|
PAZAR GAZETESI 2 SUBAT 1997
SERBEST YAZILAR: OZGURLUK VE MUZIK
Orhan abimiz soyle anlatiyor:
Bana hep sorarlar; 'Muzigi en iyi sekilde yorumlamak nasil mumkun olabilir, Orhan abi?' diye. Once gulumser, sonra tesekkür ederim. Bildigim kadariyla cevap veririm. 'Bu ancak her gelenin, bir oncekilerin urettiklerinin uzerine bir seyler koymasiyla, mumkun olabilir' derim ve eklerim:
Suphesiz, her muzisyen guclulugu nispetinde muzige katkida bulunur. Gucluluk de, yetenek, bilgi, calismak ve hirs ister. Cunku guclu muzisyenlerdir, muzige sahip cikan, kitleleri etkileyen!'.
Bunca yillik tecrubemden ogrendigim baska birseyden de soz ederim, 'tesaduf degildir, Zeki Muren, Zubin Mehta gibi bir yorumcularin, Itri, Saadettin Kaynak gibi bestecilerin muzikte daha fazla soz soyleme hakkina sahip olmalari...'
Dikkatinizi cektiyse, san yorumcu'larindan ve besteci'lerden bahsederek soze girdim. Sizlere de muzik hakkinda soru soran arkadaslara da ayni seyi soyledim. Onlara surekli anlattigim, size simdi yazacagim bir baska konu daha var. O da, sesini kullananlarin, san yapanlarin, diger bir deyisle yorumcu'larin, besteciler'e gore daha avantajli olduklari...
Neden diye sormayin. Cunku onlar, lisan kullanarak muzik yapmakta... Ve hepimiz biliyoruz ki, insanla, en yakin diyalogu yine insan kurmakta!
Cunku insan sesi, en buyuk enstruman. Hem ezgi anlatir, hem de bir lisan kullanir.
Dolayisiyla san yorumcusu'larinin, muzigini kitlelere duyurma, dolayisiyla daha cok taninan bir sanatci olma konusunda buyuk avantajlari var.
En azindan besteci'den daha fazla! yalan mi?
Cogumuz, sevdigimiz bir parcanın bestecisi'ni bilmeyiz, ama yorumcusunu kut diye soyleyi veririz. Cunku televizyonlarda, kliplerde onu hep izleriz, sesini dinleriz...
***
Peki o zaman size bir soru, muzik hangisine aittir?
Yorumcuya mi, besteciye mi?
Cevap verme durumunuz olmadigi icin (yanimda degilsiniz de o yuzden!) ben soyleyeyim: muzik kollektif bir konudur. Hic itirazim yok, her zaman bir olusturucusu vardir, o da pek tabii ki 'besteci'dir. Ama bu demek degildir ki, besteci müzigin sahibidir!
Cunku yorumcu da, en az muzigin bestecisi kadar onemlidir... Muzigi butunlestirirken, bunu hisseden ve olusturan besteci'den, sesiyle en iyi sekilde yorumlayan yorumcu'ya kadar herkes sahibidir muzigin!
Cunku herkes kalbiyle, beyniyle katkida bulunur.
Bazi sanatcilara gelince (ayiptir soylemesi benim gibi) hem besteci hem de yorumcu olabilirler. Ama bu her ikisini de iyi yaptiklari anlamina gelmez. bu beklenemez de! Cunku muzik teknik bir konu degildir. Muzik once duygudur. Teknik sadece bu duygunun ortaya cikmasina yardimci olur...
***
Tum bu ureticilerden sonra muzigin asil bir sahibi daha vardir ki, o da muzigi anilarinda omur boyu yasatip, yasaminin bir parcasi haline getirenlerdir. Neden mi bu konuya geldik. Cunku bence ozgurlukle pek yakin alakasi var da ondan. Pek tabii muzik iki sekilde yazilir:
a) Enstruman icin
b) Insan sesi icin
Ben diyorum ki sevgili okuyucular ve genc arkadaslar; san icin yapilan muzik daha kisitlayicidir. Sasirttim mi sizi? Enstruman icin yazilan muzigin, gunumuzde ve ulkemizde yeri olmasa da daha ozgurce yazilabildigini dusunuyorum.
Ben ulkelerin bazı olcutleri olduguna inanirim. Bazilari muzigin yapisiyla ilgilidir. (Digerlerine baska yazilarimda deginsem?) Bence, enstruman icin yapilan muzigin coklugu o ulkenin belli bir takim asamalardan gectiginin gostergesidir. Cunku enstruman icin yazilmis muzik, aynen o ulke gibi daha ozgur, daha serbesttir...
Su an bizim ulkemizde enstruman icin muzik yazilmamakta! Daha ziyade san icin yazilmakta...
Fakat geriye baktigimizda, Turk Muziginde cok yazilmis oldugunu goruyoruz. Su anda daha ileri olmamiz gerekirken maalesef degiliz, eskiden pesrevler, longalar, saz semaileri yazilabilirken simdi yok! Halbuki bunlar muzigin boyutlarini derinlestiren, ufkunu gelistiren calismalar...
Bu yazi simdilik bitmeli. Nasil mi bitmeli? Gonul dunyamizdaki ozgurlugun yasadigimiz ortamda gerceklesmesinin hasretini cekerek degil... Gercekten daha ozgur muzik yapmak dilegiyle bitmeli!..
|