



| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
Günümüzde tiyatro, çocuklar için en etkin öğrenme araçlarından biridir. Çocuk, aynı ortamda bulunduğu yaşıtlarıyla, sosyal
ve duygusal açıdan bir etkileşim içerisindedir. Toplumda uygun ve beklenen davranışları gösterebilme ve bunun yanı sıra
kurallara uyabilme yine tiyatro aracılığıyla kazanılan becerilerdir. Tiyatroda bir oyun izlemek yalnız sosyal değil, çocuğun
duygusal ve zihinsel gelişimine de önemli bir katkıda bulunur. Kimi zaman anne babayla, kimi zaman da arkadaşlar veya öğretmenlerle
paylaşılan bu değerli zaman diliminde çocuk birçok farklı duygu yaşar; heyecanlanır, üzülür, sevinir, öfkelenir. Bir yandan
da oyunun konusunu kavramaya çalışır, zihninde olayları değerlendirir.
Tiyatro, çocuklar için etkili bir sosyal öğrenme ortamıdır. Öyle ki, önce anne-baba çocuğu ile birlikte hangi oyuna gideceğine
karar verir, bilet alınır ve oyuna gidilir. Çocuğunuz ona gösterilen yere oturur; sessiz olmalıdır, kimseyi rahatsız etmemesi
gerektiği anne-baba tarafından söylenir. Çocuk oyun sırasında sanatçıların yönlendirmesiyle oyuna sözlü veya sözsüz işaretlerle
katılabilir. Sanatçılar izleyicileri oyun sonunda selamlar. Bunların tümü, çocuk için sosyal öğrenme sürecidir.Olumlu sosyal
davranışların kazanılmasında bir adımdır.
Bilimsel çalışmalar, çocuğun yaş ve ilgi düzeyine uygun tiyatro oyunlarının yalnız sosyal gelişimini değil, çocuğun zihinsel
ve duygusal gelişimini de olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Çocuk oyunu izlerken bir yandan konuşmaları değerlendirir,
oyunun sonunu merak eder; oyundan bazı dersler çıkarmaya başlar. Soyutlama ve genelleme yapar. Tüm bu zihinsel etkinlikler
çocuğun hayal gücünü geliştirir ve daha yaratıcı olmasını sağlar. Bunun yanı sıra belirli bir süre dikkatini oyunun konusuna
odaklayacağından çocuğun dikkat süresi de artacaktır.
Tiyatroda sergilenen oyunlarda çocuk gözlem yoluyla öğrenmektedir. Oyuncuları kendisine model alır ve onlarla empati kurar.
Bazı oyuncularla özdeşleşir. Kendisini oyun içinde farz eder ve farklı durumlarla karşılaştığında nasıl tepki vermesi gerektiğini
ya da nasıl tepki verebileceğini öğrenir. Bir anlamda kendini sınar. Duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade edebilir. Günlük
yaşamda konuşulan dili daha etkin kullanabilir. Bu da dil gelişiminin bir göstergesidir.
Günümüzde psikolog ve eğitimciler tiyatronun tedavi edici özelliğinden de yararlanmaktadırlar. Çocuktaki duygusal problemlere
ve uyum sorunlarına drama tekniğiyle çözüm aranmaktadır.
Görsel ve işitsel duyularımıza hitap etmesi, tiyatroyu birçok eğitim aracından üstün kılmaktadır. Dekor, ses, ışık ve kostümler
çocukları farklı bir dünyaya götürür ve yaşama farklı bir açıdan bakabilme fırsatı verir.
Sonuç olarak tiyatro, çocuğun sosyal, zihinsel ve duygusal gelişimine katkıda bulunmaktadır. Çocuklara yeni bir ilgi alanı
oluşturmak ve onlarla keyifli bir zaman geçirmek açısından çocuk oyunlarının daha sık izlenmesi önerilmektedir.