ercansanli.sitemynet.com
Anasayfam Haber Tarih Mareşal
Fevzi Çakmak
Çakmak Köyü Ben Fıkralar Güzel Sözler Linkler Sayfam

Haber


Ücradaki kent, Alucra



Haşim Söylemez - h.soylemez@aksiyon.com.tr


Karadeniz ilçesi; ancak İç Anadolu'dan bir yer gibi. İklimiyle, insanıyla kendine has bir kent olan Alucra tarihi evleriyle 'ücra'da olma kaderini değiştirmeyi hayal ediyor. Çıplak dağlar arasındaki ilçeyi nedense siyasiler de hiç es geçmemiş.

Giresun'dan hareket eden minibüs, üç buçuk saat boyunca dolambaçlı, derin vadiler içindeki yolu geçtikten sonra apayrı bir dünyaya ulaşıyor. Herşey filmin bir başka sahnesi gibi birden değişiyor; renkler, tenler, ağaçlar, dağlar... Patikadan dönme zorlu asfalt yol geçildikten sonra gür yeşil ormanlar yerini çıplak dağlara, sert kayalara bırakıyor. Yüzey şekilleriyle birlikte iklim de farklı bir kimliğe bürünüyor. Ve biraz sonra dağlar arasında yalnız kalmış bir şehir çıkıyor karşınıza; Alucra.

Alucra Giresun'un bir ilçesi. Ancak Giresun'a ait hiçbir özelliği içinde barındırmıyor. İklimiyle, bitki örtüsüyle, insanıyla İç Anadolu'daki bir yerleşim yerinden farksız. Eskilerin 'Elücra' yani en ücradaki yer dediği Alucra gerçekten de yüzyıllardır ücrada olmanın acı kaderini yaşıyor. Şehre en yakın bağlantı merkezi Şebinkarahisar. Giresun'a gitmek için sabah kalkan ve akşam dönen minibüsü kaçırmamak gerekiyor. Zorlu ve zahmetli yol da cabası. Bu yüzden Alucralılar Giresun'u resmi işleri dışında pek tercih etmiyorlar. Ulaşımı daha kolay olan Trabzon ve Şebinkarahisar'a gidiliyor. Alucra merkezlerden uzak olmanın acısını bürokraside de yaşıyor. İlçe uzun yıllar asli mülki amirine kavuşamamış, ta ki altı ay öncesine kadar. Şu anda ilçede genç bir kaymakam görev yapıyor.

Aslında bu 'ücra'da kalma durumu Alucra'ya kısmen yaramış. Değişen dünyadan pek fazla etkilenmeyen ilçedeki evlerin önemli kısmı'tarihi' özellik taşıyor. Safranbolu evlerini andıran Alucra'ya has eski yapılar yeni yapılarla bütünleşerek insana eski ile yeniyi aynı anda yaşatıyor. Taş temeller üzerine oturtulan ahşap evlerin kapı kolları da yöresel motiflerle bezenmiş. Bu evlerin her birsinin bir de uzunca balkonu bulunuyor. Genellikle iki kattan oluşan Alucra evlerinin, bulunduğu coğrafya itibariyle hiçbir yerde benzeri bulunmuyor. Tarihi evler Osmanlı'dan cumhuriyete geçiş dönemini yansıtan mimari özellikler taşıyor.

Bakımsız ve kendi haline bırakılan evleri turizme kazandırmak için son altı aydır değişik projeler üzerinde çalışılıyor. İlçe Kaymakamı Ayhan Yazgan, Alucra evlerini kurtarmak için büyük uğraş verdiklerini anlatıyor. Genç kaymakama göre bu evler Alucra'nın gözlerden uzak kalma kaderini değiştirebilir; 'Evleri restore edip koruyabilirsek iyi bir iş başarmış oluruz. Alucralı işadamlarından bu konuda maddi ve manevi destek bekliyoruz. Hem kültürel miras hem de şehrin turizmi açısından bu evleri fonksiyonel hale getirmek zorundayız.'

Her köyde bir festival

Kendi halinde gözlerden uzak ilçede özellikle bahar ve yaz aylarında tam bir şenlik havası esiyor. Çünkü, Alucara'ya bağlı her köyün bir festivali var. Bu festivallerde bir araya gelen köylüler dostluklarını perçinleyip gelecekleri adına kararlar alıyorlar. Konu köy ve festival olunca konuşulan konular da hep aynı oluyor; tarla ve mahsul. Bir dahaki seneye daha fazla ürünü nasıl elde edebiliriz konusu karara bağlanıyor. Arpa ve buğdayı ile meşhur Alucra'da her köyün festivalinden sonra bir de genel şölen var; 'Ekin Festivali'. Her sene temmuz ayında yapılan bu festivale yurtdışında ve yurdun değişik yerlerinde yaşayan Alucralılar katılıyor. Festival sonunda yapılan açık artırma sonucunda 'Ekin Ağası' belirleniyor ve program sona eriyor. Bu sene ağa unvanına tam 52 milyar lira değer biçilmiş.

Gözden uzak olan Alucara ne gariptir ki, hiçbir zaman siyasetten uzak kalmamış. Türkiye'de hemen hemen bütün siyasi liderler bu kıyıdaki kente uğramadan geçmemiş. Alucra en son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırlamış. Peki sadece Hürriyet diye küçük bir caddesi bulunan ve bir kasabayı andıran ilçe neden siyasilerin uğrak yeri oluyor? Bu sorunun cevabını Alucralılardan öğreniyoruz. İlçenin önemli bir kısmı yurtdışında yaşıyor ve maddi olarak güçlü kişilerden oluşuyor. Buradan gelecek oylar önemli. Aynı şekilde Türkiye'de tekstil sektörünün önemli bir kısmı Alucralıların elinde. İstanbul'da Beyoğlu civarı ve Eminönü, Alucralıların hakimiyetinde. Alucralılara göre bu bölgelerdeki belediye seçimlerinin sonucunu etkileyecek kadar oyları var.

Kendi kaderi ile başbaşa kalan, çetin doğa şartlarıyla mücadele eden Alucra hiç olmazsa tarihi evleriyle gündeme gelmek istiyor. Kaymakam Yazgan'ın 'ilçe adına ümitliyim' dediği, coğrafyanın köşeye ittiği bu ilçeye bakalım insanlar nasıl sahip çıkacak?

Bu bölüme, zaman zaman yöre ile ilgili haberlere yer vericem.

74.jpg

Alucra turizmine kaplıca desteği
Giresun'un Alucra İlçesi'nin Aktepe Köyü'nde yıllardır boşa akan kaplıca suyu, yapılan havuzlarla yöre turizmine kazandırıldı. Hayran Kaplıca işletmecisi Osman Seferoğlu yaptığı açıklamada, Kaplıcanın Aktepe Köyü tüzel kişiliğinden yap-işlet-devret modeliyle 20 yıllığına kiralandığını, Hayran Kaplıcası'nın kadınlar ve erkekler için iki havuzla vatandaşların hizmetine sunulduğunu dile getirdi. Seferoğlu, 'Kaplıcamız cilt hastalıklarını tedavi edici, mantar ve vücuttaki sivilceleri giderici, cildi yumuşatıp güzelleştirici özelliklere sahip. Kaplıca suyunun içinde bol miktarda klor, kükürt ve demir bulunmaktadır. Uzun süredir bu özellikler göz önünde bulundurularak kaplıcadan yararlanılıyor' dedi. ' KARADENİZ POSTASI (Samsun) 13883 * * *

may_sderesi.jpg

Alucra: Ekin Festivali' nin 7. si düzenlendi.

...
Giresun'un Alucra İlçesi'nde geleneksel olarak yapılan Ekin Festivali'nin bu yıl 7.'si düzenlendi. Peksimetdüzü Mevkii'nde Alucra Kalkındırma, Dayanışma ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen festivale Orman ve Çevre Bakanı Osman Pepe de katıldı. Yaklaşık 3 yıl önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı ve AK Parti'yi kuracağını ilk olarak açıkladığı Ekin Festivali'ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen Alucralılar birbirleriyle sohbet ederek hasret giderdi. Festivalde bir konuşma yapan Bakan Osman Pepe, 3 Kasım öncesi siyasetçiye vatandaşın bakış açısı ile şimdiki bakış açısında büyük fark olduğunu söyledi.

"Hafızamı tazelediğimde 3 Kasım öncesi siyaset dibe vurmuştu" diyen Bakan Pepe, "Siyasetçiye güven azalmıştı. Bir bakanın, bir milletvekilinin bırakın festivale katılmaya, sokağa çıkmaya bile yüzü yoktu. Ama bugün Başbakan'ı sokaktaki insan kucaklıyor. Bugün millevtekili ve bakanlar ülkenin dört bir yanında insanlar bağrına basıyor. Çünkü bu milletle AK Parti kucaklaşmıştır. Hükümetinize güvenmeye devam edin. Pişman olmayacaksınız" dedi.
Konuklara yöresel yemekler ikram edilen festivalde bir de ekin yarışması düzenlendi. Yarışmada dereceye giren çiftçilere çeşitli hediyeler verildi. Yarışmanın ardından 'Ekin Ağası'nın belirlenmesi için açık artırma yapıldı. Son derece çekişmeli geçen açık artırmada 60 milyar lira veren işadamı Mehmet Demirağ, 7. Alucra Ekin Festivali Ağası oldu. Demirağ, ağalık kemerini Bakan Pepe'nin elinden aldı.

Alucra' yı tanıyalım...

Bin 200 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan Alucra'nın toplam nüfusu 18 bin 470. İl merkezine 131 kilometre uzaklıkta olup, ulaşım Dereli-Şebinkarahisar yolu üzerinden sağlanmaktadır. İlçenin ayrıca Gümüşhane'nin Şiran İlçesi ile de bağlantılı yolu da bulunuyor.
Kamışlı Kilisesi, Sivri Tepesi, Gelin Kaya, İkizler Tepesi, Kızlar Kalesi gezilebilecek önemli yerlerdır. Yeşilyurt ve Aktepe köylerinde maden suyu kaynakları bulunmaktadır. Ayrıca Acısu ve Tepesidelik mağaraları meşhurdur. Yaylaları arasında Çakrak, Güllüce ve Akyatak yaylaları önemlidir. Alucra İlçesi yakınındaki Tümülüsler muhtemelen M.Ö.8. yüzyıldan kalma olup, tamamen sonradan yığma tepelerden ibarettir. Birbirine 50 metre aralıkla yanyana iki yığma tepeden oluşan tümülüsler, çok önceden Trabzon Müzesi Başkanlığı'nda kazılmak istenmiş, ancak hiç bir sonuç alınamadan bazı olumsuz olaylardan dolayı yarım bırakılmıştır. Altlarında düzgün kesme taşlarla mezar odası olması gereken Tümülüslerin bir benzeri hemen yakınlarındaki Sevritepe Tümülüsü'nde görülmüştür. Kazısı yapılan, ancak yıllar önce soyulmuş olan Sivritepe Tümülüsü'nde kesme taş mezar odası ve bu odaya giden dromos (Kesme taşla yapılmış kemerli gizli yol) kazı sonucu ortaya çıkmıştır.

Alucra'ya bağlı olan köy ve mahalleler şunlar:
"Babapınar, Karaağaç, Kemallı, Topçam, Yunus Emre, Mesudiye, Koman, Pirilli, Armutlu, Kabaktepe, Boyluca, Akçiçek, Aydınyayla, Çakmak, Doludere, Hacılı, Kamışlı, Köklüce, Yeşilyurt, Arduç, Demirözü, Gökçebel, Aktepe, Bereketli, Çardak, Elmacık, İğdecik, Karabörk, Tepeköy, Subaşı, Çalgan, Gürbulak, Yükselen, Arda, Beylerce, Çamlıyayla, Günügüzel, İngölü, Kavaklıdere, Tohumluk, Suyurdu, Derecivilil, Kaledibi."



iha-giresun
Yayın Tarihi :19 Temmuz 2004 Pazartesi

alucra.jpg

Derya SAYIN (DELİ Arşivinden)

Zor Okuyanlar İçin
( Mektubunu Aldım Kızım. Seni Almaya Geldim.
Anlaşıldı Sen Yapamayacaksın Bu Okulda
(Yani Güzel Sanatlar'da)

Hey Moruk Kızında Çok Ciddi Uyum sorunları Var
Bence Geri Dönsün Alucra'ya...)

Alucra'ya selam
Gazete Satılmayan Çamoluk'a da Selamlar
Tıbbiyeli Alucralılara Başarılar

Fikir ve önerileriniz için aşağıdaki e-mail adreslerine mesajlarınızı bekliyorum.
ercansanli@hotmail.com

ercansanli@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın