esratasliyuk.sitemynet.com

Anasayfa
Özgeçmişim
Yazılarım - 1
Yazılarım - 2
Yazılarım - 3
Yazılarım - 4
Yazılarım - 5
Yazılarım - 6
Yazılarım - 7
Yazılarım - 8
Yazılarım - 9
Yazılarım - 10
Yazılarım - 11
Yazılarım - 12
Yazılarım - 13
Yazılarım - 14
Yazılarım - 15
Yazılarım - 16
Bilişim dili
İletişim

Yazılarım - 5


Liderlik iletişimi ne vaat ediyor?

Kurumsal sosyal sorumlulukla ilgili son yazım, şimdiye kadar yayınlanan diğer yazılarım arasında en çok yorumu alan oldu. Bu nedenle yine "kurumsal itibar" çatısı altına giren iletişim araçlarından birini konu etmek istedim: "Liderlik iletişimi"

Genellikle yazılarıma başlamadan, o konuyla ilgili daha önce kaleme alınmış makaleleri özenle incelerim. Böylelikle herkesin üzerinde durduğu yönleri tekrarlamak yerine, farklı açılar yakalamaya çalışırım. Bu şekilde bakıldığında, bu kez işim daha kolay oldu; çünkü liderlik iletişimi alanında Türkçe makale sayısı yok denecek kadar az...

Halkla ilişkiler şirketlerinin İnternet sitelerinde, "liderlik iletişimi!" hizmetlerini nasıl tanımladıklarını incelemek istedim; fakat burada da "kopyala-yapıştır" usulüyle birbirinden "alıntı" yapılmış birkaç cümleden fazlasına rastlayamadım. Dolayısıyla şimdi, bu yazımın öncekiden daha da çok yorum almasını bekliyorum. :)

"Liderlik iletişimi" nedir?

Bu başlık altında yapılan çalışmalar, bir liderin bağlı bulunduğu kurumun sosyal paydaşları nezdindeki algısını olumlu yönde geliştirmeye katkıda bulunmasını amaçlıyor. Hedefler ise, kurumsal itibarın ve yönetim değerinin yükselmesini sağlamak olarak açıklanıyor. Zira, Amerika ve İngiltere'de yapılan araştırmalar, tek başına bir liderin kurum itibarına etkisinin yüzde 50 seviyelerinde olduğunu göstermiş. Öte yandan örgütsel bağlılıkla ilişkilendirilen 48 değişken içinden, 'doğrudan' ilişkili bulunanlar arasında 'lider iletişimi' ve 'katılımcı liderlik' maddeleri de, faaliyet alanı ve yetenek çeşitliliği gibi unsurlarla birlikte anılıyor...

Liderlik iletişimini; "kurumun hem iç, hem de dış çevrelerinde bu denli etkisi bulunan 'lider'in iletişimini şansa bırakmayıp, bir iletişim stratejisi çerçevesinde düzenli şekilde sürdürmek" olarak tanımlayabiliriz. Kısacası lider, kurumun güvenilir algısını pekiştirmekle yükümlü olacak şekilde konumlandırılmaktadır.

Bir mesaj taşıyıcısı olarak lider

Kurum itibarının yüzde 50'lik payı emanet edilen ve güven tesis etme beklentilerinin odağında yer alan lider, kurumsal mesajları doğru zamanda, doğru biçimde taşımakla yükümlüdür. Bu mesajlar genellikle kurumun ticari / finansal başarıları, yenilikçilik çabaları ve sosyal sorumluluk faaliyetleri etrafında ağırlık kazanır. Elbette lider, kurumu temsil etmekle birlikte, birey yönüyle de gündeme gelebilir; örneğin mezunlar derneğinin programlarında konuşmacı olması, özel ilgi alanlarıyla röportajlara konu olması gibi...

Günümüz ekonomisinin yaygın eğilimlerinden 'bütünleşme', liderlik iletişiminde de 'sosyal paydaşlarla ilişkilerde bütünleşme' biçiminde karşımıza çıkıyor. Bu bütünleşme, yukarıda örnek olarak verdiğimiz mezunlar derneklerinden diğer STK'lara, kamu yöneticilerinden medyaya, çalışanlara ve hatta onların yakınlarına dek uzanıyor. İşte bu yüzden liderin dünyaya geniş bir pencereden bakması gerekir. İşini çok büyük bütünün bir parçası olarak görerek, belirli bir pazar için ürettiği ürünlerin ötesinde, kurumun bilime, topluma, insanlığa sunduğu değerleri de ifade edebilmelidir. Toplumsal duyarlılık gerektiren gelişmelere yorum getirebilmelidir. Bunun için iyi bir iletişim danışmanı, liderin olumlu taraflarını, entelektüel birikimini, sahip olduğu vizyonu ortaya çıkaracak bir strateji çizebilir. Aynı şekilde liderin iletişim yetilerini de değerlendirerek, geliştirilmesi gereken yönlere ayna tutabilir.

Liderin kurumsal itibardan daha önemli bir işi olamaz!

Bir liderden günlük iş süreçlerinden sıyrılıp, mesaisinin yaklaşık yüzde 90'ını iletişime ayırmasını beklemek fazla mı? Hayır, şu unutulmamalı ki; kurumsal itibar iş sonuçlarını da doğrudan etkilemektedir. Kanaat önderlerinin kurumu refere etmeleri, kamu ve sivil otoritelerinin kurumu yanlarında görmek istemeleri, hisse senetlerinin değerlenmesi, karlı ortaklık tekliflerinin artması, çalışanların kurumun gönüllü elçileri durumuna gelmeleri ve çalışılmak istenen bir kurum olmak gibi iş sonuçları, sizce de doğrudan itibarla ilişkili değil mi? Dolayısıyla, liderin en önemli işinin "kurumsal itibar yönetimi" olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır... Kurumsal itibar, kurumun kredibilitesini artırır; bu da likiditesini...

Lider için önemli bir tehdit: Güç kirlenmesi

Peki, kurumun dışa dönük yüzü, vitrini, hatta neredeyse yürüyen logosu durumuna gelen liderlerin yüzü eskir mi? Bu aşamada yabancı kaynaklarda "power pollution" olarak geçen ifadeyi, Türkçe'ye "algı kirlenmesi" olarak çevirebiliriz. Güncel bir örnekten yola çıkarak açıklayalım: Bugün doğayı tehdit eden kirlenme karşısında nasıl ki kaynaklarımızı 'ihtiyatlı' kullanmamız gerekiyorsa, liderin itibarını tehdit eden güç kirlenmesinden korunmak için de yine 'ölçüyü kaçırmamaya' dikkat etmemiz gerekiyor. Farklı sosyal gruplara farklı mesajlarla ulaşırken, algı kirliliğine yol açma riski de göz ardı edilmemeli.

Kurumun dış sesi, iletişimin başrol oyuncusu olmakla; her zaman, her yerde ön plana çıkan kişi olmak arasında, epey ince ve hassas bir çizgi duruyor. Liderin tek başına başarıyı sırtlanan kişi değil; tüm sosyal paydaşlarıyla birlikte başarılı olan bir örgütün önderi olarak algılanması, algı kirliliği tehdidinin hafifletici unsurları arasında sayılıyor.