|
|
maviKAN "her şey insanla güzel,her şey insan için." |
|
zübeyde seven turan
|
1994 doğumlu Cana Akdal'ın KARPUZ KESMEDEN NEREYE? adlı kitabı üzerine |
||
|
|||
Cana Akdal Günizi Yayıncılık 94 Sayfa İst.Şubat/2207 “Dur gitme/ Henüz bitmedi gece/ Gündüz gelmeden yine/ Karpuz kesmeden nereye?” dizeleriyle tüm gençlere bir çağrı iletisi gönderiyor Cana! Bir bayram sevinci Cana Akdal… Nasıl mı? Ülkem, gençlik ve spor bayramı için uyanırken ses vermiş dünyaya… Şimdilerde şiir diliyle sesleniyor yaşama ve sevenlerine… Sizler okur musunuz bilmem, ama ben bir kitabı okumaya başlarken yazarın seslenişine bakarım önce! Bir yaratı ete kemiğe bürünmüştür. Doğum sonrasının güzelliği yansımıştır yaratıcısının yüzüne… Bu kez de kaçırmadım bu güzelliği… Sevgiyle beslenip, yeşeren; giderek dalları uzayan ve Güneş’le konuşma yürekliliğine erişen bir yürek Sevgili Cana! İlkokul üçüncü sınıfından bu yana şiir yazdığına şaşırmadım. Onu besleyen toprağın varsıllığı, doğuştan getirdiği yetenekle buluşunca yazabilir elbette! Ardından, Cezmi Ersöz’ün duygusal önsözüyle yüzleştim. Yazandansa, yazdırana dönüveriyorum yüzümü yeniden yeniden… 1994 doğumlu birinin şiir demeti elimdeki… Cana’nın, yalın olduğu denli, derinlikli imgeleriyle bir çiçek bahçesinde buluyorum kendimi. Kırığını şiirle onaran, sağaltan, direngen bir genç Cana! İst. Tüyap’ta ilk karşılaştığımızda, annesinin yardımıyla tekerlekli sandalyesiyle geldi bulunduğum sergenin önüne… Onca kitabımın arasından ille de şiir olanlarına baktığını ayrımsadım. Böylece başladı tanışıklığım. Onun da şiir yazdığını söyleyince annesi duraksadım. Daha alıcı gözle baktım yüreği yüzüne yansıyan çocuk güzelliğine… Doğallıkla bir kitabımı imzalarken, başımı kaldırdığımda Cana’da bana imzalamıştı. Gönenip, kıvandım oracıkta… “Var” şiiriyle, yoklarla baş etmenin yolunun, var’ı çoğaltmaktan geçtiği imliyor… “Hayat” şiiriyle direniyor yaşamın boz bulanık sularına, dahası durultma çabasında suyu gücünün yettiğince… İç dünyasında öylesine varsıllaşıyor ki görünenden çok yer kaplıyor aslında… “Benim Kitabım” şiirinde boşlukları doldurmanın adresini verirken, “Orman” şiirinde duyarlılığı giderek tırmanıyor. “Seversen maviyi genişletir/ Sevilirsen, mavi seni uçurur…” dizeleriyle Cana, özlemlerini güçlü imgesel duyarlılıklarla besliyor. “Yağmur” şiiriyle kabuğunu kırıyor. Söz, çekiç görevi yapıyor ona… “Özlemedim Diyemem” şiiriyle empati yapıyor. Onunla dokunuyor uzanamadıklarına… “Yazar Olmuşum” la hayatı önemseyenlere ve önemsemeyenlere ince göndermeler yapıyor. “Yazmışım hayatımı/ anlasınlar diye/ hayatın anlamını,” derinliğiyle yüzleşiyorum. “Vatan” için de yazıyor Cana! Öyle sıradanlaşmadan sözü damıtıp, anlamı çoğaltarak hem de… “Gülümse” şiiriyle çoğumuza sıradan gelen, dahası azımsadığımız bir hareketin, bir davranışın sevincini duyuruyor. Annesine söylemek istedikleri bitmeyecek, biliyorum. (hayal ve düş sözcüklerinden birini seçmeyi öğreneceğini de biliyorum. Oyumu düşten yana kullanıyorum.) “Doğum Günümde”, “Dilediğince Yaşa” Adlı şiirlerinde de hüzün hep var aslında, ama onun düzeyini ayarlıyor. Yaşamı güzellerken de, onun içindeki ben, önden koşuyor… Ve yapıta adını veren “Karpuz” şiirinin dizeleri, yalından ürettiği imgelerin en hoşu bence… Yapıta adının verilmesi de iyi olmuş. Çünkü dört dizeden oluşan koca bir yaşam sığmış içine… “Suskun” penceresi hep açık, ondan sıkı tutunması yaşama… Umudu büyütmesi durmadan yorulmadan… “Yaz Aşkı” Okumak, yazmak ve çoğalmak değil midir bir anlamda? “Yolculuk”, “Martılar ve Çocuklar” Güzelliklerin göreceli olduğunun bilincinde, dahası bunu erken öğrenenlerden Cana! Alabildiğine özgür düşlerinde… “Dümendeki Gölgeler” şiiriyle ayrılık ve özlem kavramlarının hüznünü taşır bize… “Sahil Uzakta Kaldı” ve “Yalnız Ölüm” Doğaldır ki sorular yumağıdır belleği… Ölüm ve özlem kavramlarının sarmalında hüzün koyundadır şair… “Babam’a”, şiirinde, aile içi ilişkilerin sıcağıyla çoğalıyor özgüveni… “Mısralarda Keyif” te, mısra, dizeye dönse; sözcükler gülümserdi Sevgili Cana! “Komşu Teyze” şiiri, kimsesizliğe ince bir gönderi, dahası hüzne dolanan bir gönderi… “Kumsalda Anılar”, “Gizli Düşüm” Özgüvenin artmasıyla, yönü, koşmaya, yürümeye özlemle… “Bebeklerin Hayali”, “Çocukça Hayaller” şiirlerinde düşsel yönelişler ve çocukça düşlerin büyümüş hali… “Hayatın Tadı”, ayrışan yaşam, “Gizli Umutlarla” soluklanıyor. Zorlamasız, sözcük seçimlerinde alabildiğine rahat… “İlk Aşkım” la tutunuyor. Geçmişin hüzünlü izleriyle yitene özlem gönderiyor, “Sonbahar’ın Hüzünlü Yüzü”nde… “Gençlik Ateşi” nde yine düşlerinde yürüyüp koşuyor. Olmayana tutunma çabası sürüyor yoğun olarak… “Sonsuzluğa Özlem” de baba sözcüğü ışıyor dilinde… “Baba”yı sonsuzlukla özdeşleştiriyor. “Gizli bahçenin Sırları” şiiri, Dağ uzaklaştıkça güzelleşirmiş, söylemine taşıdı beni. “Yeni Bir Hayat”la koşarak “Moskova’ya Uzanan Eller” iyle, bulutları kurtarmak nefretlerden ve gurbet çocuğu, dizeleriyle, doğrusu 14, 15 yaş çocuğu için oldukça yüksek bir dalına tutunuyor şiir ağacının! Umudum arttı gençler adına… Keşke, Usta duyabilseydi 14 yaşın çığlığını… Görseydi de, çocuklarda ve gençlerde, kendi seslenişlerinin yankısıyla kıvansaydı… “Yıldızlarda buluşmak” ve “Bambaşka Bir Sen” bir güç aktarımı çabası ve sevgiyle özdeşim görülüyor. “Güneşi Bekleyen Gece” yle düş kırıklarıyla baş etme çabası, Sevginin, sevgilinin kendi diliyle hoş tanımı, İstanbul’a göndermeyle sürüyor. İyiyi güzeli söküp alma uğraşıyla, güçlü bir tutunma gözlemliyor okur, aynı zamanda en uzun soluklu şiiri kitaptaki… “Bir insanın başaramayacağı tek şey/ daha önce denemediği şeydir…” dizelerinin iletisi, tınısı ve yankısı kapsadığı alanın kat kat üstünde değil mi? Bu ve yapıttaki diğer birçok dizesiyle, yakın gelecekte iyi bir şair olarak adını duyacağımızın imini veriyor Cana Akdal! Okumayı sürdüreceğini biliyorum. Bir de bizim olan sözcükleri öncelerse, söz daha da kanatlanacak kaleminin gücüyle… Nice kullanılmayan, yanlış kullanılan elin kolun, kanadın, dahası beynin ve belleğin yanında; olanın gücünü zorlamasını ayakta alkışlıyorum Sevgili Cana! Olmayana ağıt yakmak yerine olanın gücünü sınamayı, denemeyi seçmeni de… Şiir okyanusuna hoş geldin!
Şubat/2009/İZMİR Zübeyde seven Turan
cana akdal'ın kitaptan alıntı şiirlerini görmek için tıklayınız
|
|||