3 dakikanızı
ayırıp bu yazıyı dost ve arkadaşlarınıza duyurunuz. Lütfen Okuyunuz ve
Okutunuz.
ALINTI MAKALELER
BU UNUTULUR MU?
(Ama maalesef unuttuk...)
Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz
esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye
şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.
Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye
Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen
16. Tümen’in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu.
12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence,
eziyet, ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar.
Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış
çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz
komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savaş bitmişti.
Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki
askerleri teslim etmek, İngilizlerin işine gelmiyordu. Çünkü
olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına
çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine
işlenmişti.
Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle,
süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya
normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha
ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu.
Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin
havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bele
kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez
İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek
için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan
kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı...
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin
direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu
vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü.
Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler bir önerge vererek,
Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan
evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan İngiliz
tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması için
TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.
Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap
sorma işi de unutuldu gitti.
Ama onlar unutmuyorlar...
Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya
kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu
karalama kampanyalarına çanak tutması...
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Yazılan
yazıların sorumluluğu yazarın kendisine aittir. İzinsiz ve kaynak
gösterilmeden yayınlanamaz.