|
Ex Sevgilime
Sen sevdiğindin, özlemim oldun!
Bu aşkta karlı değil zararlı çıktık ikimizde!
Dönüşü bulunmayan yoldayız,
Unutmak zorundayız...
Biz birbirimize "imkansısız"!
Düşünüyorum da, ağaçların bile sevdiği var!
Rüzgar gibi, yağmur gibi, cıvıl cıvıl öten kuşlar gibi!
Hiçbir zaman yalnız kalmazlar!
Aman ben hep yalnızım!
Ne bir Sevenim var,
Ne seven bir kalbim!
Özlem, Tutku, Sevgi
Bunlar uzak bana...
Aşkın yok olduğu yerde bende yokum,
Ben yalnızlığın kızıyım!
anımdayken Aradım Seni(Şiir)
Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki seversin diye beni,
çözmeye çalıştım seni....
karanlıkta aradım seni, korkmadan,
soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
artık bıktım yokluğundan,
soruyorum seni, her tanıdığından....
sensizliği kaldıramam bilirsin,
bilirsin de nerdesin,
sen şu yarama tek çaremsin,
sen hergün ağlattığın yüreğimsin....
satırları senle doldurdum,
her geçene seni sordum,
hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
artık kalbime adını koydum...
gelişlerin ölümdü yüreğime,
oysa hasrettim geleceğin güne,
çok istedim sarılmayı,sıcak tenine,
dokunamadım,bakamadım gözlerine....
kalbim aşka mezar kazmış,
aşktan yana hep yanmış,
sevdan yüreğimin düşmanıymış,
anladım sevdan harammış....
gene karşımdasın,geldin(!)
ama benim değilsin, elsin,
her gün öldürüyor gelişin
beni gömmek için mi geldin....
hep yandım, hep ağladım,
derdimi kimseye anlatamadım,
sevdan yüreğimdeydi bırakmadım
sensizken de hep ağladım.....
******Dağlara çizmişler resmimi komando koymuşlar ismimi belki birgün geri dönemem diye göndermişler sana resmimi. Dağlarda çiçekler soldu zaman, göklere bulutlar doldu zaman, yağmurlar sel olup aktığı zaman inanki bir tanem ben ağlıyorum..
*******Uzaklarda dügün*******
Bir dügün var çok uzaklarda
Mutluluk adına kurulmakta bir yuva
Gelinde damatta umutlu yarından
Umuyorlar bekliyorlar
Paylaşacaklar hayatı efsunla
Şirinler olacak yaşamda
Toz pembe olacak hayat
Yeniyken hep öyle gidicek yaşam
Umutları bitmeyecek yaşayacaklar hep
Sevdikleri yanlarında dügünlerinde
Halaylar üç ayaklar oynanmakta
Çicek açmışlar her kez her yan
Umutlar var olan bir aile olacaklar
Ömür boyu diyerek adım atıyorlar
Paylaşmak adına güvene mutluluga
Çicekler erguvanlar adına
Yarın belli olmaz yakında olur meyveleri
Şimdiki gbi güler gözleri mutlulukla
Minnacık bir hayat gelicek meydana
Aglıyacak dertlerini anlatma adına
Olacaklar çok tepelerde mutluluk
Bir yaşam iki üç kişilik
Aile olacaklar meyvalarıyla
Mutlulukları daim olsun
Bir ömür mutlu olsun esintide
Tüm insanlarımız bir arada
*****Kur'ân-ı Kerîm'in nâzil olmaya başladığı ay,yine göründü ufuklarda Hilâl
Aşk*ınla yandık'Yâ Rabb' yürekten bağrımız yanıyor, dillerimiz oluyor lâl
Kezâ içinde Kadir gecesi gibi, bin aydan hayırlı bir gece var.
Merhameti bol, alemlerin sahibi Sen`sin Allah*hü zül celâl
Ancak O`ndan yardım isteriz, O`nadır senâlar
O´ndan başka ilah yok...!
Kur'ân-ı Kerîm okundugu.mukâbelelerin yapıldığı magfireti bol ay
Günahların afv edildiği, şeytanların zincire vurulduğu mübârek bir ay
Cehennem kapılarının kapatıldığı,Cennet kapılarının aşk*la açıldığı ay
Huzûr ve ilâhî gufrân ile gönüllerin berrak berrak kabardığı taştığı ay
Meleklerin yeryüzüne misâfir olduğu, an be an müstesnâ bir ay
Câmîlerin müslümanlarla dolup taştığı, ruhların huzûr-u buldugu ilâhî ay
İslam'ın beş şartından biri olan orucun tutulduğu, sabır ve bereketli ay
Gecelerinde terâvihlerin kılındığı ibadet edildigi, feyz alınan mübarek bir ay
'Sen lutfeyle bize Yâ Rabb'
Ramazan Sabır ayında, Sen`in olan bu ayda
'Kereminle günahlarımızı af eyle. Yâ Rabb'
Ramazan ayındaki fazîletleri bilmiş olsaydı eger kullar
Bütün bir senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi. 'onlar '
..»-(¯`v´¯) -»..Sevda serisi_27 (Ağla Aney)
Hasretlik benim tek derdimdi
Sabretmedin yurdumda Aney
Bir göçere soru sordum da
Akıttı gözümden yaşımı Aney
Gözlerimden kanlı yaşlar aktı
Göz pınarlarım kurudu Aney
Bir dert yüreğimi yaktı
Hıçkırıklara karıştım Aney
Ağlamaktan yoruldu gözlerim
Derdime bir merhem bul Aney
Nice zaman yaramı gizlerim
Usulca merhemi sür Aney
Hasretlik bitsin artık özledim
Kavuşmak tek hayalim Aney
Yıllarca yolları gözledim
Vuslat çok yakın Aney
Murad-i yi götürdüler tabibe
“Görünürde yarası yok” dedi Aney
Lakin yaşı küçük bu garibe
“Bu karasevda çok” dedi Aney
05.08.2005 Sivas murad-i
…………………………..
Yıllarca gözyaşı döktüm
Kaplar ağzınca doldu Aney
Yâre bir türlü kavuşamadım
Kavuşmak hayal oldu Aney
Gözyaşı döker dururum
Gözyaşımla avunurum Aney
Ağlamakta onu bulurum
Ağlamasam ölürüm Aney
Izdırabım büyük, acıma denk yok
Acımı bilen gülmez Aney
Aşk savaşından büyük cenk yok
Nefer olan zar-ü zar ağlar Aney
Saçlarım ağardı tel tel
Bilmem ki neden Aney
Geceleyin olur damlalar sel
Olmayan gözyaşımı neyleyim Aney
Aka aka gözyaşım oldu bahri
Bir gemide her şey çift, hani eşim Aney
Verse elinden içmez miyim zehri?
O benim sarı saçlı güneşim Aney
Sarı saçları sanki kement
Bağlamış yüreğimi çözemiyom Aney
Akan çeşmime bir bent
Elimde değil yapamıyom Aney
Ol yaşlarım kim için akar
Bu muammayı sezemedin Aney
Hisli gözlerimle dalarak bakar…
Neler gördüm, bilemezsin Aney
Şuurumdan gizli hisler
Şiir oldu çıktı Aney
Murad-inin gözündeki sisler
Şair olup aktı Aney
Bizim Asker/Uğurlama
Davul zurna yolcu ederiz seni
En büyük asker bizim asker
Emri vazife eyler isen eğer
Melekler seni korur asker
Arınırsın ocakta,sivil esvaptan
Kolaylık dileriz sana Allahtan
Korkma sakın gölgeden,karanlıktan
Nöbetin kolay olsun asker
Çok ararsın annenin aşını
Olmaz bu kadar diye sallama başını
Taşına dikkat et, kırma sakın dişini
Salla kaşığı mercimeğe afiyet olsun asker
Eksik etme bizden nameni
Boşa gitmesin,vatanını emeği
Unutma sakın,dostlarım demeyi
Sigaranı arkadaşın ile böl’de iç asker
Duygu selidir biliriz askerlik
Arkadaş muhabbeti ile olur dirlik
Hangi kıtadasın,birliğin hangi birlik
Şiirine,türküne dökte yaz,gönder asker
Güzel olur askerin izini, çarşısı
Tozdan dumandan görünmez karşısı
Kaş,göz,işmar ederse dişiden birisi
Eve,sılaya kapta gel asker
Biz, kurduk düğünü halay’ı
Davulcu,kemani bekliyor,alayı
Mendil yetişmiyor,bekletme anayı
Tezkere,başına taç olsun asker
Nizamiye çıkışı etrafına bakın
Küfür etme maviye,yeşile sakın
Kutsal emanetidir,ulu ecdadın
Şerefli sancağı,öpte gel asker
EMRAH SAYIN KARDEŞİNDEN 11.02.2007
Kıymetli kardeşimiz ÖMER BÜYÜKGENÇ2'EEĞİRDİRDEKİASKERLERE tüm asker kardeşlerime ithafımdır
Bu şiir en çok okunan şiirim fakat anlamıyorum.Hiç kimse ne yorum yazıyor,ne de antolojisine alıyor.Bu emeğin,bu duygunun karşılığı,bu mudur.
Aşka ve Sevgiye Dair
Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…
SİZİ SEVİYORUM SİZİN LE HEP KALBİM BENİM SİTEMİ GEZDİGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM:::::::)DAHA YENİLİKLER OLACAK HERZAMAN BEKLERİM ZİYARETİNİZİ :::::)DAHA NELER NELER GÖRECEKSİNİZ
|
|
|
|
|
Acı bir hayat.
Bir tek senin aşkın mı aşk?
Sen misin sevda yanığı kaçak
Ben seni sevdim seveli yandım
Yandım,yandım sende söndüm
Hayat bana bir dargın bir barışık
Her günüm senle karma karışık
Çakmak, çakmak gözlerinde ışık
Senin sevdan bende, barut fişek
Ulaşılmayı beklerken ayrılık
İkimizin kaderi olsa gerek
Bana ayrılık yazan felek
Sensizliğini bana giydirecek
Yapma be sevdam ağlama artık
Bu kader senin değil benimdir
Sana gelen bu ayrılık, firak
Bende oluyor acı bir hayat
Yüreğim Yangın Yeri
Okşarken kalbimi karbeyaz bulutlar,
Duman renkli güvercinler konarken dudağına gökyüzümün,
Afet-i başlattı birden gidişin.
Org melekleri uçuştu
Ellerime dokundu sevda remilli bir cinayet.
Devlet arması koparılmış bir zafer tacı gibi,
küle ve tuza bandın bu sevdayı.
Gidişin gönlümdeki yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir eritmesiydi uvuzlarımı...
Perdeler indi,tozlar uçuştu,gözyaşı yağmur oldu
Yandım ateşlerle dondu toprağım
Ve gördüm hasretinle çürüyen günlerimi...
Sürüklendim sonra,tutarak bir atın yelesinden
arasından geçtim insanların,bir gürültüyle
duyan olmadı.....
Dağlara çıktım sonra,
en keskin şarkıları dillendirerek yorgun dudaklarımla,
geçmişi seyrettim gözbebeklerimin içindeki suzişanla..
Parçaladım hücresini yaşamın,
suyu havaya ekledim,ikisini toprağa.
Toprağı dinledim yalınayak aştım koruları
Ama yinede o mutad işaretini bulamadım,vaad ettiğin cennetin.
Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe gibi,
Sakladım,sol mememin altındaki cevahir'de,kanatlarımı.
Kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe utandım,
Savaşamadım içimdeki yangınla.
Hayatla katlayamadım genç yaşımı,
Yirmimde çarptı beni bu ayrılık firak-ı.
Perdeler çekili,kapılar sürgülü,bahçe duvarları yıkık,
Yazlar,baharlar yokuş aşağı yuvarlandı
Deli bir poyraza döndü hayatım.
Gidişin yanardağın patlamasıydı
Ve bir bir karartmasıydı düşlerimi.
Bizans surları,Osmanlı bedestenleri ve
Hünkar camileriyle,
Aziz İstanbul'da güneşe açık bir pencerem kalmadı.
Pendik sırtlarında yorgun,telaşlı,eskimiş,
solgun ve acılı bir 'ben'varım şimdi...
Gittiğin bu yerde karanlık bir tomurcuk bıraktın senden arda...
Şimdi gözyaşlarım avuçlarımda bir alev topu.
Oku kadınım,OKU! ! !
Ayırma gözlerini kelimelerden
ve istersen bir günlük doğan bir böcek gibi
düşünme hiç yarını...
Sadece oku ve hisset kelimelere işlediğim kalp yangınımı,
sez sana olan bağlılığımı.
Oku kadınım,OKU! ! !
Yüreğimin yangınını döktüm bu satırlara
Alev alan kağıdı söndürmeye çalıştım gözyaşlarımla,
Şimdi elinde,yarı yanık,yarı yaş bu şiirim
Bin asırlık uzun bir gecenin eseridir.....
Oku kadınım OKU! ! !
Ve artık geri dön.
Çünkü;
Gidişin yüreğimdeki yanardağın patlamasıydı...
Hangi Ayrılık?
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? ...
0 dan başlarsın onunla hayata
1 bakmışsın girivermiş hayatına
2 debir düşüverir aklına
3 günlük dünyada tek zevkindir aslında
4 dörtlük geçer zamanın onunla
5 vakit namaza yoktur bu bağlılık
6 üstü bir insandır aslında
7 cihanda yoktur olan onda
8 köşe olursun konuşurken onla
9 doğurursun göremeyip konuşamayınca
10 u seversin çoooooooook seversin.....
|
|
|
ÖLÜMLÜ AKARSU
Aktığı her yere,
Kırgınlığını götüren bir akarsuyum…
Ellerine saçıldım…
Yüzüne çarpılmak için…
Ayaklarının arasından geçerek,
Su diyen çocuklarına yetişen akarsuyum…
Nice denizlerde kendimi gizledim,
Kızaran yüzümü saklamak için…
Önündeki bentlerden aşamayan,
Asırlık taşları eriten,
Doğumundan çok
denize öldüğü yer önemli olan,
kıvrımlı bir coğrafyayım…
Bir ders kitabında
ölmeden önce,
son isteğim tenine dolanmak,
her bir hücrendeki acıyı yıkamak
BİR ÖMÜR YETMEZ
Bahtı teninden yanık bir serencamdı
Bir ömrün bana giydirdikleri
Kaçamadım şerrinden şamarından feleğin
Daha tüysüz bir çocukken dilim dağlandı
Yasaklarla korumaya alındı bütün düşlerim
Ardımsıra kurallar devriyeler gezerdi
Başım üç numara traş trahomlu gözlerim
Babamın ters-yüz ceketi gibiydi hayat
Acısı bol bir ağıt gibi dururdu bedenimde
Ya da sokaklarıma dar gelirdi.
Parçalanmış bir aynada büyüttüm kendi kendimi
Kurşun eritilirdi başımda okunmuş sular içerdim
Boynumdaki muskaya havaleydi bütün hâllerim
Hem takdir hem tekdirlik bir mektepliydim on beşimde
Yağmurlar ve şarkılar kardeş gibiydi
Şarapla tanıştığım rüzgâra bulaştığım bir takvimdi
Hepsi bir şiirin eskizleriydi belki
Sonraki yaralarıma sargı bezleri
Ten çıra olmamıştı yazgım henüz bakirdi
Giz yüzle tanıştı sonra boynunu sıktı muska
Bir tren yolculuğunda bozdum bekâretini
Sonrası âhir zaman kahır mevsimi
Yenildiğim yıllardı kapılar kilitliydi
Rüzgârsız kaldım dilim paslandı otuzumda
Tezgahlarda boylu boyunca ertelendim yarına
Gözlerinin düsturuyla kırdım gecenin çemberini
Kaç arkadaş daha silindi kütüğünden
Notalara söz oldular şiirlerle kutsandı isimleri
Kırk kere bozmuştum tövbemi kırkıma geldiğimde
Sığınacak bir dergâhım da yoktu üstelik
Biraz daha büyütmüştüm yaramı
Bende gözlerin kaldı o şarkının sözleri
Bu biraz da kendimi seninle tanımlamak gibidir
Orda saklıdır dünyanın bütün hazineleri
Kutlu bir mirastır elbet
Bir ömür yetmez anladım
Yazmak için bütün sen'ler
|
|
ismim@benimadresim.com
Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın
|
|