|
ERMENEKLİYE NERELERDE
RASTLADIM? – (1)
Ermenek
Ortaokulunun 1-C sınıfına Eylül 1963 ayında başladığımda, sınıf
arkadaşlarımın hiç birini tanımıyordum. Okulda okuduğum 3 yıl
boyunca, “Ermenekliye nerede ve ne zaman rastlanacağının
bilinemeyeceği” konusunda birçok hikâye dinlemiştim. Ortaokul
sonrası, 1966 yılında başladığım Karaman Lisesinde de aynı
hikâyeleri dinledim. Çevremde bulunan otelci, çorbacı, benzinci,
ayakkabıcı, öğretmen, manav, büfeci, itfaiye şoförü, sağlıkçı ve
bankacı dâhil birçok hizmet dalında Ermenekliler karşıma çıkmıştı.
Hatta otelinde kaldığım merhum Mehmet ERDURAL, Halep ve Medine’de
akrabaları olduğunu söylemişti.
Liseyi bitirdiğim
Haziran 1969 ayı ortalarında, Hava Harp Okulu giriş sınavına girmek
için İstanbul’a hareket ettim. Maceralı bir yolculuktan sonra
Yeşilköy’de bulunan okula ulaştım. Uzun süren sınavları takiben
okulda eğitime Ekim 1969 ayında başlamıştım. “Okul içi ve çevresinde
Ermenekli var mı?” diye merak ettim. Her tarafı soruşturdum. Subay,
Astsubay, Sivil ve erler dâhil Ermenekli yoktu.
Okulun ikinci
yılı ortalarıydı. Ankaralı arkadaşım Altay YILDIRIM yanıma gelerek
“Ermenekli hemşerinle neden tanışmıyorsun? “ diye sordu. Çok
şaşırmıştım. Hemşerim kim ve nerede olabilirdi. Arkadaşım “Bizim
yatakhane katı sivil görevlisi Abdullah Efendi Ermenekli “ deyince
donup kaldım. Yaklaşık 2 yıldan beri sürekli gördüğüm, ayda bir kez
tuttuğum yatakhane nöbetlerinde gün boyu sohbet ettiğim kişi
Ermenekli çıkmıştı.
Hemen yatakhaneye
gittim ve Abdullah Efendiyi buldum. Kendisi Ermenek Merkez Havasıl
mahallesindenmiş. Yıllar önce İzmir’e göç etmiş ve Hava Harp
Okulu’na hizmetli olarak girmiş. Okul 1968 yılında İstanbul’a
taşınınca da İstanbullu olmuş. Okulu bitirdiğim Ağustos 1972 ayı
sonuna kadar Abdullah Efendiyle sohbetlerimiz devam etti. Batırma,
ceviz, bal yemiş, bandırma, keş-çökelek, kavurmalı börek dâhil her
konuyu konuştuk durduk.
Dahası da varmış
bu hikâyenin. Okulun son sınıfına gelmiştik. Bir gün sınıf
arkadaşlarımdan Şarman ELİBOL yanıma gelerek “Naci sen Ermenekliydin
değil mi? “ diye sormaz mı? Evet dedim ve çıkacak sürprizi beklemeye
başladım. Arkadaşımı Mersinli bilirdik, hareketleri farklıydı ve adı
da Türkçe olmadığından “gıcık” olurduk. Sizin oralarda Akmanastır
diye bir köy var mı? dedi. Öyle bir köy var ve bize 5 km uzakta,
neden soruyorsun dedim. Arkadaşım, “Benim babam oralı, gençliğinde
Mersin’e gelip yerleşmiş, ben 5 yaşımda bir kez gittim” diyerek
sözlerini bitirdi. Yine çok şaşırmıştım. İlk tatilde Akmanastır’a (Gökçekent)
gidip araştırdım. Elibol soyadlı bir sülale vardı. Bu iki olaydan
sonra, Ermenekliye, Türkiye’nin, hatta dünyanın her yerinde
rastlanabileceğine kesin kanaat getirdim. Bakalım, Ermenekliye başka
nerelerde rastladım?
Devam
>>> 2. Bölüm>>>
Avukat Naci SÖZEN
(E) Hv. Mu. Kd. Alb.
Tel. 0312.418 05 31
YORUM YAZ
YORUM OKU
Not: Yorum
yazacaksanız okuduğunuz yazının başlığını mutlaka yazmanız
gerekmektedir.Başlık yazılmayan yorumlar yayına konmayacaktır.
|