| |
Hz. Muhammed S.A.V.
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha hac edemeyeceğini bildirip vefatının yaklaştıgını ima ettiği, sonraki gelen günlerde onun bu sözlerini dogruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği hutbeye de Veda Hutbesi adı verildi. Veda Hutbesi her ne kadar tek bir hutbe imiş gibi kabul edilmekteyse de, gerçekte bu hutbe, Arafat ta, Mina da ve bir gün sonra yine Mina'da olmak üzere arafe günü ile bayramın birinci ve ikinci günlerinde parça parça irad edilmiştir (Tecrid-i Sarih, Terc. X, 396). Degişik yer ve zamanda irada buyuruldugu için de hutbe, birçok kişi tarafından birbirinden farklı şekillerde rivâyet edilmis; kisinin ya da grubun duydugunu digerleri işitmediğinden, hutbenin tamamının biraya toplanmasında bu farklı rivâyetlerden yararlanılmış ve daha sonraki yillarda bu üç ayrı yer ve zamanda buyurulan hutbe tek bir hutbe olarak bir araya getirilmiştir.
Veda Hutbesi
Allah'a hamd ü senâ ederiz. O'na
döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü
amellerimizden O'na sığınırız. Allah’ın hidâyet
ettiğini, kimse doğru yoldan çıkaramaz. Allah’ın
şaşırttığını kimse yola koyamaz. Sehâdet ederim ki
Allah’tan başka tanrı yoktur.Bir'dir, esi ve benzeri
yoktur. Yine Sehâdet ederim ki Muhammed, O'nun kulu
ve Resûlüdür.
Ey Allah’ın kulları !..
Allah'tan korkmanızı ve O'na itaat etmenizi vasiyet
ederim.
Ey İnsanlar!... Sözlerimi iyi
dinleyiniz... Çünkü bu seneden sonra bir daha
sizinle burada tekrar buluşup buluşamayacağımı
bilmiyorum..
Ey İnsanlar!.. Bugünün ne günü
olduğunu biliyor musunuz? Burası, Belde-i
Haram’dır.(Mekke'dir) Bugününüz nasıl mukaddes bir
gün, bu ayiniz nasıl mukaddes bir ay , bu Şehriniz nasıl
mukaddes bir şehir ise, biliniz ki canlarınız,
mallarınız, ırzlarınız da ; bu mukaddes gün, bu mukaddes
ay, bu mukaddes Şehir gibi yek diğerinize karsı
mukaddestir. Bunlara tecavüz haramdır.
Ey
Ashabım!... Yarin Rabbinize kavuşacaksınız ve
bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak
sorulacaksınız. Sakin benden sonra eski dalâletlere
(sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!
Ashabım ! ... Eskiden cahiliyle devrinde
güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu
Rebia'nin kan davasıdır.
Ashabım! ... Her
türlü riba (faiz ve tefecilik) kaldırılmıştır. İlk
kaldırdığım riba, Abdulmuttalib'in oğlu Abbas'in
ettiği ikrazlardır(borç vermelerdir) Allah’ın
emriyle faizcilik artık yasaktır. Eski câhiliyet
devrinden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın
altındadır. Borçlular, alacaklılara yalnız aldıkları
parayı ödeyeceklerdir. Ne zulmediniz, ne de zulme
uğrayınız...
Ashabım!. Kimin yanında bir
emanet varsa, onu sahibine versin. Hediyeler, hediye
ile karşılanır. Başkalarına kefil olan, kefaletin
sorumluluğunu üstüne alır.
Ey İnsanlar!
Bugün Şeytan sizin topraklarınızda yeniden nüfuz ve
saltanat kurmak gücünü ebedî sûrette kaybetmiştir.
Fakat siz; bu kaldırdığım Şeyler dışında, küçük
gördüğünüz islerde ona uyarsanız, onu sevindirmiş
olursunuz. Dininizi korumak için bunlardan da
sakininiz!
Ey insanlar ! ... Kadınların
haklarına riayet ediniz. Bu hususta Allah'tan korkunuz.
Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onları
Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin
kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi , onların da
sizin üzerinizde Hakları vardır. Sizin kadınlar
üzerindeki hakkiniz; onların aile Şerefini , sizin
hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile
yuvanıza alırlarsa, onları uyarıp, sakındırabilirsiniz.
Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları,meşrû bir
şekilde her türlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını
sağlamanızdır. Onlar sizin haklarınıza riayet
etsinler...Siz de onlara nezâketle muamele edin. Bir
kadının kocasının izni olmadıkça onun malından bir şeyi
başkasına vermesi,helâl olmaz.
Kölelerinize
gelince... Onlara da yediğinizden yedirmeğe,
giydiğinizden giydirmeğe çalısın. Affedemeyeceğiniz
bir hata islerlerse kendilerine izin verin.. Fakat
asla eziyet etmeyin. Çünkü onlar da Allah’ın kuludur.
Ey müminler!.. Sözümü iyi dinleyin, iyi
anlayın... Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babanız da
birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız... Adem ise
topraktandır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde
üstünlüğü yoktur. şeref ve üstünlük, ancak fazilet
iledir. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Bütün
Müslümanlar kardeştir, eşit hakka mâliktir. Din
kardeşinize ait olan herhangi bir seye, bir hakka
tecavüz etmek, gönül rizasi ile olmadikça, başkası için
helâl olmaz. Haksizlik yapmayin...Haksizliga da
boyun egmeyin. Ahâlinin haklarini gasp etmeyin.
Sakin benden sonra kâfirlerin yaptigi gibi
birbirinizle bogusmayin..
Ey Müminler !..
Size bir emanet birakiyorum..Siz ona siki
sarildikça, yolunuzu sasirmazsiniz. O emanet de
Allah’ın kitabi Kur'ân'dır!.
" Dahilek ya
Rasulullah "
Ey Ashabim!.. Nefsinize
zulmetmeyin...Nefsinizin de üzerinizde hakki vardır.
Ey İnsanlar!.. Allah , herkese düsen miras
hakkini Kur'ân 'da bildirmiştir. Mirasçılar için
ayrıca vasiyetnâme yapmaya hâcet yoktur.
Ey
İnsanlar!.. Her câni kendi suçunundun kendisi
sorumludur. Hiçbir câninin islediği suçun cezasını
evlâdı çekmez. Hiç bir evlâdın suçundan da babası
sorumlu tutulamaz.
Ey İnsanlar!..
Mütemâdiyen dönmekte olan zaman, Allah’ın gökleri,
yerleri yarattığı günkü vaziyete dönmüştür.. Bir
yıl, ay ölçüsüyle 12 aydır.Bunlardan dördü, haram
aylardır. Bunlardan üçü, arka arkaya Zilkade,
Zilhicce, Muharrem'dir. Dördüncüsü Receb'tir, ki
Cümade-l âhire ile saban arasındadır. Bu sene haram
aylar eskilerine geldi. Hac mevsimi yine
Zilhicce'nin onuncu gününe rastladı.
Ey
İnsanlar!.. Allah'a kulluk edin. Beş vakit
namazınızı kilin.Ramazan orucunu tutun. Emirlerime
itaat edin. O takdirde Rabbinizin Cennetine girersiniz.
Ey İnsanlar!.. Agiri gitmekten sakininiz.
Sizden öncekilerin mahvolmalarının sebebi, dinde
ifratta olmaları idi. Hac usûllerini benden öğrenin.
Muhakkak olarak bilmiyorum, belki bu seneden sonra
bir daha haccedemem. Bu nasihatlerimi burada
bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki,
kendisine bildirilenler, burada bulunanlardan daha iyi
anlayarak bunları korumuş olurlar.
Ey
insanlar!.. Yarin beni sizden soracaklar..Ne
dersiniz? Risâletimi tebliğ ettim mi? Görevimi
yaptım mi?..
[ Ashab bu soruya hep bir ağızdan
"Evet !..Yemin ederiz ki tebliğ ettin. Bize nasihat ve
tebligatta bulundun.Böylece şehâdet ederiz." der.
Vâdi artık bu sözlerle çalkanmaktadır.
Allah Resûlü parmağını havaya kaldırarak, üç
kez; ]
"Sâhid ol Ya Rabbi!" "Sâhid ol Ya
Rabbi!" "Sâhid ol Ya Rabbi!"
[ buyurdular.]
S.A.V. Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
|