giresunvho.sitemynet.com
TVHB
GİRESUN VETERİNER HEKİMLERİ ODASI
Boş Sayfa YÖNETİM KURULU
ÜYELERİMİZ
ODA FAALİYETLERİ VETERİNER BİLİM HABERLER DUYURULAR MESLEKİ YAZILAR MEVZUAT HAYVAN BAKIM-BESLEME HAYVAN HASTALIKLARI GIDA VE VETERİNER HALK SAĞLIĞI Basın Bültenleri Sizlerden Gelenler Giresun'u Tanıyalım İLETİŞİM LİNKLER site tasarım

Basın Bültenleri


veter_ners2.jpg



HALK SAĞLIĞI İÇİN ZOONOZ HASTALIKLARLA ETKİN MÜCADELE EDİLMELİDİR


GİRESUN 18/07/2006 - Giresun Veteriner Hekimleri Odası, halk sağlığı için zoonoz hastalıklarla etkin mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi. Açıklama şöyle:

"Ülkemizde son dönemlerde basında sıkça yer alan; Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Şarbon ve Kuduz gibi bulaşıcı hastalıkların ortak özellikleri "Zoonoz" karakterli yani hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar olmalarıdır.

Dünyamızda insan ve hayvanları ilgilendiren 200'den fazla zoonoz hastalığın varolduğu bilinmektedir. Ülkemizde ise çoğu sığır, koyun ve kanatlılarda olmak üzere 40 civarında zoonoz hastalık mevcuttur. Yabani hayvanlarda bunların bulaşmasında rol oynarlar.
Zoonoz hastalıklar, gerek sayılarının çokluğu ve gerekse yayılma alanlarının genişliği bakımından günümüzde insan sağlığını ciddi derecede tehdit etmektedirler. Örneğin; son yıllarda bazı AB ülkelerinde görülen Deli Dana ve ülkemiz dahil çok sayıda ülkede görülen Kuş Gribi hastalığının bu ülkelerin insanlarında yarattığı endişe, zoonoz hastalıklarla mücadelenin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca hayvanların ölümüne ve verim düşüklüğüne de yol açarak ülke ekonomisine de zarar vermektedirler. Dünya Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) bir yayınına göre, hayvan hastalıkları sebebiyle yılda 30 milyon tondan fazla süt kaybı olmaktadır. Bu miktar süt, 200 milyon çocuğun günde iki bardak süt içememesi demektir.

AB sürecine girmiş ülkemizde ne yazık ki hala, Şarbon, Bruselloz, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Tüberküloz, Kist Hidatik ve Kuduz başta olmak üzere, hayvanlardan ve hayvansal gıdalardan insanlara geçen çeşitli hastalıklar yaygın şekilde görülmektedir.

Bu sorunun temel nedeni, ülkemizde uzun yıllardır veteriner hekimlik hizmetlerine gerekli önemi vermeyişimizden kaynaklanmaktadır. Oysa bu hizmetler hayvan sağlığı kadar halk sağlığını da doğrudan ilgilendirmektedir. Veteriner hizmetlerine yapılacak yatırımlar, aynı zamanda toplum sağlığına ve gıda güvenliğine yatırım yapılması anlamına gelmektedir.

Zoonoz hastalıklarla etkin mücadele edilebilmesi ve kontrol altına alınabilmesi için; ülkemizde veteriner hekimlik hizmetleri daha fazla zaman kaybedilmeden AB normlarında yeniden yapılandırılmalıdır. Bu kapsamda Ulusal programda öncelikli konular arasında yer alan "Veteriner Hizmetleri Kanun Tasarısının" yasalaşması ve 1985 yılında talihsiz bir kararla kaldırılan Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatlarının yeniden kurulması gerekmektedir." (MAK AJANS)

Erişim:
http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/anadoluyahaberler-yeni/2006/temmuz/ah_19_07-06.htm


GİRESUN VETERİNER HEKİMLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

GIDA DENETİMİ AB'YE UYMUYOR...

Önce İzmir'de çiğ köftede yaşanan Trişinellozis vakası, sonra sahte salamlar,sucuklar,peynirler, ballar, tavuk etinde ilaç kalıntısı tartışmaları ve şimdi de yumurta da dioksin sorunu...

Türk Veteriner Hekimlik örgütleri aylardır söylüyor; hayvansal gıdalar tüm gıdalar içinde risklerin %90'nı nı oluşturuyor, bu nedenle denetimleri AB'de özel mevzuat ve kurallara bağlıdır.İşte o nedenledir ki AB'de gıda denetiminde "Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği" yaklaşımı benimsenmiştir.5179 sayılı Gıda Yasası AB gıda mevzuatına tam uyumlu değildir.Ulusal programda öncelikli konular arasında yer alan "Veteriner Çerçeve Kanunu" 'da halen TBMM gündemine dahi getirilememiştir.

Ama Tarım Bakanlığı "Kervan Yolda Düzülür" anlayışıyla gıda denetiminde bildiğini okumaya devam ediyor. Oysa daha fazla vakit kaybetmeden AB gıda denetim sistemi ve mevzuatı uygulamaları esas alınarak ülkemizde yeniden bir yapılanmaya gidilmelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 18.04.2005


Giresun Veteriner Hekimleri Odası

Yönetim Kurulu Adına



Mustafa AYDINAY

Oda Başkanı




GİRESUN VETERİNER HEKİMLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI


HAYVANCILIĞIN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KARAR

Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı (2005/8503 sayılı) 25 Şubat 2005 gün ve 25737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup,
içerdiği maddeler aşağıda sunulmuştur :

Madde 1 — Bu Karar, 2005-2010 yılları arasında 6 yıl süre ile uygulanacak olup hayvancılığın desteklenmesi ile ilgili hususları kapsar.
Madde 2 — Destekleme konuları şunlardır;
a) Yem bitkileri üretimi yapmak üzere başvuran üreticilere, nakliye ve ilaç bedeli hariç, çok yıllık yem bitkileri ekilişlerinde birinci yıl yatırım giderleri ve uygun görülen işletme giderlerinin ekiliş alanları ile uyumlu satın alınan alet ve ekipmanlar da dahil proje bedelinin % 40'ı, tek yıllık yem bitkilerinde ise işletme giderlerinin ekiliş alanları ile uyumlu satın alınan alet ekipmanları da dahil proje bedelinin %30' u doğrudan ödenir. Sertifikalı yem bitkileri tohumu üretim proje bedelinin % 25'i doğrudan ödenir.
b) Yurt içinde yetiştirilen ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Bakanlık) veya yetkilendirilmiş kurumca damızlık belgesi veya saf ırk sertifikası verilmiş kültür ırkı damızlık gebe düveleri satın alanlara hayvan başına doğrudan ödeme yapılır.
c) Suni tohumlama sonucu doğan buzağılardan, soy kütüğüne kayıtlı olanlara daha fazla olmak üzere soy kütüğüne ve ön soy kütüğüne kayıtlı olanlara hayvan başına destekleme ödemesi yapılır.
d) Suni tohumlama hizmeti sağlayan gerçek ve tüzel kişilere, soy kütüğüne kayıtlı olan işletmeler için ve kalkınmada öncelikli bölgelerde farklı olmak üzere hayvan başına suni tohumlama teşvik primi ödenir.
e) Çift cidarlı kazana, pastörizatör veya UHT sistemine sahip süt ürünleri imal eden işleme tesislerine süt satan üreticilere, hastalıktan ari işletmelere, soy kütüğüne kayıtlı olanlara, tarımsal amaçlı kooperatiflere üye olanlara ve küçükbaş hayvancılık işletmelerine farklı olmak üzere beher litre süt için destekleme ödemesi yapılır.
f) Kendi öz kaynakları ile işletmesine sabit süt sağım ünitesi kurarak ve soğutma tankı koyarak sanayiye aktarılacak sütte belirli kalite ve hijyen kriterlerine uygun üretim yapacak üreticilere yatırım miktarının % 40'ı destek olarak ödenir.
g) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan ruhsatlı kombina ve mezbahalarda kesim yaptırma şartı ile sığırlarda 190 kilogram ve üzeri ağırlığında kesim yaptıran üreticilere Bakanlıkça gerek görüldüğünde beher kilogram için et destekleme ödemesi yapılır.
h) Hastalıktan ari bölge oluşturmak üzere Trakya Bölgesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak tebliğde belirtilen kriter ve özelliklere sahip sığır işletmelerinde hayvan başına doğrudan ödeme yapılır. Tazminatlı hastalık çıkan hayvanların etleri 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu kapsamında şarta tabi olarak değerlendirilir. Hastalık çıkan işletmelerdeki hayvanlar için ise, ödemeye esas teamül cetvelleri ile tazminat mazbataları Bakanlıkça onaylandıktan sonra hasta hayvan başına doğrudan tazminat ödenir. Bakanlık 2006 yılından itibaren söz konusu desteklemeyi başka illere de yaygınlaştırabilir.
ı) Hayvan kimlik sisteminin geliştirilmesi amacı ile hayvanların tanımlanması ve tescili için çiftçilere hayvan başına destekleme ödemesi yapılır.
i) Hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde Bakanlıkça her yıl belirlenen programlı aşılamalar için Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde uygulayıcılara destekleme ödemesi yapılır.
j) Bakanlıkça yapılacak sözleşme kapsamında; hayvansal orijinli gıda kontrolünde etkinliğin sağlanması, hayvan hastalıklarıyla mücadele, mezbaha ve denetim hizmetlerinin iyileştirilmesi amacı ile Bakanlığın belirlediği bölge ve işletmelerde veteriner hekim çalıştırılması için destekleme yapılır.
k) Hayvan gen kaynaklarının korunması amacı ile Bakanlıkça uygulanan programa katılan çiftçilere büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda farklı olmak üzere hayvan başına doğrudan ödeme yapılır.





l) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca üretim izni verilmiş işletmelerden o yıla ait üretim sezonu boyunca ana arı satın alarak kullanan üreticilere, birlik üyesi olanlara daha fazla olmak üzere ana arı başına doğrudan destekleme ödemesi yapılır. Kriterleri tebliğ ile belirlenecek süzme bala satış faturası veya müstahsil makbuzu üzerinden beher kilogram için prim ödenir. Polinasyon sağlamak amacı ile Bombus arısı satın alarak kullanan üreticilere koloni başına destekleme ödemesi yapılır.
m) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan su ürünleri yetiştiricilik belgesi alan gerçek ve tüzel kişilere; alabalık, levrek ve çipura balıkları ile bunlara ödenen miktarlardan farklı olmak üzere yeni türlere, beher kilogram başına su ürünleri yetiştiriciliği destekleme primi ödenir. Ayrıca, denizlerde ve iç sularda su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılmak üzere yavru alanlara ve kendi işletmesinde büyütmek üzere yavru balık üretenlere, adet üzerinden destekleme primi ödenir.
Madde 3 — Desteklemeler için gerekli kaynak, ilgili yıl bütçesinde bütçe kanunu ile hayvancılık desteklemeleri için ayrılan ödenekten karşılanır ve T.C. Ziraat Bankası aracılığı ile ödenir.
Madde 4 — Bu Karar'ın uygulanması ile ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası'na destekleme tutarının % 0.5 'i oranında hizmet komisyonu ödenir.
Madde 5 — Islah amaçlı Yetiştirici Birlikleri ve/veya Kooperatif üyesi yetiştiricilerden, aldıkları desteğin % 0.1'i oranında üye oldukları birlik veya kooperatifin Merkez Birliği'ne irat kaydedilmek üzere "Çiftçi Örgütlenmesini Güçlendirme" adı altında kesinti yapılır.
Madde 6 — Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleriyle ilgili alacaklar ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.
Madde 7 — Bu Karar'ın uygulanması ile ilgili tebliğ, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca hazırlanarak bu Karar'ın yayımlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde çıkartılır. Destekleme miktarları her yıl Ocak ayında Bakanlıkça açıklanır.
Madde 8 — Bu desteklemelerden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz.
Madde 9 — Destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı alır.
Madde 10 — 23/3/2000 tarihli ve 2000/467 sayılı Kararname ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 11 — Bu Karar 1/1/2005 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 12 — Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

Bakanlar Kurulu Kararı ile ilgili olarak Odamızın görüşleri :

Hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla önceki yıllardan farklı olarak; AB’ye katılım aşamasında da ciddi sorunlar yaratacak olan bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele amacıyla programlı aşı uygulamalarına destek olunması,hastalıktan ari işletmelerin teşvik edilmesi, hayvan kimlik sisteminin desteklenmesi ve hayvansal gıdaların kontrolü,hayvan hastalıkları ile mücadele,mezbaha ve denetim hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla sözleş-meli veteriner hekim çalıştırılması gibi yeni konuların Karar’da yer almasını son derece olumlu bir gelişme olarak görüyoruz.Ancak, daha önce Yüksek planlama Kurulu tarafından onaylanan ve 2010 yılına kadar geçerli olacak “Tarım Stratejisi Planında” hayvancılığa toplam tarımsal desteklemelerden sadece %12’sinin ayrılması ciddi bir maddi kaynak sorunu oluşturacaktır.Bu oranın en az %30 seviyelerine çıkarılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur. .. /03/2005

GİRESUN VETERİNER HEKİMLERİ ODASI

TÜRKİYE HAYVANCILIĞININ BAŞLICA SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ


Türkiye’de 1980’den beri uygulanan yanlış politikalar sonucu hayvancılık gerilemiş ve tükenme noktasına doğru gitmektedir.Son yıllarda giderek ağırlaşan olumsuz gelişmeler ülkemizde hayvancılıkla uğraşan kesimler ile veteriner hekimlerin çalışma koşullarını, istihdam alanlarını ve iş güvenliğini tehdit etmektedir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığında, mevcut fonksiyonel yapılanma yerine, Hayvancılık ve Veteriner Hizmetlerinde sektörel yapılanmaya gidilmeli, çok başlılıktan kurtarılmalıdır. Yapılanma, uluslar arası Cenevre Antlaşmasını esas alan“Hayvan Sağlığı,Hastalıklarla Mücadele, Yetiştiricilik, Islah,Gıda Güvenliği ve Halk Sağlığı,Hayvan Refahı,Hayvan Besleme,Sınır Kontrolleri ve Bilgi İletişim Sistemlerini ” kapsayacak ve AB ile uyumlu olacak şekilde Veteriner Çerçeve Kanunu çıkarılmalıdır.Buna paralel olarak güçlü ve iyi organize olmuş müstakil bir taşra teşkilatı da (ziraat işlerinden ayrı) oluşturulmalıdır.
( Örn: AB’de bulunan Gıda ve Veterinerlik Ofisi-FVO gibi ülkemizde de doğrudan Tarım Bakanlığına bağlı, Gıda ve Veteriner İşleri Başkanlıkları kurulabilir ).Ancak Kamuda Yeniden Yapılanma Kanun Tasarısı ve Mahalli İdareler Kanun Tasarılarında bu konuların hiç dikkate alınmadığı görülmektedir. AB müktesebatının yaklaşık %40’ı veteriner hekimlik ile ilgili konulardan oluşmakta olup,ülkemizde şap ve diğer önemli salgın hastalıkların eradikasyonu sağlanmadığı sürece AB’ye katılım aşamasında çok ciddi sorunlarla karşılaşılacağı muhakkaktır.

Çok amaçlı kırsal kalkınma kooperatifleri yerine, AB’de olduğu gibi üretim alt sektörlerine göre (besi,süt, tavukçuluk,arıcılık,ipek böcekçiliği vb. ) örgütler kurulmalı; üretimi,sanayii, ve pazarlama ile entegre eden ihtisas kooperatif modeline gidilmelidir.Hayvancılığı destekleme projeleri adı altında köylülerimize yıllardır, birer ikişer baş hayvan dağıtmakla hayvancılığın kalkınamayacağı artık açıkça görülmüştür. Hayvancılıkla hedef, orta ve büyük ölçekli işletmeler kurmak olmalıdır.

Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerine etkinlik kazandırılmalı; bunların yönetim ve idarelerinde veteriner hekimler görev almalı; uygulamada görülen eksiklikler giderilerek bağımsız, kendi politikasını üretebilir bir yapıya kavuşması sağlanmalıdır.

Devletin politikalarında hayvancılık öncelikli olarak ele alınmalıdır.Hayvancılığı ileri ülkeler seviyesine çıkarabilmek için, hayvancılık öncelikli olarak tarımın alt sektörü olmaktan kurtarılarak, başlı başına bir sektör olması sağlanmalıdır.

Hayvansal kökenli gıdalarda “Çiftlikten Sofraya Kadar Veteriner Hekim Kontrolü nün” zorunlu hale getirildiği AB’deki gibi kuralların, ülkemizde de uygulanması için gerekli önlemler alınmalı, ona uygun altyapı oluşturulmalı ve mevzuat hazırlanmalıdır. Hayvanlardan insanlara gıda ve diğer yollarla bulaşan geçen zoonoz hastalıklar (şarbon,tüberküloz,bruselloz,kuduz, trişinellozis,kist hidatik vd.) denetimsizlik ve organizasyon yetersizliği nedeniyle ülkemizde giderek artış göstermektedir.

Saygılarımızla 03/11/2004

GİRESUN VETERİNER HEKİMLERİ ODASI







(19 HAZİRAN 2004 TARİHLİ BASIN BİLDİRİSİ)

VETERİNER HEKİMLER HÜKÜMETİ UYARIYOR !



TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI YANLIŞ YOLDA



Son günlerde ülke ve meslek gündemini oluşturan; yeni gıda mevzuatı çalışmaları hakkında görüşmelerde bulunmak üzere; Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyinin çağrısı ile toplanan 41 Bölge Veteriner Hekim Odası başkanı yaptıkları görüşmeler sonucunda aşağıdaki hususların Türk kamuoyuna açıklanmasını kararlaştırmıştır.

AB’ye girmek için uzun süredir çaba gösteren hükümet Gıda mevzuatı ile ilgili olarak hazırladığı daha ilk yönetmelik taslağında büyük hatalarla karşı karşıya kalmış ve halk sağlığını önemli oranda riske edeceğini ortaya koymuştur.

Yeni yürürlüğe giren 5179 sayılı gıda kanunu ve bu kanuna dayalı olarak hazırlanan ilk yönetmelik taslağı (Gıda ve Gıda ile Temas Eden madde ve Malzemeleri Üreten İşyerlerinin Çalışma İzni ve Gıda Sicili ile Üretim İzni İşlemleri ve İstihdam Hakkında Yönetmelik) ile halk sağlığı tehlikeye atılmaktadır.

Bu anlayışla devam edilirse, önümüzdeki günlerde hazırlanacak Yönetmelikler sonrasında amaçlanan gıda güvenliğinin temini ve halk sağlığının korunması hedeflerine ulaşılamayacaktır.

Yönetmeliklerde icra mercii olarak halk sağlığıyla ilgisiz birçok meslek grubuna istihdam kaygısıyla yetki verilmeye çalışılması, halkımızı yaygın şekilde gıda zehirlenmeleri ve hayvanlardan insanlara bulaşan zoonoz hastalıklarla karşı karşıya bırakacaktır.

Gıda üreten işyerlerinde; en az lisans düzeyinde eğitim almış meslek mensuplarının sorumlu yönetici olarak görev yapması, işletmenin sağlıklı gıda üretmesinin güvencisidir. Ancak, hazırlanacak yeni yönetmeliklerde sayılan meslek alanlarına açık-somut belirlemeler yapılmalı ve ilgisi olmayan meslek mensuplarının sorumlu yönetici olarak çalışması engellenmelidir.

AB ile uyum sürecinde olan ülkemizde yapılacak yasal düzenlemelerin AB standartlarına uygun olması gerekirken mesleki çıkarlarını dikkate alan bazı bürokratların yanlış yönlendirmesi ile hazırlanan yönetmelikler bilimsel gerçeklere ve AB normlarına uygun düzenlenmez ise; Türk Veteriner Hekimleri Birliği bu durumu AB’nin ilgili birimlerine ileterek, düzeltilmesi yönünde çalışmalar yapacaktır.

Et, süt ve su ürünleri gibi hayvansal kökenli yüksek risk grubunda gıda üretimi genel gıda konsepti içersinde değerlendirilmemeli ve AB mevzuatına uygunluk konusunda daha hassas bir şekilde ele alınmalıdır. Bu amaçla, daha önceden AB mevzuatına uygun olarak hazırlanmış mevcut yönetmeliklerin (Kırmızı ve Kanatlı Et Yönetmelikleri) muhafaza edilerek, uygulamaların sürdürülmesi gerekmektedir.

Sayın başbakanımız ve bakanımızdan 5179 sayılı yasaya dayanılarak hazırlanacak yönetmeliklerin; AB mevzuatına uygun düzenlemeler olmasını istiyoruz.

Sayın Başbakan ve bakanımız; halk sağlığı ve gıda güvenliği konusunda ilgili meslek kuruluşları ile görüşüp, yeni yasal düzenlemelerin AB mevzuatına uygun hale getirilmesini isteyiniz. Bizleri; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından AB mevzuatına aykırı yasalar çıkartıldığını ilan etmek zorunda bırakmayınız.

Türk kamuoyuna saygıyla duyururuz.


Türk Veteriner Hekimler Birliği Başkanı ve 41 Veteriner Hekim Odası Başkanı


vethelog.gif

KIRSAL ALANDA KAÇAK HAYVAN KESİMLERİ

Bilindiği üzere Giresun Merkeze bağlı bir beldemizde at eti keserek satış yaparken yakalanan bir kasap ile ilgili haber ilimiz yerel basınında bu hafta içinde geniş yer almıştır.Halk sağlığı ve gıda güvenliği açısından son derece üzücü olan bu olay, ilimizde kırsal kesimde her türlü denetim ve sağlık kontrolünden yoksun olarak yapılan kaçak kesim sorununu bir kez daha kamuoyu gündemine taşımıştır.Konu hakkında Giresun Veteriner Hekimleri Odası olarak son yıllarda sürekli olarak yapmış olduğumuz ikazlar ve denetimden sorumlu kamu kuruluşları nezdinde ki girişimlerimize rağmen ne yazık ki bu güne kadar yeterli önlemler alınamamıştır.

3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 33'üncü Maddesi ve bu Kanunun uygulama yönetmeliğinin 92'inci maddesine göre "Ticari amaçlı hayvan kesimlerinin mezbahalarda yapılması ve kesilecek hayvanların kesim öncesi ve sonrası Veteriner Hekim muayenesinden geçirilmesi mecburidir".Muayeneden geçen etlerden hastalıksız olanlar özel bir damga ile mühürlenir.Bu damga üzerinde hayvanın hangi mezbahada kesildiği ve etin hangi cins (sığır,manda,koyun,keçi gibi) hayvana ait olduğu gibi bilgilerde bulunmaktadır.

Kasaplık hayvanların sağlık kontrolünden geçirilerek damgalanması ; hay-vanlardan insanlara geçen ve sayıları 150'den fazla olan Zoonoz hastalıkların (Örneğin : Kuduz, Şarbon, Tüberküloz, Bruselloz, gibi ) önlenmesi, dolayısıyla halk sağlığının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Nitekim Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince, mezbahada kesilmemiş ve sağlık kontrolünden geçirilmemiş etler kaçak kesim olarak tanımlanmış ve insan gıdası olarak tüketilmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Halkımızın da konuya duyarlı olması, Veteriner Hekim tarafından kontrol edildiğini gösteren damgalı etleri tüketmeye dikkat etmelerini, damgası olmayan ve hangi cins hayvana ait olduğu bilinmeyen etleri kesinlikle satın almamalarını tavsiye ederiz.

İlimizde özellikle yaz mevsimlerinde köylerde ve yaylalarda (Kümbet,Bektaş,Kulak-kaya, Tamdere vd.) piknik ve mesire yerlerinde büyük miktarlarda hayvan kesimi yapılmak-tadır. Ancak bu kesimler teknik ve hijyenik olmayan ortamlarda yapılmakta olup, etler vete-riner hekim muayenesinden geçirilmeden insan tüketimine sunulmaktadır.Yukarıda bahsedil-diği gibi,bu durum halk sağlığı açısından son derece tehlike arz etmektedir.Ayrıca belediye mücavir alanları dışında faaliyet gösteren kasap dükkanlarında da sağlık kontrolünden geçi-rilmeden kaçak kesimler yapılmaktadır.

Yaylalarda ve Belediye mücavir alanları dışında yapılan kesimlerin denetim altına alınabilmesi için; Giresun ili Umumi Hıfzısıhha Meclisinin 05/04/2001 tarihinde almış olduğu kararın 3'ncü maddesinde belirtilen hususların tam olarak uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.Sağlık Müdürlüğü,Tarım İl Müdürlüğü,Belediye,Jandarma Teşkilatı ve Vete-riner Hekimleri Odası temsilcilerinin katılımıyla bir koordinasyon heyetinin oluşturulmasının da yararlı olacağı kanaatindeyiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 03/04/2003

Giresun Veteriner Hekimleri Odası

vethelog.gif

HAYVANCILIK SANAL ORTAMA TAŞINDI


Bilindiği üzere internet çağımızın en hızlı ve en etkin iletişim aracı haline
gelmiştir.Bu amaçla Odamız; veteriner hekimlere,yetiştiricilere,hayvan severlere ve hayvancılık sanayine yönelik olarak bir internet sitesi kurmuştur.Sitemizi ziyaret etmek isteyenlerin http://giresunvho.sitemynet.com adresinden ulaşmaları mümkündür.

Giresun Veteriner Hekimleri Odası internet sitesinde, Oda faaliyetlerinin
yanı sıra hayvan yetiştiriciliği,bakım-besleme,hastalıklar,veteriner halk sağlığı,
gıda hijyeni ve kontrolü gibi konularda güncel ve pratik bilgilere yer verilecektir.
Ayrıca, hayvancılık ve veteriner hekimlik konusunda yeni bilimsel ve teknik gelişmeler ile ilgili haberler ve medyaya yönelik basın açıklamaları da yayınlanacaktır.

Yukarıda belirtilen konulara ilgi duyan vatandaşlarımız, merak ettikleri
hususlarda hazırlayacakları soruları e-posta adresimize ( giresunvho@mynet.com )
gönderebilecekleri gibi "Teyyaredüzü mahallesi,Atatürk Bulvarı, NO:391/C GİRESUN " adresinde faaliyet gösteren Odamıza mektupla veya direkt olarakta
ulaşabilirler.

Halkımıza saygıyla duyurulur. 05.03.2003



Hüseyin DURUSU
Oda Başkanı

vethelog.gif

KURBANLIK HAYVANLARIN ALIMINDA VE KESİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle, kurbanlık hayvan alacak ve kesecek olan vatandaş-
larımızın aşağıda belirtilen hususlarda bilgilendirilmesinde yarar görülmüştür :

· Kurbanlık hayvanların menşe şahadetnamesi,veteriner sağlık raporu ve numaralı kulak
küpesi bulunmalı, şap hastalığına karşı aşılanmış olmalıdırlar.
· Sağlıklı hayvanların hareketleri ve bakışları canlı, tüyleri parlak,derileri elastiki,burun
uçları (merme) nemli ve besi durumları iyidir.Ağız,burun ve gözlerinde akıntı olan,derileri kuru,
tüyleri dökülmüş,hırıltılı soluyan ve aşırı kaşektik (zayıf) hayvanlar satın alınmamalı yada en iyisi bir Veteriner Hekime muayene ettirilmelidir.
· Kurbanlık hayvanlar umuma açık mahallerde ve teknik-hijyenik şartlardan yoksun ortamlar-
da kesilmemelidir.Belediyelere ait mezbahalarda ve Kurban Hizmetleri Komisyonları tarafından
belirlenen ve Belediyelerce düzenleme yapılmış kurban kesim yerlerinde hayvanlar ehil kişiler
tarafından kesilmeli, hayvanlara eziyet vermekten kaçınılmalıdır.Kendine ait arazi ve bahçelerde kurban kesenler, kesim sonrası oluşan kan,organ ve diğer artıkları derin bir şekilde açılacak çukurla- ra doldurulmalı ve üzerine kireç dökülerek kapatılmalıdır.Hastalık belirtisi gösteren sakatad vb. kı-sımlar kesinlikle kedi-köpek gibi hayvanlara yedirilmemelidir.
· Kurbanlık hayvanlardan elde edilen deriler milli bir servettir.Ne yazık ki ehil olmayan kişi-
ler tarafından yüzülerek hasar verilen ve usülüne uygun olarak muhafaza edilmeyen deriler sebebiy-le her yıl ülkemiz ekonomisi büyük zarara uğramaktadır.Bu hususta sırasıyla şu işlemler yapılmalıdır:

- Yüzülen derilerin üzerlerinde fazla et ve yağ parçaları bırakmamak gerekir.
- Kanla bulaştırmamaya dikkat edilmelidir.Eğer kan ve gübre gibi pislikler varsa bunlar temiz
lenmelidir.
-Normal olarak bir koyun derisine o derinin ağırlığının yarısı kadar tuz kullanılır.Sığır derisin-
de ise ağırlığının üçte birisi kadar tuz kullanılır.Derinin üstü eti görülmeyecek şekilde tuzlanmalıdır.

· İl ve İlçe Kurban Hizmetleri Komisyonları tarafından belirlenen kesim yerlerinde; Hükümet
Veteriner Hekimleri ve Belediye Veteriner Hekimleri ile birlikte Odamız tarafından görevlendirilen
Serbest Veteriner Hekimlerde genel sağlık denetimi yapacaklardır.Belirtilen tüm bu hususlarla ilgili daha geniş bilgi almak isteyen vatandaşlarımız Giresun Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 215 08 55 no’lu telefonunu arayabilir veya giresunvho@mynet.com e-posta adresine e-mail gönde-rebilirler.Ayrıca bu basın bildirisi http://giresunvho.sitemynet.com internet sitemizde de yayınlanmak-tadır.

Halkımıza saygıyla duyurulur. 06/02/2003


GİRESUN BÖLGESİ
VETERİNER HEKİMLERİ ODASI BAŞKANLIĞI

vethelog.gif


II. TÜRK VETERİNER HEKİMLİĞİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ


İkinci Türk Veteriner Hekimliği Kurultayı, veteriner hekimliği ve hayvancılıkla ilgili
kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, veteriner hekimliği meslek örgütleri ve mesleki ihti- sas derneklerini temsil eden Delegelerin katılımı ile 11-12 Ekim 2002 tarihlerinde arasında
Ankara'da toplanmıştır.
Özellikle AB'ye katılım sürecinde Türkiye Hayvancılığı ve Veteriner Hekimliğinin sorunlarının kapsamlı olarak ele alındığı Kurultayın sonuç bildirgesinde yer alan bazı önemli kararlar şunlardır :

· Türkiye'de 1980'den beri uygulanan yanlış politikalar sonucu hayvancılık gerilemiş
ve tükenme noktasına doğru gitmektedir.Son yıllarda giderek ağırlaşan olumsuz gelişme- ler ülkemizde hayvancılıkla uğraşan kesimler ile veteriner hekimlerin çalışma koşullarını, istih- dam alanlarını ve iş güvenliğini tehdit etmektedir.
· Tarım ve Köyişleri Bakanlığında, mevcut fonksiyonel yapılanma yerine, Hayvancılık ve
Veteriner Hizmetlerinde sektörel yapılanmaya gidilmeli, çok başlılıktan kurtarılmalıdır.
Yapılanma, uluslar arası Cenevre Antlaşmasını esas alan " Hayvan Sağlığı,Hastalıklarla Müca-
dele,Yetiştiricilik,Islah,Gıda Güvenliği ve Halk Sağlığı,Hayvan Refahı,Hayvan Besleme,Sınır
Kontrolleri ve Bilgi İletişim Sistemlerini " kapsayacak ve AB ile uyumlu olacak şekilde Vete- riner Çerçeve Kanunu çıkarılmalıdır.Buna paralel olarak taşra teşkilatı da oluşturulmalıdır.
· Çok amaçlı kırsal kalkınma kooperatifleri yerine, AB'de olduğu gibi üretim alt sektörle-
rine göre (besi,süt,tavukçuluk,arıcılık,ipek böcekçiliği vb. ) örgütler kurulmalı; üretimi,sanayii,
ve pazarlama ile entegre eden ihtisas kooperatif modeline gidilmelidir.
· Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerine etkinlik kazandırılmalı; bunların yönetim ve
idarelerinde veteriner hekimler görev almalı; uygulamada görülen eksiklikler giderilerek bağım-
sız,kendi politikasını üretebilir bir yapıya kavuşması sağlanmalıdır.
· Devletin politikalarında hayvancılık öncelikli olarak ele alınmalıdır.Hayvancılığı ileri
ülkeler seviyesine çıkarabilmek için, hayvancılık öncelikli olarak tarımın alt sektörü olmaktan
kurtarılarak, başlı başına bir sektör olması sağlanmalıdır.
· Hayvansal kökenli gıdalarda "Çiftlikten Sofraya Kadar Veteriner Hekim Kontrolünün"
zorunlu hale getirildiği AB'deki gibi kuralların, ülkemizde de uygulanması için gerekli önlemler
alınmalı, ona uygun alt-yapı oluşturulmalı ve mevzuat hazırlanmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 30/12/2002

ANA SAYFA