|
Renklerin suyla dansının yarattığı bir ahenktir aslında. Zorlu ve emek isteyen bir sanat olan ebru, geri dönüşü olmayan, tekrarı olmayan, çok değişkenli bir sanattır.
Kimi zaman sözü ölümsüz kılmak isteyen hattatın yazı sına fon, kimi zaman pervaz olmuş. Kimi zaman ise çerçevelerin içerisinde kendine bakan gözlere başlı başına ziyafet...
EBRU'NUN TARİHÇESİ
Tam olarak ilk yapılış tarihi bilinmemekle birlikte Orta Asya'da Horasan civarlarında ortaya çıktığı ve göçler vasıtasıyla Anadolu'ya ulaştığı bilinmektedir. Ancak ebrunun kağıt yapımıyla beraber ortaya çıktığı düşüncesi çok daha geçerli görülmektedir.
Ebru uzun yıllar boyunca yan kağıdı ve hat sanatında fon işlevi olarak kullanılmış; Başlıbaşına bir sanat dalı olmak için yüzyıllarca beklemiştir.
Oysa, yüzyılların bu birikimi Türklerden öğrenilmesine rağmen, Avrupa da çok daha hızlı bir biçimde başlıbaşına bir sanat faaliyeti olarak görülmüş ve yarı mekanik atölyelerde seri üretilerek yeni gelişmekte olan bağımsız Türk ebruculuğuna darbe vurmuştur.
Ancak Türk ebru sanatı da aynı dönemde batılılaşma etkileriylede çiçekli ebrular gibi figüratif ögelere yönelmiş kendine yeni bir yol açmış ve bu gün o üzerindeki yüzlerce yıllık durgunluğu atmıştır.
Artık ülkemizde bağımsız ebru sanatından , ebru sanatçılarından ,eserlerinden ve estetik değerlerinden söz etmek mümkündür.
EBRU ÇEŞİTLERİ
Boyaların koyu renkten başlanarak, açık renge doğru fırça yardımıyla Kitreli su üzerine serpilmesiyle elde edilir. Boyalar daha sonra kağıda geçirilir. Basit bir ebru çeşidi gibi görünmekle birlikte, boyaların yüzeyde eşit miktarda ve büyüklükte dağılmasını sağlamak, özellikle ebru yapmaya yeni başlayanlar için pek de kolay olmamaktadır. Diğer ebru çeşitlerine geçebilmek için önce Battal Ebruyu doğru yapmak gerekir.
Battal Ebru yapıldıktan sonra ince bir çubuk yardımıyla üzerine paralel çizgiler çekilerek oluşturulur.Üzerine serpmeli battalda olduğu gibi serpmede yapılırsa daha güzel olur.Levha kenarlarında ara pervaz kullanılır.
Gel-Git Ebrusu yapıldıktan sonra yine ince bir çubuk yardımıyla enine üç adet, boyuna da iki adet ( S ) harfi, bunların aralarına da istenildiği gibi kavisler çizilerek hazırlanır.
Üzerine daha sonra yazı yazmak için oluşturulan, renkleri
soluk ve cansız ebrulardır. Burada yazı ön plana çıkar. Hazırlanan kitreye su ilave etmek ve boyalara da damlalık yardımıyla öd ve su, ilave edilerek oluşturulan malzemeyle yapılır.
Üzerine daha sonra yazı yazmak için oluşturulan, renkleri
soluk ve cansız ebrulardır. Burada yazı ön plana çıkar. Hazırlanan kitreye su ilave etmek ve boyalara da damlalık yardımıyla öd ve su, ilave edilerek oluşturulan malzemeyle yapılır.
Arap zamkı kullanılarak hafif Ebrunun bazı kısımları kapatılır. Sonra daha koyu bir ebru yapılır. Arap zamkı sürülen yerler ikinci boyaları almazlar, boş kalan bu yerlere daha sonra yazı veya Tezhip yapılabilir.
Arap zamkıyla yazılan yazıların olduğu kısım boya almaz ve o bölüm boş kalır. Yazılı Ebruyu hem Hat hem de Ebru sanatı ile uğraşan sanatçılar yapmışlardır.
Zemine Battal Ebrusu yapılıp üzerine çubuklar yardımıyla lale, gelincik, karanfil, papatya gibi çiçekler yapılarak hazırlanır.
-USTALAR-
-Şebek Mehmet Efendi (ö. 1608)
-Hatip Mehmet Efendi (ö.1773)
-Şeyh Sadık Efendi (ö. 1846)
-Hezarfen Ethem Efendi (1829-1904)
-Bekir Efendi (1900?)
-Necmeddin Okyay (1883-1976)
-Sami Okyay (1910 - )
-Sacid Okyay (1915 - 1999)
-Neyzen Niyazi Sayın (1927 - )
-Mustafa Düzgünman (1921 - 1990).
-Hikmet Barutcugil
-İsmail Dündar
|