|
İnternet'te sosyalleşme zamanı
İnternet'te sosyalleşmek isteyenler için seçenekler arasında sosyal iş ve iletişim ağları, sanal topluluk ve forumlar, e-gruplar, kişisel site ve bloglar ile birlikte işin biraz daha eğlence yönünde yer alan çöpçatan siteleri ve oyun platformları gibi seçenekler var...
Birkaç yıl öncesine kadar üye sayıları yüz binlerle ifade edilen İnternet üzerindeki sosyal ağ ve paylaşım ortamları, bugün milyonlarca üyeyi buluşturuyor. Hemen hepimizin en az bir kere deneyimlediği bu yeni sosyalleşme ortamlarının böylesine hızlı büyümesine sosyolojik, psikolojik ve teknik açılardan pek çok açıklama getirilebilir. Riskler de var, fırsatlar da... Bana kalırsa sorun 'doğru kullanım' noktasında düğümleniyor. Kimilerini gerçek dünyadan kopararak sanal bir varlığa dönüştürürken, 'yalnız kalabalık'taki kimileri içinse ilaç olabiliyor.
İş çevremizi genişletmek, yeni bağlantılar kurmak ve farklı dünyaları keşfetmek için İnternet'in sağladığı olanaklara kayıtsız kalmak mümkün değil. Giderek seçeneklerin çoğaldığı ve büyük değil hızlı balıkların öne geçtiği günümüzde, İnternet, iletişimi hızlandıran ve kolaylaştıran en önemli araç. Günlük yaşamdan ortalama bir - iki saati İnternet'te sosyalleşmek için kullandığımızda zarardan çok yarar getireceğine inanıyorum. Örneğin rutin iş süreçleri içerisinde iş ağının o kadar da genişlemediğini düşünen kişi, sektörel tartışmalarda yer alarak, bilgi, belge ve görüş paylaşımında bulunarak, iş ağı dahilinde düzenli olarak gerçekleştirilen seminer, sunum, toplantı ya da sosyal etkinliklere katılarak İnternet'in nimetlerinden yararlanabilir. Sosyal paylaşım ortamları bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasının yanı sıra kişisel markalaşmayı da destekleyen, yeni iş teklifleri için ulaşılabilir olmanızı sağlayan zeminlerdir...
Yaşasın çalışanların İnternet özgürlüğü!
Bazı iş yerlerinde taşıdığı güvenlik riskleri ve verimliliği olumsuz etkilediği gerekçeleriyle Msn başta olmak üzere, Skype, Facebook, Xing gibi ağlara erişim yasak. Sizce de bu durum, iş yerinde telefon ile konuşmayı yasaklamak gibi bir şey değil mi? Üstelik 'yasak' sözcüğünün kışkırtıcılığını da hesaba katarsak, hedeflenenin aksine verimliliği olumsuz da etkileyebilir. Msn'nin; e-posta kutunuz tıkandığında, müşterinize soracağınız sıradan bir soruyu e-posta ile resmiyete dökmek istemediğinizde ya da birkaç kişilik kısa süreli görüşmelerde hayat kurtarıcı olabildiğini de unutmamak gerekir...
Konuyu bir de rakamlarla ele alalım. Facebook'un dünya genelindeki 55 milyon üyesinin 2 milyon 300 bini Türkiye'de bulunuyor. Türkiye, ulaştığı bu kullanıcı sayısı ile dünya sıralamasında ilk 5'e girmiş durumda. Şubat 2007'de kurulan mondus.net herhangi bir pazarlama çalışması yapmamasına karşın ulaştığı 50 bin üyeyi, günde ortalama 60 - 80, hafta sonları ise 100 yeni üye ile artırmaya devam ediyor. 280 bin üyeli çember.net'i satın alan Xing'in ise 21 ülkede 5 milyondan fazla üyesi bulunuyor. Mayıs 2004'te kurulan İş Yönetimi e-grubuna ise yaklaşık üç bin kişi üye.
İnternet'i hala gerçek yaşamdan ayrı bir dünya olarak görüyorsanız, şuna emin olmalısınız ki ekranın arkasında başka yaratıklar yaşamıyor! Bizden birileri orada!
|