gülüyor ama güzelliklere ve mutluluğa layık bir insan var o da su an mesajımı okuyor...
Dünyada hiç kimse için ağlamaya değmez, değende ağlatmaz zaten, eğer bir gün ağlarsan başını dik tut ki göz yaşların ağladığın insan kadar alçalmasın..
Dünyadaki herkes için herhangi birisin ama herhangi biri için dünyalara değersin...Ne yazık gönlümde esirsin..Cezan bir ömür sevilmek hemde sevildiğini hiç bilmeden...
Dünyan öyle bir kararsın ki, seni aydınlatan tek ışık gözlerim olsun
Düşünüyorum da; düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken, düşünüyor olmanı düşünmek galiba:))
Eğer beni bu sokakta,bu semtte,bu şehirde bulamazsan sevgilim bilki ben, Gözlerinin daldığı yerdeyim...
Eğer çölde bir çiçek olsan; seni kaybetmemek ; için gozyaslarimla sulardım Eğer gözümdeki bir damla yas olsaydın; seni kaybetmemek; için hiç ağlamazdım..
Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir sise mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.
Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum.
En güzel yarınlar senin olsun, sen buna laiksin ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlım canin sağ olsun.
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlarda erkeklerin son aşkı olmak isterler.
Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine !!
Eğer bir gün gök yüzünün kara mavi çizgisinde bir kırlangıç sürüsü görürsen bilgi kanatlarındaki buruk gülümsemelerle, ıslak tebessümler benden sana kalanlardır.. Ş ahinim oy şahinim; çekemezsen gülün nazını ne dikenine dokun ne gülü incit..
Eğer bir gün seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yağmurlu bir havada dışarı çıkıp yağmur damlalarını say!
Eğer bir gün ölüme gitmek istersen bana gel ki sana sensiz olmanın ölüm olduğunu anlatabileyim.
Eğer bir gün sevmek istersen önce kendini sev,Daha sonrada istersen beni,Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, Çünkü ben seni öyle sevdim.
Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki...
Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?
Eğilip gözlerime baktı: seni seyredebilirmişim dedi usulcacık. Sandım eylemlerin, insanların gözlerimde ve yüzümde oynaşmasını Seyredecek.
Gam yemezdim sevgilim aşkın ile ölürsem, yine seni severdim şu dünyaya gelirsem, eğer gözlerinde başka bir hayal görürsem, ben o zaman sevgilim ben o zaman ÖLÜRÜM
Gece bir başka giyer siyahini, yıldızlar daha bir sönük olur ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer. Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, uzat yanağını . Muuckk!!!
Gece midir insani hüzünlendiren,yoksa insan midir hüzünlenmek için geceyi bekleyen?gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen ?
Geceler seni sevdiğim kadar uzun olsaydı eğer inan ki yeryüzüne hiç güneş doğmazdı.
Geceleri uzaklara çığlık olur sesim, denizden çıkan yosun kokusundan keskin sana özlemim, bu sabah sırf senin için aralandı gözlerim, günaydın benim Her$eyim..
Gecenin sessizliğini dinle içinde beni bulacaksın.. Karanlığa bak yüzümü göreceksin.. Elini kalbine koy, gözlerini kapa ruhumu yolluyorum birazdan ÖPÜLECEKSİN..
Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.
Gidenler yokluklarıyla değil giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler!
GÖZLERIN GÖZLERIMDE, ELLERIN ELLERIMDE, KALBIN IÇIMDE VE RUHUN BEDENIMDE OLDUGU SÜRECE SENI SONSUZA KADAR SEVECEGIM.
GÖZLERİNE BAKTIÐIM AN DÜNYANIN YARISI YOK OLUYOR SENİNLE GEÇEN HER AN, SENSİZ GEÇENLERİ ZORLAŞ TIRIYOR... HER Ş EYİMSİN....
GÜZELSIN SIRINSIN, SAHANESIN. ÇEKTIGIM ÇILEYE TEK BAHANESIN. MELEKMI SEYTANMI BILMEMKI NESIN. TUZAKTAN TUZAGA ATSANDA OLUR. BEN SENI SEVIYORUM. SEN SEVMESENDE OLUR.
Gökyüzü benim için ağlıyor, gözlerim ümitsizce SENİ arıyor, dudaklarım SENİN ismini sayıklıyor, kollarım SENİ sarmak istiyor ve SEVGİLİM kalbim SENİN için atıyor.
Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın.
Gökyüzünde yıldız çok ay bir tane..Yer yüzünde insan çok sen bir tane...
Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultani oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun. Sevgililer günün kutlu olsun!
Göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle.
Gözleri uzaklıklar değil, bazen de göze alamadığımız yakınlıklar acıtır.
Gözlerin Nehir,Kirpiklerin Köprü Olsun,Ben Tam Üzerinden Geçerken İpler Kopsun,Düştüğüm O Yer DUDAKLARIN OLSUN...
Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sevmeye devam edeceğim. Sevgililer günün kutlu olsun!
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin. Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin
Gözleriyle gözlerine göz koyanın, gözlerimle gözlerini oyarım. Gözlerini gözlerden sakin, gözlerin gözlerime lazım.
Gözümden süzülen yaş denizi ıslatıyor.sevda kilim,hasret derdi dokuyor,çatlayası deli yürek sen diye atıyor.of kara gözlüm aşkın seni bekliyor.
Gül bahçesinde geçsede ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm , seni koklamak olsada ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm..
Gül nedir ki? Solup gider. Gün nedir ki? Gelip gider. Ateş nedir ki? Söner biter. Ama sana olan sevgim sonsuzdur, ancak mezarda biter.
Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlizligimi, çaresizliğimi. Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.
Güller hep ellerinde açsın,ama dikenleri batmasın.sevda hep seni bulsun,ama seni yaralamasın.mutluluk hep yüreğine dolsun,ama beni unutturmasın.
Gün bir gün, sevdalanmış geceye gecede yakamoz düşürmüş denize öğünden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş takı güneş tutulup gölge düşürene dek sevdalara
Günden güne yok olmaktayım.. Bütün ışıkları attım bir kenara anlamıyor musun.... GÖKYÜZÜ GÜNEŞ OLSADA SENSİZ YİNE KARANLIKTAYIM.... Seni seviyorum........ Gözlerime bakabilircisin....
Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!
Günesin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.
Günesin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, iste o en büyük gerçek...
Güneş alev alev yanıp parlasa bile unutmayacağım seni kül olana kadar. Beni kırıp incitsen bile dost bileceğim seni sonuna kadar
Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!
Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük
Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen.Bilki senin için yanan kalbimdir.
Günlük hayatın sıkıntısından biraz silkeler insanı. Her şeyin aynı olmasında kişiyi bedenin ve aklın dışına çıkarıp duvara yapıştırır. Sanırım içmek; ertesi sabah tekrar hayata dönülebilen ve her gün tekrarlanabilen bir intihar biçimi...
Günü gece olsun diye yaşıyorum, Çünkü gece hayallerime geliyorsun, Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin, Hayallerimde ve kalbimdesin,terk edip gitmiş olsanda, unutsanda, UNUTMUYACAÐIM...
Günün ilk ışıkları sahile vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı bir dille sunu fısıldar denizin kulağına: Seni çok özledim...
Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.
Hadi gökyüzünden senin için tuttuğum,üzerine tüm duygularımı yüklediğim, yıldızı al, yüreğimden yüreğine yollar var, hadi benim için uzaklardan bir tebessüm yolla...
Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
Hakikatin varlığından, güneşin parlaklığından şüphe edebilirsin ama benim sevgimden asla. SENİ ÇOK SEVİYORUM AŞ KIM...
Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığım sana!..
Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır...
Hani gözler varya sözleri anlatır, Hani sözler varya gözleri ağlatır, Hani anlar varya değeri geç anlaşılır,Bir de aşk varya seni bana anlatır..
Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor...
Hasretin öldürdü beni! Simdi geceler çaresiz. Simdi yağmur damlası gelip konar dudaklarıma sessiz. Söylemiş miydim hasretin öldürdü beni hiç sebepsiz.
Hayat ve yasadıklarını bir okyanus gibi düşün.... Çılgın ve deli dalgalara isteyerek girmezsin... Durgun sular kendini belli etmez ve ne zaman coşacağını sen bilemezsin."
Hayata bir Mendil olarak bakarsan, O senden hep Gözyaşı ister! Sırf Hayata Gıcıklık olsun diye Hep gülümse!!!
Hayatta hiç bir şeyim az olmadı senin kadar ve hiç bir şeyi özlemedim seni özlediğim kadar.....
Hayatta hiçbir şey ilk aşkın yerini tutamaz insan sevse bile o ilk aşk hiç unutulmaz.
Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi...Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye...
Hep beni kimse sevmiyor ki derdin! Usulcacık sokulup yüreğine ...ben seviyorum demek isterdim.
Hep kalanlara gidenleri kattım! Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine bir tane sen edemediler. Zor geldi ayrılık alışamadım.
Hepsi Gidici Sen Kalıcı , Hepsi Anlık Sen Hayat Boyu , Hepsi Çocukça Sen Gerçekçe , Hepsi Öylesine Sen Ölesiye..
Her seven adsız bir kahramandır ve insan sevebildiği kadar insandır.
Her su bir yol bulur kendine her dağ bir toprak,her gökyüzü bir bulut ama sen benim gibi bir dost bulamazsın... Seğmenden saray gözlüsüne...
Her şey yalan dolan bir SEN hariç SENİ düşününce tüm benliğim yok oluyor işte o zaman aşkımın uğruna kurduğum cümleler bile devrik oluyor.
Her zaman gül, hayata gülücük saç, gülmeyi benimse, Çünkü senin bir gülüşün için, Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır.
Hissetmediğin hisleri hissettiğin zaman hissettiğin his aşktır.
Hiç sönmeyecek olan sevgimiz yavaş yavaş başlamıştı, Solmayacak bir gül olarak hafifçe açılmıştı, Gezdik,dolaştık çocukça oyunlar oynadık, Ama birbirimizden hiçbir zaman bıkmadık, Hatırlar misin ilk çıkışımızı,yüzünde hep o tatlı gülüsün, Keşke dakikaları geçmeseydi bitmesini istemediğim o günün..
Hüsranı bir tek yerde kabul ediyorum, yasamak varken yasayamamış olmakta.
İnsanlar gelmeleriyle yanlizliklarini dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.
İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim. Sevgililer günümüz kutlu olsun!
İstemem sevmeni artık unutulsun bu fasıl...Küllenir gün gelecek,yoksa bu ateş benide....Çok zamandan berridir özlediğim buydu asıl...göremezsin ben uzaklarda iken gölgemize...elveda aşkım
İçine düsen her hüzün damlası sana seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlatsın.
Kalbim kopsa yerinden avucuna atacağım elimden gelse ömrüne ömür katacağım yemin olsun toprakta bile meleklere seni anlatacağım
Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parçalayacak kadar asildir.
Kalbimde arama eski yerini sen gözümden akan sele karıştın.
Kalbimdeki aşka, dudaklarımdaki gülüşe, akan göz yaşlarıma, yalnızca sen laiksin.. Çünkü benim için çok özelsin aşkım..
Kalbimi kırmak denize yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek ise gece güneşe dokunmak kadar zordur.sen denize yazı yazdın simdi gece günesin dogmasını bekleeeeeeeee
Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın.Ş imdi güneşin doğmasını bekle.
Kalmışsa...Aşıklara sor,aşığın artar değeri..Artar,fakat insana değer kalmışsa.
Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin şiirini yazamam yinede...
Kapatıyorum gözlerimi karanlığa doğru bakıyorum, seni görüyorum karanlıkta, açıyorum gözlerimi birden kayboluyorsun, işte o zaman ben gidiyorum karanlığa doğru, sessiz ve sensiz..
Kapının önünde aşk yapma aşkın gözü kördür ama komşularınki asla.
Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet.
Karanlığın içinde kaybolup duran sen kimsin sen benim misin sustun söylemedin zaman zaman yüreğime aydınlıklar saçan ben kimim ben senin miyim sustun söylemedin (Bir su tünelinde parlayan güneşimsin bir buğday tanesinde kaybolan düşümsün)
Kim bilir hangi aksam güneşle beraber bende söneceğim kim bilir hangi ellerden son suyumu içeceğim belki göremeden öleceğim fakat yinede seni 'EBEDİYEN SEVECEÐİM'
Kimsin sen? Yasamak isteyip de yasayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim...
Kimsin sen? yaşamak isteyişte yaşayamadığım umutlarımsın.. yıllardır beklediğimsin belki de... kimsin sen? sen benim sevdiğimsin.. sevdiğimi söyleyebildiğimsin..
Korkma!Sakın sevmekten korkma.Kurşun sesi kadar hızlı geçer yaşamak ama öylesine zor ki kurşunu havada sevdayı sıcacık yürekte tutmak..
Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayati boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin bir tanem.
KÜÇÜK KELEBEGIN TÜL KANATLARININ PIRILTILI TOZLARI PARMAK UÇLARIMA KARISTI ONLAR ORDAN NE ZAMAN UÇARLAR SEN YÜREGIMDEN NE ZAMAN?
Küçüktüm, adam olmadı dediler, adam oldum, sevmedi dediler, sevdim, uğruna ölmedi dediler, Öldüm, iş işten geçti, dediler...
Kırıyorsa sözlerim susarım bir daha konuşmam.rahatsız ediyorsa varlığım ölürüm karşına çıkmam.rahatsız eden sevgim ise;ÜZGÜNÜM ONA ENGEL OLAMAM...
Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum.
Meleklerin saçları salkım salkım, havada dondurmadan kaleler ve her yerde kuştüyü vadiler.
Mutlu olmayı biliyorsan, sevmeyi bileceksin gerçekten seviyorsan, ömrünü vereceksin.
Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..
NASIL DOLDURDUYSAN HAYATIMI VARLIGINLA, BENDE YAZMAK ISTERIM ADIMI DEFALARCA DUDAKLARIMLA DUDAKLARINA.
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.
Ne Güneşi İstiyorum Karanlığıma Ne De Yıldızları İstiyorum Gece Yarılarında... Çok Değil Bir Tek Seni İstiyorum Yalnızlığıma!!!
Ne aradıysam bilki sende bulmuşum Senden öncesi yoktu seninle var olmuşum Sende bütün özlemler Sende bütün gelecek Beni bende arama Ben artık sen olmuşum.
Ne hasta bekler sabahı , Ne taze ölüyü mezar, Ne de şeytan bir günahı , seni beklediğim kadar... Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni, Bırak vehmimde gölgeni ,Gelme artık neye yarar...
Ne haz var senden ayrı, Ne bir tat senden öte. Bir yüzünü görmek bile, değer bin bir zahmete. Vereceğin her acı gönülden kabulümdür.! Sendeki cehennemi değişmem bin cennete...
Ne seni benden daha fazla seven, nede benim sana daha fazla verebileceğim sevgim var. Anla işte seni ne kadar sevdiğimi mavişim...
Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.
Ne sözler ne de cümleler lazım bize. Bir bakış, bir tebessüm yeter de artar bize.
Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum, senden önce yoktum seninle var olmuşum, sende bütün ümitler sende bütün hayaller, beni sende arama ben zaten sen ölmüşüm..
Ne zaman sağır bir ressam, kristal bir zemin üzerine düşen gülün sesinin resmini çizerse,işte o zaman seni unutur bir başkasını severim...
Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse saman yolundan bir yıldız düşer.
kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
sevdi, sonunda kendi kendini buldu.Ne var ki, insanların büyük çoğunluğu kendi kendilerini KAYBETMEK için sever.Sevilmek mutluluk değildir.Her insan kendi kendini sever;ama mutluluk bir başkasını SEVMEKTİR...Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;seni özlediğim içindir.Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni;seni özlediğim içindir.Yaşıyorsam;içimde umut varsa,yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
Paylaştıkça çoğalan tek şeyin sevgimiz olduğunu hiç unutmayalım ve sevgimizi daima çoğaltalım sevgilim.
Rüyalarını gül yapraklariyla yatağını papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kabusları aldım ki en güzel rüyaları sen göresin.. cepci.com
Rüzgar alabildiğine hırçın, yağmur alabildiğine inatçı, yüreğim ise onlara inat sanki bir liman, tıpkı gözlerindeki huzur gibi.
Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler. yüreğine sus dersin, belki sözünü dinler.giden gitsin aldırma ,yangınlarda söner. sakın bakma arkana, krallar önde gider.
Sana Ne Demeliyim Bilmiyorum Güneşim Desem Güneş Batıyor, Hayatım Desem Hayat Kısa, Gülüm Desem Oda Soluyor, Sana Canım Demeliyim Çünkü Bu Can Seninle Yaşıyor..
Sana Yüklediğim Anlamları Senmişsin Gibi Düşünme.. ALDANIRSIN... Sen O Anlamlarla Sadece Bende Varsın.. BEN SEVİYORSAN SEN BAHANESİN ! ! !
Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.
Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?
Sana nasıl hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatim desem hayat çok kısa, çiçeğim desem çiçek soluyor. Sana canim demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yasıyor...
Sana şarap vereceğim, iç ama sarhoş olma. Sana bir gül vereceğim, kokla ama soldurma. Sana kalbimi verecegim, sev ama incitme!...
Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için.
Sanma ki ismini bir başkası silecek seninle başladım seninle bitecek...
Sanma ki dönerim artık geriye, bu sana aşkımdan en son hediye, beni hatırlayıp ağlarsın diye; kapına kırmızı bir gül bıraktım.
Sari giyer güneş olursun, Mavi giyer deniz olursun, Siyah giyer matem olursun, Kim bilir belki bir gün, Beyaz giyer benim olursun.
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatin cesaret verecek mutluluk yani, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedenim...
Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatin cesaret veren mutluluk yani ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.
Sen beni sevmedin..Sevseydin gelirdin Dünyanın bir ucuna .Özleseydin arardın bekledim hep boşuna..Her hatayı yapardın Aşık olsaydın!!!
Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Daha nice sevgililer gününde beraber olmayı diliyorum.
Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Çünkü sen benim için daima teksin!
Sen dünyaya sürgün bir meleksin .Ve ben seni o kadar çok seveceğimdi .Bir daha cennetine dönemeyeceksin
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin...
Sen elimden tutunca, deniz basardı içimi. Sen elimden tutunca, yüreğim yeşil yosunlara takılıp günlerce dip akıntılarının pesisira gitmek isterdim.
Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel ama herkesin sevmeyi hak edemeyeceği kadar özelsin.
Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi hak etmeyeceği kadar özelsin.
Sen güllere özenme güller sana özensin, üzme tatlı canını sen güllerden de güzelsin. Bir gülüş kadar özgür özgürlük kadar vaz geçilmezsin gülüm sen her şeye değersin..
Sen günesin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin. Sevgililer günün kutlu olsun!
Sen istediğin kadar sakla, Gündüze sar biriktirdiğin geceleri Ben beni sevmediğini Güneşten öğrendim! Ve sen Benim seni sevdiğimi Biri seni sevince anlayacaksın!
Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, O da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.
Sen varya sen, ayni sigaram gibisin. Dumanı gözlerin, külü dudakların. Yalnız aranızda bir fark var. Sigaramı ben, beni ise sen yakıyorsun.
Sen çatlayan dudaklarıma bir damla su. Sen, içimdeki yasama tutkusu, Sen avuçlarıma düsen bir kar tanesi, Sen sevgilim, sevdiğim, herseyimsin...
Sen çöllerde serap gibisin, engin denizlerde yakamoz, ormanın denizinde huzur gibisin, ışığım sensin, güneşimsin... Bil ki çok özlendin...
Sen, yalçın bir tepede, hırçın rüzgarlara karşı korunaksız bir papatyasın, ben ise seni kaybetmemek için köklerine sarılmış, toprağınım....
Senden başka bir tane yok bu dünyada,gülümsemeyi asla unutma,gözlerinin içi gülsün gülerken,bakışların pırıl pırıl olsun ve her zaman nemli kalsın göz pınarların sevdiceğim!
Senden önce bir sevgim vardı desem yalan olur, koynumda kokun ruhumda hüzünüm senden önce sevdim desem yalan olur.Göğsümde başın, gönlümde aşkın senden önce taptım desem yalan olur. Bilmedin sen kıymetimi desem yalan olur. Bilmedin sen sevmesini desem yalan olur. Varlığımda yokluğumda sensiz yalan olur.Mutluluğum mutsuzluğum sensiz yalan olur. Gözyaşları gülmelerim sensiz yalan olur. Duygularım umutlarım sensiz yalan olur...
Seni Çok Özledim. Seni Her Özlediğimde Kalbime Bir Yıldız Çizdim. Seni Ne Kadar Özlediğimi Bilmek Istermisin? Sayende Bir Gökyüzüne Sahibim Canim!!
Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim.
Seni ben değil gözlerim seçti, onlar sevdi onlar beğendi. Sen benim değil onlarınsın gittiysen bana ne onlar ağlasın...
Seni benim kadar sevenler , sana benim kadar hasret kalsın.
Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.
Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular ve günesin ışıklarından daha çok seviyorum.
Seni düşünür , seni özlerim , sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kir şeytanin bacağını bir kez beni hatırla , bir sonbahar serinliğinde...
Seni günde bir defa düşünüyorum o da 24 saatime mal oluyor.
Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim simdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..
Seni ne kadar sevdiğimi merak ediyorsan, yağan yağmurun her damlasını tutmaya çalış, tutamadığın her yağmur damlası kadar seviyorum seni...
Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düsen her yağmur damlasını tutmaya çalış.Tutabildiklerin senin sevgin,tutamadıklarınsa,benim sana olan sevgimdir.
Seni saçaklarda titreyen bir serçenin kanat çırpası kadar masum ve bir annenin duası kadar içten seviyorum BİTANEM. Seni çok ama çok SEVİYORUM...
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adini aşk koyardım...
Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inanmalısın!
Seni seviyorum çünkü elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine o tarifsiz sıcaklığı koymayı başarıyorsun...
Seni seviyorum; elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o sıcaklığı koymayı başardığın için...
Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana "Sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.
Seni tanıdığımda hayatım anlam kazandı.Sen varsan her şey tamam, sen yoksan her şey yalan..
Seni unutmak için ant içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.
Seni uzaktan sevmeyi, Bana bakmadan görmeyi, Seni duymadan dinlemeyi, Gözyaşlarıyla gülmeyi, Kavuşmak için sabretmeyi, Her şeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla
Seni ve sensizliği düşündükçe, esen rüzgarların ardından yağan yağmurlar gibi sana ve sensizliğe ağlamak istiyorum.
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin.........
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin.
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici çekici ve de güzelsin ama aranızda tekbir fark var onlar milyonlarca sen bitanesin..!
Senin için ağladım,senin için ateşe atıldım ,acıları paylaştım;şunu bil ki dünya duruna canım çıkana dek buna devam edeceğim.SENİ SEVİYORUM

Asker mesajları
♥ BOYLE YUREKLI OLMAM GEREKLI OLUMUNE SEVMEM GEREKLI BIR CANIM VAR BIN DAHA OLSA HEPSINI SANA VERMEM GEREKLI COK OZLERSIN DIYORLAR COK BEKLERSIN DIYORLAR SEN BU ASKIN SONUNDA OLECEKSIN DIYORLAR...

♥ BENI KIZDIRIYORLAR KAFAMI BOZUYORLAR AH MI CEKEYIM, VAH MI CEKEYIM YOKSA BU CANIMDAN VAZ MI GECEYIM SEN BENIM CANIM, EN GUZEL YANIM FEDADIR SANA AKSA DA KANIM...

♥ GEL NE OLURSUN GEL HASRETIM HER YERDE BEKLETME BU SEFER ASK, YUREGIMDE ASK OZLEMIN HER YERDE OZLETME BU SEFER KAR GIBI DUSTUN USTUME GUNES ERITIR SANDIM OYSA BEN AY'DAN GECE DIYE KORKARDIM BANA GUNESIM DERDIN, YETINEMEDIM!...

♥ SORMASAYDIN SOYLEMEZDIM AMA SOYLEMEM GEREK BAZEN BIR SANIYE BINLERCE YIL DEMEK ZORLAMA HIC BOSUNA ICINDEN GELMELI SEVMEK BENDE BIR YUREK VAR KI COCUK VAR OLMAM GEREK OLMADI YA SU TESTISINE DOLMADI YAR BEN BELKI BASKAYDIM SEN BASKA BIR ASKTAYDIN...

♥ BILMEDIN YAR YAGMUR GIBI INMEDIN YAR SEN BELKI BASKAYDIN BASKA BIR ASKA INANMADIN KANATLANIP UCSAN O KUSU DA TUTSAN KAFESINI ACSAN DA BENI ALDATTIN BANA GOZUN GIBI BAKSAN EL USTUNDE TUTSAN BANA DOST BILE OLSAN DA BENI ALDATTIN BENI ALDATTIN...

♥ YASAMAK YILDIZLARDA SENINLE OLMAK ISTIYORUM SEVISMEK HUNER DEGIL YANINDA KALMAK ISTIYORUM YASAMAK HUNER DEGIL SENINLE OLMEK ISTIYORUM BEN BU YERDE OLSEMDE AY YUZLUM YINE ELDE MUHTAC OLAYIM NAMERDE OLUNCE SEVEMEZSEM SENI...

♥ YUREGIMIN KIYISINA VURDUN MINICIK BIR DARBE SUSMALIYDIM TUTAMADIM KENDIMI BIR CANIM VAR FEDA ETSEM SEVDAMI BILEMEZSIN BIR ACIM VAR ANLATSAM ONUNU GOREMEZSIN HERKES UNUTTU BIZI BENDE UNUTTUM HERSEYI BARI BARI SEN UNUTMA BENI...

♥ HERSEY BOS BIR RUYA MIYDI YOKSA HEPSI BIR YALAN MIYDI SEN GITTIN HERKES GIBI SEVMEDIN BENIM GIBI DEMEK KI TAM DA ASKA INANMISTIM UYKULARDAN UYANMISTIM SEN CELDIN BENIM AKLIMI BOYLE KAYBOLMAK VARMIYDI VAR MIYDI BOYLE KACMAK NERDESIN...

♥ DUN YINE DUSUMDUM ESKI GUNLERI NASIL DEGISTI HERSEY BIZDE DEGISTIK BILMEDEN SUCUMUZ YOK ANLADIM NE ASK, NE HASRET, HIC BIR SEY SONSUZ DEGIL SONSUZ DEGIL NE YAZIK HER SEVDA ZAMAN GECTIKCE ESKIYOR...

♥ SEN SEVDIGIMDIN, BEBEGIMDIN NEDEN AYRILIK SEN TUTAMADIGIM CICEGIMDIN BIR TANEM NEDEN NEDEN AYRILDIK...

♥ SIGARAM SENSIZ BITMIYOR AH ASKIM ICIN YANIYOR SOGUDU ODAM YALNIZIM YINE YAPAMAM BEN SENSIZ DUR DINLE...

♥ YALNIZLIKLARDAN YORULDUM USANDIM SENSIZ GECELERDEN SIKILDIM BUNALDIM SINSIKI SARAN ATESI GOZLEDIM O SIMSICAK BAKAN GOZLERI OZLEDIM...

♥ TUTUSUR ANILAR UYKUSUZLUGUNDA YETISIR SEVDALAR UMUTSUZLUGUNDA BIN KORKU SARAR SENIN YOKLUGUNDA YANGINLAR CIKAR SUSUZLUGUMDA...

♥ ASKINA YURUYEN SESIMI DUYUYORSUN GITTIKCE BUYUYEN DERT OLUYORSUN SANA SOYLUYORUM FARKINDAMISIN AMA SENI SEVIYORUM AH BILIYORSUN...

♥ KOYVER DERDIN SILINSIN YOLVER OFKEN YORULSUN SONRA KORKMA GOSTER GONLUN GORUNSUN HOSGOR RUHUN SEVINSIN GEL BU GUNUN HAKKINI VER YARINI YARIN DUSUNSUN ...